Yetişkinlerde Baharat Alerjisi

 

 

 

Hayatımızda çok çeşitli sayıda kullanılan baharatlar insanlar için, çok eski çağlardan beri gerek tedavi gerekse yemeklere tat vermesi için kullanılmaktadır. Çok farklı şekilde kullanılan baharatlar bazen bir bitkinin tohumu veya çiçeği, bazen bir ağacın kabuğu, veya meyvesi olarak karşımıza çıkar.

Uzun yıllardır kullanılan baharatlar, günümüze geldiğimizde dünyada en çok Güney Asyalılar tarafından baharat kullanılmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde kullanılan baharatlar elbette ülkemizde de kullanılmaktadır.  Türkiye’de baharat tüketimi konusunda en çok kullanan ülkeler arasında yer almaktadır.  Özellikle ülkemizde doğu ve güneydoğu Anadolu mutfak kültüründe baharat belirleyici rol oynamaktadır.

Baharatlar sadece yemeklerde değil aynı zaman diş macunlarında, parfümlerde, kozmetik ürünlerin içinde de kullanılmaktadır.

Bu kadar farklı şekilde karşımıza çıkan baharatlar, ‘alerjik şikayetlere yol açabilir mi? Alerjisi olan kişilerde şikayetlerin artmasına yol açabilir mi?’ sorularının sorulmasına yol açar.

YETİŞKİNLERDE BAHARAT ALERJİSİ NEDİR?

Baharatlar, yemeklerimize tat ve koku vermesi için günlük hayatımızda çok kez kullandığımız ürünlerdir. Özellikle yemeklerimize tat vermesi için kullandığımızı baharatlar bitkilerden oluştuğu için, çeşitli alerjik şikayetlere yol açabilir. Özellikle polen alerjisi olan hastalarda örneğin pelin otu (artemisia vulgaris ) duyarlılığı olan hastalarda baharatlara karşı da alerji olduğu görülmektedir. Polenler ile gıdalar arasındaki çapraz reaksiyonlar nedeniyle bu tür alerjik reaksiyonlar görülebilir.

Günlük hayatımızda kullandığımız birçok parfüm ve duş jelinde, diş macununda baharatların kokularından veya kimyasal özelliklerinden faydalanılır.

Baharatlara karşı alerjik şikayetler, bir çok kez bildirilmiştir. Amerikan Alerji Astım ve İmmünoloji derneğinin (ACAAI) 2012 yılı bilimsel toplantısında yapılan bir sunuma göre, dünyadaki insanların % 2 ile %3’ü baharatlara karşı alerjik bir reaksiyona sahiptir. Bu alerjiler, tüm gıda alerjilerinin %2’sini temsil edebilir, ancak bunlar için güvenilir testlerin olmayışı nedeniyle teşhis zordur. Bu yüzden gözden kaçabilir. Alerjik reaksiyonların, hapşırmadan hayatı tehdit eden anafilaksiye kadar değişebileceğini unutmamalıyız.  Ayrıca hayatımızın gıdalar dışında birçok alanında kozmetikten, diş macununa ve diğer diş ürünlerinde kullanılan baharatlar alerjimizi tetikleyebilir.

Baharatların yol açtığı alerjik reaksiyonlar solunum yoluyla yani inhalasyon yolu ile olursa büyük olasılıkla burun akıntısı, hapşırma, kaşıntı, gözlerde kaşıntıya (rinokonjonktivite ), reaktif havayoluna veya  astıma yol açabilir. Sindirim sistemi ile alındığında vücutta kaşıntı, kızarıklık, ve kabarıklık yani ürtiker şikayetlerine yol açabileceği gibi nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma gibi hayatı tehdit eden anafilaktik şok şikayetlerine de yol açabilir.

Baharatlar ile oluşan reaksiyonlara bakıldığında genellikle alerjik reaksiyonların tetikleyicisi olarak görülürler, bunun dışında alerjik reaksiyonlarda görülen IgE antikorlarının aracılık ettiği reaksiyonlar çok daha nadir görülür.

Hazır gıda sektöründe, baharatlar ve onlara eşlik eden diğer katkı maddelerinin gıdaların içine eklenmesi son derece yaygın olarak yapılmaktadır. Baharatlar bitkilerin çiçek veya tohumlarından elde edilir ve bu nedenle alerjik olabilme potansiyelleri vardır. Gıda katkı maddeleri olarak kullanılan tartarazin, glutamat, gibi kimyasal maddelerde aynı şekilde alerjik reaksiyonlara benzer tepkilere yol açabilir.

