Alerji doğuştan itibaren genetik yatkınlığı olan bazı kişilerin çevremizde bulunan alerjen olarak adlandırılan normalde zararsız olan madde ya da maddelere karşı vücudun aşırı derecede abartılı ve zararlı savunma tepkisi göstermesidir.

Yetişkinlerde Alerji Nedir ve Nasıl Oluşur

Alerji Sık Görülen Bir Hastalıktır

Dünyada bölgeler arasında değişiklik gösterse bile her 5 kişiden birinin yaşamları sırasında alerjik problemler yaşadığı bilinmektedir. Her geçen gün alerjik hastalıkların sıklığında giderek artış olduğu gözlenmektedir. Ülkemiz nüfusunun %25-30’unun alerjik hastalıklardan bir veya daha fazlasından etkilendiği bildirilmektedir. Bazen çok önem vermediğimiz alerjik hastalık ne yazık ki ileride daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkabilir.

Alerji Alerji Hastalıklara Neden Olur

Alerjenlere aşırı tepki bazen sık öksürük, nefes sıkışması belirtileri ile seyreden astım, bazen de sık hapşırma burun kaşınması ile seyreden alerjik nezle, ciltte kaşıntı ile seyreden egzama ve ürtiker gibi alerjik hastalıklar şeklinde olabilmektedir.

İlaç ve gıda veya arı alerjilerinde daha çok görülebilen bu aşırı tepki tansiyon düşmesi, vücutta ciddi kaşınmaların birlikte olan ve şokla sonuçlanan alerjik şok denilen anaflaksi şeklinde olabilmektedir. Bu yüzden alerjik yapıya sahip olan hastaların alerjik şikayetleri başladığında mutlaka bir alerji doktoru tarafından görülmesi ve değerlendirilmesi uygun olur.

Yetişkinlerde alerji nasıl oluşur ?

Yetişkinlerde alerji nasıl geliştiğine bakacak olursak bağışıklık sistemimizin bizi korumakla görevli savunma hücreleri Alerjen olarak adlandırılan vücudu duyarlaştırcı yani hassas hale getiren bu maddelere karşı aşırı ve zararlı olabilecek bir yanıt verirler. Vücudumuza alerjenler inhale edilerek solunum yoluyla, besinler ve ilaçlar şeklinde ağızdan yutularak, deri veya mukozadan temas ya da enjeksiyon yoluyla vücuda girebilir.

Vücudumuza bu şekilde giren alerjen, normal kişilerde IgG antikorlarının sentezlenmesiyle koruyucu tipte immün cevaba neden olur iken alerjiye eğilimli kişilerde bir dizi reaksiyon sonrası spesifik immünoglobülin E antikorlarını sentezlemesi için bazı kan hücrelerini uyarır. Oluşan IgE antikorları kişiyi bu alerjene karşı duyarlı hale getirir. Bu alerjen ile daha sonraki karşılaşmada, alerjik kişilerin şikayetlerinin ortaya çıkmasında en önemli görevi üstlenen mast hücrelerine tutunmuş olan IgE antikorlarına bağlanır ve bu hücrelerden kaşıntı şikayetinde en önemli faktör olan histamin ve diğer bazı güçlü kimyasal mediatörlerin salınımıyla tipik alerjik semptomlara yol açar. Kullandığımız antihistaminikler bu yüzden kaşıntımızı ortadan kaldırabilmektedir.

Bağışıklık sistemi yabancı maddelere karşı bizi savunma görevini üstlenmiştir. Bu oldukça karmaşık bir süreçtir. Ancak bazen bağışıklık sistemi kendi kontrolünü kaybeder ve tehdit ya da tehlike oluşturmayan birçok kez karşılaştığımız bazı maddelere karşı aşırı tepki vermeye başlar. Bu tepki daha sonra ne yazık ki bağışıklık sistemimiz tarafından unutulmaz tam aksine daha güçlü olarak devam eder. Sonuçta organizmaya zararlı olan bu reaksiyona hipersensitivite “aşırı duyarlılık” ya da “alerji” denilmektedir. Bu sadece bir reaksiyon yani tepki değildir. Çünkü çeşitli yollarla, vücudun farklı organlarında ve değişen şiddet derecelerinde çeşitli alerjik hastalıklar olarak karşımıza çıkar.