Yazılar

astım-grip-aşısı-yaptırma

GRİP MEVSİMİ YAKLAŞIYOR ASTIMLI HASTALAR GRİP AŞISI YAPTIRMALI MI ?

Sonbahar ve sonrasında kış aylarının gelmesi ile birlikte grip salgınları da artık görülmeye başlayacak.  Mevsimsel grip, kişiden kişiye kolayca yayılım gösteren akut viral bir enfeksiyondur. Mevsimlik influenza virüsleri dünya çapında dolaşır ve herhangi bir yaş grubundaki kişileri etkileyebilir. Mevsimsel influenza, yüksek riskli popülasyonlarda ciddi hastalıklara ve ölümlere neden olan ciddi bir halk sağlığı problemidir. Özellikle […]

Kontakt Ürtikerin Zararları Nelerdir?

Kontakt ürtiker,   yabancı bir maddeyle doğrudan teması sonrasında ciltte aniden başlayan ve geçici olarak ortaya çıkan lokalize şişlik ve kızarıklığa şeklinde kendini gösterir. Kontakt ürtiker tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Bu yazımızda kontakt ürtikerin zararlarını yazdık. Kontakt ürtikere yol açan maddeye uzun süre temas edilmesine bağlı olarak ileride alerjik egzamatöz kontakt dermatit görülebilir. Egzamaların […]

banner02

Astım Hastalığı Olanları Oruç Tutarken Nelere Diket Etmelidir?

Alerjik hastalıklar her geçen gün artmaktadır. Alerji hastalıklarının en sık olanı da astım hastalığıdır. Ramazan ayında da oruç tutarken astım hastalığı olanların dikkat etmesi gerekenler vardır.   Astım Hastalığı ve Oruç Alerji hastalıklarından en sık görülen astım hastalığıdır. Astım hastalığı olanlarda öksürük önemli bir belirtidir. Balgam koyu kıvamdadır ve çıkarmak zordur. Özellikle astım krizi döneminde bronşlar […]

banner01

Astım Hastaları İftar Sofralarına Dikkat Etsin

Ramazan ayında, çeşit çeşit ikramların yapıldığı iftar sofralarında bulunan bol çeşit obezite, reflüyü artırıyor ve astımı ağırlaştırıyor. Astımlı hastalar oruç tutarken bazı önlemler almasında fayda vardır. Bu nedenle iftar sofralarında bazı önerilerde bulunmak istiyoruz.  Astım, reflü ve oruç Astımın reflüyü, reflünün de astımı tetiklediği bilinmektedir. Reflünün beslenme alışkanlıkları ile ortaya çıkmakta, alerjik bünyeli kişilerde alerjik […]

18195088_678339359003472_6424048901845966344_n

Astım ve Alerji-Cem Tv

Nurcan Arslan: Evet. Sevgili seyirciler Profösör doktor Ahmet Akçay ile birlikte çocuklarda astım alerjisi, bronşit, zatüre bütün her şeyi konuşuyoruz. Hocam bronşite de değinmek istiyorum. Çocuklarda bu üşütmelerden sonra bronşit oldu veya bronşit başlangıcı deniliyor daha sonra da işte zatüreye doğru gitti deniliyor. Bunlara bir değinebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Şimdi tabi enfeksiyon bronşları etkiliyor. Buna bağlı tabi ki bronşit olabilir. Çocuklarda genelde viral yani gribal enfeksiyona bağlı bronşit daha çok oluyor. Şimdi bunun antibiyotik tedavisi gerekip gerekmediğini biz nasıl anlıyoruz? Çocuğun bir kere şikayetleri önemli. Çocukta nezle var mı? Nezle varsa burnu akıyorsa ve beyaz renkli değilse bu daha çok gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali daha yüksektir. Eğer ateşi 38.5 ‘un altında kalmışsa bu çocukta da yine gribal enfeksiyona bağlı bronşit olma ihtimali yüksektir. Ve muayene bulgularına baktığımız zaman eğer iki tarafta da aynı sesler duyuluyorsa yine gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali yüksektir. Ama ateş 38.5’ un üzerine çıkmış, akciğer dinleme bulguları kötü, tek taraflı bir dinleme bulgusu varsa ve kanda yapılan testlerde de mikrop seviyesi yüksek olduğu ortaya çıkmışsa işte bunda mikrobik olma ihtimali yüksektir ve bunda antibiyotik gerekebiliyor. Onun için bu ayrımın iyi yapılması lazım. Sadece öksürüyor diye hemen antibiyotik verdiğimiz zaman gereksiz yere antibiyotik kullanmış oluyoruz. Zatüreye de aynı şekilde zatüre demek illa ki mikrobik olacak diye bir şey yok. Tabi ki gribal enfeksiyon da mikroptur ama gribal enfeksiyonda antibiyotik gerekmeden kendi kendine düzelebilen bir enfeksiyon olur. Ne derler? İlaç verirsen bir hafta da vermezsen yedi günde derler. Yani farketmiyor onun için daha çok rahatlatıcı tedaviler vermek lazım. Bu bronşlar gribal enfeksiyondan dolayı daraldığı için onu açıp rahatlatmak gerekiyor. Eğer açıp rahatlatmazsak bu sefer kapalı olan bronşlarda bu sefer mikroba da bir eğilimlik bakterilere de bir eğilimlik olduğu için daha sonra ilk başta gribal olan enfeksiyon daha sonra bakteriler devreye girerek antibiyotiklik bir durum ortaya çıkartabiliyor. Onun için rahatlatmak, çocuğun nefes sıkışıklığını açmak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Şimdi zatüre denilince aman Allahım diye korkuyoruz. Çocuğumuz zatüre oldu, ciğerleri su topladı. Zatüre dediğimizde zatüre= hastane yatış diye çoğumuz biliyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi zatüre denildiğinde illa ki her çocuk hastaneye yatar diye bir şey yok. Eğer yaşı küçükse özellikle üç aydan küçükse tabi ki bunu yatırarak tedavi yapmak lazım. Çünkü küçük çocukların bronşları çok dar, bronşları çok küçük. Çabuk  ilerleyebiliyor ondan dolayı hastanede yatırarak tedavi etmekte fayda var . Ama bakıyoruz çocuk da zatüreye teşhisi koyduk çocuğun yaşı büyük, nefes sıkışıklığı yok o zaman hastaneye yatmasına gerek yok. Hastaneye yatması gerekmesi için bir kere büyük çocukların özellikle nefes sıkışıklığının olması gerekiyor, hızlı hızlı nefes alıp vermesi gerekiyor ki hastaneye yatıralım. Yani akciğer yetmezliğini gösteriyor çünkü. Yoksa nefes sıkışıklığı yok, çocuğun genel durumu iyi, beslenmesi iyi çocuğu o zaman neden hastaneye yatıralım. Evde antibiyotik tedavisiyle tedavi olabilir.

Nurcan Arslan: Rahatlatıcı tedaviler derken? Yani antibiyotikten çok ateşi çok yükselmediyse rahatlatıcı tedaviler de olabilir dediniz. Benim burada hemen diğer bir konu aklıma geldi. Buhar veriliyor çocuklara

Ahmet Akçay: Evet onlarla rahatlatıyoruz. Şimdi küçük bebeklerde daha çok nebülizatör denilen cihazlarla makinelerle buhar veriyoruz. O buharlar ne yapıyor? Broşlara gidip bronşları yavaş yavaş genişletiyor. Çünkü bronş daraldığı zaman sıkıntı oluyor. Bazen o kadar çok daralıyor ki buhar bile gitmiyor bronşlara. O zaman ne yapmak gerekiyor? İçeriden açıcı ilaç tedavileri vermek gerekiyor ki bronşlarında açılması gerekiyor. Bu nedenle dikkatli olmak gerekiyor. Küçük çocuklarda buhar makineleriyle, üç dört yaşından büyüklerde de hazne dediğimiz cihazlarla sprey tedavisi veriyoruz. Bu spreyler bu cihaz yardımıyla akciğerlere gitsin istiyoruz. Yoksa spreyleri büyük insanlara gibi küçük çocuklar ağızlarına sıkamıyor. Bazı aileler var ağzına sıkıyor. Şimdi ağzına sıktığı zamanda bu ağızdan emilerek tedavi olmuyor. Akciğerlere gitmesi lazım ki faydası olsun. Akciğere gitmesi için de doğru kullanmak gerekiyor bu hazneleri. Bir kez sprey yapıp beş defa derin ve yavaş nefes alıp vermesi gerekiyor. Biz bu tür çocuklarda bir eğitim veriyoruz. Muhakkak yapabiliyor mu yapamıyor mu görüyoruz. Hemşiremizin eğitim vermesi gerekiyor ve gerçekten doğru yapabiliyorsa o tedaviyi vermemiz gerekiyor. Yoksa yapamıyorsa da bu buhar makinelerinin de tedavi etmek gerekebiliyor. Yoksa gereksiz yere hem ağzına sprey yapmış oluyoruz hem de ağızda afta neden oluruz. Çocuğa faydalı olmaya çalışırken zarar veririz

Nurcan Arslan: Aft yani uçuk oluyor ağzı

Ahmet Akçay: Evet zarar veririz.

Nurcan Arslan: Peki biorezonans bunu da çok soruyorlar biorezonans. Bunu öneriyor musunuz?

Ahmet Akçay: Şimdi biz biorezonans maalesef önermiyoruz. Şimdi biz bilim insanıyız.

Nurcan Arslan: Bu nedir? Bunu biraz açabilir miyiz?

Ahmet Akçay: Biorezonans manyetik dalgalarla teşhis koyup tedavi yapmaya çalışılıyor ama bir literala baktığımız zaman uluslararası dergilere baktığınız zaman bu alerjik hastalıklarda faydalı olabileceğini gösteren bir tane çalışma göremiyorsunuz. Bilim insanı sadece bilime göre hareket etmesi gerekiyor. Yoksa eskiler gibi şunu verirsen iyi olur bunu yaparsan iyi olur deyip umut tacirliği yapmak tabi ki bir bilim insanını aynı örtüşmüyor. Onun için bir bilim insanı muhakkak ne yapması lazım? Bu çalışmaların yapılması lazım faydası olup olmadığının kanıtlanması gerekiyor kanıtlandıktan sonra bu tedavilerin uygulanabilecek gibiyse uygulanması gerekiyor. Yoksa buna faydalı olacağına inanıp insanları boşu boşuna da zamanlarını almamak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Zamanlarını almamak gerekiyor. Şimdi bazen bu antibiyotiğe başvurmamak veya doktora götürmüyorlar çocuklarını. Şöyle diyorlar işte balgam söktürmesi için bal, limon veya bıldırcın yumurtaları buraya not da almışım zaten en çok gelen maillerde daha önceden zencefil gibi bitkisel karışımlar yapıp çocuklarına vermeye çalışıyorlar. Bu da hem nefesi açacağına hem de o hırıltıyı giderip balgam söktüreceğine inanıyorlar. Böyle şeyleri şimdi tasrif ediyor musunuz desem ben etmiyorum ama size soruyorum

Ahmet Akçay: Şimdi yani yapılan çalışmalarda bilimsel çalışmalarda bu bitkisel tedavi bir çok şeye şunu yapıyor bunu yapıyor bunu doğrusu olmayan bir çok şey söyleniyor. Fakat bilimsel olarak en çok çalışılan bitkisel tedavi bal . Balın özellikle kara buğday balı denilen kara buğdayla beslenen arıların ballarından elde edilen bal bir çok çalışma var böyle. Faydalı bulan çalışmalar var faydasız olanlarda var ama faydalı olan çalışmalar var. Eğer öksürüğe faydalı olabilecek diye bir bitkisel tedavi vermek istiyorsak çocuk öksürdüğü zamanlarda belki bir tatlı kaşığı çocuğa günde bir tatlı kaşığı vermek faydalı olabilir. Yani bilimsel olarak bunu gösteren çalışmalar var. Balın antibakteriyel antienflamatuar yani orada ki iltihabın düzelmesi için etkisi olduğundan dolayı bunun faydalı olabileceğini gösteren bilimsel yazılar var. Bunun dışında zencefil zencefilinde aynı şekilde bronşları genişlettiğini gösteren bilimsel çalışmalar var. Şimdi şundan dolayı bir tatlı kaşığı belki bal içine bir çay kaşığı zencefille karıştırıp günde bir kere bu verilebilinir. Eğer illaki bitkisel tedavi vereceksek bu uygulamalar, diğerlerinin bakıyorum çok büyük bir faydası olmuyor. Yani belki bitkisel çay ile ıhlamur çayı gibi böyle yumuşatıcı onları kullan çünkü bunların zararı yok. Ama biz faydasından çok zararı da olabiliyor bazı tedavilerin. Adam diyor ki şu şeyi kullanın diyor. Kullanıyorsunuz çoğu bunların tarım bakanlığından ruhsatı alınan ilaçlar sağlık bakanlığından değil.

Nurcan Arslan: Şimdi hocam besin alerjisini de tetikler demiştiniz ilk bölümde. Şimdi hani bunları veriyorlar tamam rahatlatıcı çalışmalar olabilir. Ama bu seferde bilmeden o çocuklara da zarar vermiş olmaz mıyız? Zencefil örneğin bizde evde zencefil, bal hatta tarçında yumuşatıyor göğsümüzü falan evde yaparız boğaz ağrılarına falan. Ama yine de bir danışılması gerekmez mi astım hastasından bahsediyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi bir yaşından önce zaten bal çocuklara verilmiyor. Bir yaşından sonra dediğim gibi besin alerjisi olanlarda zaten bir nelere karşı alerjisi olduğunu araştırmadan zaten biz gıda vermiyoruz

Nurcan Arslan: İşte size gelmemişse yaptırmamışsa?

Ahmet Akçay: Yaptırmamışsa eğer zaten astım da bu besinlere karşı alerji tabi biraz düşük oluyor. Yani % 5, %6 civarında besin alerjisi olabiliyor. O da genelde belirtilerinde vücudun da kaşınma vücudunda kızarıklık veya egzama gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Çünkü aileler genelde bu alternatif dediğimiz tamamlayıcı tedavi diyoruz biz buna tamamlayıcı tedavilere biraz ilgisi fazla onun için bizde zararsız olan faydalı olabilecek öneriler sunmak zorundayız. Bunları kullanabiliyor ama bunun yerine mesela geceleri mesela aileler süt veriyorlar mesela bu çok sakıncalı. Geceleri artık süt kalktı o eskidendi gece yatmadan önce sütünü içtin mi? Daha çok sabah öneriyoruz. Neden? Gece içilen süt reflüyü arttırıyor. O da sakıncalı onu belki ne bileyim önermemek gerekiyor. Ve aileler bakıyorum o kadar bu tamamlayıcı tedavilere ilgisi var ki gidiyorlar tuz lambası alıyorlar. Niye aldınız diyorum. Hocam tuz lambasının faydası varmış diyor.

Nurcan Arslan: Onu da soracaktım. Çok fazla satılıyor böyle özellikle tatil bölgelerinde her yerde de var marketlerde de var, aktarlarda da var. Tuz lambası astıma, bronşite bire bir.

Ahmet Akçay: Şimdi bunlara biz artık yani biz tasrif etmiyoruz. Neden tasrif etmiyoruz? Yani orada iyonlarla işte etkili olduğu söyleniyor ama bunun bilimsel kanıtı yok . bunun bir bilimsel faydası yok. Ama bakıyorum diyorum almışsın çok güzel bir dekor olabilir diyorum güzel bir dekor oraya koyabilirsin. Yoksa bunun karşıya koyduğunuz bir lambanın çocuğun akciğerlerine nasıl faydası olsun? Kaç tane astımlı çocuk da tedavi yaptınız? Kaç tanesine uyguladınız? Yani bir bilim demek faydalı olduğunu göstermek için önce yüz tane astımlıya tuz lambası vereceksiniz yüz taneye vermeyeceksiniz o yüz tane tuz lambası kullanan çocuklarda belirgin derecede faydalı olduğu ortaya çıkacak ki bizde diyeceğiz ki bakınız işte burada deyip tuz lambasını önerelim. E öyle bir şey yok ama biz tuz lambasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Nurcan Arslan: Hocam ben klinik psikolojisinde yaşlıların depresyonunu ölçerken canım çıkmıştı yani Alzheimer demans olmayacaktı. Üç yüz huzur evinde yaşayan yaşlı ve üç yüz sağlıklı evinde beraberinde oğlu geliniyle yaşayan yaşlıyı araştırdık. Üç yüz yani en az üç yüzdü ve bu anket çalışmaları bile hani bunu yapıp da ölçeklendirme de bir kanıya bir doğruluğa varabilmek adınaydı. Yoksa bunlar evet çok doğru söylüyorsunuz bilim adına falan değil. Bir şey satılıyor sonuç çok iyi deniliyor ucuz şeylerde değil bunlar. İnsanlarda çare diye her şeyi alıyorlar. O kadar yıllarınızı veriyorsunuz ve profösör olmak çok kolay bir şey değil bunu biliyorum ve saygı duyuyorum.Emek veriyorsunuz ve hala araştırıyorsunuz ve öğretim görevlisisiniz ve doğru bilgilerinizle insanlara eğitim veriyorsunuz ve çoğu insanları bu mesleğe kazandırıyorsunuz ayrıca teşekkür ederim. O yüzden hani doğru ellerde doğru bilgilerin sunulması çok önemli sorulması çok önemli. Bir de bunlarla uğraşıyorsunuz  yanlış bir şeylerle . Hani şunu yapayım mı bunu yapayım mı gibilerden de sorulara da maruz kalıyorsunuz. O yüzden işiniz e zor diye bakıyorum yani.

Ahmet Akçay: Zor ama şimdi bizde yeterince bu da belki bizim eksikliğimiz. Biz bunlara dikkat çekmediğimiz için öteki de buradan faydalı olacağını düşünüyorum deyip oradan şu şu sebepten dolayı faydalıdır diyor oradan pazarlama yapılıyor. İnanın ki benim bile sosyal medyamdan bir astımla alakalı haber paylaşıyorum. Hemen altında tuz lambası faydalıdır hemen paylaşılıyor. Sen benim orada nasıl bir reklam yapabilirsin yani bu nasıl bir şey böyle reklamlarla karşı karşıya kalıyoruz maalesef. Ama burada bir denetleme mekanizmasının olması gerekiyor. Çünkü sağlıkla uğraşıyoruz. İnsanlar umut duyuyorlar insanların umutlarını da bizim kötüye kullanmamamız gerekiyor. Eğer faydalı olduğunu düşünüyorsanız bunun çalışmasını yaptıracaksınız . tuz lambası diyelim ki faydalı olabilir faydalı olduğunu düşünüyorsanız mekanizması ürününüze güveniyorsanız o zaman ne yaptıracaksınız astımlı hastalarda çalışma yaptıracaksınız bilimsel. Bilimsel yaptırırken de siz e bilmeyeceksiniz doktor da bilmeyecek hangisinin tuz lambası olup olmadığını. İki taraf da bilmeyecek. O veriler gelecek o veriler analiz olacak. Analiz olduktan sonra da faydalı olduğunun ortaya çıkması gerekiyor. Faydalı olduğu ortaya çıkmadan ben tuz lambasının faydalı olduğunu düşünüyorum. Yok böyle bir şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki diğer şeylerde aldığım sorularda da hocam kaz tüyü yastıklar veya çocukların kullandığı yastıklarda da genelde tama yatak ama yastıkta da bire bir nefes aldıkları içinde ebeveynler çok merak ediyorlar. Yastıktan da o şeyi alabilir mi? Ne yapacağız? Ya orada da bir bakteri varsa ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Şimdi insanlar o kadar da korkmasınlar. Yani şimdi bir kere genetik eğilimi olanlarda ailesinde anne de baba da alerjik hastalığı olanlarda bir kere çarşafların kılıflarını 60 derecede yıkamaları yeterli ve çift durulama yapmaları yeterli. Bunun dışında gidip de çok da fazla tedirgin olup bazı önlemler almaya da gerek yok. Bazı şeyler mitea karşı değil alerjikse zaten biz onlara anti alerjik kılıf veriyoruz. Anti alerjik kılıf nedir? Sıkı dokunmuştur ve o mikroplar o tozların içinde sekiz bacaklı olan gözle görülemeyecek kadar küçük mitelar yüzeye çıkmasını engelleyecek kadar sıkı dokunmuş oluyor. Önce onları geçirttiriyoruz yastığa yatağa ve yorgana. Onun üzerine normal nevresimlerim geçirttiriyoruz normal nevresimi haftada bir anti alerji kılıfı altı ayda bir 60 derece yıkatıyoruz. Yani bu tür önlemler alabiliyoruz onun için yani ben şu yastık da yatarsam sıkıntı olur bunda yatarsam şey olur diye bu tür gereksiz yere para harcamaya gerek yok. Bakıyorsun bazı aileler diyor ki anti bakteriyel ben yatak aldım diyor pardon anti alerjik aldım diyor. Bakıyorsun anti alerjik yatak demek dokunmayla alerjisi olmayan demek yani onun için bu kadar yani o miteların yaşamasını engellemiyor anti alerjik olan.

Nurcan Arslan: Şimdi orada ki düşünüyorum ebeveynleri de düşünüyorum çocukları da mini minicik astım hastalığıyla deyince anne baba çok üzülüyor. Yani kendi çocuğumuza bir şey olduğu zaman aman ben hasta olayım onun yerine falan diye düşünüyoruz. Şimdi onlarda kendince tedavi ettirse bile işte ekten ne yapabiliriz işte şunu yapalım şu bitki iyi gelir mi bu böyle yapalım. Kendilerini iyi hissedebilmek için her halde onlarla mücadele etmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Evet vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar.

Nurcan Arslan: Vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Çocuklar her şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki hocam bunların krizlerinde dönemsel krizler falan olabilir mi? İleri aşamaları olabilir mi?

Ahmet Akçay: Neyin?

Nurcan Arslan: Astımın

Ahmet Akçay: Astımın tabi ki krizler bazen çok ilerleyebiliyor. Tedavi olmazsan eğer tabi ki ilerleyebiliyor. Sık sık öksürmeler nefes sıkışmaları spor yapamama gibi durumlar olabiliyor. Onun için doğru tedavi çok önemli. Bu tedavide de öncelikle korunma tedavisi, ilaç tedavisi ve alerji aşısı tedavisinin eğer gerekliyse alerjisi varsa aşı tedavisi yapılması gerekiyor. Ve burada da alerji aşılarına bakıyoruz tedavide çok etkili oluyor özellikle alerjik nezle de alerjik astım da faydalı oluyor fakat burada maalesef bunun uzmanı olmayan yani 18 yaşına kadar olanlarda normalde çocuk alerji uzmanları, 18 yaşından büyüklerde de yetişkin alerji uzmanlarının bu kararı vermesi gerekiyor. Ama bakıyorsunuz hiçbir alerji ile alakalı bu konu da eğitimi olmayan bir çok hekim de aşı tedavisi vermeye çalışıyor bu sefer ne oluyor? Gereksiz olan kişilere alerji aşı tedavisi veriliyor bir faydası olmuyor veya yanlış karışımlar ayarlanıyor yine olmuyor. Çünkü bunun çok düzgün bir elde kararının verilmesi tedavisinin planlanması hangi aşının yapılacağına kararının verilmesi gerekiyor. Ondan sonra tedavi de başarı elde etmek gerekiyor. Ve alerji aşılarının astımlarda %70 ‘e yakın faydası oluyor ve alerjik nezlelerde %90’ a yakın faydası oluyor. Çünkü alerji aşıları şikayetleri engelliyor, ilaç ihtiyacını azaltıyor ve hayat kalitesini muazzam derece de rahatlatıyor. Düşünün polenlere bağlı öksürüyorsun nefesin sıkışıyor şuanda bahar herkes geziyor dışarı da sizin polenlere alerjiniz var dışarıya çıkamıyorsunuz nasıl olacak bu?

Nurcan Arslan: Evet bu bahar alerjisi

Ahmet Akçay: Evet bahar alerjisi nasıl olacak ki? Yani bunu ne yapıyoruz? İşte biz bir korunma tedavisi öneriyoruz diyoruz ki dışarı çıkarken gözlük takın, burnunuzdan nefes alıp verin. Bunun dışında eve gidince akşam muhakkak duş alın, kıyafetlerinizi değiştirin ki kıyafetlere de polenler yapışıyor bunlara önem veriyoruz bunun dışında evin havalandırılmasını gün battıktan sonra yapın ki diyoruz polenler çünkü gündüzleri en fazla oluyor. Özellikle havanın sıcak olduğu zamanlarda havalandırmayın diyoruz ve ilaç tedavisi veriyoruz ve alerji aşıları verip artık polenlere karşı dil altı tablet aşılar var. Dil altı tablet aşısını veriyorsunuz o kendi kendine eriyor artık iki dakika da ve bunu düzenli olarak kullandığı zaman artık ne şikayetiniz oluyor çimenlerde geziyorsunuz problem olmuyor yatıyorsunuz problem olmuyor ve ilaç ihtiyacınız ortadan kalkıyor ve de hayat kaliteniz son derece düzeliyor. Çünkü okula giden çocuğu düşünün okula gidiyor sınav çözecek bahar mevsiminde sınava girmiş burnu akıp duruyor o çocuk nasıl soruları düşünsün? Veya akşamları burun tıkanıklığından dolayı uyuyamamış sabah kalkmış uyku sersemi nasıl ders dinlesin sabah? Yani bütün bunların için doğru teşhis, doğru korunma, doğru ilaç tedavisi ve alerji aşısı gerekiyorsa alerji aşısı. Bakıyorsun polenler çıktığı zamanlar şikayeti olmuyor ama alerji testinde polen alerjisi çıkmış gidiyor ona aşı tedavisi uyguluyor bir faydası yok ki. Bahar döneminde şikayeti olmayan bir çocuğa nasıl tedavi verebilir? Tedavi ancak şikayet oluyorsa vermek lazım.

Nurcan Arslan: Örneğin bahar döneminde şikayeti var o zaman her bahar döneminde bu aşı yapılacak mı? Bir kere mi yapılıyor bu aşı?

Ahmet Akçay: Ne yapılıyor? Bu bahar alerjileri oluyorsa çeşitli yöntemler var. Dil altı tablet aşısı kullanılacaksa mesela ne yapıyoruz? Üç yıl boyunca dil altına her gün sabahları aç karnına bir tane koydurtturuyoruz veya enjeksiyon aşıları bahar öncesi olan var yıl boyu olan formlar var. Bazen mevsim öncesi iki ay boyunca ne yapıyoruz? Ocağın başında başlıyoruz marta kadar işte bu dönemde alerji aşısını enjeksiyon aşı yapıyoruz ve bahar döneminde şikayetlerinin olmasını engelliyoruz böyle üç yıl üst üste yapılan böyle bir fayda elde edebiliyoruz. Hayat kalitesi artıyor çünkü çocukların immün sistemi her geçen gün düzeliyor ve 12 yaşında olgun hale geliyor onun için bu olgun hale gelinceye kadar alerji aşılarıyla belki iyi tarafa kaydırma şansımız oluyor. Çünkü çocuklar daha çok fayda görüyor yetişkinlerde fayda görüyor ama çocuklar daha da fazla fayda görüyor

Nurcan Arslan: Hocam ismini vermek istemeyen bir izleyicimiz telefonla bağlanmış ve size sormamızı istemiş. Tansiyonla da astım alerjisinin alakası var mı?

Ahmet Akçay: Ney ile?

Nurcan Arslan: Tansiyon. Yüksek tansiyonun astım alerjisinin her hangi bir ilişkisi var mıdır? Tetikler mi?

Ahmet Akçay: Yüksek tansiyon stresten dolayı etkileyebilir. Yüksek tansiyon olunca ne oluyor? Tabi stres oluyor ondan dolayı astım hastalığında sıkıntı olabilir. Tansiyon olan da stres de fazla olur ondan dolayı etkilenebilir çünkü astımı tetikleyen faktörlerden biri de psikolojik nedenler. Psikolojik nedenlerde etkili oluyor. Heyecan, aşırı stres, aşırı sıkıntı, fazla gülme bunlarda etkiliyor.

Nurcan Arslan: Fazla gülmek de?

Ahmet Akçay: Fazla gülmek de evet fazla gülmekte etkileyebiliyor çünkü mutlulukta etkileyebiliyor

Nurcan Arslan: Her şey etkileyebiliyor evet zengin hastalığımı ne?

Ahmet Akçay: Sosyete hastalığı narin

Nurcan Arslan: Peki hocam biz bu hastalığı ömür billah mı çekeceğiz? Yüksek, düşük seviyelerde ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Astım hastalığını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir ama bu astım hastalığı doğru teşhis koymak gerekiyor birçok astım hastalığı teşhisi konulan hasta var ki çoğu gerçek astım hastalığı değil. Bakıyorsun iki kere öksüren hastalığa hemen astım teşhisi konulup ne solunum testi yapılmış ne alerji testi yapılmış ne kan testi yapılmış astım diye gezen torbalarca ilaçla gezen dünya kadar insan var. Onun için doğru teşhis doğru ilaç tedavisi vermek için önce bir iyice incelenmesi gerekiyor.

Nurcan Arslan. Çok doğru. O zaman kişiler doğru noktalarda kimlere gidecek? Hangi bölümlere gidecekler?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere çocuğumuzda alerjik bir durum düşünüyorsak doğumdan 18 yaşına kadar olanlarda bunun uzmanlığı çocuk alerji uzmanı. Çocuk alerji uzmanı kimlerdir? Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olduktan sonra alerji konusu immünoloji konusunda i

Üst ihtisas yapıp bu konuda uzmanlık diploması alan uzmanlarımız çocuk alerji uzmanı diyoruz. Hem çocuk hastalıkları uzmanı olacak hem de dediğim gibi üzerine bir üst ihtisas daha yapması gerekiyor bir uzmanlık diploması alması gerekiyor. Yetişkin alerji uzmanı yani 18 yaşından büyüklerde iç hastalıkları uzmanı, dermatoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanlarından üst ihtisas olarak alerji ihtisası alerji immünoloji ihtisası yapıp bunun uzmanlık diploması alması gerekiyor ve genelde de bunların diplomaları olduğu için genelde mühürlerinde de alerji uzmanı diye yazar zaten

Nurcan Arslan: Peki şimdi çocuklar için olanını konuşalım. Çocuklar için olanlar ihtisaslarını da yaptıkları kişilere alerji uzmanları gidiyorlar. Peki bu alanlarda gribe de işte bronşit çok sık oluyorsa zatüre çok sık oluyorsa ve astım şüpheleri varsa her bir şeyde bu alan bakıyor zaten

Ahmet Akçay: Evet. Bunlara çözüm bulunması gerekiyor zaten. Daha sonrasında çözüm teşhis bulunduktan sonra ondan sonra çocuk doktorları bunu takip edebilir. Birlikte çocuk alerji uzmanlarıyla çocuk doktorları birlikte takip edebilir. Her zaman çocuk alerji uzmanları devamlı takip olmasına gerek yok. Çünkü artık teşhis konulmuş tedavisi planlanmış o zaman daha az oranda çocuk alerji uzmanlarına daha sık zamanlarda da çocuk doktorlarına takipte olabilirler. Çünkü burada önemli olan teşhisin konulması tedavinin planlanması gerekiyor. Çünkü çocuk doktorları genelde yetişkinler ne yapıyorlar? Çocuk alerji bölümünde bir iki ay kadar bir rotasyon yapılıyor. Rotasyon döneminde hangi birini öğrensinler ama çocuk alerji ve immünoloji uzmanları bütün şeylerinde bunun eğitimini alıyorlar ve bitirdikten sonra sadece alerji ve immünoloji hastalıkları üzerine gelişmeleri takip ediyorlar ondan dolayı muazzam derecede bir fark oluyor arada. Onun için bu gözdenin yani her şeyin bir doğrusu iki kere iki dört etmiyor. Onun için iyi değerlendirmek gerekiyor onu değerlendirmek için de tecrübe çok önemli ve eğitim çok önemli. Bu alerji aşılarının eğitimi sadece çocuk alerji uzmanları alıyor. Hiçbir uzmanlık normalde almıyor onun için bunu en iyi yapanda çocuk alerji uzmanlarıdır.

Nurcan Arslan. Peki hocam şöyle mantıklı değil mi o zaman. Çocuğumuz doğduğu an itibaren hastalanıyorsa hırıltıları varsa işte gribal bir şey varsa direk size getirmek mantıksız değil mi? Zaten siz yönlendirmişsiniz.

Ahmet Akçay: Biz ne yapıyoruz? Üç veya daha fazla hırlama atağı oluyorsa sık sık öksürüyorsa, nefes sıkışmaları oluyorsa, çocukta egzama oluyorsa, besin alerjisi oluyorsa, alerjik nezle oluyorsa, ilaç alerjisi oluyorsa, kurdeşen oluyorsa, temasa bağlı cildinde alerji oluyorsa bunları zaten çocuk alerji uzmanlarının incelemesi gerekiyor teşhis koyması gerekiyor. Çünkü bunların asıl konuları bu

Nurcan Arslan: İşte bende o yüzden diyorum ki sizlere gelmeleri en doğru siz zaten gereken yerde doğru yönlendirirsiniz. Çünkü çocuklara antibiyotik hemen başlanılıp yüklenmesi ve onların sağlığını da diğer organları da tehlikeye düşürtecek işlem yapılmasını engelleyecek diyoruz

Ahmet Akçay: Evet

Nurcan Arslan: Hocam çok teşekkür ederim

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Nurcan Arslan: Bilgilerinizden dolayı çok zevkli bir programdı. Sevgili izleyiciler yarın görüşmek üzere sevgiyle kalın.

a74aa1c5-cb72-45d5-964e-9dedb73d0cfa

Astımlı Çocuklar Spor Yapabilir Mi?-Sports Tv

Yeliz Karakaya: Spor ve sağlıktan hepinize mutlu günler. Bugün İstanbul Alerji Merkezi’ ndeyiz ve Prof. Dr. Ahmet Akçay ile birlikteyiz. Malum bahar ayı yaklaştığında alerjik semptomlar da ortaya çıkabiliyor. Bizde bugün alerji ve astım ve sporla ilgili sorularımızı doktorumuza yönelteceğiz. Hoş geldik diyorum aslında ben

Ahmet Akçay: Evet. Hoş geldiniz

Yeliz Karakaya: Nasılsınız?

Ahmet Akçay: Teşekkür ediyorum siz nasılsınız?

Yeliz Karakaya: Bizlerde çok iyiyiz hocam. Hocam önce isterseniz dediğim gibi yaklaşan bahar ayından bahsettik polenlerden bahsettik ve ortaya çıkan bazı alerjik semptomlar var. Biraz alerjiden bahsedebilir misiniz öncelikle?

Ahmet Akçay: Alerji vücudun çevremizde bulunan alerjenlere aşırı tepki vermesine diyoruz. Örneğin bir bahar alerjisinde polenlere karşı vücudun aşırı tepki vermesine bahar alerjileri diyoruz. Tabi ki mevsim bahar, bahar ayları mart nisanda mayıs da polenlere karşı alerjisi olanlar için bir kabus haline geliyor. Ne oluyor? Bahar alerjileri olanlar özellikle burunda kaşınma, nezle, burunda tıkanma, gözlerde sulanma, boğazda gıcıklanma, sık sık burunda kanama, gözlerde sulanma, kaşınma hatta nefes sıkışması, öksürük gibi belirtiler ortaya çıkıyor.

Yeliz Karakaya: Alerjik semptomlar her bünye de olabilecek semptomlar mı hocam? Bunlar bizim doğuştan getirdiğimiz semptomlar mı yoksa sonrasında da ortaya çıkabiliyor mu?

Ahmet Akçay: Bu herkes de olmuyor bunun asıl nedenlerinden en önemlisi genetik. Eğer anne de veya baba da alerjik bir hastalık varsa çocuk da alerjik durumlar gelişme riski %30 ile %50. Eğer hem anne hem baba da alerji varsa bu risk %80 ‘ e çıkabiliyor. Onun için genetik en önemli. Tabi ki sadece genetik ile açıklamak mümkün değil çevresel faktörlerle de açıklamak lazım. Eğer ilk iki yaşta gereksiz antibiyotik kullanılmışsa ve çevrede ki alerjenlerle fazla temas olmuşsa, hava kirliliği ile temas olmuşsa, fast food türü beslenme olmuşsa, sezeryan doğum, erkek cinsiyet bunlar gibi bir çok risk faktörleri de alerjik hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Yeliz Karakaya: Size gelen hastalarınıza baktığımız da hocam ne kadarı bilinçli polene karşı alerji olduğunun farkında yada yani bu alerjik semptomları taşıdığının ve alerji olduğunun farkında aslında?

Ahmet Akçay: Şimdi büyükler genelde aldırış etmeyebiliyor kendileri için yani eğer kendimizde burunda kaşınma, hapşırma varsa pek aldırış edilmiyor. Ama çocuklarda aldırış edilebiliyor. Çocuklarımız çünkü bizim için çok daha değerli. Çocuklarında genelde önemsiyorlar ama tabi burada da önemsiyorlar ama nereye gideceklerini tam bilemiyorlar. Orada sıkıntı yaşıyorlar. Bu çocuklarda ki çünkü alerjiler çocuğun hayat kalitesini çok etkiliyor okul başarısını etkiliyor, hayat kalitesini etkiliyor, okula devamsızlığı etkiliyor bir çok faktörden dolayı çocuğun hayatını etkiliyor.

Yeliz Karalaya: Zaten yapılan araştırmalarda da hocam özellikle bu çocuklarda görülen alerjik semptomların onların derslerine sınavdaki başarılarına bile gerçekten yansıdığı yönünde ilerliyor

Ahmet Akçay: Tabi düşünün ki çocuğun alerjik nezlesi var burun tıkalı, gözler sulanıyor gece yattı burun tıkanıklığından dolayı uyuyamıyor. E çocuk tabi ki uyuyamadığı için sabah yorgun uykusuz olarak okula gidiyor okulda uyumaya başlıyor, uyurken de bir taraftan ders dinlemesi etkileniyor bir taraftan da bir taraftan burun tıkalı akıyor çocuk nasıl ders dinlesin? Nasıl başarılı olsun? Tabi ki okul başarısı etkileniyor hele birde sınav zamanında da bu olursa düşünün sınavda testleri çözerken burunun aktığını, burnunun tıkandığını, gözlerinin sulandığını düşünün. Nasıl başarılı olsun? Konsantrasyon bozuluyor, kalite bozuluyor onun için hayat kalitesi için aslında çok önemli. Düşünün ki gittiğimiz bir işte çalışırken burnumuzun aktığını, tıkandığını bir ruhen sıkıntı çekeriz ve işe konsantrasyonumuz azalır onun için hayat kalitesinin artması için bir nedenin bulunması nedenin bulunduktan sonra da düzgün bir tedavinin yapılması gerekiyor

Yeliz Karakaya: Var olan alerjik semptomları da bir önlem almazsak bunların bir tedavisini uygulamazsak ileride astıma çevirebiliyor mu?

Ahmet Akçay: Evet. Eğer alerjik hastalıların önlemini almazsak tedavisini yapmazsak çok kolay sinüzit ortaya çıkar. Sinüzit ortaya çıktığı zaman ne olur? Sinüzit baş ağrısı yapar ve menenjite kadar ilerleyebilir. Bunun dışında geniz etini büyütebilir küçük çocuklarda. Çünkü arkaya doğru durmandan akıntı oluyor ve geniz etinde büyüme nedeniyle horlamaya neden olabilir. Ağız kokusuna neden olabilir çünkü sinüzit ağız kokusu da yapabilir bunun dışında alerjik nezlelerin her beş çocuktan bir tanesini daha sonra ki ileri hayatlarında astıma dönebiliyor bunun için astıma dönmesine neden olabiliriz. Ve eğer astımı varsa çünkü bahar alerjileri polen alerjilerine bağlı astımda olabiliyor. Astıma var ve tedavi ettirmiyorsak akciğerlerde kalıcı hasarlar ortaya çıkabilir ve kalıcı hasarlardan dolayı da artık biz iyileştirsek bile çocuğu o kalıcı hasarlardan dolayı bütün ömür boyu akciğerlerde hasarlardan dolayı öksürük ortaya çıkabilir. Kolay zatüre olurlar özellikle astımlıların tipik belirtilerinden bir tanesi de sık sık zatüre olurlar, akciğerde enfeksiyon oluşur. Onun için bir tedavisinin yapılmasında fayda var

Yeliz Karakaya: Evet astımdan da biraz bahsetmek istiyorum hocam ama ondan önce bu bahar alerjisi içinde hangi önlemler alınabilir neler tavsiye ediyorsunuz ve bunun ilaçla da bir tedavisi var mı?

Ahmet Akçay: Bir kere bahar alerjisi diyebilmek için öncelikle teşhis konulması lazım. Teşhis için biz alerji testi yapıyoruz. Genel de bahar alerjileri için polen alerjileri için testler her yaşta yapılabilmekle birlikte genelde iki üç yaşından sonra yapıyoruz. Çünkü baharla karşılaşması polenle karşılaşması gerekiyor en az iki kere ki alerji ortaya çıkabilsin. Bu alerji testinin de doğumdan 18 yaşına kadar olanlarda çocuk alerji uzmanlarınca 18 yaşından büyüklerde de yetişkin alerji uzmanlarınca yapılmasında fayda var. Çünkü bu teste göre neye alerjisi olduğu bilinecek ve alerji aşısı gerekiyor mu alerji aşısı gerekiyorsa da hangi alerji aşısının yapılmasının kararı verilecek . Onun için test çok önemli. Sadece test yapmakla teşhis konulmuyor. Bakıyorsunuz alerji testinde alerji var ama şikayet yok baharda. E buna da boşu boşuna aşı vermeye, tedavi vermeye gerek var mı? Yok. O hassasiyeti gösteriyor sadece test teşhis koydurtturmuyor. Onun için o  kişinin kliniği bulguları da önemli. Ve teşhisi koymuşsak eğer bu alerji testinin neye alerji çıktı? Örneğin ağaç alerjisi mi? Ağaç alerjisi en erken başlar yani şubatta martta bu ağaçlara bağlı polenlere bağlı alerjisi olanlarda şubatta martta şikayetler başlar çimenlere ve otlara olanlarda ise genelde nisanda mayıs da başlar. Yabani otlara bağlı olanları ise temmuz ağustos da ortaya çıkar. Biz nete alerjisi olursa o kişinin ne zaman belirti vereceğini de anlayabiliyoruz. Onun için buna göre önlem almamız gerekiyor. Ve önlem olarak da bir kere hava sıcakken ev diyelim çıktı sokağa çok güzel hava sıcak polenlerin en fazla olduğu dönemler o zamanlar oluyor. Ne yapmamız gerekiyor? Bir kere dışarıya çıkarken gözlük takmamız gerekiyor. Çocuksa eğer çocuğun sevdiği bir gözlüğün takılması gerekiyor ve gözlük takılınca polenlerin göze yapışmasını engelliyor. Dışarıda bulunduğumuz süresince burnundan nefes alıp verilmesi önemli çünkü burun kılları bu polenleri filtre gibi tutabiliyor. Bunun dışında dışarı da kaldığımız süre boyunca elimizi bol bol su ile yıkamamız ağzımızı burnumuzu su ile gargara etmemiz fayda sağlayabilir. Bunun dışında dışarda hava sıcakken kalmışsak eve gittikten sonra kıyafetlerimizi değiştirelim ve duş alalım çünkü polenler kıyafetlere de yapışıyor ve evde içeriye girdiğimiz zaman ayakkabıları mümkünse oda  içine koymayalım ev içine almayalım çünkü ayakkabılara da polenler yapışıyor. Onun dışında çamaşır kuruturken de hava ile temas eden balkonda, yerlerde çamaşırları kurutmayalım çünkü bu çamaşır kururken de polenler yine çamaşırlara yapışır. Yapıştığı içinde sıkıntı var ondan dolayı kapalı yerlerde kurutmak da fayda var ve bir de otomobille çocuklar seyahat ediyorsa veya alerji varsa otomobil ile geldiğimiz için polen öncesi polen filtrelerimizi değiştirelim onlarda önemli. Evin havalandırmasını da genelde gün battıktan sonra yapalım. Sabahın erken saatlerinde polenler fazla oluyor eğer pencereleri açarsak tabi ki bu açıldığı zaman ne olur? Polenler içeriye girer rahatsız eder onun için gün batımından sonra genelde havalandıralım ve  hava temizleme cihazları da eğer çok fazla alerjimiz varsa hava temizleme cihazları kullanalım o polenleri temizlemesine katkıda bulunabiliriz

Yeliz Karakaya: Bir test yaptırmaya kalktığımızda bir sürü şeye karşı alerjimiz çıkabiliyor. Türkiye de de özellikle kedi olsun klima olsun parfüm olsun toz alerjisi olsun gerçekten çok fazla var. Baktığınız zaman yine hastalarınızda en çok gözle görülen alerjik durum neyden kaynaklı oluyor?

Ahmet Akçay: Şimdi burada alerjinin tipine bakacak olursak şehrin hangi şehirde yaşadığımız önemli. Eğer deniz kenarında olan bir şehirde yaşıyorsak en sık alerji ev tozu içindeki mitelara bağlı. Mitelara bağlı alerjiler eğer deniz kenarında değilse orta alanlarda örneğin Konya, Gaziantep gibi yerlerde ise en fazla polen alerjileri ortaya çıkıyor. Yani burada yaşadığımız şehrin nerede olduğu önemli. Genelde deniz kenarı olan yerlerde nem fazla olduğu için genelde mitelara karşı alerji en fazla oluyor. Gıda alerjileri özellikle ilk üç yaşta ortaya çıkan bir alerjidir genelde çocukların %5, %6 ‘ ında gıda alerjisi vardır ve en sık da süte karşı yumurtaya karşı alerjisi olur. Yaş büyüdükçe genelde dört beş yaşından sonra gıda alerji oranı %1 den daha azdır ve büyük yaş grubunda genelde kuruyemişlere karşı bunun dışında kabuklu deniz hayvanlarına karşı, balıklara karşı, meyvelere karşı daha fazla oluyor.

Yeliz Karakaya: Hocam biraz da astımdan bahsetmek istiyorum aslında çünkü günümüzde de bu ön yargıları sizde kırmaya çalışıyorsunuz eminim ama hala astım hastalarının özellikle sporla bağdaştırdığımız zaman çok fazla spor yapmaması, hareket etmemesi gibi de böyle bir söylemler var. Öncelikle biraz astımdan bahsedelim isterseniz. Sporun astıma da etkisinden de bahsedebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Evet. Astım demek bu çocuğun çevremizde ki alerjenler nedeniyle akciğerlerde hasar gelişmesi neticesiyle akciğerlerin aşırı hassaslaşması ve bunun sonucu olarak da sık sık öksürük, nefes sıkışması, akciğerlerde hırıltı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalığa astım diyoruz. Akciğerlerde tabi ki bir hassasiyet olduğu için egzersizle de bronşlarda daralma oluyor. Bronşlarda daralma olmasından dolayı da şikayetleri çıktığı içinde anneler tabi ki ne diyor? Spor yapmasın diyor. Ama burada bir çelişki var. Neden derseniz? Eğer çocuk spor yapmazsa ne olur? Kilo alır. Kilo alınca ne olur? Astım daha da ağırlaşır verdiğimiz tedavi de fayda etmemeye başlar . Çünkü bu fazla kilolar ne yapıyor? O yağ hücreleri astımı ağırlaştıran alerjiye neden olan bazı maddeler salmaya başlıyor. Bu maddeler astım hastalığının kötüleşmesine neden oluyor. Bunun dışında bu fazla kilolar bronşları daraltıyor buda yine akciğerlerin daralmasını kolaylaştırıyor ve fazla kilo reflüye neden oluyor. Reflü de aynı şekilde yine astımın ağırlaşmasına neden oluyor ve verdiğimiz ilaçlarda artık etki etmemeye başlıyor fazla kilolularda astım ilaçlarının etkisi de azalıyor. O zaman ne yapmamız gerekiyor? Tabi ki egzersiz yapmamız gerekiyor çünkü egzersiz astımlılarda direnç oluşturuyor akciğerleri kuvvetlendiriyor, onun için bu sporu yapmak gerekiyor. Ama ne zaman? Akciğerler normal kapasiteye ulaşmışsa yani tedavi ile kontrol altına alındıktan sonra sporu öneriyoruz

Yeliz Karakaya: Astım hastaları en çok hangi sporları yapmalı sizce?

Ahmet Akçay: Astımlılar her türlü sporu yapabilir sadece bir tek sporu yapamaz. Bu spor dalmadır. Dalgıçlığı önermiyoruz. Neden? Çünkü dalgıçlıkta akciğerler hassas olduğu için akciğerlerin hasar görme şansı çok fazla oluyor. Onun için tek önermediğimiz spor dalı dalmaktır tüp ile dalmak. Bunun dışında bütün sporları yapabilir ama biz soğuk hava da kış sporlarını çok önermiyoruz. Ama tabi ki yapabilir, her türlü sporu yapabilir ama genelde soğuk hava da yapılan sporları çok fazla tavsiye etmiyoruz. Bunun dışında bisiklet sporunu çok tavsiye etmiyoruz ama yüzmeyi en çok tavsiye ettiğimiz spor dalı. Yüzmek. Neden yüzmeyi tercih ediyoruz? Çünkü yüzmekte nefes alıp verme egzersizleri oluyor. Nefes alıp verirken akciğerlerin kapasitesi genişliyor akciğerler kuvvetleniyor ve astımlılardaki tedavi şansımız daha da artıyor onun için yüzmeyi tavsiye ediyoruz ama basketbol, voleybol, tenis de tavsiye edilebilen önemli spor dallarından bir tanesi

Yeliz Karakaya: Astımlı hastalar hocam bir çok spordan bahsettik özellikle hepsini yapabilirler dediniz birkaçına dikkat etmek şartıyla. En çok spor yaparken nelere dikkat etmeleri gerekiyor?

Ahmet Akçay: Astımlı çocuklar da eğer polen alerjisi varsa polenlerin yoğun olduğu zamanlarda dışarda spor yapmamaya gayret göstersinler genelde kapalı yerlerde yapmaya çalışsınlar. Bunun dışında spor yapmadan önce 30 dakika önce örneğin spor yapmaya gideceğiz evde bir 15 dakikalık ısınma hareketleri yapsınlar hafif terler gibi olalım 15 dakika, ondan sonra spor yapmaya giderken 15-20 dakika zaten zaman geçecektir. 30 dakika öncesinde yapılan ısınma hareketleri o kişinin egzersiz kapasitesini çok arttırıyor, nefes sıkışmasını azaltıyor. Eğer her spordan önce sıkışma oluyorsa da spor yapmadan 5-10 dakika öncesinde de nefes açıcı spreyler kullansınlar iki paf alsınlar ve ondan spor yapsınlar ve spor yaparken de yanlarında eğer astımımız varsa muhakkak nefes açıcı spreyi de yanlarında bulundursunlar çünkü spor yaparken sıkışma da olabilir. Genelde de sıkışma spor başladıktan sonra 5-10 dakika içerisinde ortaya çıkabiliyor ve bu 30 dakika bir saat kadar sürebiliyor onun için yanlarında bu nefes açıcı spreyleri bulundurmayı unutmasınlar

Yeliz Karakaya: Polen alerjisine karşı yapılan aşıların ne kadar etkisi olur hocam?

Ahmet Akçay: Polen alerjilerinde tabi ki ilaç tedavisi faydalı ancak bu biz tedavi ettikçe yine tekrarlayacaktır bunu tamamen ortadan kaldırmak ve kişinin hayat kalitesini arttırmak, şikayetlerini ortadan kaldırmak, ilaç ihtiyacını azaltmak için alerji aşıları ile tedavi edilebiliyor. Alerji aşıları alerjik nezle de astımda, göz alerjilerinde kullanılabilinir. Bunun için alerji aşıları dil altı tablet aşı ve cilt altı enjeksiyon aşı olarak iki grupta ayrılabilinir. Bu tedavinin başarılı olabilmesi için bu tedavinin alerji uzmanlarınca yapılması çok önemli. Eğer alerji uzmanlarınca yapılmamışsa o yapılan alerji karıiımı düzgün hazırlanmamışsa e tabi ki de bunun faydalı olması beklenemez. Çünkü bunun eğitim alan uzmanlarca bu konu da eğitim alan uzmanlar da alerji uzmanları olduğu için bu uzmanlarca yapılmasında fayda var

Yeliz Karakaya: Peki hocam şöyle kafa karışıklığı oluyor onu da söylemek istiyorum hemen. Bu tende de görülebilecek bir şey dokuda da olduğu için alerji uzmanını seçmek yerine gidip dermatoloğa gözükebiliyorlar zaman zaman. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz? Bunun farkına nasıl varabilirler? Gittikleri doktorun mu onları yönlendirmesi gerekiyor bu konuda da?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere alerji konusunda eğitim alan uzmanlar çocuk hastalıkları uzmanlarından sonra uzmanlığından sonra çocuk alerji uzmanları için eğitim alan uzmanlara alerji uzmanı diyoruz. İç hastalıları, göğüs hastalıkları ve dermatoloji uzmanlarında da alerji uzmanlığı eğitimi alan uzmanlara da yetişkin alerji uzmanı diyoruz. Bu alerji uzmanlığını alanlar bu konu da tecrübeliler ama sadece üst ihtisası olmayan alerji uzmanı olmayan, dermatoloji uzmanı olmayan astım tedavi etmesi, alerjik nezle tedavi etmesi çok doğru bir yaklaşım değil çünkü şimdiye kadar bunun eğitimini almayan bir kişinin bu konularda tedavi yapmaya çalışması tabi ki tedavinin başarısını çok etkileyecektir. Onun için biz bunu tavsiye etmiyoruz

Yeliz Karakaya: Son olarak şunu da sormak istiyorum hocam size nasıl ulaşabilir izleyenler.

Ahmet Akçay. İstanbul Alerji Merkezi denildiği zaman zaten rahatlıkla internetten bulabilirler. Bunun dışında yerimizde bizim Teşvikiye de City’s Avm’ nin karşısında çok rahatlıkla her yerden ulaşabilirler

Yeliz Karakaya: Değerli bilgileriniz için çok teşekkür ediyorum hocam

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Yeliz Karakaya: Spor ve Sağlık da bugün İstanbul Alerji Merkezindeydik. Prof. Dr. Ahmet Akçay sorularımızı yanıtladı. Bir sonra ki bölümümüzde tekrar görüşünceye dek hoşçakalın sporla kalın

teog-sinavi

TEOG Sınavına Girecek Alerjik Çocuklar Dikkat!

Sınav stresi ve heyecanı; tüm çocukları etkiliyor fakat alerjik çocukları, öksürük ya da astım krizine sokabiliyor. Polen alerjisi olanlar için de önlem alınmazsa sınav kabus haline gelebiliyor İstanbul Alerji Merkezi Doktorlarından, Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay, TEOG sınavına girecek olan alerjik çocuklara ve ailelerine tavsiyelerde bulundu. Sınav sabahı, polen alerjisine karşı güneş gözlüklerini, […]

Astım Belirtisi Sadece Öksürük Olabilir Mi?

Astım da mutlaka nefes darlığı olmak zorunda değildir. Öksürükle seyreden astımlar da vardır. Özellikle geceleri başlayan, uykudan uyandıran, efor ile gelne bir öksürük bize astımı düşündürebilir. Kronikleşmiş  öksürük şikayetleri altında ilk nedenler arasında astım vardır. Hastalarda öksürük şikayetine yol açan diğer nedenler tam bir sistemik muayene yapıldıktan sonra nedenler arasından çıkarılmalıdır. Sizlere bu yazımızda öksürüğün […]

Alerjik Astım Neden Oluşur?

Alerjik astım dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yetişkinlerde sık görülen bir hastalıktır. Kişide var olan bir genetik yatkınlığa, çevresel faktörlerinde katkısı sonucunda ortaya çıkan bozulmuş aşırı abartılı ve zararlı bağışıklık yanıtına alerji denir. Akciğerlerimizin içindeki hava yollarımızın alerjenlere verdiği yanıta bağlı olarak Alerjik astımın adını verdiğimiz hastalık ortaya çıkar. Alerjik astımın en sık gördüğümüz temel […]

Yetişkinler Astım Hastalığı Nedeniyle Doktora Giderken Nasıl Hazırlık Yapmalıdır?

Yetişkin hastalarda ortaya çıkan alerjik astım özellikle gece sabaha karşı gelişen ve tekrarlayıcı özellik gösteren inatçı 3 haftadan uzun süren öksürük atakları, göğüste sıkışma hissi, hırıltılı nefes darlığı atakları ile karakterizedir.  Alerjik  astım için sorduğumuz sorulara yanıtınız evetse alerjik astım şikayetleriniz varsa alerjik astım teşhisi için doktora giderken nasıl hazırlık yapmalıyım? Nelere dikkat etmeliyim biliyor […]

Sayfalar

astım-grip-aşısı-yaptırma

GRİP MEVSİMİ YAKLAŞIYOR ASTIMLI HASTALAR GRİP AŞISI YAPTIRMALI MI ?

Sonbahar ve sonrasında kış aylarının gelmesi ile birlikte grip salgınları da artık görülmeye başlayacak.  Mevsimsel grip, kişiden kişiye kolayca yayılım gösteren akut viral bir enfeksiyondur. Mevsimlik influenza virüsleri dünya çapında dolaşır ve herhangi bir yaş grubundaki kişileri etkileyebilir. Mevsimsel influenza, yüksek riskli popülasyonlarda ciddi hastalıklara ve ölümlere neden olan ciddi bir halk sağlığı problemidir. Özellikle […]

Kontakt Ürtikerin Zararları Nelerdir?

Kontakt ürtiker,   yabancı bir maddeyle doğrudan teması sonrasında ciltte aniden başlayan ve geçici olarak ortaya çıkan lokalize şişlik ve kızarıklığa şeklinde kendini gösterir. Kontakt ürtiker tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Bu yazımızda kontakt ürtikerin zararlarını yazdık. Kontakt ürtikere yol açan maddeye uzun süre temas edilmesine bağlı olarak ileride alerjik egzamatöz kontakt dermatit görülebilir. Egzamaların […]

banner02

Astım Hastalığı Olanları Oruç Tutarken Nelere Diket Etmelidir?

Alerjik hastalıklar her geçen gün artmaktadır. Alerji hastalıklarının en sık olanı da astım hastalığıdır. Ramazan ayında da oruç tutarken astım hastalığı olanların dikkat etmesi gerekenler vardır.   Astım Hastalığı ve Oruç Alerji hastalıklarından en sık görülen astım hastalığıdır. Astım hastalığı olanlarda öksürük önemli bir belirtidir. Balgam koyu kıvamdadır ve çıkarmak zordur. Özellikle astım krizi döneminde bronşlar […]

banner01

Astım Hastaları İftar Sofralarına Dikkat Etsin

Ramazan ayında, çeşit çeşit ikramların yapıldığı iftar sofralarında bulunan bol çeşit obezite, reflüyü artırıyor ve astımı ağırlaştırıyor. Astımlı hastalar oruç tutarken bazı önlemler almasında fayda vardır. Bu nedenle iftar sofralarında bazı önerilerde bulunmak istiyoruz.  Astım, reflü ve oruç Astımın reflüyü, reflünün de astımı tetiklediği bilinmektedir. Reflünün beslenme alışkanlıkları ile ortaya çıkmakta, alerjik bünyeli kişilerde alerjik […]

18195088_678339359003472_6424048901845966344_n

Astım ve Alerji-Cem Tv

Nurcan Arslan: Evet. Sevgili seyirciler Profösör doktor Ahmet Akçay ile birlikte çocuklarda astım alerjisi, bronşit, zatüre bütün her şeyi konuşuyoruz. Hocam bronşite de değinmek istiyorum. Çocuklarda bu üşütmelerden sonra bronşit oldu veya bronşit başlangıcı deniliyor daha sonra da işte zatüreye doğru gitti deniliyor. Bunlara bir değinebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Şimdi tabi enfeksiyon bronşları etkiliyor. Buna bağlı tabi ki bronşit olabilir. Çocuklarda genelde viral yani gribal enfeksiyona bağlı bronşit daha çok oluyor. Şimdi bunun antibiyotik tedavisi gerekip gerekmediğini biz nasıl anlıyoruz? Çocuğun bir kere şikayetleri önemli. Çocukta nezle var mı? Nezle varsa burnu akıyorsa ve beyaz renkli değilse bu daha çok gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali daha yüksektir. Eğer ateşi 38.5 ‘un altında kalmışsa bu çocukta da yine gribal enfeksiyona bağlı bronşit olma ihtimali yüksektir. Ve muayene bulgularına baktığımız zaman eğer iki tarafta da aynı sesler duyuluyorsa yine gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali yüksektir. Ama ateş 38.5’ un üzerine çıkmış, akciğer dinleme bulguları kötü, tek taraflı bir dinleme bulgusu varsa ve kanda yapılan testlerde de mikrop seviyesi yüksek olduğu ortaya çıkmışsa işte bunda mikrobik olma ihtimali yüksektir ve bunda antibiyotik gerekebiliyor. Onun için bu ayrımın iyi yapılması lazım. Sadece öksürüyor diye hemen antibiyotik verdiğimiz zaman gereksiz yere antibiyotik kullanmış oluyoruz. Zatüreye de aynı şekilde zatüre demek illa ki mikrobik olacak diye bir şey yok. Tabi ki gribal enfeksiyon da mikroptur ama gribal enfeksiyonda antibiyotik gerekmeden kendi kendine düzelebilen bir enfeksiyon olur. Ne derler? İlaç verirsen bir hafta da vermezsen yedi günde derler. Yani farketmiyor onun için daha çok rahatlatıcı tedaviler vermek lazım. Bu bronşlar gribal enfeksiyondan dolayı daraldığı için onu açıp rahatlatmak gerekiyor. Eğer açıp rahatlatmazsak bu sefer kapalı olan bronşlarda bu sefer mikroba da bir eğilimlik bakterilere de bir eğilimlik olduğu için daha sonra ilk başta gribal olan enfeksiyon daha sonra bakteriler devreye girerek antibiyotiklik bir durum ortaya çıkartabiliyor. Onun için rahatlatmak, çocuğun nefes sıkışıklığını açmak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Şimdi zatüre denilince aman Allahım diye korkuyoruz. Çocuğumuz zatüre oldu, ciğerleri su topladı. Zatüre dediğimizde zatüre= hastane yatış diye çoğumuz biliyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi zatüre denildiğinde illa ki her çocuk hastaneye yatar diye bir şey yok. Eğer yaşı küçükse özellikle üç aydan küçükse tabi ki bunu yatırarak tedavi yapmak lazım. Çünkü küçük çocukların bronşları çok dar, bronşları çok küçük. Çabuk  ilerleyebiliyor ondan dolayı hastanede yatırarak tedavi etmekte fayda var . Ama bakıyoruz çocuk da zatüreye teşhisi koyduk çocuğun yaşı büyük, nefes sıkışıklığı yok o zaman hastaneye yatmasına gerek yok. Hastaneye yatması gerekmesi için bir kere büyük çocukların özellikle nefes sıkışıklığının olması gerekiyor, hızlı hızlı nefes alıp vermesi gerekiyor ki hastaneye yatıralım. Yani akciğer yetmezliğini gösteriyor çünkü. Yoksa nefes sıkışıklığı yok, çocuğun genel durumu iyi, beslenmesi iyi çocuğu o zaman neden hastaneye yatıralım. Evde antibiyotik tedavisiyle tedavi olabilir.

Nurcan Arslan: Rahatlatıcı tedaviler derken? Yani antibiyotikten çok ateşi çok yükselmediyse rahatlatıcı tedaviler de olabilir dediniz. Benim burada hemen diğer bir konu aklıma geldi. Buhar veriliyor çocuklara

Ahmet Akçay: Evet onlarla rahatlatıyoruz. Şimdi küçük bebeklerde daha çok nebülizatör denilen cihazlarla makinelerle buhar veriyoruz. O buharlar ne yapıyor? Broşlara gidip bronşları yavaş yavaş genişletiyor. Çünkü bronş daraldığı zaman sıkıntı oluyor. Bazen o kadar çok daralıyor ki buhar bile gitmiyor bronşlara. O zaman ne yapmak gerekiyor? İçeriden açıcı ilaç tedavileri vermek gerekiyor ki bronşlarında açılması gerekiyor. Bu nedenle dikkatli olmak gerekiyor. Küçük çocuklarda buhar makineleriyle, üç dört yaşından büyüklerde de hazne dediğimiz cihazlarla sprey tedavisi veriyoruz. Bu spreyler bu cihaz yardımıyla akciğerlere gitsin istiyoruz. Yoksa spreyleri büyük insanlara gibi küçük çocuklar ağızlarına sıkamıyor. Bazı aileler var ağzına sıkıyor. Şimdi ağzına sıktığı zamanda bu ağızdan emilerek tedavi olmuyor. Akciğerlere gitmesi lazım ki faydası olsun. Akciğere gitmesi için de doğru kullanmak gerekiyor bu hazneleri. Bir kez sprey yapıp beş defa derin ve yavaş nefes alıp vermesi gerekiyor. Biz bu tür çocuklarda bir eğitim veriyoruz. Muhakkak yapabiliyor mu yapamıyor mu görüyoruz. Hemşiremizin eğitim vermesi gerekiyor ve gerçekten doğru yapabiliyorsa o tedaviyi vermemiz gerekiyor. Yoksa yapamıyorsa da bu buhar makinelerinin de tedavi etmek gerekebiliyor. Yoksa gereksiz yere hem ağzına sprey yapmış oluyoruz hem de ağızda afta neden oluruz. Çocuğa faydalı olmaya çalışırken zarar veririz

Nurcan Arslan: Aft yani uçuk oluyor ağzı

Ahmet Akçay: Evet zarar veririz.

Nurcan Arslan: Peki biorezonans bunu da çok soruyorlar biorezonans. Bunu öneriyor musunuz?

Ahmet Akçay: Şimdi biz biorezonans maalesef önermiyoruz. Şimdi biz bilim insanıyız.

Nurcan Arslan: Bu nedir? Bunu biraz açabilir miyiz?

Ahmet Akçay: Biorezonans manyetik dalgalarla teşhis koyup tedavi yapmaya çalışılıyor ama bir literala baktığımız zaman uluslararası dergilere baktığınız zaman bu alerjik hastalıklarda faydalı olabileceğini gösteren bir tane çalışma göremiyorsunuz. Bilim insanı sadece bilime göre hareket etmesi gerekiyor. Yoksa eskiler gibi şunu verirsen iyi olur bunu yaparsan iyi olur deyip umut tacirliği yapmak tabi ki bir bilim insanını aynı örtüşmüyor. Onun için bir bilim insanı muhakkak ne yapması lazım? Bu çalışmaların yapılması lazım faydası olup olmadığının kanıtlanması gerekiyor kanıtlandıktan sonra bu tedavilerin uygulanabilecek gibiyse uygulanması gerekiyor. Yoksa buna faydalı olacağına inanıp insanları boşu boşuna da zamanlarını almamak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Zamanlarını almamak gerekiyor. Şimdi bazen bu antibiyotiğe başvurmamak veya doktora götürmüyorlar çocuklarını. Şöyle diyorlar işte balgam söktürmesi için bal, limon veya bıldırcın yumurtaları buraya not da almışım zaten en çok gelen maillerde daha önceden zencefil gibi bitkisel karışımlar yapıp çocuklarına vermeye çalışıyorlar. Bu da hem nefesi açacağına hem de o hırıltıyı giderip balgam söktüreceğine inanıyorlar. Böyle şeyleri şimdi tasrif ediyor musunuz desem ben etmiyorum ama size soruyorum

Ahmet Akçay: Şimdi yani yapılan çalışmalarda bilimsel çalışmalarda bu bitkisel tedavi bir çok şeye şunu yapıyor bunu yapıyor bunu doğrusu olmayan bir çok şey söyleniyor. Fakat bilimsel olarak en çok çalışılan bitkisel tedavi bal . Balın özellikle kara buğday balı denilen kara buğdayla beslenen arıların ballarından elde edilen bal bir çok çalışma var böyle. Faydalı bulan çalışmalar var faydasız olanlarda var ama faydalı olan çalışmalar var. Eğer öksürüğe faydalı olabilecek diye bir bitkisel tedavi vermek istiyorsak çocuk öksürdüğü zamanlarda belki bir tatlı kaşığı çocuğa günde bir tatlı kaşığı vermek faydalı olabilir. Yani bilimsel olarak bunu gösteren çalışmalar var. Balın antibakteriyel antienflamatuar yani orada ki iltihabın düzelmesi için etkisi olduğundan dolayı bunun faydalı olabileceğini gösteren bilimsel yazılar var. Bunun dışında zencefil zencefilinde aynı şekilde bronşları genişlettiğini gösteren bilimsel çalışmalar var. Şimdi şundan dolayı bir tatlı kaşığı belki bal içine bir çay kaşığı zencefille karıştırıp günde bir kere bu verilebilinir. Eğer illaki bitkisel tedavi vereceksek bu uygulamalar, diğerlerinin bakıyorum çok büyük bir faydası olmuyor. Yani belki bitkisel çay ile ıhlamur çayı gibi böyle yumuşatıcı onları kullan çünkü bunların zararı yok. Ama biz faydasından çok zararı da olabiliyor bazı tedavilerin. Adam diyor ki şu şeyi kullanın diyor. Kullanıyorsunuz çoğu bunların tarım bakanlığından ruhsatı alınan ilaçlar sağlık bakanlığından değil.

Nurcan Arslan: Şimdi hocam besin alerjisini de tetikler demiştiniz ilk bölümde. Şimdi hani bunları veriyorlar tamam rahatlatıcı çalışmalar olabilir. Ama bu seferde bilmeden o çocuklara da zarar vermiş olmaz mıyız? Zencefil örneğin bizde evde zencefil, bal hatta tarçında yumuşatıyor göğsümüzü falan evde yaparız boğaz ağrılarına falan. Ama yine de bir danışılması gerekmez mi astım hastasından bahsediyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi bir yaşından önce zaten bal çocuklara verilmiyor. Bir yaşından sonra dediğim gibi besin alerjisi olanlarda zaten bir nelere karşı alerjisi olduğunu araştırmadan zaten biz gıda vermiyoruz

Nurcan Arslan: İşte size gelmemişse yaptırmamışsa?

Ahmet Akçay: Yaptırmamışsa eğer zaten astım da bu besinlere karşı alerji tabi biraz düşük oluyor. Yani % 5, %6 civarında besin alerjisi olabiliyor. O da genelde belirtilerinde vücudun da kaşınma vücudunda kızarıklık veya egzama gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Çünkü aileler genelde bu alternatif dediğimiz tamamlayıcı tedavi diyoruz biz buna tamamlayıcı tedavilere biraz ilgisi fazla onun için bizde zararsız olan faydalı olabilecek öneriler sunmak zorundayız. Bunları kullanabiliyor ama bunun yerine mesela geceleri mesela aileler süt veriyorlar mesela bu çok sakıncalı. Geceleri artık süt kalktı o eskidendi gece yatmadan önce sütünü içtin mi? Daha çok sabah öneriyoruz. Neden? Gece içilen süt reflüyü arttırıyor. O da sakıncalı onu belki ne bileyim önermemek gerekiyor. Ve aileler bakıyorum o kadar bu tamamlayıcı tedavilere ilgisi var ki gidiyorlar tuz lambası alıyorlar. Niye aldınız diyorum. Hocam tuz lambasının faydası varmış diyor.

