Oral Alerji Sendromu (Ağız Alerji Sendromu)

 

Oral Alerji Sendromu, besin alerjisinin özellikle yetişkinlerde kısmen sık görülen formlarından birisidir. Polen-Besin Alerjisi olarak da adlandırılır. Polen alerjisi olan kişilerde, alerjenler arasındaki çapraz ilişki nedeniyle bazı çiğ sebze ve meyvelerin yenilmesinden kısa süre sonra, ağız ve boğazda şişlik ve kaşıntı olmaktadır. Bu yazımızda sizlere oral alerji sendromunun nedenleri, tanısı ve tedavisini anlatmayı amaçladık.

 

Oral Alerji Sendromu Nedir?

Oral alerji sendromu, besin alerjisinin ağız ve boğazla sınırlı olan bir tipidir. Polen alerjisi olan kişilerde, polenlerle bazı besinlerin alerjenleri arasındaki çapraz ilişki nedeniyle bazı çiğ sebze ve meyvelerin yenilmesinden 5-10 dakika sonra ağızda ve boğazda şişlik ve kaşıntı ortaya çıkmaktadır. Polenlerle besinler arasındaki bu ilişki sonucunda ortaya çıkması nedeniyle Polen-Besin alerjisi olarak da adlandırılmaktadır.

Oral Alerji Sendromunun Sıklığı Nedir?

Sıklığı ile ilgili, çeşitli toplumlarda yapılan çalışmalarda farklı rakamlar bildirilmiştir. Polen alerjisi olan kişilerde %5-8 oranında olduğu saptanmıştır.

Oral Alerji Sendromu Kimlerde Görülür?

Bazı polen alerjik hastalarda görülmektedir. Özellikle huş ağacına daha az olarak da çimen ve yabani ot polenlerine alerjisi olan alerjik riniti olan (saman nezlesi) hastalarda ortaya çıkmaktadır. Fakat bazen burun alerji bulguları, çok az veya hiç olmayan kişilerde ilk olarak polen alerji sendromu bulguları görülebilmektedir.

Hangi yiyecekler Oral Alerji Sendromuna Neden Olur?

-Huş ağacı alerjisi olanlarda elma, şeftali, erik, armut, kiraz, kayısı, havuç, kereviz maydanoz, kimyon, rezene, kişniş, fındık, fıstık ve soya fasulyesi,

-Ot polenlerine alerjisi olanlarda ise kavun, karpuz, portakal, domates ve fıstık bulguların çıkmasına neden olmaktadır.

Oral Alerji Sendromunun Bulguları Nelerdir?

Bulgular yukarda belirtilen yiyeceklerin alımından kısa süre sonra ortaya çıkar. En sık görülen bulgular dil, dudak, damak, ağız ve boğazda kaşıntı, karıncalanma, hafif kızarıklık ve şişliktir. Ses kısıklığı görülebilir. Bazen boğazda şişlik duygusuyla birlikte olabilir. Hastaların çok büyük bir kısmında ağız ve boğaza lokalize bulgular görülür.

Hastaların küçük bir kısmında bulantı, kusma, ishal karın ağrısı, ellerde kızarıklık ve kaşıntı, göğüste sıkışma ve bilinç kaybı gibi sistemik bulgular, %1-2’sinde ise anafilaksi ve anjioödem gibi şiddetli sistemik alerjik reaksiyon görülebilir.

Oral alerji sendromu, polen alerjisi olan alerjik rinitli (saman nezlesi) kişilerde görüldüğü için hastalarda aynı zamanda burunda hapşırma, kaşıntı, tıkanıklık, gözlerde kızarıklık, kaşıntı ve sulanma, boğazda ve kulakta kaşıntı gibi bulgularda olmaktadır.

Bulgular ağızdaki yiyecek yutulduktan kısa süre sonra alerjenler mide asidine dirençsiz olduğu için kaybolur.

Sistemik Reaksiyon İçin Risk Faktörleri Nedir?

-Alerjik rinit olması

-Boş olan mideye yiyeceklerin büyük miktarda alınması

-Mide asidini azaltan proton pompa inhibitörü ilaçların kullanımı

-Yer fıstığı, ağaç fındıkları (ceviz, fındık) ve şeftali gibi yiyeceklerin alımı sistemik reaksiyon riskini artırmaktadır.

Çocuğunuzda Oral Alerji Sendromu Belirtileri Varsa Ne Yapmalısınız?

Çocuğun en uygun şekilde değerlendirilebilmesi ve gerekli olan durumlarda alerji tetkiklerinin en doğru şekilde yapılabilmesi için bir çocuk alerji uzmanına başvurulması uygun olacaktır.

Oral Alerji Sendromu İçin Doktora Giderken Nasıl Hazırlık Yapılmalıdır?

Daha önce yapılan tahlilleri ve kullanmakta olduğunuz ilaçları getirmeniz yararlı olacaktır.

Ayrıca deriden yapılan alerji testlerini etkilediği için alerji şurupları, öksürük şurupları ve soğuk algınlığı şuruplarını gelmeden 1 hafta önce kesilmelidir. Nefes açıcı sprey ve buharlar, sadece parasetamol içeren ateş düşürücüler ve antibiyotikler alerji testini etkilememektedir.

Çocuğunuzun test için aç olmasına gerek yoktur. Aksine tok olması daha yararlı olacaktır.

Oral Alerji Sendromu Tanısı Nasıl Konulur?