Hastaların sahip olduğu reaksiyonların çoğu, gerçek alerjik reaksiyonlar değildir. Baharatlara kendilerine karşı oluşan antikorlar üzerinden alerjik reaksiyonlara yol açmadan besin intoleransı ile uyumlu alerjik olmayan reaksiyonlara yol açabilir. Erken tip olarak adlandırılan IgE aracılı reaksiyonların tespit edilmesi son derece önemlidir. Anafilaksi gibi yaşamı tehdit edici alerjik reaksiyonlar IgE aracılı erken tip reaksiyonlarla görülebileceği unutulmamalıdır. Alerjik olmayan yani IgE aracılı olmayan bir reaksiyonun kendi kendini sınırlaması muhtemeldir.

YETİŞKİNLERDE BAHARAT ALERJİSİ BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Günümüzde yemeklerimizde veya kozmetik ürünlerde çok sık kullandığımız baharatlar bazen tatları bazen kokuları ile hayatımıza renk katarlar.

En çok kullandığımıza baharatlar; Yenibahar, Fesleğen, Defne Yaprağı, Tarçın, Karanfil, Kimyon Tohumu, Köri, Dereotu, Rezene, Zencefil, Mercanköşk, Hardal, Hindistan Cevizi, Kekik, Kırmızı Biber, Maydanoz, Biber (siyah), Biber (kırmızı), Nane, Biberiye, Adaçayı, Kekik sayılabilir.

Baharatlarla ilgili olarak yayınlanmış olan birçok reaksiyon görülmüştür, bir kısmı alerjik bir kısmı alerjik olmayan reaksiyonlardır.

Baharatları içinde yer alan kimyasal maddeler, vücudumuzda çeşitli tepkiler yol açabilir. Bunların bir kısmı bizi çok rahatsız edebilir, ama bu tepkiler alerjik olmayan bu tepkilerdir, ve daha çok gıda intoleransı olarak adlandırılır.

Alerjik Olmayan Reaksiyonlar

  • Ciltte kızarıklık: Baharatlar, deriye temas ettiğinde tahrişe ve sonuçta döküntülere neden olabilecek özelliklere sahiptir.

Örnek: Tarçın, cilde temas ettiğinde lokal bir döküntüye neden olabilir.

  • Öksürük: Bu tip reaksiyon, muhtemelen gerçek bir alerjiden ziyade tahriş edici bir etkiden kaynaklanır.

Örneğin: Karabiber, astımı olan hastalarda öksürüğe neden olabilir veya astım semptomlarını tetikleyebilir.

Kırmızı acı biber yenildiğinde sıcaklık basması ishal gibi şikayetler, acı biberin içinde yer alan kimyasal maddelerle ilişkilidir. Acılı baharatları yerken gözlerinizin yaşarmasına ve ağzının yanmasına sebep olabilir. Bu baharatlardaki kimyasal maddeler (sırasıyla kapsaisin ve izotiyosiyanat) burun ve ağız mukoz membranlarını tahriş eder. Bu durumda, etki fizyolojik ve acil cevaptır.

Baharatların içinde yer alan kimyasal içeriklere bağlı olarak çarpıntı, halsizlik, tüm vücutta görülen kırmızı döküntü alerjik olmayan yollardan oluşabilir.

 

Alerjik reaksiyonlar

  • Anafilaksi (alerjik şok ): Son derece nadir olmakla birlikte, bazı baharatlarla anafilaksi bildirilmiştir. Baharatların alınmasından sonra nefes darlığı, baş dönmesi, tüm vücutta kaşıntı, kızarıklık gibi şikayetleri ile kendini gösteren anafilaksi kekik, kişniş, kimyon ile tanımlamıştır.
  • Solunum yoluyla devamlı maruz kalan hastalarda rinit, konjuktivit, veya astım şikayetlerine yol açabilir.
  • Polen alerjisi olan bazı hastalarda, baharatlara karşı alerjik reaksiyonlar görülebilir. Özellikle pelin otu ve huş ağaçı poleni ile çapraz reaksiyon gösteren baharatlar alındığında ağız içinde ve dudaklarda kaşıntı, kızarıklık, şişlik ile kendini gösteren oral alerji sendromu görülebilir. Huş ağacı poleni ve baharat sendromunda anafilaktik  şok olduğu gösterilmiştir.
  • Susam tohumu ile ilgili olarak daha sık anafilaksi tanımlanmıştır. Birçok baharat karışımlarında bulunabileceği için dikkat edilmesi gereklidir. Susam, ayrıca bazı baharatlarla hardal, fıstık ve ceviz ile çapraz reaksiyon verdiği için bu gıdalara dikkat etmek gerekir. Susam alerjisi olduğu bilinen hastaların, susamdan uzak durmaya dikkat etmesi gerekir.
  • Baharatlar deriyle temas ettiğinde, geç tip alerjik reaksiyonla gelişen alerjik kontakt dermatite yol açar. Baharatlara bağlı olarak gelişen kontakt dermatit, özellikle baharat ile teması çok fazla olan kişilerde aktarlar veya aşçılarda görülebilir. Tarçın ile temas sonrasında alerjik kontakt dermatit bildirilmiştir. Alerjik kontakt dermatit gelişmesine yol açan bazı baharatlar, sindirim sisteminden geçtiğinde daha ciddi olabilen sistemik alerjik kontakt dermatite yol açabilir. Baharat içeren diş macunu, parfüm veya diğer kozmetik ürünlerde baharatlara karşı olan alerjik reaksiyonların oluşmasına yol açmaktadır.

BAHARAT ALERJİSİ TANISI NASIL KONULUR ?

Bir baharat alerjisinden şüpheleniliyorsa, alerji uzmanına gitmeniz uygun olur. Baharat alerjisi kendini farklı belirtilerle gösterebilir. Bu yüzden alerji uzmanı tarafından ayrıntılı bir hikaye alınması ve gerekli testlerin yapılarak tanının konulması uygun olur.

Baharat alerjisinin tanısının konulması için alerji deri testi ( prick test) yapılabilir. Polen alerjisi ve gıda alerjisinin tanısını koymak için kullandığımız deri prick testi, baharat alerjisinin tanısı koymak içinde kullanılabilir, fakat özellikle acı içeren baharatlarda deri testleri doğru tanı koymada yeterli olmayabilir. Acı içeren baharatların dışındaki baharatların tanısında kullanılan deri prick testlerinde pozitif doğru sonuçlar alınabilir.

Prick to prick tekniği ile taze baharatlar veya ekstreleri kullanılarak yapılır, ve alerjik reaksiyona yol açan baharat tespit edilebilir. Bu testler riskli olduğu için mutlaka alerji uzmanları tarafından yapılması uygun olur.

Deri testleri dışında kandan bakılan alerji testleri de baharat alerjisi tanısını koymak için gerekli olabilir. Baharat alerjisine yol açtığını düşünülen gıdaya özel spesifik IgE bakılması tanı için faydalı olabilir. Bununla birlikte, ticari kitlerin çoğunun sadece küçük bir baharat çeşidini test etmek için kullanıldığından yeterli sayıda baharat tespit edilemeyebilir.

Bunun dışında baharatların kendisi veya polenlerle ilişkisini ortaya koymak için deri testleri ile birlikte kandan bakılan alerjen komponent testleri ile hem alerjiye yol açan alerjenler, hem de alerjiye neden olan polen ile baharatların ortak alerjenleri saptanabilmektedir.

Gıda alerjilerinin tanısında kullanılan testler için, bazofil aktivasyon testleri ve gıda provaksyon testleri daha nadir olarak kullanılmaktadır. Özellikle gıda provakasyon testleri, alerji uzmanları gözetiminde yapılması gereklidir.

Yama testi, geç tip alerjik reaksiyonları göstermek için kullanılır. Baharatların yol açmış olduğu kontakt dermatit tanısını koymak için yama testlerinden faydalanılır. Özellikle, mesleki olarak aktarlar veya baharatları maruziyeti olan kişiler dışında baharat içeren diş macunu, kremler, duş jelleri veya parfüm gibi kozmetik ürünlerin alerjik kontakt dermatite yol açabileceği unutulmamalıdır. Yama testlerinin pozitifliği en fazla zencefil, hindistan cevizi ve kekik ile saptanmıştır.

Şüpheli baharat için, uygun konsantrasyonlarda hazırlanan bir özüt ile yama testi yapılabilir. Baharatın kendisinin iritasyona yol açabileceği göz önünde bulundurulması önemlidir. Ancak, tüm baharatlar bu şekilde test edilemez.

Bu zorluklar göz önünde bulundurulduğunda, kişisel deneyim ve alerji uzmanından yardım almak genellikle tanı koymada çok değerlidir.

YETİŞKİNLERDE BAHARAT ALERJİSİNİN TEDAVİSİ NASIL YAPILIR ?

Baharat alerjisinin tanısı konulduktan sonra tedavisi büyük ölçüde semptomlara tipine ve şiddetine bağlıdır.

Gıda alerjilerinde olduğu gibi, baharat alerjisinin tedavisinde mevcut yaklaşım, alerjenin önlenmesi ve alerjik reaksiyonların derhal tedavi edilmesi, daha ciddi olabilecek olarak reaksiyonların engellenmesine dayanır. Tüm bunların içinde en önemlisi hastanın eğitimidir.

Alerjiye neden olan özel baharat belirlenene kadar, hasta şüpheli baharattan kaçınmalı ve şikayetleri için ilaç kullanması gerekebilir. Özellikle anafilaktik şok riski bulunan hastaların yanlarında kendi kendine enjekte edilebileceği epinefrin oto-enjektörü bulundurması gereklidir.