Nurcan Arslan: Onu da soracaktım. Çok fazla satılıyor böyle özellikle tatil bölgelerinde her yerde de var marketlerde de var, aktarlarda da var. Tuz lambası astıma, bronşite bire bir.

Ahmet Akçay: Şimdi bunlara biz artık yani biz tasrif etmiyoruz. Neden tasrif etmiyoruz? Yani orada iyonlarla işte etkili olduğu söyleniyor ama bunun bilimsel kanıtı yok . bunun bir bilimsel faydası yok. Ama bakıyorum diyorum almışsın çok güzel bir dekor olabilir diyorum güzel bir dekor oraya koyabilirsin. Yoksa bunun karşıya koyduğunuz bir lambanın çocuğun akciğerlerine nasıl faydası olsun? Kaç tane astımlı çocuk da tedavi yaptınız? Kaç tanesine uyguladınız? Yani bir bilim demek faydalı olduğunu göstermek için önce yüz tane astımlıya tuz lambası vereceksiniz yüz taneye vermeyeceksiniz o yüz tane tuz lambası kullanan çocuklarda belirgin derecede faydalı olduğu ortaya çıkacak ki bizde diyeceğiz ki bakınız işte burada deyip tuz lambasını önerelim. E öyle bir şey yok ama biz tuz lambasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Nurcan Arslan: Hocam ben klinik psikolojisinde yaşlıların depresyonunu ölçerken canım çıkmıştı yani Alzheimer demans olmayacaktı. Üç yüz huzur evinde yaşayan yaşlı ve üç yüz sağlıklı evinde beraberinde oğlu geliniyle yaşayan yaşlıyı araştırdık. Üç yüz yani en az üç yüzdü ve bu anket çalışmaları bile hani bunu yapıp da ölçeklendirme de bir kanıya bir doğruluğa varabilmek adınaydı. Yoksa bunlar evet çok doğru söylüyorsunuz bilim adına falan değil. Bir şey satılıyor sonuç çok iyi deniliyor ucuz şeylerde değil bunlar. İnsanlarda çare diye her şeyi alıyorlar. O kadar yıllarınızı veriyorsunuz ve profösör olmak çok kolay bir şey değil bunu biliyorum ve saygı duyuyorum.Emek veriyorsunuz ve hala araştırıyorsunuz ve öğretim görevlisisiniz ve doğru bilgilerinizle insanlara eğitim veriyorsunuz ve çoğu insanları bu mesleğe kazandırıyorsunuz ayrıca teşekkür ederim. O yüzden hani doğru ellerde doğru bilgilerin sunulması çok önemli sorulması çok önemli. Bir de bunlarla uğraşıyorsunuz  yanlış bir şeylerle . Hani şunu yapayım mı bunu yapayım mı gibilerden de sorulara da maruz kalıyorsunuz. O yüzden işiniz e zor diye bakıyorum yani.

Ahmet Akçay: Zor ama şimdi bizde yeterince bu da belki bizim eksikliğimiz. Biz bunlara dikkat çekmediğimiz için öteki de buradan faydalı olacağını düşünüyorum deyip oradan şu şu sebepten dolayı faydalıdır diyor oradan pazarlama yapılıyor. İnanın ki benim bile sosyal medyamdan bir astımla alakalı haber paylaşıyorum. Hemen altında tuz lambası faydalıdır hemen paylaşılıyor. Sen benim orada nasıl bir reklam yapabilirsin yani bu nasıl bir şey böyle reklamlarla karşı karşıya kalıyoruz maalesef. Ama burada bir denetleme mekanizmasının olması gerekiyor. Çünkü sağlıkla uğraşıyoruz. İnsanlar umut duyuyorlar insanların umutlarını da bizim kötüye kullanmamamız gerekiyor. Eğer faydalı olduğunu düşünüyorsanız bunun çalışmasını yaptıracaksınız . tuz lambası diyelim ki faydalı olabilir faydalı olduğunu düşünüyorsanız mekanizması ürününüze güveniyorsanız o zaman ne yaptıracaksınız astımlı hastalarda çalışma yaptıracaksınız bilimsel. Bilimsel yaptırırken de siz e bilmeyeceksiniz doktor da bilmeyecek hangisinin tuz lambası olup olmadığını. İki taraf da bilmeyecek. O veriler gelecek o veriler analiz olacak. Analiz olduktan sonra da faydalı olduğunun ortaya çıkması gerekiyor. Faydalı olduğu ortaya çıkmadan ben tuz lambasının faydalı olduğunu düşünüyorum. Yok böyle bir şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki diğer şeylerde aldığım sorularda da hocam kaz tüyü yastıklar veya çocukların kullandığı yastıklarda da genelde tama yatak ama yastıkta da bire bir nefes aldıkları içinde ebeveynler çok merak ediyorlar. Yastıktan da o şeyi alabilir mi? Ne yapacağız? Ya orada da bir bakteri varsa ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Şimdi insanlar o kadar da korkmasınlar. Yani şimdi bir kere genetik eğilimi olanlarda ailesinde anne de baba da alerjik hastalığı olanlarda bir kere çarşafların kılıflarını 60 derecede yıkamaları yeterli ve çift durulama yapmaları yeterli. Bunun dışında gidip de çok da fazla tedirgin olup bazı önlemler almaya da gerek yok. Bazı şeyler mitea karşı değil alerjikse zaten biz onlara anti alerjik kılıf veriyoruz. Anti alerjik kılıf nedir? Sıkı dokunmuştur ve o mikroplar o tozların içinde sekiz bacaklı olan gözle görülemeyecek kadar küçük mitelar yüzeye çıkmasını engelleyecek kadar sıkı dokunmuş oluyor. Önce onları geçirttiriyoruz yastığa yatağa ve yorgana. Onun üzerine normal nevresimlerim geçirttiriyoruz normal nevresimi haftada bir anti alerji kılıfı altı ayda bir 60 derece yıkatıyoruz. Yani bu tür önlemler alabiliyoruz onun için yani ben şu yastık da yatarsam sıkıntı olur bunda yatarsam şey olur diye bu tür gereksiz yere para harcamaya gerek yok. Bakıyorsun bazı aileler diyor ki anti bakteriyel ben yatak aldım diyor pardon anti alerjik aldım diyor. Bakıyorsun anti alerjik yatak demek dokunmayla alerjisi olmayan demek yani onun için bu kadar yani o miteların yaşamasını engellemiyor anti alerjik olan.

Nurcan Arslan: Şimdi orada ki düşünüyorum ebeveynleri de düşünüyorum çocukları da mini minicik astım hastalığıyla deyince anne baba çok üzülüyor. Yani kendi çocuğumuza bir şey olduğu zaman aman ben hasta olayım onun yerine falan diye düşünüyoruz. Şimdi onlarda kendince tedavi ettirse bile işte ekten ne yapabiliriz işte şunu yapalım şu bitki iyi gelir mi bu böyle yapalım. Kendilerini iyi hissedebilmek için her halde onlarla mücadele etmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Evet vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar.

Nurcan Arslan: Vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Çocuklar her şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki hocam bunların krizlerinde dönemsel krizler falan olabilir mi? İleri aşamaları olabilir mi?

Ahmet Akçay: Neyin?

Nurcan Arslan: Astımın

Ahmet Akçay: Astımın tabi ki krizler bazen çok ilerleyebiliyor. Tedavi olmazsan eğer tabi ki ilerleyebiliyor. Sık sık öksürmeler nefes sıkışmaları spor yapamama gibi durumlar olabiliyor. Onun için doğru tedavi çok önemli. Bu tedavide de öncelikle korunma tedavisi, ilaç tedavisi ve alerji aşısı tedavisinin eğer gerekliyse alerjisi varsa aşı tedavisi yapılması gerekiyor. Ve burada da alerji aşılarına bakıyoruz tedavide çok etkili oluyor özellikle alerjik nezle de alerjik astım da faydalı oluyor fakat burada maalesef bunun uzmanı olmayan yani 18 yaşına kadar olanlarda normalde çocuk alerji uzmanları, 18 yaşından büyüklerde de yetişkin alerji uzmanlarının bu kararı vermesi gerekiyor. Ama bakıyorsunuz hiçbir alerji ile alakalı bu konu da eğitimi olmayan bir çok hekim de aşı tedavisi vermeye çalışıyor bu sefer ne oluyor? Gereksiz olan kişilere alerji aşı tedavisi veriliyor bir faydası olmuyor veya yanlış karışımlar ayarlanıyor yine olmuyor. Çünkü bunun çok düzgün bir elde kararının verilmesi tedavisinin planlanması hangi aşının yapılacağına kararının verilmesi gerekiyor. Ondan sonra tedavi de başarı elde etmek gerekiyor. Ve alerji aşılarının astımlarda %70 ‘e yakın faydası oluyor ve alerjik nezlelerde %90’ a yakın faydası oluyor. Çünkü alerji aşıları şikayetleri engelliyor, ilaç ihtiyacını azaltıyor ve hayat kalitesini muazzam derece de rahatlatıyor. Düşünün polenlere bağlı öksürüyorsun nefesin sıkışıyor şuanda bahar herkes geziyor dışarı da sizin polenlere alerjiniz var dışarıya çıkamıyorsunuz nasıl olacak bu?

Nurcan Arslan: Evet bu bahar alerjisi

Ahmet Akçay: Evet bahar alerjisi nasıl olacak ki? Yani bunu ne yapıyoruz? İşte biz bir korunma tedavisi öneriyoruz diyoruz ki dışarı çıkarken gözlük takın, burnunuzdan nefes alıp verin. Bunun dışında eve gidince akşam muhakkak duş alın, kıyafetlerinizi değiştirin ki kıyafetlere de polenler yapışıyor bunlara önem veriyoruz bunun dışında evin havalandırılmasını gün battıktan sonra yapın ki diyoruz polenler çünkü gündüzleri en fazla oluyor. Özellikle havanın sıcak olduğu zamanlarda havalandırmayın diyoruz ve ilaç tedavisi veriyoruz ve alerji aşıları verip artık polenlere karşı dil altı tablet aşılar var. Dil altı tablet aşısını veriyorsunuz o kendi kendine eriyor artık iki dakika da ve bunu düzenli olarak kullandığı zaman artık ne şikayetiniz oluyor çimenlerde geziyorsunuz problem olmuyor yatıyorsunuz problem olmuyor ve ilaç ihtiyacınız ortadan kalkıyor ve de hayat kaliteniz son derece düzeliyor. Çünkü okula giden çocuğu düşünün okula gidiyor sınav çözecek bahar mevsiminde sınava girmiş burnu akıp duruyor o çocuk nasıl soruları düşünsün? Veya akşamları burun tıkanıklığından dolayı uyuyamamış sabah kalkmış uyku sersemi nasıl ders dinlesin sabah? Yani bütün bunların için doğru teşhis, doğru korunma, doğru ilaç tedavisi ve alerji aşısı gerekiyorsa alerji aşısı. Bakıyorsun polenler çıktığı zamanlar şikayeti olmuyor ama alerji testinde polen alerjisi çıkmış gidiyor ona aşı tedavisi uyguluyor bir faydası yok ki. Bahar döneminde şikayeti olmayan bir çocuğa nasıl tedavi verebilir? Tedavi ancak şikayet oluyorsa vermek lazım.

Nurcan Arslan: Örneğin bahar döneminde şikayeti var o zaman her bahar döneminde bu aşı yapılacak mı? Bir kere mi yapılıyor bu aşı?

Ahmet Akçay: Ne yapılıyor? Bu bahar alerjileri oluyorsa çeşitli yöntemler var. Dil altı tablet aşısı kullanılacaksa mesela ne yapıyoruz? Üç yıl boyunca dil altına her gün sabahları aç karnına bir tane koydurtturuyoruz veya enjeksiyon aşıları bahar öncesi olan var yıl boyu olan formlar var. Bazen mevsim öncesi iki ay boyunca ne yapıyoruz? Ocağın başında başlıyoruz marta kadar işte bu dönemde alerji aşısını enjeksiyon aşı yapıyoruz ve bahar döneminde şikayetlerinin olmasını engelliyoruz böyle üç yıl üst üste yapılan böyle bir fayda elde edebiliyoruz. Hayat kalitesi artıyor çünkü çocukların immün sistemi her geçen gün düzeliyor ve 12 yaşında olgun hale geliyor onun için bu olgun hale gelinceye kadar alerji aşılarıyla belki iyi tarafa kaydırma şansımız oluyor. Çünkü çocuklar daha çok fayda görüyor yetişkinlerde fayda görüyor ama çocuklar daha da fazla fayda görüyor

Nurcan Arslan: Hocam ismini vermek istemeyen bir izleyicimiz telefonla bağlanmış ve size sormamızı istemiş. Tansiyonla da astım alerjisinin alakası var mı?

Ahmet Akçay: Ney ile?

Nurcan Arslan: Tansiyon. Yüksek tansiyonun astım alerjisinin her hangi bir ilişkisi var mıdır? Tetikler mi?

Ahmet Akçay: Yüksek tansiyon stresten dolayı etkileyebilir. Yüksek tansiyon olunca ne oluyor? Tabi stres oluyor ondan dolayı astım hastalığında sıkıntı olabilir. Tansiyon olan da stres de fazla olur ondan dolayı etkilenebilir çünkü astımı tetikleyen faktörlerden biri de psikolojik nedenler. Psikolojik nedenlerde etkili oluyor. Heyecan, aşırı stres, aşırı sıkıntı, fazla gülme bunlarda etkiliyor.

Nurcan Arslan: Fazla gülmek de?

Ahmet Akçay: Fazla gülmek de evet fazla gülmekte etkileyebiliyor çünkü mutlulukta etkileyebiliyor

Nurcan Arslan: Her şey etkileyebiliyor evet zengin hastalığımı ne?

Ahmet Akçay: Sosyete hastalığı narin

Nurcan Arslan: Peki hocam biz bu hastalığı ömür billah mı çekeceğiz? Yüksek, düşük seviyelerde ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Astım hastalığını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir ama bu astım hastalığı doğru teşhis koymak gerekiyor birçok astım hastalığı teşhisi konulan hasta var ki çoğu gerçek astım hastalığı değil. Bakıyorsun iki kere öksüren hastalığa hemen astım teşhisi konulup ne solunum testi yapılmış ne alerji testi yapılmış ne kan testi yapılmış astım diye gezen torbalarca ilaçla gezen dünya kadar insan var. Onun için doğru teşhis doğru ilaç tedavisi vermek için önce bir iyice incelenmesi gerekiyor.

Nurcan Arslan. Çok doğru. O zaman kişiler doğru noktalarda kimlere gidecek? Hangi bölümlere gidecekler?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere çocuğumuzda alerjik bir durum düşünüyorsak doğumdan 18 yaşına kadar olanlarda bunun uzmanlığı çocuk alerji uzmanı. Çocuk alerji uzmanı kimlerdir? Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olduktan sonra alerji konusu immünoloji konusunda i

Üst ihtisas yapıp bu konuda uzmanlık diploması alan uzmanlarımız çocuk alerji uzmanı diyoruz. Hem çocuk hastalıkları uzmanı olacak hem de dediğim gibi üzerine bir üst ihtisas daha yapması gerekiyor bir uzmanlık diploması alması gerekiyor. Yetişkin alerji uzmanı yani 18 yaşından büyüklerde iç hastalıkları uzmanı, dermatoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanlarından üst ihtisas olarak alerji ihtisası alerji immünoloji ihtisası yapıp bunun uzmanlık diploması alması gerekiyor ve genelde de bunların diplomaları olduğu için genelde mühürlerinde de alerji uzmanı diye yazar zaten

Nurcan Arslan: Peki şimdi çocuklar için olanını konuşalım. Çocuklar için olanlar ihtisaslarını da yaptıkları kişilere alerji uzmanları gidiyorlar. Peki bu alanlarda gribe de işte bronşit çok sık oluyorsa zatüre çok sık oluyorsa ve astım şüpheleri varsa her bir şeyde bu alan bakıyor zaten

Ahmet Akçay: Evet. Bunlara çözüm bulunması gerekiyor zaten. Daha sonrasında çözüm teşhis bulunduktan sonra ondan sonra çocuk doktorları bunu takip edebilir. Birlikte çocuk alerji uzmanlarıyla çocuk doktorları birlikte takip edebilir. Her zaman çocuk alerji uzmanları devamlı takip olmasına gerek yok. Çünkü artık teşhis konulmuş tedavisi planlanmış o zaman daha az oranda çocuk alerji uzmanlarına daha sık zamanlarda da çocuk doktorlarına takipte olabilirler. Çünkü burada önemli olan teşhisin konulması tedavinin planlanması gerekiyor. Çünkü çocuk doktorları genelde yetişkinler ne yapıyorlar? Çocuk alerji bölümünde bir iki ay kadar bir rotasyon yapılıyor. Rotasyon döneminde hangi birini öğrensinler ama çocuk alerji ve immünoloji uzmanları bütün şeylerinde bunun eğitimini alıyorlar ve bitirdikten sonra sadece alerji ve immünoloji hastalıkları üzerine gelişmeleri takip ediyorlar ondan dolayı muazzam derecede bir fark oluyor arada. Onun için bu gözdenin yani her şeyin bir doğrusu iki kere iki dört etmiyor. Onun için iyi değerlendirmek gerekiyor onu değerlendirmek için de tecrübe çok önemli ve eğitim çok önemli. Bu alerji aşılarının eğitimi sadece çocuk alerji uzmanları alıyor. Hiçbir uzmanlık normalde almıyor onun için bunu en iyi yapanda çocuk alerji uzmanlarıdır.

Nurcan Arslan. Peki hocam şöyle mantıklı değil mi o zaman. Çocuğumuz doğduğu an itibaren hastalanıyorsa hırıltıları varsa işte gribal bir şey varsa direk size getirmek mantıksız değil mi? Zaten siz yönlendirmişsiniz.

Ahmet Akçay: Biz ne yapıyoruz? Üç veya daha fazla hırlama atağı oluyorsa sık sık öksürüyorsa, nefes sıkışmaları oluyorsa, çocukta egzama oluyorsa, besin alerjisi oluyorsa, alerjik nezle oluyorsa, ilaç alerjisi oluyorsa, kurdeşen oluyorsa, temasa bağlı cildinde alerji oluyorsa bunları zaten çocuk alerji uzmanlarının incelemesi gerekiyor teşhis koyması gerekiyor. Çünkü bunların asıl konuları bu

Nurcan Arslan: İşte bende o yüzden diyorum ki sizlere gelmeleri en doğru siz zaten gereken yerde doğru yönlendirirsiniz. Çünkü çocuklara antibiyotik hemen başlanılıp yüklenmesi ve onların sağlığını da diğer organları da tehlikeye düşürtecek işlem yapılmasını engelleyecek diyoruz

Ahmet Akçay: Evet

Nurcan Arslan: Hocam çok teşekkür ederim

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Nurcan Arslan: Bilgilerinizden dolayı çok zevkli bir programdı. Sevgili izleyiciler yarın görüşmek üzere sevgiyle kalın.

a74aa1c5-cb72-45d5-964e-9dedb73d0cfa

Astımlı Çocuklar Spor Yapabilir Mi?-Sports Tv

Yeliz Karakaya: Spor ve sağlıktan hepinize mutlu günler. Bugün İstanbul Alerji Merkezi’ ndeyiz ve Prof. Dr. Ahmet Akçay ile birlikteyiz. Malum bahar ayı yaklaştığında alerjik semptomlar da ortaya çıkabiliyor. Bizde bugün alerji ve astım ve sporla ilgili sorularımızı doktorumuza yönelteceğiz. Hoş geldik diyorum aslında ben

Ahmet Akçay: Evet. Hoş geldiniz

Yeliz Karakaya: Nasılsınız?

Ahmet Akçay: Teşekkür ediyorum siz nasılsınız?

Yeliz Karakaya: Bizlerde çok iyiyiz hocam. Hocam önce isterseniz dediğim gibi yaklaşan bahar ayından bahsettik polenlerden bahsettik ve ortaya çıkan bazı alerjik semptomlar var. Biraz alerjiden bahsedebilir misiniz öncelikle?

Ahmet Akçay: Alerji vücudun çevremizde bulunan alerjenlere aşırı tepki vermesine diyoruz. Örneğin bir bahar alerjisinde polenlere karşı vücudun aşırı tepki vermesine bahar alerjileri diyoruz. Tabi ki mevsim bahar, bahar ayları mart nisanda mayıs da polenlere karşı alerjisi olanlar için bir kabus haline geliyor. Ne oluyor? Bahar alerjileri olanlar özellikle burunda kaşınma, nezle, burunda tıkanma, gözlerde sulanma, boğazda gıcıklanma, sık sık burunda kanama, gözlerde sulanma, kaşınma hatta nefes sıkışması, öksürük gibi belirtiler ortaya çıkıyor.

Yeliz Karakaya: Alerjik semptomlar her bünye de olabilecek semptomlar mı hocam? Bunlar bizim doğuştan getirdiğimiz semptomlar mı yoksa sonrasında da ortaya çıkabiliyor mu?

Ahmet Akçay: Bu herkes de olmuyor bunun asıl nedenlerinden en önemlisi genetik. Eğer anne de veya baba da alerjik bir hastalık varsa çocuk da alerjik durumlar gelişme riski %30 ile %50. Eğer hem anne hem baba da alerji varsa bu risk %80 ‘ e çıkabiliyor. Onun için genetik en önemli. Tabi ki sadece genetik ile açıklamak mümkün değil çevresel faktörlerle de açıklamak lazım. Eğer ilk iki yaşta gereksiz antibiyotik kullanılmışsa ve çevrede ki alerjenlerle fazla temas olmuşsa, hava kirliliği ile temas olmuşsa, fast food türü beslenme olmuşsa, sezeryan doğum, erkek cinsiyet bunlar gibi bir çok risk faktörleri de alerjik hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Yeliz Karakaya: Size gelen hastalarınıza baktığımız da hocam ne kadarı bilinçli polene karşı alerji olduğunun farkında yada yani bu alerjik semptomları taşıdığının ve alerji olduğunun farkında aslında?

Ahmet Akçay: Şimdi büyükler genelde aldırış etmeyebiliyor kendileri için yani eğer kendimizde burunda kaşınma, hapşırma varsa pek aldırış edilmiyor. Ama çocuklarda aldırış edilebiliyor. Çocuklarımız çünkü bizim için çok daha değerli. Çocuklarında genelde önemsiyorlar ama tabi burada da önemsiyorlar ama nereye gideceklerini tam bilemiyorlar. Orada sıkıntı yaşıyorlar. Bu çocuklarda ki çünkü alerjiler çocuğun hayat kalitesini çok etkiliyor okul başarısını etkiliyor, hayat kalitesini etkiliyor, okula devamsızlığı etkiliyor bir çok faktörden dolayı çocuğun hayatını etkiliyor.

Yeliz Karalaya: Zaten yapılan araştırmalarda da hocam özellikle bu çocuklarda görülen alerjik semptomların onların derslerine sınavdaki başarılarına bile gerçekten yansıdığı yönünde ilerliyor

Ahmet Akçay: Tabi düşünün ki çocuğun alerjik nezlesi var burun tıkalı, gözler sulanıyor gece yattı burun tıkanıklığından dolayı uyuyamıyor. E çocuk tabi ki uyuyamadığı için sabah yorgun uykusuz olarak okula gidiyor okulda uyumaya başlıyor, uyurken de bir taraftan ders dinlemesi etkileniyor bir taraftan da bir taraftan burun tıkalı akıyor çocuk nasıl ders dinlesin? Nasıl başarılı olsun? Tabi ki okul başarısı etkileniyor hele birde sınav zamanında da bu olursa düşünün sınavda testleri çözerken burunun aktığını, burnunun tıkandığını, gözlerinin sulandığını düşünün. Nasıl başarılı olsun? Konsantrasyon bozuluyor, kalite bozuluyor onun için hayat kalitesi için aslında çok önemli. Düşünün ki gittiğimiz bir işte çalışırken burnumuzun aktığını, tıkandığını bir ruhen sıkıntı çekeriz ve işe konsantrasyonumuz azalır onun için hayat kalitesinin artması için bir nedenin bulunması nedenin bulunduktan sonra da düzgün bir tedavinin yapılması gerekiyor

Yeliz Karakaya: Var olan alerjik semptomları da bir önlem almazsak bunların bir tedavisini uygulamazsak ileride astıma çevirebiliyor mu?

Ahmet Akçay: Evet. Eğer alerjik hastalıların önlemini almazsak tedavisini yapmazsak çok kolay sinüzit ortaya çıkar. Sinüzit ortaya çıktığı zaman ne olur? Sinüzit baş ağrısı yapar ve menenjite kadar ilerleyebilir. Bunun dışında geniz etini büyütebilir küçük çocuklarda. Çünkü arkaya doğru durmandan akıntı oluyor ve geniz etinde büyüme nedeniyle horlamaya neden olabilir. Ağız kokusuna neden olabilir çünkü sinüzit ağız kokusu da yapabilir bunun dışında alerjik nezlelerin her beş çocuktan bir tanesini daha sonra ki ileri hayatlarında astıma dönebiliyor bunun için astıma dönmesine neden olabiliriz. Ve eğer astımı varsa çünkü bahar alerjileri polen alerjilerine bağlı astımda olabiliyor. Astıma var ve tedavi ettirmiyorsak akciğerlerde kalıcı hasarlar ortaya çıkabilir ve kalıcı hasarlardan dolayı da artık biz iyileştirsek bile çocuğu o kalıcı hasarlardan dolayı bütün ömür boyu akciğerlerde hasarlardan dolayı öksürük ortaya çıkabilir. Kolay zatüre olurlar özellikle astımlıların tipik belirtilerinden bir tanesi de sık sık zatüre olurlar, akciğerde enfeksiyon oluşur. Onun için bir tedavisinin yapılmasında fayda var

Yeliz Karakaya: Evet astımdan da biraz bahsetmek istiyorum hocam ama ondan önce bu bahar alerjisi içinde hangi önlemler alınabilir neler tavsiye ediyorsunuz ve bunun ilaçla da bir tedavisi var mı?

Ahmet Akçay: Bir kere bahar alerjisi diyebilmek için öncelikle teşhis konulması lazım. Teşhis için biz alerji testi yapıyoruz. Genel de bahar alerjileri için polen alerjileri için testler her yaşta yapılabilmekle birlikte genelde iki üç yaşından sonra yapıyoruz. Çünkü baharla karşılaşması polenle karşılaşması gerekiyor en az iki kere ki alerji ortaya çıkabilsin. Bu alerji testinin de doğumdan 18 yaşına kadar olanlarda çocuk alerji uzmanlarınca 18 yaşından büyüklerde de yetişkin alerji uzmanlarınca yapılmasında fayda var. Çünkü bu teste göre neye alerjisi olduğu bilinecek ve alerji aşısı gerekiyor mu alerji aşısı gerekiyorsa da hangi alerji aşısının yapılmasının kararı verilecek . Onun için test çok önemli. Sadece test yapmakla teşhis konulmuyor. Bakıyorsunuz alerji testinde alerji var ama şikayet yok baharda. E buna da boşu boşuna aşı vermeye, tedavi vermeye gerek var mı? Yok. O hassasiyeti gösteriyor sadece test teşhis koydurtturmuyor. Onun için o  kişinin kliniği bulguları da önemli. Ve teşhisi koymuşsak eğer bu alerji testinin neye alerji çıktı? Örneğin ağaç alerjisi mi? Ağaç alerjisi en erken başlar yani şubatta martta bu ağaçlara bağlı polenlere bağlı alerjisi olanlarda şubatta martta şikayetler başlar çimenlere ve otlara olanlarda ise genelde nisanda mayıs da başlar. Yabani otlara bağlı olanları ise temmuz ağustos da ortaya çıkar. Biz nete alerjisi olursa o kişinin ne zaman belirti vereceğini de anlayabiliyoruz. Onun için buna göre önlem almamız gerekiyor. Ve önlem olarak da bir kere hava sıcakken ev diyelim çıktı sokağa çok güzel hava sıcak polenlerin en fazla olduğu dönemler o zamanlar oluyor. Ne yapmamız gerekiyor? Bir kere dışarıya çıkarken gözlük takmamız gerekiyor. Çocuksa eğer çocuğun sevdiği bir gözlüğün takılması gerekiyor ve gözlük takılınca polenlerin göze yapışmasını engelliyor. Dışarıda bulunduğumuz süresince burnundan nefes alıp verilmesi önemli çünkü burun kılları bu polenleri filtre gibi tutabiliyor. Bunun dışında dışarı da kaldığımız süre boyunca elimizi bol bol su ile yıkamamız ağzımızı burnumuzu su ile gargara etmemiz fayda sağlayabilir. Bunun dışında dışarda hava sıcakken kalmışsak eve gittikten sonra kıyafetlerimizi değiştirelim ve duş alalım çünkü polenler kıyafetlere de yapışıyor ve evde içeriye girdiğimiz zaman ayakkabıları mümkünse oda  içine koymayalım ev içine almayalım çünkü ayakkabılara da polenler yapışıyor. Onun dışında çamaşır kuruturken de hava ile temas eden balkonda, yerlerde çamaşırları kurutmayalım çünkü bu çamaşır kururken de polenler yine çamaşırlara yapışır. Yapıştığı içinde sıkıntı var ondan dolayı kapalı yerlerde kurutmak da fayda var ve bir de otomobille çocuklar seyahat ediyorsa veya alerji varsa otomobil ile geldiğimiz için polen öncesi polen filtrelerimizi değiştirelim onlarda önemli. Evin havalandırmasını da genelde gün battıktan sonra yapalım. Sabahın erken saatlerinde polenler fazla oluyor eğer pencereleri açarsak tabi ki bu açıldığı zaman ne olur? Polenler içeriye girer rahatsız eder onun için gün batımından sonra genelde havalandıralım ve  hava temizleme cihazları da eğer çok fazla alerjimiz varsa hava temizleme cihazları kullanalım o polenleri temizlemesine katkıda bulunabiliriz

Yeliz Karakaya: Bir test yaptırmaya kalktığımızda bir sürü şeye karşı alerjimiz çıkabiliyor. Türkiye de de özellikle kedi olsun klima olsun parfüm olsun toz alerjisi olsun gerçekten çok fazla var. Baktığınız zaman yine hastalarınızda en çok gözle görülen alerjik durum neyden kaynaklı oluyor?

Ahmet Akçay: Şimdi burada alerjinin tipine bakacak olursak şehrin hangi şehirde yaşadığımız önemli. Eğer deniz kenarında olan bir şehirde yaşıyorsak en sık alerji ev tozu içindeki mitelara bağlı. Mitelara bağlı alerjiler eğer deniz kenarında değilse orta alanlarda örneğin Konya, Gaziantep gibi yerlerde ise en fazla polen alerjileri ortaya çıkıyor. Yani burada yaşadığımız şehrin nerede olduğu önemli. Genelde deniz kenarı olan yerlerde nem fazla olduğu için genelde mitelara karşı alerji en fazla oluyor. Gıda alerjileri özellikle ilk üç yaşta ortaya çıkan bir alerjidir genelde çocukların %5, %6 ‘ ında gıda alerjisi vardır ve en sık da süte karşı yumurtaya karşı alerjisi olur. Yaş büyüdükçe genelde dört beş yaşından sonra gıda alerji oranı %1 den daha azdır ve büyük yaş grubunda genelde kuruyemişlere karşı bunun dışında kabuklu deniz hayvanlarına karşı, balıklara karşı, meyvelere karşı daha fazla oluyor.

Yeliz Karakaya: Hocam biraz da astımdan bahsetmek istiyorum aslında çünkü günümüzde de bu ön yargıları sizde kırmaya çalışıyorsunuz eminim ama hala astım hastalarının özellikle sporla bağdaştırdığımız zaman çok fazla spor yapmaması, hareket etmemesi gibi de böyle bir söylemler var. Öncelikle biraz astımdan bahsedelim isterseniz. Sporun astıma da etkisinden de bahsedebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Evet. Astım demek bu çocuğun çevremizde ki alerjenler nedeniyle akciğerlerde hasar gelişmesi neticesiyle akciğerlerin aşırı hassaslaşması ve bunun sonucu olarak da sık sık öksürük, nefes sıkışması, akciğerlerde hırıltı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalığa astım diyoruz. Akciğerlerde tabi ki bir hassasiyet olduğu için egzersizle de bronşlarda daralma oluyor. Bronşlarda daralma olmasından dolayı da şikayetleri çıktığı içinde anneler tabi ki ne diyor? Spor yapmasın diyor. Ama burada bir çelişki var. Neden derseniz? Eğer çocuk spor yapmazsa ne olur? Kilo alır. Kilo alınca ne olur? Astım daha da ağırlaşır verdiğimiz tedavi de fayda etmemeye başlar . Çünkü bu fazla kilolar ne yapıyor? O yağ hücreleri astımı ağırlaştıran alerjiye neden olan bazı maddeler salmaya başlıyor. Bu maddeler astım hastalığının kötüleşmesine neden oluyor. Bunun dışında bu fazla kilolar bronşları daraltıyor buda yine akciğerlerin daralmasını kolaylaştırıyor ve fazla kilo reflüye neden oluyor. Reflü de aynı şekilde yine astımın ağırlaşmasına neden oluyor ve verdiğimiz ilaçlarda artık etki etmemeye başlıyor fazla kilolularda astım ilaçlarının etkisi de azalıyor. O zaman ne yapmamız gerekiyor? Tabi ki egzersiz yapmamız gerekiyor çünkü egzersiz astımlılarda direnç oluşturuyor akciğerleri kuvvetlendiriyor, onun için bu sporu yapmak gerekiyor. Ama ne zaman? Akciğerler normal kapasiteye ulaşmışsa yani tedavi ile kontrol altına alındıktan sonra sporu öneriyoruz

Yeliz Karakaya: Astım hastaları en çok hangi sporları yapmalı sizce?

Ahmet Akçay: Astımlılar her türlü sporu yapabilir sadece bir tek sporu yapamaz. Bu spor dalmadır. Dalgıçlığı önermiyoruz. Neden? Çünkü dalgıçlıkta akciğerler hassas olduğu için akciğerlerin hasar görme şansı çok fazla oluyor. Onun için tek önermediğimiz spor dalı dalmaktır tüp ile dalmak. Bunun dışında bütün sporları yapabilir ama biz soğuk hava da kış sporlarını çok önermiyoruz. Ama tabi ki yapabilir, her türlü sporu yapabilir ama genelde soğuk hava da yapılan sporları çok fazla tavsiye etmiyoruz. Bunun dışında bisiklet sporunu çok tavsiye etmiyoruz ama yüzmeyi en çok tavsiye ettiğimiz spor dalı. Yüzmek. Neden yüzmeyi tercih ediyoruz? Çünkü yüzmekte nefes alıp verme egzersizleri oluyor. Nefes alıp verirken akciğerlerin kapasitesi genişliyor akciğerler kuvvetleniyor ve astımlılardaki tedavi şansımız daha da artıyor onun için yüzmeyi tavsiye ediyoruz ama basketbol, voleybol, tenis de tavsiye edilebilen önemli spor dallarından bir tanesi

Yeliz Karakaya: Astımlı hastalar hocam bir çok spordan bahsettik özellikle hepsini yapabilirler dediniz birkaçına dikkat etmek şartıyla. En çok spor yaparken nelere dikkat etmeleri gerekiyor?

Ahmet Akçay: Astımlı çocuklar da eğer polen alerjisi varsa polenlerin yoğun olduğu zamanlarda dışarda spor yapmamaya gayret göstersinler genelde kapalı yerlerde yapmaya çalışsınlar. Bunun dışında spor yapmadan önce 30 dakika önce örneğin spor yapmaya gideceğiz evde bir 15 dakikalık ısınma hareketleri yapsınlar hafif terler gibi olalım 15 dakika, ondan sonra spor yapmaya giderken 15-20 dakika zaten zaman geçecektir. 30 dakika öncesinde yapılan ısınma hareketleri o kişinin egzersiz kapasitesini çok arttırıyor, nefes sıkışmasını azaltıyor. Eğer her spordan önce sıkışma oluyorsa da spor yapmadan 5-10 dakika öncesinde de nefes açıcı spreyler kullansınlar iki paf alsınlar ve ondan spor yapsınlar ve spor yaparken de yanlarında eğer astımımız varsa muhakkak nefes açıcı spreyi de yanlarında bulundursunlar çünkü spor yaparken sıkışma da olabilir. Genelde de sıkışma spor başladıktan sonra 5-10 dakika içerisinde ortaya çıkabiliyor ve bu 30 dakika bir saat kadar sürebiliyor onun için yanlarında bu nefes açıcı spreyleri bulundurmayı unutmasınlar

Yeliz Karakaya: Polen alerjisine karşı yapılan aşıların ne kadar etkisi olur hocam?

Ahmet Akçay: Polen alerjilerinde tabi ki ilaç tedavisi faydalı ancak bu biz tedavi ettikçe yine tekrarlayacaktır bunu tamamen ortadan kaldırmak ve kişinin hayat kalitesini arttırmak, şikayetlerini ortadan kaldırmak, ilaç ihtiyacını azaltmak için alerji aşıları ile tedavi edilebiliyor. Alerji aşıları alerjik nezle de astımda, göz alerjilerinde kullanılabilinir. Bunun için alerji aşıları dil altı tablet aşı ve cilt altı enjeksiyon aşı olarak iki grupta ayrılabilinir. Bu tedavinin başarılı olabilmesi için bu tedavinin alerji uzmanlarınca yapılması çok önemli. Eğer alerji uzmanlarınca yapılmamışsa o yapılan alerji karıiımı düzgün hazırlanmamışsa e tabi ki de bunun faydalı olması beklenemez. Çünkü bunun eğitim alan uzmanlarca bu konu da eğitim alan uzmanlar da alerji uzmanları olduğu için bu uzmanlarca yapılmasında fayda var

Yeliz Karakaya: Peki hocam şöyle kafa karışıklığı oluyor onu da söylemek istiyorum hemen. Bu tende de görülebilecek bir şey dokuda da olduğu için alerji uzmanını seçmek yerine gidip dermatoloğa gözükebiliyorlar zaman zaman. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz? Bunun farkına nasıl varabilirler? Gittikleri doktorun mu onları yönlendirmesi gerekiyor bu konuda da?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere alerji konusunda eğitim alan uzmanlar çocuk hastalıkları uzmanlarından sonra uzmanlığından sonra çocuk alerji uzmanları için eğitim alan uzmanlara alerji uzmanı diyoruz. İç hastalıları, göğüs hastalıkları ve dermatoloji uzmanlarında da alerji uzmanlığı eğitimi alan uzmanlara da yetişkin alerji uzmanı diyoruz. Bu alerji uzmanlığını alanlar bu konu da tecrübeliler ama sadece üst ihtisası olmayan alerji uzmanı olmayan, dermatoloji uzmanı olmayan astım tedavi etmesi, alerjik nezle tedavi etmesi çok doğru bir yaklaşım değil çünkü şimdiye kadar bunun eğitimini almayan bir kişinin bu konularda tedavi yapmaya çalışması tabi ki tedavinin başarısını çok etkileyecektir. Onun için biz bunu tavsiye etmiyoruz

Yeliz Karakaya: Son olarak şunu da sormak istiyorum hocam size nasıl ulaşabilir izleyenler.

Ahmet Akçay. İstanbul Alerji Merkezi denildiği zaman zaten rahatlıkla internetten bulabilirler. Bunun dışında yerimizde bizim Teşvikiye de City’s Avm’ nin karşısında çok rahatlıkla her yerden ulaşabilirler

Yeliz Karakaya: Değerli bilgileriniz için çok teşekkür ediyorum hocam

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Yeliz Karakaya: Spor ve Sağlık da bugün İstanbul Alerji Merkezindeydik. Prof. Dr. Ahmet Akçay sorularımızı yanıtladı. Bir sonra ki bölümümüzde tekrar görüşünceye dek hoşçakalın sporla kalın

teog-sinavi

TEOG Sınavına Girecek Alerjik Çocuklar Dikkat!

Sınav stresi ve heyecanı; tüm çocukları etkiliyor fakat alerjik çocukları, öksürük ya da astım krizine sokabiliyor. Polen alerjisi olanlar için de önlem alınmazsa sınav kabus haline gelebiliyor İstanbul Alerji Merkezi Doktorlarından, Çocuk Alerji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay, TEOG sınavına girecek olan alerjik çocuklara ve ailelerine tavsiyelerde bulundu. Sınav sabahı, polen alerjisine karşı güneş gözlüklerini, […]

Astım Belirtisi Sadece Öksürük Olabilir Mi?

Astım da mutlaka nefes darlığı olmak zorunda değildir. Öksürükle seyreden astımlar da vardır. Özellikle geceleri başlayan, uykudan uyandıran, efor ile gelne bir öksürük bize astımı düşündürebilir. Kronikleşmiş  öksürük şikayetleri altında ilk nedenler arasında astım vardır. Hastalarda öksürük şikayetine yol açan diğer nedenler tam bir sistemik muayene yapıldıktan sonra nedenler arasından çıkarılmalıdır. Sizlere bu yazımızda öksürüğün […]

Alerjik Astım Neden Oluşur?

Alerjik astım dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yetişkinlerde sık görülen bir hastalıktır. Kişide var olan bir genetik yatkınlığa, çevresel faktörlerinde katkısı sonucunda ortaya çıkan bozulmuş aşırı abartılı ve zararlı bağışıklık yanıtına alerji denir. Akciğerlerimizin içindeki hava yollarımızın alerjenlere verdiği yanıta bağlı olarak Alerjik astımın adını verdiğimiz hastalık ortaya çıkar. Alerjik astımın en sık gördüğümüz temel […]

Yetişkinler Astım Hastalığı Nedeniyle Doktora Giderken Nasıl Hazırlık Yapmalıdır?

Yetişkin hastalarda ortaya çıkan alerjik astım özellikle gece sabaha karşı gelişen ve tekrarlayıcı özellik gösteren inatçı 3 haftadan uzun süren öksürük atakları, göğüste sıkışma hissi, hırıltılı nefes darlığı atakları ile karakterizedir.  Alerjik  astım için sorduğumuz sorulara yanıtınız evetse alerjik astım şikayetleriniz varsa alerjik astım teşhisi için doktora giderken nasıl hazırlık yapmalıyım? Nelere dikkat etmeliyim biliyor […]