Oral alerji sendromu tanısı ayrıntılı bir öykü, sistemik muayene ve laboratuar tetkiklerinin birlikte değerlendirilmesi ile konulur.

Hastada polen alerjisi ve bununla ilişkili özellikle alerjik rinit bulgularının varlığı sorgulanmalıdır.  Daha sonra bu polenlerle ilişkili olan yiyecekler çiğ olarak yenildiğinde oral alerji semptomları oluyor mu ve bu yiyecekler pişirildiğinde tolere edebiliyor mu öğrenilmelidir.

Oral Alerji Sendromu İçin Alerji Testleri Çok Önemlidir

Daha sonra hem polen alerjileri hem de bunlarla çapraz ilişkisi olan besinler için kandan veya ciltten yapılan alerji testleri ile saptanmalıdır. Son yıllarda komponente dayalı tanı (Component resolved diagnosis-CRD) metodu denilen bir yöntem geliştirilmiştir. Bu testin yapılması ile alerjenler arasındaki çapraz ilişki kolayca saptanabilmektedir.

Bu tetkikler sonucunda, tanıda bir şüphe varsa reaksiyona neden olduğu düşünülen besinlerle ağızdan yükleme testi yapılarak tanı konulmalıdır. Fakat sistemik reaksiyon gelişebilme olasılığı nedeniyle yükleme testi çocuk alerji uzmanının gözetiminde gerekli önlemler alındıktan sonra yapılmalıdır.

Besin alerji testleri pozitif fakat tanıda şüphe varsa 3 hafta kadar şüpheli yiyecek diyetten çıkarılmalı, tekrar yenildiğinde bulgular ortaya çıkarsa tanı doğrulanmış olur.

Oral Alerji Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çoğu hastada sorumlu olan besinin çiğ ve kuru formlarından kaçınılması tedavi için yeterli olmaktadır. Fakat ağaç fındıklarının pişirildikten sonra da reaksiyona neden olabileceği akılda tutulmalıdır

Besinin alınmasıyla ortaya çıkan hafif bulgular için antihistaminik ilaçların alınması yeterli olmaktadır. Fakat bulguların ortaya çıkmasını engellemek için koruyucu olarak uzun süreli antihistaminik ilaç alınması önerilmemektedir.

Düşük bir oranda da olsa sistemik reaksiyon gelişmesi durumunda adrenalin yapılmalıdır. Bu hastalara gerekli durumlarda kullanması için adrenalin otoenjektörü reçete edilmelidir.

Polenler için immünoterapi (aşı tedavisi) yapılmasının oral alerji sendromu üzerine etkisi ile ilgili sonuçlar çelişkilidir.

Besinlerle immünoterapi (aşı tedavisi) yapılmasının oral alerji sendromu üzerine etkisi ile ilgili olarak yeterli veri yoktur.

Alerjik rinit için Anti-IgE (omalizumab) denilen ilacın kullanılmasının oral alerji sendromuna etkisi konusunda da yeterli veri yoktur.

Oral Alerji Sendromu Ömür Boyu Devam Eder mi?

Bu konuda yeterli bilgi bulunmamakla beraber sınırlı veriler genellikle ömür boyu devam ettiğini göstermektedir.

Sonuç olarak;

Oral alerji sendromu besin alerjisinin ağız ve boğazla sınırlı olan bir tipidir.

– Polen alerjisi olan kişilerde, polenlerle bazı besinlerin alerjenleri arasındaki çapraz ilişki nedeniyle bazı çiğ sebze ve meyvelerin yenilmesinden 5-10 dakika sonra ağızda ve boğazda şişlik ve kaşıntı ortaya çıkmaktadır.

– Polen alerjisi olan kişilerde %5-8 oranında olduğu saptanmıştır.

Huş ağacı alerjisi olanlarda, elma, şeftali, erik, armut, kiraz, kayısı, havuç, kereviz maydanoz, kimyon, rezene, kişniş, fındık, fıstık ve soya fasulyesi, ot polenlerine alerjisi olanlarda ise kavun, karpuz, portakal, domates ve fıstık bulguların çıkmasına neden olmaktadır

– Bulguları dil, dudak, damak, ağız ve boğazda kaşıntı, karıncalanma, hafif kızarıklık ve şişliktir.

– Oral alerji sendromu tanısı ayrıntılı bir öykü, sistemik muayene ve laboratuar tetkiklerinin birlikte değerlendirilmesi ile konulur.

-Oral alerji sendromuna neden olan alerjenler, kandan ve deriden yapılan alerji testleri ile saptanır.

-Bazı hastalarda sorumlu alerjeni saptamak için besin yükleme testi yapılması gerekmektedir.

-Tedavide sorumlu besinlerden uzak durulmalıdır.

-Hafif reaksiyonlarda antihistamink ilaçlar, ağır reaksiyonlarda adrenalin kullanılmalıdır.

-Şiddetli reaksiyon olan durumlarda adrenalin otoenjektörü bulundurulmalı ve gerekli durumlarda hayat kurtarıcı olarak hemen yapılmalıdır.

 

 

Önemli Bilgi:

Çocuk Alerji uzmanları (yeni adıyla Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı) doğumdan 18 yaşına kadar görülen astım ve alerjik hastalıklar konusunda özel eğitim alarak Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı diploması alan ve aynı zamanda da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olan doktorlardır.

 

 

 

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Yorum yazmak istermisiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir