Lokal anestezik ilaçlara karşı gerçek alerjik reaksiyonlar çok nadirdir ve tüm reaksiyonların  % 1’inden azını oluşturmaktadır. Lokal anestezik ilaç solüsyonlarının enjeksiyonundan sonra sistemik yan etkiler gelişebilir. Bu reaksiyonlar,  geçici vazovagal bayılma ataklarından hayatı tehdit eden anafilaksiye kadar değişebilir. Lokal anestezik ilaçlarla oluşan reaksiyonlar alerjik veya alerjik olmayan nedenlerle oluşur. Lokal anestezik ilaçlara karşı iki tip alerjik reaksiyon görülür. Bu yazımızda sizlere lokal anestezik ilaçların oluşturduğu alerji belirtilerini yazdık.

Lokal anestezi (LA) ilaçlar en çok diş hekimliğinde kullanılan ilaçlardır olmasına rağmen birçok cerrahi işlemde kullanılabilir. Bunun dışında kozmetik ürünlerin içinde olabilir.

Lokal anestezik ilaçlarla oluşan reaksiyonlar alerjik veya alerjik olmayan nedenlerle oluşur.

Lokal anestezik ilaçlara karşı iki tip alerjik reaksiyon görülür: IgE aracılı tip 1 erken tip alerjik reaksiyonlar ve T hücre aracılı tip 4 geç tip alerjik reaksiyonlar. Gerçekten bağışıklık sistemine bağlı reaksiyonlar tüm sistemik reaksiyonların yaklaşık % 1’inde görüldüğü tahmin edilmektedir

Lokal aneztezik ilaçlara kimyasal yapılarına göre, esterler ve amitler olmak üzere iki ana gruba ayrılırlar.

Bu iki kimyasal yapıya karşı yani ester veya amid yapısındaki lokal anestezik ilaçlara karşı  ayrı ayrı alerji gelişebilir. Bunun dışında hem topikal preparatlar hem de enjektabl ajanlar olarak kullanımı mevcut olduğundan, her iki gruba karşı farklı tip alerji görülebilir.

Lokal anestezik ilaçlarına karşı oluşan Tip I yani IgE üzerinden ilerleyen reaksiyonlar ürtiker, anjiyoödem ile başlayıp nefes darlığı ve hipotansiyonla devam edip  alerjik şokla sonlanabilir. Lokal anestezik ilaçlarla oluşan tip 1 reaksiyonlar genellikle saniyeler ile dakikalar arasında gözlemlenir. ancak anafilaktik şok bazen 1-4 saat içinde ortaya çıkabilir.

Lokal anestezik ilaçlarına karşı oluşan Tip IV yani T hücre üzerinden ilerleyen gecikmiş tip alerjik reaksiyonlar daha çok topikal kremler ile gelişse de ampul formlarına karşıda kontakt dermatit veya egzama şikayetleri ortaya çıkabilir.  Kontakt dermatit genellikle 24-72 saat içinde görülür ancak klinik belirtiler saatler içinde ortaya çıkabilir.

Lokal anesteziklere bağlı ortaya çıkan tip I ve tip IV alerjik reaksiyonlar çoğunlukla ester yapılı bileşiklerinden kaynaklanır. Esterler yapılı lokal anestezik ilaçlar güçlü alerjiye yola açmasından sorumlu olan paraamino-benzoik asite (PABA) metabolize olur. Ester grubundaki paraamino-benzoik asit hapten gibi davranarak alerjiye yol açan antikorlara bağlanarak reaksiyon oluşur.

Bunun dışında lokal anestezik ilaçların içinde yer alan koruyucu maddelerde hem tip 1 hem de 4 alerjik reaksiyonlara neden olabilir. En sık kullanılan koruyucu maddeler metil paraben ve propil parabendir ve kimyasal olarak PABA’ya benzer parçalanma ürünlerine sahiptir. Amid yapılı lokal anesteziklerde alerji daha nadir görülse de bu grup lokal anestezik ilaçlarla alerjiden ise antibakteriyel etkili koruyucu madde olan metil paraben sorumlu tutulmaktadır.

Alerjik reaksiyonlara yol açan diğer olası alerjenler epinefrin içeren lokal anestezik ilaçların içlerinde bulunan sodyum metabisülfit ve sodyum bisülfit gibi antioksidanlardır.

Birçok gıdanın, ilaçların, şaraplar ve içeceklerin içinde koruyucu madde olarak sülfit kullanılır. Sülfite bağlı gıda alerjileri ile ilgili geçmişi olan hastalar sülfit içeren lokal anestezik ilaçlardan kaçınmalıdır.

Tip I ve Tip IV alerjik reaksiyonlar birbirinden bağımsızdır bu yüzden ikisi birlikte görülmek zorunda değildir.

İlaçlar arasında benzer molekül yapılara sahip olanlar arasında benzer şikayetler yani çapraz reaksiyonlar görülebilir. Lokal anestezik ilaçlardan hem ester hem de amid grubunda kendi içlerinde yaygın olarak çapraz reaksiyon bulunur. Her iki grup arasında yani amid ile ester yapılı lokal anestezik ilaçlar arasında çapraz reaksiyon gözlenmez. Genel olarak esterler ve amidler arasındaki çapraz reaksiyon görülmemesinin nedeni farklı metabolitlere dönüşmesine bağlı olduğu kabul edilir.

Lokal anestezik ilaçlarla oluşan alerji olmayan reaksiyonlar genellikle ilacın aşırı toksik dozda verilmesine, hızlı dolaşıma karışmasına,  damar içine yapılmasına, kardiyovasküler, merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerine veya aşırı korku gibi psikojenik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Lokal anestezik ilaçlar yüksek dozda kullanıldığında veya yanlışlıkla damar içine verildiğinde toksik reaksiyonlara yol açabilir.

Tüm enjeksiyonların % 2-30’unda kas içi uygulama sırasında enjektöre kan geldiği görülmüştür. Lokal anestezikleri uygulama sırasında dikkat edilmezse kazara damar içine enjeksiyon meydana gelebilir. Lokal anestezik ilaçlara yüksek dozlarda verilmesine bağlı gelişen toksik etkiler özellikle santral sinir sistemi  ve kardiyovasküler sistemde gözlenir.

Lokal anestezik ilacın yüksek kan düzeyine ulaşmasına bağlı olarak Santral sinir sistemi ve kardiyovasküler sistemde önce stimülasyon sonra da depresyon fazları gelişir ve bunlara bağlı şikayetler ortaya çıkar. Kardiyovasküler toksisite için genellikle merkezi sinir sistemi toksisitesi oluşturan dozlardan daha yüksek ilaç dozu gereklidir.

Lokal anestezik ilaçların toksik etkilerine bağlı olarak:

Santral sinir siteminde:  Dil ve dudakta hissizlik, Ağızda metalik tad hissi, Kulak çınlaması, Konuşma bozukluğu ,Nistagmus ,Eksitasyon (tonik, klonik) Oryantasyon bozukluğu, Hiperventilasyon, Solunum depresyonu, Depresyon, Konvülziyon ve Bilinç kaybı ortaya çıkabilir.

Kardiyovasküler sistemde :  Taşikardi, Hipertansiyon, Bradikardi,  Hipotansiyon, Myokard depresyonu ve Kardiyak arrest ile sonuçlanabilir.

Lokal anestezik ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkan toksisite konvülsiyonlar, halüsinasyonlar, hipotansiyon, bradikardi ve nihayetinde kardiyovasküler kollaps, komaya hatta ölümle sonuçlanabilecek ciddi sorunlara yol açabilir.

Lokal anestezik ilaçların yıkım ürünlerine bağlı olarak da bazı yan etkiler gözlenebilir.

Lokal anestezikler  methemoglobinemi (Met-Hb) yapabilir. Met-Hb fazla miktarda oluşması birkaç sebebe bağlı olsa da yine en sık yüksek dozlarda lokal anestezik ilaç uygulamasına bağlı olarak oluşur ve hastada laktik asidoz, doku hipoksisi ve ölüm gelişmesine neden olabilir.

Lokal anesteziklere genellikle adrenalin ilave edilir ve buna bağlı da birtakım yan etkiler gözlenebilir.

Adrenaline bağlı olarak gelişen yan etkiler genel olarak soğuk terleme, huzursuzluk, kulak çınlaması, tremor, midriazisdir. Ayrıca kardiyovasküler sistemde; taşikardi, hipertansiyon, ritm bozuklukları, sonra da bilinç kaybı, akut kalp yetmezliği veya kardiyak arrest gelişebilir.

Tüm bunların dışında lokal anestezik ilaçlara korku, heyecan, endişe gibi psikojenik sebeplerle bayılma gibi şikayetler yol açabilir.

En sık gözlenen psikojenik reaksiyon senkoptur(bayılma) ve uygulama esnasında genellikle gençlerde daha sık gözlenir. Hastalarda ani olarak gelişen bayılma vazo-vagal senkop görülür. Hastalar bayıldıktan sonra kısa sürede normale gelirler. Bazen bayılmanın altında hasta karotis sinüs sendromu veya aritmilerin olabileceği akılda tutmak gerekir.

Önemli Bilgi

Alerji uzmanları ise (yeni adıyla İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı) 18 yaşından büyüklerde görülen astım ve alerjik hastalıklar konusunda özel eğitim alarak İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı diploması alan ve aynı zamanda da İç Hastalıkları veya Göğüs Hastalıkları veya Dermatoloji Uzmanı olan doktorlardır.