Baharat alerjisine yol açan baharat tespit edildiyse kesinlikle kullanmaması önlenmelidir. Paketlenmiş gıdalar konusunda dikkat etmesi, lokantalarda yemek yerken çok dikkat etmesi gerektiğini bilmelidir. Gıda etiketlerini okuması gerektiğini, ayrıca bu etkilerin eksiksiz olmayabileceği, bu yüzden, potansiyel olabilecek yiyecek hakkında ihtiyatlı olması konusunda eğitimli olmalıdır.

Alerjik olan baharatlar alındığında, şikayetleri ortaya çıktığında ilaç tedavisi önerilir.

Komplike olmayan bir alerji için, oral antihistaminikler kullanılabilir. Alerji semptomlarını tetikleyen bağışıklık sistemi tarafından salınan histamin aktivitesini baskılayarak rahatlama sağlayabilir.

Baharatların teması sonrasında ortaya çıkan alerjik kontakt dermatit için topikal bir kortikosteroid içeren kremler kızarıklığı azaltmaya yardımcı olabilir.

Oral kortikosteroidlerin daha aşırı durumlarda kullanması gerekir.

Anafilaksi riski olan kişiler epinefrin oto-enjektörünü yanında taşımaları gerekir.

Baharat alerjilerinde, bazı polenler veya gıdalarda çapraz reaksiyon son derece önemlidir. Polen  alerjisi olan bazı hastalarda, gıdalar özellikle baharatlara alerji geliştiği gösterilmiştir. Özellikle, polen ve baharatlar arasında çapraz reaksiyon veren alerjenler yüksek ısıda alerjenik özelliklerine kaybedebilir. Bu yüzden pişirmek, fırınlamak, baharat alerjilerinden koruyabilir fakat, bazı alerjenlerinde ısı ile alerjenik özelliği artabilir.

Polenlere karşı etkin bir biçimde uygulanan alerji aşısı (immunoterapi ) polen ile ilişkili olan baharat alerjisi üzerine de etkili olabilir, ama bu konu hakkında yeterli bilgi yoktur.

 

SONUÇ OLARAK

Baharatları yemeklerimize tat ve koku vermesi için günlük hayatımızda çok kez kullanırız, fakat baharatlarda diğer bitkilerin yol açtığı gibi alerjik reaksiyonlar yol açabilir.

Baharatların yol açtığı alerjik reaksiyonlar; vücutta kaşıntı, kızarıklık ve kabarıklık yani ürtikerden, nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma gibi hayatı tehdit eden anafilaktik şoka kadar değişebilir. Ayrıca geç tip alerjik reaksiyonlara yol açıp alerjik kontakt dermatite neden olabilir.

Dünyadaki insanların %2 ile %3′ ü, baharatlara karşı alerjik bir reaksiyona sahiptir. Bu alerjiler, tüm gıda alerjilerinin %2’sini temsil edebilir.

Baharatlarla ilgili olarak birçok reaksiyon yayınlandığı görülmüştür. Bunların bir kısmı alerjik, bir kısmı alerjik olmayan reaksiyonlardır. Hastaların sahip olduğu reaksiyonların çoğu, gerçek alerjik reaksiyonlar değildir.

Baharatların içinde yer alan kimyasal maddeler vücudumuzda çeşitli tepkiler yol açabilir. Bunların bir kısmı bizi çok rahatsız edebilir, ama alerjik olmayan bu tepkiler daha çok gıda intoleransı olarak adlandırılır.

Baharat alerjisinin tanısının konulması için, ilk olarak alerji deri testi ( prick test) yapılabilir. Ayrıca kandan bakılan alerji testleri, yama testi  ve oral provakasyon testleri ile doğru bir tanı konulabilir.

Gıda alerjilerinde olduğu gibi, baharat alerjisinin tedavisinde mevcut yaklaşım, alerjenin önlenmesi ve alerjik reaksiyonların derhal tedavi edilmesine dayanır.

Anafilaksi riski olan kişiler, epinefrin oto-enjektörü yanında taşımaları gerekir.

Baharat alerjisinin tanısının konulması son derece zordur. Bu yüzden, hastaların testlerin alerji uzmanları tarafından yapılması değerlendirilmesi son derece önemlidir.

 

Önemli Bilgi:

Çocuk Alerji uzmanları (yeni adıyla Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı) doğumdan 18 yaşına kadar görülen astım ve alerjik hastalıklar konusunda özel eğitim alarak Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı diploması alan ve aynı zamanda da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olan doktorlardır.

 

0 cevaplar

Cevapla

Yorum yazmak istermisiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir