Star Tv Parmaktan Alınan 1 Damla Kan İle Alerji Anlaşılır Mı?

Haber Sunucusu: Parmaktan alınan bir damla kanla bakılan gıda alerji testleri güvenilir mi? Alerji uzmanları bu testleri kullanmıyor ve gıda alerjisinin sadece kan testleri  ile anlaşılacağını söylüyor. Peki o zaman neye alerjimiz olduğunu nasıl anlayacağız? İşte yanıtı

Ahmet Akçay: İnsanların bu testlere güvenerek bir damla kandan besin intolerans testi adı altında besin alerjilerini öğrenmeye çalışıyorlarsa yanılırlar. Çünkü bu testler besin alerjisini göstermez.

Haber Sunucusu: Tek bir damla kan ve sayfalar dolusu listeler bu listeler hangi besinlere alerjimiz olduğunu anlatıyor ama bazı uzmanlara göre tek damla kandan besin alerjilerinin anlaşılması mümkün değil.

Ahmet Akçay: Bunların normalde maliyetleri düşük olmasına rağmen tabi ki bu testler fiyatı yüksek miktarda pazarlanmakta.

Haber Sunucusu: Prof. Dr. Ahmet Akçay tek damla kan alınarak yapılan gıda alerjisi testlerini onaylamıyor.

Ahmet Akçay: Hiçbir alerji derneği, hiçbir alerji uzmanı besin intoleransı testini onaylamamasına ve besin alerjilerini göstermediğini altına basa basa söylemesine rağmen maalesef Türkiye de bu testler sıklıkla yapılmakta.

Haber Sunucusu: Peki bir damla kan üzerinde yapılan gıda alerjisi testi sonrası verilen liste neyi anlatıyor.

Ahmet Akçay: Bu test sadece o gıdaları sık tükettiğini gösterir. Hangi gıdaları sık tükettiği konusunda bize fikir verebilir.

Haber Sunucusu: Gıda alerjisinin ciddi belirtileri var mı?

Ahmet Akçay: Bir besin alındıktan sonra dudak etrafında kızarıklık oluyorsa veya vücutta kaşıntılı kızarıklık oluyorsa, egzama oluyorsa, küçük bebeklerde kakada sümüklenme veya kan görülüyorsa, sık sık kusma oluyorsa, kabızlık oluyorsa ve sebebi bulunamıyorsa o zaman aklımıza gelmeli.

Haber Sunucusu: Alerjiyi anlamak hiç de kolay değil

Ahmet Akçay: Ciltten yapılan alerji testiyle veya kandan yapılan gıda alerji testleriyle anlıyoruz. Sadece testle alerji teşhisi konulmaz. Bize test alerji tanısı koydurtturmaz. Hastanın kliniği ve o gıdayı yedikten sonra da belirtilerin ortaya çıkmasıyla anlayabiliyoruz.

Cem Tv Ramazan Ersoy

Astım ve Alerji-Cem Tv

Nurcan Arslan: Evet. Sevgili seyirciler Profösör doktor Ahmet Akçay ile birlikte çocuklarda astım alerjisi, bronşit, zatüre bütün her şeyi konuşuyoruz. Hocam bronşite de değinmek istiyorum. Çocuklarda bu üşütmelerden sonra bronşit oldu veya bronşit başlangıcı deniliyor daha sonra da işte zatüreye doğru gitti deniliyor. Bunlara bir değinebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Şimdi tabi enfeksiyon bronşları etkiliyor. Buna bağlı tabi ki bronşit olabilir. Çocuklarda genelde viral yani gribal enfeksiyona bağlı bronşit daha çok oluyor. Şimdi bunun antibiyotik tedavisi gerekip gerekmediğini biz nasıl anlıyoruz? Çocuğun bir kere şikayetleri önemli. Çocukta nezle var mı? Nezle varsa burnu akıyorsa ve beyaz renkli değilse bu daha çok gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali daha yüksektir. Eğer ateşi 38.5 ‘un altında kalmışsa bu çocukta da yine gribal enfeksiyona bağlı bronşit olma ihtimali yüksektir. Ve muayene bulgularına baktığımız zaman eğer iki tarafta da aynı sesler duyuluyorsa yine gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali yüksektir. Ama ateş 38.5’ un üzerine çıkmış, akciğer dinleme bulguları kötü, tek taraflı bir dinleme bulgusu varsa ve kanda yapılan testlerde de mikrop seviyesi yüksek olduğu ortaya çıkmışsa işte bunda mikrobik olma ihtimali yüksektir ve bunda antibiyotik gerekebiliyor. Onun için bu ayrımın iyi yapılması lazım. Sadece öksürüyor diye hemen antibiyotik verdiğimiz zaman gereksiz yere antibiyotik kullanmış oluyoruz. Zatüreye de aynı şekilde zatüre demek illa ki mikrobik olacak diye bir şey yok. Tabi ki gribal enfeksiyon da mikroptur ama gribal enfeksiyonda antibiyotik gerekmeden kendi kendine düzelebilen bir enfeksiyon olur. Ne derler? İlaç verirsen bir hafta da vermezsen yedi günde derler. Yani farketmiyor onun için daha çok rahatlatıcı tedaviler vermek lazım. Bu bronşlar gribal enfeksiyondan dolayı daraldığı için onu açıp rahatlatmak gerekiyor. Eğer açıp rahatlatmazsak bu sefer kapalı olan bronşlarda bu sefer mikroba da bir eğilimlik bakterilere de bir eğilimlik olduğu için daha sonra ilk başta gribal olan enfeksiyon daha sonra bakteriler devreye girerek antibiyotiklik bir durum ortaya çıkartabiliyor. Onun için rahatlatmak, çocuğun nefes sıkışıklığını açmak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Şimdi zatüre denilince aman Allahım diye korkuyoruz. Çocuğumuz zatüre oldu, ciğerleri su topladı. Zatüre dediğimizde zatüre= hastane yatış diye çoğumuz biliyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi zatüre denildiğinde illa ki her çocuk hastaneye yatar diye bir şey yok. Eğer yaşı küçükse özellikle üç aydan küçükse tabi ki bunu yatırarak tedavi yapmak lazım. Çünkü küçük çocukların bronşları çok dar, bronşları çok küçük. Çabuk  ilerleyebiliyor ondan dolayı hastanede yatırarak tedavi etmekte fayda var . Ama bakıyoruz çocuk da zatüreye teşhisi koyduk çocuğun yaşı büyük, nefes sıkışıklığı yok o zaman hastaneye yatmasına gerek yok. Hastaneye yatması gerekmesi için bir kere büyük çocukların özellikle nefes sıkışıklığının olması gerekiyor, hızlı hızlı nefes alıp vermesi gerekiyor ki hastaneye yatıralım. Yani akciğer yetmezliğini gösteriyor çünkü. Yoksa nefes sıkışıklığı yok, çocuğun genel durumu iyi, beslenmesi iyi çocuğu o zaman neden hastaneye yatıralım. Evde antibiyotik tedavisiyle tedavi olabilir.

Nurcan Arslan: Rahatlatıcı tedaviler derken? Yani antibiyotikten çok ateşi çok yükselmediyse rahatlatıcı tedaviler de olabilir dediniz. Benim burada hemen diğer bir konu aklıma geldi. Buhar veriliyor çocuklara

Ahmet Akçay: Evet onlarla rahatlatıyoruz. Şimdi küçük bebeklerde daha çok nebülizatör denilen cihazlarla makinelerle buhar veriyoruz. O buharlar ne yapıyor? Broşlara gidip bronşları yavaş yavaş genişletiyor. Çünkü bronş daraldığı zaman sıkıntı oluyor. Bazen o kadar çok daralıyor ki buhar bile gitmiyor bronşlara. O zaman ne yapmak gerekiyor? İçeriden açıcı ilaç tedavileri vermek gerekiyor ki bronşlarında açılması gerekiyor. Bu nedenle dikkatli olmak gerekiyor. Küçük çocuklarda buhar makineleriyle, üç dört yaşından büyüklerde de hazne dediğimiz cihazlarla sprey tedavisi veriyoruz. Bu spreyler bu cihaz yardımıyla akciğerlere gitsin istiyoruz. Yoksa spreyleri büyük insanlara gibi küçük çocuklar ağızlarına sıkamıyor. Bazı aileler var ağzına sıkıyor. Şimdi ağzına sıktığı zamanda bu ağızdan emilerek tedavi olmuyor. Akciğerlere gitmesi lazım ki faydası olsun. Akciğere gitmesi için de doğru kullanmak gerekiyor bu hazneleri. Bir kez sprey yapıp beş defa derin ve yavaş nefes alıp vermesi gerekiyor. Biz bu tür çocuklarda bir eğitim veriyoruz. Muhakkak yapabiliyor mu yapamıyor mu görüyoruz. Hemşiremizin eğitim vermesi gerekiyor ve gerçekten doğru yapabiliyorsa o tedaviyi vermemiz gerekiyor. Yoksa yapamıyorsa da bu buhar makinelerinin de tedavi etmek gerekebiliyor. Yoksa gereksiz yere hem ağzına sprey yapmış oluyoruz hem de ağızda afta neden oluruz. Çocuğa faydalı olmaya çalışırken zarar veririz

Nurcan Arslan: Aft yani uçuk oluyor ağzı

Ahmet Akçay: Evet zarar veririz.

Nurcan Arslan: Peki biorezonans bunu da çok soruyorlar biorezonans. Bunu öneriyor musunuz?

Ahmet Akçay: Şimdi biz biorezonans maalesef önermiyoruz. Şimdi biz bilim insanıyız.

Nurcan Arslan: Bu nedir? Bunu biraz açabilir miyiz?

Ahmet Akçay: Biorezonans manyetik dalgalarla teşhis koyup tedavi yapmaya çalışılıyor ama bir literala baktığımız zaman uluslararası dergilere baktığınız zaman bu alerjik hastalıklarda faydalı olabileceğini gösteren bir tane çalışma göremiyorsunuz. Bilim insanı sadece bilime göre hareket etmesi gerekiyor. Yoksa eskiler gibi şunu verirsen iyi olur bunu yaparsan iyi olur deyip umut tacirliği yapmak tabi ki bir bilim insanını aynı örtüşmüyor. Onun için bir bilim insanı muhakkak ne yapması lazım? Bu çalışmaların yapılması lazım faydası olup olmadığının kanıtlanması gerekiyor kanıtlandıktan sonra bu tedavilerin uygulanabilecek gibiyse uygulanması gerekiyor. Yoksa buna faydalı olacağına inanıp insanları boşu boşuna da zamanlarını almamak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Zamanlarını almamak gerekiyor. Şimdi bazen bu antibiyotiğe başvurmamak veya doktora götürmüyorlar çocuklarını. Şöyle diyorlar işte balgam söktürmesi için bal, limon veya bıldırcın yumurtaları buraya not da almışım zaten en çok gelen maillerde daha önceden zencefil gibi bitkisel karışımlar yapıp çocuklarına vermeye çalışıyorlar. Bu da hem nefesi açacağına hem de o hırıltıyı giderip balgam söktüreceğine inanıyorlar. Böyle şeyleri şimdi tasrif ediyor musunuz desem ben etmiyorum ama size soruyorum

Ahmet Akçay: Şimdi yani yapılan çalışmalarda bilimsel çalışmalarda bu bitkisel tedavi bir çok şeye şunu yapıyor bunu yapıyor bunu doğrusu olmayan bir çok şey söyleniyor. Fakat bilimsel olarak en çok çalışılan bitkisel tedavi bal . Balın özellikle kara buğday balı denilen kara buğdayla beslenen arıların ballarından elde edilen bal bir çok çalışma var böyle. Faydalı bulan çalışmalar var faydasız olanlarda var ama faydalı olan çalışmalar var. Eğer öksürüğe faydalı olabilecek diye bir bitkisel tedavi vermek istiyorsak çocuk öksürdüğü zamanlarda belki bir tatlı kaşığı çocuğa günde bir tatlı kaşığı vermek faydalı olabilir. Yani bilimsel olarak bunu gösteren çalışmalar var. Balın antibakteriyel antienflamatuar yani orada ki iltihabın düzelmesi için etkisi olduğundan dolayı bunun faydalı olabileceğini gösteren bilimsel yazılar var. Bunun dışında zencefil zencefilinde aynı şekilde bronşları genişlettiğini gösteren bilimsel çalışmalar var. Şimdi şundan dolayı bir tatlı kaşığı belki bal içine bir çay kaşığı zencefille karıştırıp günde bir kere bu verilebilinir. Eğer illaki bitkisel tedavi vereceksek bu uygulamalar, diğerlerinin bakıyorum çok büyük bir faydası olmuyor. Yani belki bitkisel çay ile ıhlamur çayı gibi böyle yumuşatıcı onları kullan çünkü bunların zararı yok. Ama biz faydasından çok zararı da olabiliyor bazı tedavilerin. Adam diyor ki şu şeyi kullanın diyor. Kullanıyorsunuz çoğu bunların tarım bakanlığından ruhsatı alınan ilaçlar sağlık bakanlığından değil.

Nurcan Arslan: Şimdi hocam besin alerjisini de tetikler demiştiniz ilk bölümde. Şimdi hani bunları veriyorlar tamam rahatlatıcı çalışmalar olabilir. Ama bu seferde bilmeden o çocuklara da zarar vermiş olmaz mıyız? Zencefil örneğin bizde evde zencefil, bal hatta tarçında yumuşatıyor göğsümüzü falan evde yaparız boğaz ağrılarına falan. Ama yine de bir danışılması gerekmez mi astım hastasından bahsediyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi bir yaşından önce zaten bal çocuklara verilmiyor. Bir yaşından sonra dediğim gibi besin alerjisi olanlarda zaten bir nelere karşı alerjisi olduğunu araştırmadan zaten biz gıda vermiyoruz

Nurcan Arslan: İşte size gelmemişse yaptırmamışsa?

Ahmet Akçay: Yaptırmamışsa eğer zaten astım da bu besinlere karşı alerji tabi biraz düşük oluyor. Yani % 5, %6 civarında besin alerjisi olabiliyor. O da genelde belirtilerinde vücudun da kaşınma vücudunda kızarıklık veya egzama gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Çünkü aileler genelde bu alternatif dediğimiz tamamlayıcı tedavi diyoruz biz buna tamamlayıcı tedavilere biraz ilgisi fazla onun için bizde zararsız olan faydalı olabilecek öneriler sunmak zorundayız. Bunları kullanabiliyor ama bunun yerine mesela geceleri mesela aileler süt veriyorlar mesela bu çok sakıncalı. Geceleri artık süt kalktı o eskidendi gece yatmadan önce sütünü içtin mi? Daha çok sabah öneriyoruz. Neden? Gece içilen süt reflüyü arttırıyor. O da sakıncalı onu belki ne bileyim önermemek gerekiyor. Ve aileler bakıyorum o kadar bu tamamlayıcı tedavilere ilgisi var ki gidiyorlar tuz lambası alıyorlar. Niye aldınız diyorum. Hocam tuz lambasının faydası varmış diyor.

Nurcan Arslan: Onu da soracaktım. Çok fazla satılıyor böyle özellikle tatil bölgelerinde her yerde de var marketlerde de var, aktarlarda da var. Tuz lambası astıma, bronşite bire bir.

Ahmet Akçay: Şimdi bunlara biz artık yani biz tasrif etmiyoruz. Neden tasrif etmiyoruz? Yani orada iyonlarla işte etkili olduğu söyleniyor ama bunun bilimsel kanıtı yok . bunun bir bilimsel faydası yok. Ama bakıyorum diyorum almışsın çok güzel bir dekor olabilir diyorum güzel bir dekor oraya koyabilirsin. Yoksa bunun karşıya koyduğunuz bir lambanın çocuğun akciğerlerine nasıl faydası olsun? Kaç tane astımlı çocuk da tedavi yaptınız? Kaç tanesine uyguladınız? Yani bir bilim demek faydalı olduğunu göstermek için önce yüz tane astımlıya tuz lambası vereceksiniz yüz taneye vermeyeceksiniz o yüz tane tuz lambası kullanan çocuklarda belirgin derecede faydalı olduğu ortaya çıkacak ki bizde diyeceğiz ki bakınız işte burada deyip tuz lambasını önerelim. E öyle bir şey yok ama biz tuz lambasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Nurcan Arslan: Hocam ben klinik psikolojisinde yaşlıların depresyonunu ölçerken canım çıkmıştı yani Alzheimer demans olmayacaktı. Üç yüz huzur evinde yaşayan yaşlı ve üç yüz sağlıklı evinde beraberinde oğlu geliniyle yaşayan yaşlıyı araştırdık. Üç yüz yani en az üç yüzdü ve bu anket çalışmaları bile hani bunu yapıp da ölçeklendirme de bir kanıya bir doğruluğa varabilmek adınaydı. Yoksa bunlar evet çok doğru söylüyorsunuz bilim adına falan değil. Bir şey satılıyor sonuç çok iyi deniliyor ucuz şeylerde değil bunlar. İnsanlarda çare diye her şeyi alıyorlar. O kadar yıllarınızı veriyorsunuz ve profösör olmak çok kolay bir şey değil bunu biliyorum ve saygı duyuyorum.Emek veriyorsunuz ve hala araştırıyorsunuz ve öğretim görevlisisiniz ve doğru bilgilerinizle insanlara eğitim veriyorsunuz ve çoğu insanları bu mesleğe kazandırıyorsunuz ayrıca teşekkür ederim. O yüzden hani doğru ellerde doğru bilgilerin sunulması çok önemli sorulması çok önemli. Bir de bunlarla uğraşıyorsunuz  yanlış bir şeylerle . Hani şunu yapayım mı bunu yapayım mı gibilerden de sorulara da maruz kalıyorsunuz. O yüzden işiniz e zor diye bakıyorum yani.

Ahmet Akçay: Zor ama şimdi bizde yeterince bu da belki bizim eksikliğimiz. Biz bunlara dikkat çekmediğimiz için öteki de buradan faydalı olacağını düşünüyorum deyip oradan şu şu sebepten dolayı faydalıdır diyor oradan pazarlama yapılıyor. İnanın ki benim bile sosyal medyamdan bir astımla alakalı haber paylaşıyorum. Hemen altında tuz lambası faydalıdır hemen paylaşılıyor. Sen benim orada nasıl bir reklam yapabilirsin yani bu nasıl bir şey böyle reklamlarla karşı karşıya kalıyoruz maalesef. Ama burada bir denetleme mekanizmasının olması gerekiyor. Çünkü sağlıkla uğraşıyoruz. İnsanlar umut duyuyorlar insanların umutlarını da bizim kötüye kullanmamamız gerekiyor. Eğer faydalı olduğunu düşünüyorsanız bunun çalışmasını yaptıracaksınız . tuz lambası diyelim ki faydalı olabilir faydalı olduğunu düşünüyorsanız mekanizması ürününüze güveniyorsanız o zaman ne yaptıracaksınız astımlı hastalarda çalışma yaptıracaksınız bilimsel. Bilimsel yaptırırken de siz e bilmeyeceksiniz doktor da bilmeyecek hangisinin tuz lambası olup olmadığını. İki taraf da bilmeyecek. O veriler gelecek o veriler analiz olacak. Analiz olduktan sonra da faydalı olduğunun ortaya çıkması gerekiyor. Faydalı olduğu ortaya çıkmadan ben tuz lambasının faydalı olduğunu düşünüyorum. Yok böyle bir şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki diğer şeylerde aldığım sorularda da hocam kaz tüyü yastıklar veya çocukların kullandığı yastıklarda da genelde tama yatak ama yastıkta da bire bir nefes aldıkları içinde ebeveynler çok merak ediyorlar. Yastıktan da o şeyi alabilir mi? Ne yapacağız? Ya orada da bir bakteri varsa ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Şimdi insanlar o kadar da korkmasınlar. Yani şimdi bir kere genetik eğilimi olanlarda ailesinde anne de baba da alerjik hastalığı olanlarda bir kere çarşafların kılıflarını 60 derecede yıkamaları yeterli ve çift durulama yapmaları yeterli. Bunun dışında gidip de çok da fazla tedirgin olup bazı önlemler almaya da gerek yok. Bazı şeyler mitea karşı değil alerjikse zaten biz onlara anti alerjik kılıf veriyoruz. Anti alerjik kılıf nedir? Sıkı dokunmuştur ve o mikroplar o tozların içinde sekiz bacaklı olan gözle görülemeyecek kadar küçük mitelar yüzeye çıkmasını engelleyecek kadar sıkı dokunmuş oluyor. Önce onları geçirttiriyoruz yastığa yatağa ve yorgana. Onun üzerine normal nevresimlerim geçirttiriyoruz normal nevresimi haftada bir anti alerji kılıfı altı ayda bir 60 derece yıkatıyoruz. Yani bu tür önlemler alabiliyoruz onun için yani ben şu yastık da yatarsam sıkıntı olur bunda yatarsam şey olur diye bu tür gereksiz yere para harcamaya gerek yok. Bakıyorsun bazı aileler diyor ki anti bakteriyel ben yatak aldım diyor pardon anti alerjik aldım diyor. Bakıyorsun anti alerjik yatak demek dokunmayla alerjisi olmayan demek yani onun için bu kadar yani o miteların yaşamasını engellemiyor anti alerjik olan.

Nurcan Arslan: Şimdi orada ki düşünüyorum ebeveynleri de düşünüyorum çocukları da mini minicik astım hastalığıyla deyince anne baba çok üzülüyor. Yani kendi çocuğumuza bir şey olduğu zaman aman ben hasta olayım onun yerine falan diye düşünüyoruz. Şimdi onlarda kendince tedavi ettirse bile işte ekten ne yapabiliriz işte şunu yapalım şu bitki iyi gelir mi bu böyle yapalım. Kendilerini iyi hissedebilmek için her halde onlarla mücadele etmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Evet vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar.

Nurcan Arslan: Vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Çocuklar her şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki hocam bunların krizlerinde dönemsel krizler falan olabilir mi? İleri aşamaları olabilir mi?

Ahmet Akçay: Neyin?

Nurcan Arslan: Astımın

Ahmet Akçay: Astımın tabi ki krizler bazen çok ilerleyebiliyor. Tedavi olmazsan eğer tabi ki ilerleyebiliyor. Sık sık öksürmeler nefes sıkışmaları spor yapamama gibi durumlar olabiliyor. Onun için doğru tedavi çok önemli. Bu tedavide de öncelikle korunma tedavisi, ilaç tedavisi ve alerji aşısı tedavisinin eğer gerekliyse alerjisi varsa aşı tedavisi yapılması gerekiyor. Ve burada da alerji aşılarına bakıyoruz tedavide çok etkili oluyor özellikle alerjik nezle de alerjik astım da faydalı oluyor fakat burada maalesef bunun uzmanı olmayan yani 18 yaşına kadar olanlarda normalde çocuk alerji uzmanları, 18 yaşından büyüklerde de yetişkin alerji uzmanlarının bu kararı vermesi gerekiyor. Ama bakıyorsunuz hiçbir alerji ile alakalı bu konu da eğitimi olmayan bir çok hekim de aşı tedavisi vermeye çalışıyor bu sefer ne oluyor? Gereksiz olan kişilere alerji aşı tedavisi veriliyor bir faydası olmuyor veya yanlış karışımlar ayarlanıyor yine olmuyor. Çünkü bunun çok düzgün bir elde kararının verilmesi tedavisinin planlanması hangi aşının yapılacağına kararının verilmesi gerekiyor. Ondan sonra tedavi de başarı elde etmek gerekiyor. Ve alerji aşılarının astımlarda %70 ‘e yakın faydası oluyor ve alerjik nezlelerde %90’ a yakın faydası oluyor. Çünkü alerji aşıları şikayetleri engelliyor, ilaç ihtiyacını azaltıyor ve hayat kalitesini muazzam derece de rahatlatıyor. Düşünün polenlere bağlı öksürüyorsun nefesin sıkışıyor şuanda bahar herkes geziyor dışarı da sizin polenlere alerjiniz var dışarıya çıkamıyorsunuz nasıl olacak bu?

Nurcan Arslan: Evet bu bahar alerjisi

Ahmet Akçay: Evet bahar alerjisi nasıl olacak ki? Yani bunu ne yapıyoruz? İşte biz bir korunma tedavisi öneriyoruz diyoruz ki dışarı çıkarken gözlük takın, burnunuzdan nefes alıp verin. Bunun dışında eve gidince akşam muhakkak duş alın, kıyafetlerinizi değiştirin ki kıyafetlere de polenler yapışıyor bunlara önem veriyoruz bunun dışında evin havalandırılmasını gün battıktan sonra yapın ki diyoruz polenler çünkü gündüzleri en fazla oluyor. Özellikle havanın sıcak olduğu zamanlarda havalandırmayın diyoruz ve ilaç tedavisi veriyoruz ve alerji aşıları verip artık polenlere karşı dil altı tablet aşılar var. Dil altı tablet aşısını veriyorsunuz o kendi kendine eriyor artık iki dakika da ve bunu düzenli olarak kullandığı zaman artık ne şikayetiniz oluyor çimenlerde geziyorsunuz problem olmuyor yatıyorsunuz problem olmuyor ve ilaç ihtiyacınız ortadan kalkıyor ve de hayat kaliteniz son derece düzeliyor. Çünkü okula giden çocuğu düşünün okula gidiyor sınav çözecek bahar mevsiminde sınava girmiş burnu akıp duruyor o çocuk nasıl soruları düşünsün? Veya akşamları burun tıkanıklığından dolayı uyuyamamış sabah kalkmış uyku sersemi nasıl ders dinlesin sabah? Yani bütün bunların için doğru teşhis, doğru korunma, doğru ilaç tedavisi ve alerji aşısı gerekiyorsa alerji aşısı. Bakıyorsun polenler çıktığı zamanlar şikayeti olmuyor ama alerji testinde polen alerjisi çıkmış gidiyor ona aşı tedavisi uyguluyor bir faydası yok ki. Bahar döneminde şikayeti olmayan bir çocuğa nasıl tedavi verebilir? Tedavi ancak şikayet oluyorsa vermek lazım.

Nurcan Arslan: Örneğin bahar döneminde şikayeti var o zaman her bahar döneminde bu aşı yapılacak mı? Bir kere mi yapılıyor bu aşı?

Ahmet Akçay: Ne yapılıyor? Bu bahar alerjileri oluyorsa çeşitli yöntemler var. Dil altı tablet aşısı kullanılacaksa mesela ne yapıyoruz? Üç yıl boyunca dil altına her gün sabahları aç karnına bir tane koydurtturuyoruz veya enjeksiyon aşıları bahar öncesi olan var yıl boyu olan formlar var. Bazen mevsim öncesi iki ay boyunca ne yapıyoruz? Ocağın başında başlıyoruz marta kadar işte bu dönemde alerji aşısını enjeksiyon aşı yapıyoruz ve bahar döneminde şikayetlerinin olmasını engelliyoruz böyle üç yıl üst üste yapılan böyle bir fayda elde edebiliyoruz. Hayat kalitesi artıyor çünkü çocukların immün sistemi her geçen gün düzeliyor ve 12 yaşında olgun hale geliyor onun için bu olgun hale gelinceye kadar alerji aşılarıyla belki iyi tarafa kaydırma şansımız oluyor. Çünkü çocuklar daha çok fayda görüyor yetişkinlerde fayda görüyor ama çocuklar daha da fazla fayda görüyor

Nurcan Arslan: Hocam ismini vermek istemeyen bir izleyicimiz telefonla bağlanmış ve size sormamızı istemiş. Tansiyonla da astım alerjisinin alakası var mı?

Ahmet Akçay: Ney ile?

Nurcan Arslan: Tansiyon. Yüksek tansiyonun astım alerjisinin her hangi bir ilişkisi var mıdır? Tetikler mi?

Ahmet Akçay: Yüksek tansiyon stresten dolayı etkileyebilir. Yüksek tansiyon olunca ne oluyor? Tabi stres oluyor ondan dolayı astım hastalığında sıkıntı olabilir. Tansiyon olan da stres de fazla olur ondan dolayı etkilenebilir çünkü astımı tetikleyen faktörlerden biri de psikolojik nedenler. Psikolojik nedenlerde etkili oluyor. Heyecan, aşırı stres, aşırı sıkıntı, fazla gülme bunlarda etkiliyor.

Nurcan Arslan: Fazla gülmek de?

Ahmet Akçay: Fazla gülmek de evet fazla gülmekte etkileyebiliyor çünkü mutlulukta etkileyebiliyor

Nurcan Arslan: Her şey etkileyebiliyor evet zengin hastalığımı ne?

Ahmet Akçay: Sosyete hastalığı narin

Nurcan Arslan: Peki hocam biz bu hastalığı ömür billah mı çekeceğiz? Yüksek, düşük seviyelerde ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Astım hastalığını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir ama bu astım hastalığı doğru teşhis koymak gerekiyor birçok astım hastalığı teşhisi konulan hasta var ki çoğu gerçek astım hastalığı değil. Bakıyorsun iki kere öksüren hastalığa hemen astım teşhisi konulup ne solunum testi yapılmış ne alerji testi yapılmış ne kan testi yapılmış astım diye gezen torbalarca ilaçla gezen dünya kadar insan var. Onun için doğru teşhis doğru ilaç tedavisi vermek için önce bir iyice incelenmesi gerekiyor.

Nurcan Arslan. Çok doğru. O zaman kişiler doğru noktalarda kimlere gidecek? Hangi bölümlere gidecekler?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere çocuğumuzda alerjik bir durum düşünüyorsak doğumdan 18 yaşına kadar olanlarda bunun uzmanlığı çocuk alerji uzmanı. Çocuk alerji uzmanı kimlerdir? Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olduktan sonra alerji konusu immünoloji konusunda i

Üst ihtisas yapıp bu konuda uzmanlık diploması alan uzmanlarımız çocuk alerji uzmanı diyoruz. Hem çocuk hastalıkları uzmanı olacak hem de dediğim gibi üzerine bir üst ihtisas daha yapması gerekiyor bir uzmanlık diploması alması gerekiyor. Yetişkin alerji uzmanı yani 18 yaşından büyüklerde iç hastalıkları uzmanı, dermatoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanlarından üst ihtisas olarak alerji ihtisası alerji immünoloji ihtisası yapıp bunun uzmanlık diploması alması gerekiyor ve genelde de bunların diplomaları olduğu için genelde mühürlerinde de alerji uzmanı diye yazar zaten

Nurcan Arslan: Peki şimdi çocuklar için olanını konuşalım. Çocuklar için olanlar ihtisaslarını da yaptıkları kişilere alerji uzmanları gidiyorlar. Peki bu alanlarda gribe de işte bronşit çok sık oluyorsa zatüre çok sık oluyorsa ve astım şüpheleri varsa her bir şeyde bu alan bakıyor zaten

Ahmet Akçay: Evet. Bunlara çözüm bulunması gerekiyor zaten. Daha sonrasında çözüm teşhis bulunduktan sonra ondan sonra çocuk doktorları bunu takip edebilir. Birlikte çocuk alerji uzmanlarıyla çocuk doktorları birlikte takip edebilir. Her zaman çocuk alerji uzmanları devamlı takip olmasına gerek yok. Çünkü artık teşhis konulmuş tedavisi planlanmış o zaman daha az oranda çocuk alerji uzmanlarına daha sık zamanlarda da çocuk doktorlarına takipte olabilirler. Çünkü burada önemli olan teşhisin konulması tedavinin planlanması gerekiyor. Çünkü çocuk doktorları genelde yetişkinler ne yapıyorlar? Çocuk alerji bölümünde bir iki ay kadar bir rotasyon yapılıyor. Rotasyon döneminde hangi birini öğrensinler ama çocuk alerji ve immünoloji uzmanları bütün şeylerinde bunun eğitimini alıyorlar ve bitirdikten sonra sadece alerji ve immünoloji hastalıkları üzerine gelişmeleri takip ediyorlar ondan dolayı muazzam derecede bir fark oluyor arada. Onun için bu gözdenin yani her şeyin bir doğrusu iki kere iki dört etmiyor. Onun için iyi değerlendirmek gerekiyor onu değerlendirmek için de tecrübe çok önemli ve eğitim çok önemli. Bu alerji aşılarının eğitimi sadece çocuk alerji uzmanları alıyor. Hiçbir uzmanlık normalde almıyor onun için bunu en iyi yapanda çocuk alerji uzmanlarıdır.

Nurcan Arslan. Peki hocam şöyle mantıklı değil mi o zaman. Çocuğumuz doğduğu an itibaren hastalanıyorsa hırıltıları varsa işte gribal bir şey varsa direk size getirmek mantıksız değil mi? Zaten siz yönlendirmişsiniz.

Ahmet Akçay: Biz ne yapıyoruz? Üç veya daha fazla hırlama atağı oluyorsa sık sık öksürüyorsa, nefes sıkışmaları oluyorsa, çocukta egzama oluyorsa, besin alerjisi oluyorsa, alerjik nezle oluyorsa, ilaç alerjisi oluyorsa, kurdeşen oluyorsa, temasa bağlı cildinde alerji oluyorsa bunları zaten çocuk alerji uzmanlarının incelemesi gerekiyor teşhis koyması gerekiyor. Çünkü bunların asıl konuları bu

Nurcan Arslan: İşte bende o yüzden diyorum ki sizlere gelmeleri en doğru siz zaten gereken yerde doğru yönlendirirsiniz. Çünkü çocuklara antibiyotik hemen başlanılıp yüklenmesi ve onların sağlığını da diğer organları da tehlikeye düşürtecek işlem yapılmasını engelleyecek diyoruz

Ahmet Akçay: Evet

Nurcan Arslan: Hocam çok teşekkür ederim

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Nurcan Arslan: Bilgilerinizden dolayı çok zevkli bir programdı. Sevgili izleyiciler yarın görüşmek üzere sevgiyle kalın.

Astımlı Çocuklar Spor Yapabilir Mi?-Sports Tv

Yeliz Karakaya: Spor ve sağlıktan hepinize mutlu günler. Bugün İstanbul Alerji Merkezi’ ndeyiz ve Prof. Dr. Ahmet Akçay ile birlikteyiz. Malum bahar ayı yaklaştığında alerjik semptomlar da ortaya çıkabiliyor. Bizde bugün alerji ve astım ve sporla ilgili sorularımızı doktorumuza yönelteceğiz. Hoş geldik diyorum aslında ben

Ahmet Akçay: Evet. Hoş geldiniz

Yeliz Karakaya: Nasılsınız?

Ahmet Akçay: Teşekkür ediyorum siz nasılsınız?

Yeliz Karakaya: Bizlerde çok iyiyiz hocam. Hocam önce isterseniz dediğim gibi yaklaşan bahar ayından bahsettik polenlerden bahsettik ve ortaya çıkan bazı alerjik semptomlar var. Biraz alerjiden bahsedebilir misiniz öncelikle?

Ahmet Akçay: Alerji vücudun çevremizde bulunan alerjenlere aşırı tepki vermesine diyoruz. Örneğin bir bahar alerjisinde polenlere karşı vücudun aşırı tepki vermesine bahar alerjileri diyoruz. Tabi ki mevsim bahar, bahar ayları mart nisanda mayıs da polenlere karşı alerjisi olanlar için bir kabus haline geliyor. Ne oluyor? Bahar alerjileri olanlar özellikle burunda kaşınma, nezle, burunda tıkanma, gözlerde sulanma, boğazda gıcıklanma, sık sık burunda kanama, gözlerde sulanma, kaşınma hatta nefes sıkışması, öksürük gibi belirtiler ortaya çıkıyor.

Yeliz Karakaya: Alerjik semptomlar her bünye de olabilecek semptomlar mı hocam? Bunlar bizim doğuştan getirdiğimiz semptomlar mı yoksa sonrasında da ortaya çıkabiliyor mu?

Ahmet Akçay: Bu herkes de olmuyor bunun asıl nedenlerinden en önemlisi genetik. Eğer anne de veya baba da alerjik bir hastalık varsa çocuk da alerjik durumlar gelişme riski %30 ile %50. Eğer hem anne hem baba da alerji varsa bu risk %80 ‘ e çıkabiliyor. Onun için genetik en önemli. Tabi ki sadece genetik ile açıklamak mümkün değil çevresel faktörlerle de açıklamak lazım. Eğer ilk iki yaşta gereksiz antibiyotik kullanılmışsa ve çevrede ki alerjenlerle fazla temas olmuşsa, hava kirliliği ile temas olmuşsa, fast food türü beslenme olmuşsa, sezeryan doğum, erkek cinsiyet bunlar gibi bir çok risk faktörleri de alerjik hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Yeliz Karakaya: Size gelen hastalarınıza baktığımız da hocam ne kadarı bilinçli polene karşı alerji olduğunun farkında yada yani bu alerjik semptomları taşıdığının ve alerji olduğunun farkında aslında?

Ahmet Akçay: Şimdi büyükler genelde aldırış etmeyebiliyor kendileri için yani eğer kendimizde burunda kaşınma, hapşırma varsa pek aldırış edilmiyor. Ama çocuklarda aldırış edilebiliyor. Çocuklarımız çünkü bizim için çok daha değerli. Çocuklarında genelde önemsiyorlar ama tabi burada da önemsiyorlar ama nereye gideceklerini tam bilemiyorlar. Orada sıkıntı yaşıyorlar. Bu çocuklarda ki çünkü alerjiler çocuğun hayat kalitesini çok etkiliyor okul başarısını etkiliyor, hayat kalitesini etkiliyor, okula devamsızlığı etkiliyor bir çok faktörden dolayı çocuğun hayatını etkiliyor.

Yeliz Karalaya: Zaten yapılan araştırmalarda da hocam özellikle bu çocuklarda görülen alerjik semptomların onların derslerine sınavdaki başarılarına bile gerçekten yansıdığı yönünde ilerliyor

Ahmet Akçay: Tabi düşünün ki çocuğun alerjik nezlesi var burun tıkalı, gözler sulanıyor gece yattı burun tıkanıklığından dolayı uyuyamıyor. E çocuk tabi ki uyuyamadığı için sabah yorgun uykusuz olarak okula gidiyor okulda uyumaya başlıyor, uyurken de bir taraftan ders dinlemesi etkileniyor bir taraftan da bir taraftan burun tıkalı akıyor çocuk nasıl ders dinlesin? Nasıl başarılı olsun? Tabi ki okul başarısı etkileniyor hele birde sınav zamanında da bu olursa düşünün sınavda testleri çözerken burunun aktığını, burnunun tıkandığını, gözlerinin sulandığını düşünün. Nasıl başarılı olsun? Konsantrasyon bozuluyor, kalite bozuluyor onun için hayat kalitesi için aslında çok önemli. Düşünün ki gittiğimiz bir işte çalışırken burnumuzun aktığını, tıkandığını bir ruhen sıkıntı çekeriz ve işe konsantrasyonumuz azalır onun için hayat kalitesinin artması için bir nedenin bulunması nedenin bulunduktan sonra da düzgün bir tedavinin yapılması gerekiyor

Yeliz Karakaya: Var olan alerjik semptomları da bir önlem almazsak bunların bir tedavisini uygulamazsak ileride astıma çevirebiliyor mu?

Ahmet Akçay: Evet. Eğer alerjik hastalıların önlemini almazsak tedavisini yapmazsak çok kolay sinüzit ortaya çıkar. Sinüzit ortaya çıktığı zaman ne olur? Sinüzit baş ağrısı yapar ve menenjite kadar ilerleyebilir. Bunun dışında geniz etini büyütebilir küçük çocuklarda. Çünkü arkaya doğru durmandan akıntı oluyor ve geniz etinde büyüme nedeniyle horlamaya neden olabilir. Ağız kokusuna neden olabilir çünkü sinüzit ağız kokusu da yapabilir bunun dışında alerjik nezlelerin her beş çocuktan bir tanesini daha sonra ki ileri hayatlarında astıma dönebiliyor bunun için astıma dönmesine neden olabiliriz. Ve eğer astımı varsa çünkü bahar alerjileri polen alerjilerine bağlı astımda olabiliyor. Astıma var ve tedavi ettirmiyorsak akciğerlerde kalıcı hasarlar ortaya çıkabilir ve kalıcı hasarlardan dolayı da artık biz iyileştirsek bile çocuğu o kalıcı hasarlardan dolayı bütün ömür boyu akciğerlerde hasarlardan dolayı öksürük ortaya çıkabilir. Kolay zatüre olurlar özellikle astımlıların tipik belirtilerinden bir tanesi de sık sık zatüre olurlar, akciğerde enfeksiyon oluşur. Onun için bir tedavisinin yapılmasında fayda var

Yeliz Karakaya: Evet astımdan da biraz bahsetmek istiyorum hocam ama ondan önce bu bahar alerjisi içinde hangi önlemler alınabilir neler tavsiye ediyorsunuz ve bunun ilaçla da bir tedavisi var mı?

Ahmet Akçay: Bir kere bahar alerjisi diyebilmek için öncelikle teşhis konulması lazım. Teşhis için biz alerji testi yapıyoruz. Genel de bahar alerjileri için polen alerjileri için testler her yaşta yapılabilmekle birlikte genelde iki üç yaşından sonra yapıyoruz. Çünkü baharla karşılaşması polenle karşılaşması gerekiyor en az iki kere ki alerji ortaya çıkabilsin. Bu alerji testinin de doğumdan 18 yaşına kadar olanlarda çocuk alerji uzmanlarınca 18 yaşından büyüklerde de yetişkin alerji uzmanlarınca yapılmasında fayda var. Çünkü bu teste göre neye alerjisi olduğu bilinecek ve alerji aşısı gerekiyor mu alerji aşısı gerekiyorsa da hangi alerji aşısının yapılmasının kararı verilecek . Onun için test çok önemli. Sadece test yapmakla teşhis konulmuyor. Bakıyorsunuz alerji testinde alerji var ama şikayet yok baharda. E buna da boşu boşuna aşı vermeye, tedavi vermeye gerek var mı? Yok. O hassasiyeti gösteriyor sadece test teşhis koydurtturmuyor. Onun için o  kişinin kliniği bulguları da önemli. Ve teşhisi koymuşsak eğer bu alerji testinin neye alerji çıktı? Örneğin ağaç alerjisi mi? Ağaç alerjisi en erken başlar yani şubatta martta bu ağaçlara bağlı polenlere bağlı alerjisi olanlarda şubatta martta şikayetler başlar çimenlere ve otlara olanlarda ise genelde nisanda mayıs da başlar. Yabani otlara bağlı olanları ise temmuz ağustos da ortaya çıkar. Biz nete alerjisi olursa o kişinin ne zaman belirti vereceğini de anlayabiliyoruz. Onun için buna göre önlem almamız gerekiyor. Ve önlem olarak da bir kere hava sıcakken ev diyelim çıktı sokağa çok güzel hava sıcak polenlerin en fazla olduğu dönemler o zamanlar oluyor. Ne yapmamız gerekiyor? Bir kere dışarıya çıkarken gözlük takmamız gerekiyor. Çocuksa eğer çocuğun sevdiği bir gözlüğün takılması gerekiyor ve gözlük takılınca polenlerin göze yapışmasını engelliyor. Dışarıda bulunduğumuz süresince burnundan nefes alıp verilmesi önemli çünkü burun kılları bu polenleri filtre gibi tutabiliyor. Bunun dışında dışarı da kaldığımız süre boyunca elimizi bol bol su ile yıkamamız ağzımızı burnumuzu su ile gargara etmemiz fayda sağlayabilir. Bunun dışında dışarda hava sıcakken kalmışsak eve gittikten sonra kıyafetlerimizi değiştirelim ve duş alalım çünkü polenler kıyafetlere de yapışıyor ve evde içeriye girdiğimiz zaman ayakkabıları mümkünse oda  içine koymayalım ev içine almayalım çünkü ayakkabılara da polenler yapışıyor. Onun dışında çamaşır kuruturken de hava ile temas eden balkonda, yerlerde çamaşırları kurutmayalım çünkü bu çamaşır kururken de polenler yine çamaşırlara yapışır. Yapıştığı içinde sıkıntı var ondan dolayı kapalı yerlerde kurutmak da fayda var ve bir de otomobille çocuklar seyahat ediyorsa veya alerji varsa otomobil ile geldiğimiz için polen öncesi polen filtrelerimizi değiştirelim onlarda önemli. Evin havalandırmasını da genelde gün battıktan sonra yapalım. Sabahın erken saatlerinde polenler fazla oluyor eğer pencereleri açarsak tabi ki bu açıldığı zaman ne olur? Polenler içeriye girer rahatsız eder onun için gün batımından sonra genelde havalandıralım ve  hava temizleme cihazları da eğer çok fazla alerjimiz varsa hava temizleme cihazları kullanalım o polenleri temizlemesine katkıda bulunabiliriz

Yeliz Karakaya: Bir test yaptırmaya kalktığımızda bir sürü şeye karşı alerjimiz çıkabiliyor. Türkiye de de özellikle kedi olsun klima olsun parfüm olsun toz alerjisi olsun gerçekten çok fazla var. Baktığınız zaman yine hastalarınızda en çok gözle görülen alerjik durum neyden kaynaklı oluyor?

Ahmet Akçay: Şimdi burada alerjinin tipine bakacak olursak şehrin hangi şehirde yaşadığımız önemli. Eğer deniz kenarında olan bir şehirde yaşıyorsak en sık alerji ev tozu içindeki mitelara bağlı. Mitelara bağlı alerjiler eğer deniz kenarında değilse orta alanlarda örneğin Konya, Gaziantep gibi yerlerde ise en fazla polen alerjileri ortaya çıkıyor. Yani burada yaşadığımız şehrin nerede olduğu önemli. Genelde deniz kenarı olan yerlerde nem fazla olduğu için genelde mitelara karşı alerji en fazla oluyor. Gıda alerjileri özellikle ilk üç yaşta ortaya çıkan bir alerjidir genelde çocukların %5, %6 ‘ ında gıda alerjisi vardır ve en sık da süte karşı yumurtaya karşı alerjisi olur. Yaş büyüdükçe genelde dört beş yaşından sonra gıda alerji oranı %1 den daha azdır ve büyük yaş grubunda genelde kuruyemişlere karşı bunun dışında kabuklu deniz hayvanlarına karşı, balıklara karşı, meyvelere karşı daha fazla oluyor.

Yeliz Karakaya: Hocam biraz da astımdan bahsetmek istiyorum aslında çünkü günümüzde de bu ön yargıları sizde kırmaya çalışıyorsunuz eminim ama hala astım hastalarının özellikle sporla bağdaştırdığımız zaman çok fazla spor yapmaması, hareket etmemesi gibi de böyle bir söylemler var. Öncelikle biraz astımdan bahsedelim isterseniz. Sporun astıma da etkisinden de bahsedebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Evet. Astım demek bu çocuğun çevremizde ki alerjenler nedeniyle akciğerlerde hasar gelişmesi neticesiyle akciğerlerin aşırı hassaslaşması ve bunun sonucu olarak da sık sık öksürük, nefes sıkışması, akciğerlerde hırıltı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalığa astım diyoruz. Akciğerlerde tabi ki bir hassasiyet olduğu için egzersizle de bronşlarda daralma oluyor. Bronşlarda daralma olmasından dolayı da şikayetleri çıktığı içinde anneler tabi ki ne diyor? Spor yapmasın diyor. Ama burada bir çelişki var. Neden derseniz? Eğer çocuk spor yapmazsa ne olur? Kilo alır. Kilo alınca ne olur? Astım daha da ağırlaşır verdiğimiz tedavi de fayda etmemeye başlar . Çünkü bu fazla kilolar ne yapıyor? O yağ hücreleri astımı ağırlaştıran alerjiye neden olan bazı maddeler salmaya başlıyor. Bu maddeler astım hastalığının kötüleşmesine neden oluyor. Bunun dışında bu fazla kilolar bronşları daraltıyor buda yine akciğerlerin daralmasını kolaylaştırıyor ve fazla kilo reflüye neden oluyor. Reflü de aynı şekilde yine astımın ağırlaşmasına neden oluyor ve verdiğimiz ilaçlarda artık etki etmemeye başlıyor fazla kilolularda astım ilaçlarının etkisi de azalıyor. O zaman ne yapmamız gerekiyor? Tabi ki egzersiz yapmamız gerekiyor çünkü egzersiz astımlılarda direnç oluşturuyor akciğerleri kuvvetlendiriyor, onun için bu sporu yapmak gerekiyor. Ama ne zaman? Akciğerler normal kapasiteye ulaşmışsa yani tedavi ile kontrol altına alındıktan sonra sporu öneriyoruz

Yeliz Karakaya: Astım hastaları en çok hangi sporları yapmalı sizce?

Ahmet Akçay: Astımlılar her türlü sporu yapabilir sadece bir tek sporu yapamaz. Bu spor dalmadır. Dalgıçlığı önermiyoruz. Neden? Çünkü dalgıçlıkta akciğerler hassas olduğu için akciğerlerin hasar görme şansı çok fazla oluyor. Onun için tek önermediğimiz spor dalı dalmaktır tüp ile dalmak. Bunun dışında bütün sporları yapabilir ama biz soğuk hava da kış sporlarını çok önermiyoruz. Ama tabi ki yapabilir, her türlü sporu yapabilir ama genelde soğuk hava da yapılan sporları çok fazla tavsiye etmiyoruz. Bunun dışında bisiklet sporunu çok tavsiye etmiyoruz ama yüzmeyi en çok tavsiye ettiğimiz spor dalı. Yüzmek. Neden yüzmeyi tercih ediyoruz? Çünkü yüzmekte nefes alıp verme egzersizleri oluyor. Nefes alıp verirken akciğerlerin kapasitesi genişliyor akciğerler kuvvetleniyor ve astımlılardaki tedavi şansımız daha da artıyor onun için yüzmeyi tavsiye ediyoruz ama basketbol, voleybol, tenis de tavsiye edilebilen önemli spor dallarından bir tanesi

Yeliz Karakaya: Astımlı hastalar hocam bir çok spordan bahsettik özellikle hepsini yapabilirler dediniz birkaçına dikkat etmek şartıyla. En çok spor yaparken nelere dikkat etmeleri gerekiyor?

Ahmet Akçay: Astımlı çocuklar da eğer polen alerjisi varsa polenlerin yoğun olduğu zamanlarda dışarda spor yapmamaya gayret göstersinler genelde kapalı yerlerde yapmaya çalışsınlar. Bunun dışında spor yapmadan önce 30 dakika önce örneğin spor yapmaya gideceğiz evde bir 15 dakikalık ısınma hareketleri yapsınlar hafif terler gibi olalım 15 dakika, ondan sonra spor yapmaya giderken 15-20 dakika zaten zaman geçecektir. 30 dakika öncesinde yapılan ısınma hareketleri o kişinin egzersiz kapasitesini çok arttırıyor, nefes sıkışmasını azaltıyor. Eğer her spordan önce sıkışma oluyorsa da spor yapmadan 5-10 dakika öncesinde de nefes açıcı spreyler kullansınlar iki paf alsınlar ve ondan spor yapsınlar ve spor yaparken de yanlarında eğer astımımız varsa muhakkak nefes açıcı spreyi de yanlarında bulundursunlar çünkü spor yaparken sıkışma da olabilir. Genelde de sıkışma spor başladıktan sonra 5-10 dakika içerisinde ortaya çıkabiliyor ve bu 30 dakika bir saat kadar sürebiliyor onun için yanlarında bu nefes açıcı spreyleri bulundurmayı unutmasınlar

Yeliz Karakaya: Polen alerjisine karşı yapılan aşıların ne kadar etkisi olur hocam?

Ahmet Akçay: Polen alerjilerinde tabi ki ilaç tedavisi faydalı ancak bu biz tedavi ettikçe yine tekrarlayacaktır bunu tamamen ortadan kaldırmak ve kişinin hayat kalitesini arttırmak, şikayetlerini ortadan kaldırmak, ilaç ihtiyacını azaltmak için alerji aşıları ile tedavi edilebiliyor. Alerji aşıları alerjik nezle de astımda, göz alerjilerinde kullanılabilinir. Bunun için alerji aşıları dil altı tablet aşı ve cilt altı enjeksiyon aşı olarak iki grupta ayrılabilinir. Bu tedavinin başarılı olabilmesi için bu tedavinin alerji uzmanlarınca yapılması çok önemli. Eğer alerji uzmanlarınca yapılmamışsa o yapılan alerji karıiımı düzgün hazırlanmamışsa e tabi ki de bunun faydalı olması beklenemez. Çünkü bunun eğitim alan uzmanlarca bu konu da eğitim alan uzmanlar da alerji uzmanları olduğu için bu uzmanlarca yapılmasında fayda var

Yeliz Karakaya: Peki hocam şöyle kafa karışıklığı oluyor onu da söylemek istiyorum hemen. Bu tende de görülebilecek bir şey dokuda da olduğu için alerji uzmanını seçmek yerine gidip dermatoloğa gözükebiliyorlar zaman zaman. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz? Bunun farkına nasıl varabilirler? Gittikleri doktorun mu onları yönlendirmesi gerekiyor bu konuda da?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere alerji konusunda eğitim alan uzmanlar çocuk hastalıkları uzmanlarından sonra uzmanlığından sonra çocuk alerji uzmanları için eğitim alan uzmanlara alerji uzmanı diyoruz. İç hastalıları, göğüs hastalıkları ve dermatoloji uzmanlarında da alerji uzmanlığı eğitimi alan uzmanlara da yetişkin alerji uzmanı diyoruz. Bu alerji uzmanlığını alanlar bu konu da tecrübeliler ama sadece üst ihtisası olmayan alerji uzmanı olmayan, dermatoloji uzmanı olmayan astım tedavi etmesi, alerjik nezle tedavi etmesi çok doğru bir yaklaşım değil çünkü şimdiye kadar bunun eğitimini almayan bir kişinin bu konularda tedavi yapmaya çalışması tabi ki tedavinin başarısını çok etkileyecektir. Onun için biz bunu tavsiye etmiyoruz

Yeliz Karakaya: Son olarak şunu da sormak istiyorum hocam size nasıl ulaşabilir izleyenler.

Ahmet Akçay. İstanbul Alerji Merkezi denildiği zaman zaten rahatlıkla internetten bulabilirler. Bunun dışında yerimizde bizim Teşvikiye de City’s Avm’ nin karşısında çok rahatlıkla her yerden ulaşabilirler

Yeliz Karakaya: Değerli bilgileriniz için çok teşekkür ediyorum hocam

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Yeliz Karakaya: Spor ve Sağlık da bugün İstanbul Alerji Merkezindeydik. Prof. Dr. Ahmet Akçay sorularımızı yanıtladı. Bir sonra ki bölümümüzde tekrar görüşünceye dek hoşçakalın sporla kalın

Star Ana Haber- Televizyon İzlemek Astıma Neden Oluyor

Haber Sunucusu: Günde iki saatten fazla televizyon izlemek çocuklar da alerjik astıma zemin hazırlıyor. Ne ilgisi var demeyin efendim çok mantıklı bir açıklama getiriyor uzmanlar. Elbette sadece televizyon değil astımı tetikleyen özellikle şu aylarda çoğalan bir çok başka etken var. İşte ayrıntılar.

Hasta: Ben nefes alamıyordum bayağı kötü oluyordu

Haber Sunucusu: Kızaran gözler, burunda kaşıntı ciltte döküntü, nefes almada güçlük işte tüm bunlar alerjik astımın belirtileri ve uzmanlara göre günde iki saatten fazla televizyon izlemek alerjik astıma neden açıyor

Ahmet Akçay: İki saatten uzun televizyon başında kalan çocuklarda iki saatten az televizyon başında kalan çocuklara göre iki kat daha fazla astım hastalığı ortaya çıktığı görülmüştür

Vatandaş: Hiç duymamıştım ilk defa duydum böyle bir şey televizyon ve astım

Vatandaş: Bilgisayar daha tehlikeli o zaman

Haber Sunucusu: Peki televizyon bağımlılığı nasıl alerjiye davet çıkarıyor. Nedeni şu televizyon izlemek hareketsizliği ve yanlış beslenmeyi beraberinde getiriyor bu da alerjiyi

Ahmet Akçay: Yağ hücreleri alerji yapan astım yapan bazı maddeler salar ve obezite de de aynı zamanda bronşlar da daralma olur bu bronşlarda daralma da astım hastalığına zemin hazırlar

Haber Sunucusu: Ve obezite astım tedavisini de imkansız hale getiriyor

Ahmet Akçay: Obezite aynı zamanda reflüye de neden olur. Bundan dolayı da astım hastalığının tedavilerinin başarılarını da etkilemektedir

Haber Sunucusu: Alerjik astımın bir tetikleyicisi de polenler

Vatandaş: Oğlumun önce çenesi kaşınıyor ondan sonra burnu kaşınıyor.

 

 

 

Prof. Dr. Ahmet Akçay TRT 1’de Alerjileri Anlatıyor

Yiyecek, koku ve yanlış kıyafetler astımı tetikler mi?

Çocukları mevsimsel alerjilerden nasıl koruyabiliriz?

Çocuk hastalıkları ve alerji uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay alerjiler hakkındaki bütün sorularınızı yanıtlıyor.

YAYIN AKIŞI

Ece Erken: Hoşgeldiniz efendim

Ahmet Akçay: Hoşbulduk efendim

Ece Erken: Nasılsınız?

Ahmet Akçay: Teşekkür ediyorum efendim siz nasılsınız?

Ece Erken: Sağolun. Yani benim öksürük geçti hocam siz geldiniz niye geç geldiniz ki?

Ahmet Akçay: Ben siz öksürüyorsunuz diye gelmiştim ama demek geçti.

Ece Erken: Hocam dün doktora gittim bana bunu da verdi.

Ahmet Akçay: Evet.

Ece Erken: Hatta kullanımı da ilk önce ne yapıyorduk bu aslında normalde astımlılar için.

Ahmet Akçay: Astımlılar için.

Ece Erken: Evet. Astımlılarda kullanılan ama artık öksürükte de veriyorlar mı hocam?

Ahmet Akçay: Her öksürük de vermiyoruz bunları. Eğer astımdan da şüpheleniyorsak o zaman vermemiz gerekiyor. Bunun için de bir astımın teşhisinin konulması gerekiyor.

Ece Erken: Bana bunu verdiler ama.

Ahmet Akçay: Evet bir değerlendirelim.

Ece Erken: Hocam bunun kullanımı şimdi bana dediler ki doğru mu diye soracağım. Mutlaka kullanan izleyicilerimiz de vardır. İlk önce nefes veriyorum sonra böyle fıs fısı sıkarken…

Ahmet Akçay: On saniye nefesimizi tutuyoruz. Burada nerede hata yaptık? Bir hatamız var burada.

Ece Erken: Ay ne yaptım hocam?

Ahmet Akçay: Bakın ilk önce bu spreyi kullanırken önce çalkalıyoruz bu bir

Ece Erken: Evet. Bakın yanlış örnek olarak ne güzel örnek oluyorum

Ahmet Akçay: İkincisi inanın ki kapağını çıkarmadan kullananlar var. Kapağını çıkarıyoruz. Daha sonra altı üste gelecek şekilde tutuyoruz. Bu şekilde değil bu şekilde tutuyoruz. Ondan sonra nefesimizi verebildiğimiz kadar veriyoruz. Daha sonra nefes alırken almayla birlikte sıkıyoruz içimize kuvvetli ve derin bir şekilde çekiyoruz. Daha sonra on saniye tutuyoruz sonra ise burnumuzdan veriyoruz ve yaptıktan sonra da önemli bir nokta ağzımızı su ile çalkalıyoruz neden mi?

Ece Erken: Neden?

Ahmet Akçay: Bir kere ağızda eğer su ile çalkalamazsak aft yapar, mantar yapar, ses kısıklığı yapar burada Ece Erkenlik yapamayız.

Ece Erken: Doğru. Bir dakika ben bir su içeyim hocam demek ki böyle kullanacağız.

Ahmet Akçay: Evet. Üstten sıkacağız ve dediğim gibi derin ve kuvvetli şekilde nefesimizi alıp tutacağız.

Ece Erken: Sonra da su içeceğiz üzerine.

Ahmet Akçay: Ya su içeceğiz ya ağzımızı su ile çalkalayacağız veya dişlerimizi fırçalayacağız bu önemli.

Ece Erken: Allah korusun hemen içeyim hocam korkuttunuz beni.

Ahmet Akçay: Yani ses kısıklığı yapabilir, öksürtebilir ve ağzımızda aft yapabilir. Onun için bu önlemleri almak önemlidir.

Ece Erken: Hocam öksürükte bir alerji belirtisi mi?

Ahmet Akçay: Hangi öksürük alerji belirtisidir?   Eğer öksürük gece uykudan uyandırıyorsa, sabah kalkınca öksürük oluyorsa, sık sık öksürük oluyorsak koştuktan sonra, merdiven çıktıktan sonra, egzersiz yaptıktan sonra öksürüğümüz artıyorsa her gribal enfeksiyondan sonra öksürük oluyorsa ve iki haftadan uzun sürüyor ve her gribimiz ağır geçiyorsak o zaman astım hastalığından şüpheleneceğiz ve inceleneceğiz.

Ece Erken: Beni inceleyin hocam. Çünkü bende bütün belirtiler var.

Ahmet Akçay: Evet. Bu ilaçları da böyle hemen astım olmadan sırf öksürüyor diye de kullanmakta sakıncalı. Çünkü o zaman boşu boşuna ilaç almış oluyorsunuz bu ilaçlar böyle çok da basit ilaçlar değil. Onun için uzun süreli kullanmak gerekiyor. Etkisi iki hafta da kendini göstermeye başlıyor onun için iki aydan sonra tam net belirtiler ortaya çıkıyor ondan dolayı uzun süreli kullanılması gerektiği için öncelikle kesin teşhisinin konulması ondan sonra bu tedavilerin verilmesi daha doğru olur

Ece Erken: O zaman ben sirkeye devam edeyim hocam diye bağlayayım. Hocam astımın belirtileri nedir. Biz bu arada masamıza geçelim mi? Orada bir sürü malzemeler var neler alerjiye sebep olur da konuşacağımız çok şey var. Astımın belirtileriyle başlayalım hocam ama ayımız sizi kapamasın.

Ahmet Akçay: Evet. Astımın en önemli belirtileri sık sık öksürük, nefeste sıkışma bunun dışında akciğerde hırlama, egzersizden sonra öksürük, nefeste sıkışma oluyorsa o zaman astım hastalığından şüphelenmek gerekiyor ve bunun incelenip değerlendirmeler sonucunda da astım teşhisinin konulması gerekiyor

Ece Erken: Hocam astımdaki öksürük hangisi oluyor? Kuru mu oluyor balgamlı mı oluyor?

Ahmet Akçay: Genelde kuru oluyor alerjik bir öksürük kuru oluyor ama üzerine bir enfeksiyon eklenmişse balgamlı hale geliyor.

Ece Erken: Peki alerji testi mesela ben çok yaptırmak istiyordum hakikaten hatta size de program öncesinde konuşurken yapalım diye. Kaç yaşından itibaren yaptırabiliyoruz alerji testini?

Ahmet Akçay: Alerji testi her yaşta yapılabilinir. Genelde herkes der ki beş yaştan önce yapılmaz yok şu yaştan önce yapılmaz her yaşta yapılabilinir

Ece Erken: Mesela bizde bir yaşındaki çocuğumuza yaptırabilir miyiz?

Ahmet Akçay: Şimdi bunun ayrımı şu; besin alerjisinden şüpheleniyorsak yani bir çocukta egzama varsa, kaşıntı varsa bir besin alerjisi şüphemiz varsa bir iki aylıktan itibaren yapılabilinir  çünkü bu gıda alerjisi hastalıkları küçük yaşın hastalıkları. Üç yaşından sonra besin alerjileri zaten pek görülmüyor ondan sonra test yapmanın bir anlamı kalmıyor ancak astım ve alerjik nezle belirtileri için bunun testleri için ise genelde iki, üç yaşından sonra yapmayı tercih ediyoruz eğer belirtiler çok fazla ise iki yaşından sonra belirtiler çok fazla değilse üç yaşından sonra yapıyoruz.

Ece Erken: Alerji testi ney aslında hocam? Ne yapıyorsunuz kan mı alıyorsunuz neye bakıyorsunuz?

Ahmet Akçay: Şimdi alerji testini ciltten yapıyoruz ve ciltten en doğru sonuç veriyor.

Kandan da yapılabiliyor fakat ciltten yapılan daha doğru sonuç veriyor çünkü kandan yapılanı makine çalışıyor makinenin kalitesine göre değişiyor ama ciltten yapılan zaten biz o kişinin alerjisini değerlendiriyoruz. O kişinin çalışıp çalışmaması gibi bir şey söz konusu değil onun için ciltten daha doğru sonuç veriyor ve ne yapıyoruz alerjenleri damlatıyoruz önce kola ev tozu miteları damlatıyoruz.

Ece Erken: Ay hocam keşke getirseydiniz şimdi yapardık hepsini.

Ahmet Akçay: Yani yapabilirdim tabi ki. Kediyi köpeği damlatıyoruz her alerjeni damlatıyoruz.

Ece Erken: Hocam evde çıkan toza bile alerjisi olanlar var

Ahmet Akçay: Evet. İstanbul’da deniz kenarında olan şehirlerde en çok alerji nedeni ev tozu içindeki mitelar.

Ece Erken: Peki astımdan hocam kendimizi çocuklarımızı nasıl koruyacağız?

Ahmet Akçay: Şimdi nasıl koruyalım? Bir kere korumak için en önemli şey tabi ki genetik. Annemizi babamızı değiştiremeyiz. Onun için biz çevresel nedenleri korumamız lazım. Çocuğun kaldığı odada mümkün olduğu kadar tekstil ürünlerini azaltmamız gerekiyor. Özellikle  aile de anne veya babada alerjik bir durum varsa çocukta da alerji olma eğilimi fazla olduğu için çocuğun odasında mümkün olduğu kadar halı, kilim bulundurmayacağız.

Ece Erken: Halı, kilim olmayacak.

Ahmet Akçay: Evet. Bunun dışında oyun matı olabilir

Ece Erken: Oyun matı bende çok kullanıyorum.

Ahmet Akçay: Evet. Bunun dışında çocuğun eğer alerjisini saptamışsak ev tozuna karşı mitelara karşı saptamışsak bir kere çocuğun odasında yatağı, yastığı, yorganı antialerjik kılıfla kılıflayacağız. Neden? Çünkü çocuğun yattığı yatakta özellikle deniz kenarında yaşayan şehirlerdeki yaşayan çocukların yattığı yatakta beş on milyon mite var. Mitelarla yatarken nasıl düzelelim? Nasıl iyileşelim değil mi?

Ece Erken: Şuan mesela bunda kaç tane mite vardır hocam?

Ahmet Akçay: Bunda bir, iki milyon mite vardır

Ece Erken: Bunda bir, iki milyon mite var şuan

Ahmet Akçay: Bu mitelarla şimdi yatarken ev tozuna karşı mitea karşı alerjimiz varsa ne yapalım? Şimdi bunları ne yapmamız gerekiyor? Antialerjik kılıfla geçirip antialerjik kılıfta geçirdikten sonra da normal nevresimi geçirip normal nevresimi geçirdikten sonra bu normal nevresimi haftada bir 60 derecede yıkayıp ütülüyoruz.

Ece Erken: Benim alerjim var galiba. Hapşırmak üzereydim.

Ahmet Akçay: Bakın hemen yaklaştınız.

Ece Erken: Ay vallahi billahi bir milyon mite var diyorsunuz bu mitelar mutlaka yapar bir şey.

Ahmet Akçay: İşte bu miteları öldüren tabi ki spreylerde var onların spreyleyip miteları öldürüp alerjik özelliği de kaybedebiliyoruz.

Ece Erken: Peki aşı var mı hocam alerji aşısı?

Ahmet Akçay: Alerji aşısı var. Beş yaşından sonra uygulanıyor. Alerji aşısını kimlere uyguluyoruz? Bir alerjik astımı varsa iki alerjik nezle varsa, göz alerjisi varsa uygulayabiliyoruz. Bir de arılara karşı ciddi alerjisi olanlarda uyguluyoruz. Çünkü bazen arı öldürebiliyor.

Ece Erken: Polen?

Ahmet Akçay: Astımın, alerjik nezlenin nedenlerinden bir tanesi polenlere karşı da alerji aşısı var. Alerji aşısı da artık gün geçtikçe yeni gelişmelerde yeni aşılar çıktı. Artık dil altına uygulanan polenlere karşı tablet aşılar var.

Ece Erken: Ay ne güzel.

Ahmet Akçay: Dilin altına koyuyorsunuz iki dakika içinde eriyor her sabah uygulanıyor ve bu alerjik nezle faydası bayağı oluyor.

Ece Erken: Kaç yaşından itibaren?

Ahmet Akçay: Beş yaşından itibaren uygulanıyor.

Ece Erken: Hocam pelüş oyuncaklar?

Ahmet Akçay: Bunlarda miteların kaynağı Bunlarda ne yapmak gerekiyor? Genelde çocuğun odasından eğer alerjisi varsa şimdi herkesin de yani onu alma, bunu alma,  bunu koyma diye bir şeyimiz de yok alerji eğilimi varsa.

Ece Erken: Bu pelüş oyuncakları birçok doktorumuz da gerçekten önermiyor. Mikrop çok birikiyor diyorlar. Mesela bunun temizlenmesi için bile işte Erkan Şamcı geliyor bize ekolojik yaşam uzmanı sarın diyor işte buzluğa koyun diyor ertesi gün açın çocuğa verin diyor.

Ahmet Akçay: Ne yapalım? En güzeli deniz kenarında ki şehirlerde yaşayanlar da genelde pelüş oyuncakları tercih etmesin ama Konya’ da Mardin’ de ev tozlarının yaşamaşı mümkün değil, çünkü nem yok. Çünkü bu mitelar nemli ortamları seviyor ondan dolayı oda ısısının arttığı ortamları seviyorlar. Onun için de kış dönemlerinde genelde çok fazlalaşıyor. Deniz kenarındaysa İstanbul’ daysa peluş oyuncakları pek tercih etmeyelim. Eğer çocuk vazgeçemiyorsa ne yapalım? Ya deep freeze de tutalım bir gün ondan sonra sudan geçirelim çünkü öldürdük, öldürdükten sonra yine burada ki o mitelar duruyor o miteları da su ile temizlememiz gerekiyor veya 60 derece de hafta da bir yıkayalım mitelarından kurtulalım.

Ece Erken: Peki hocam şimdi bu burada ki mite dolu kutumuzu buraya koyuyorum. Şimdi geçelim hocam mesela çileğe alerjisi olan var mı hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Çileğe alerjisi olanlar var. Şimdi bu kiviye alerji besinlere alerji de çok sık görülen hastalılardan bir tanesidir. Özellikle kivi tükettik veya kavun, karpuz tükettik baktık ki ağız etrafında kızarıklıklar oluyor, bu kişide de polen alerjisi olabilir.

Ece Erken: Nerede kızarıklar oluyor?

Ahmet Akçay: Dudak etrafında kızarıklıklar, ağızda şişlikler olabiliyor yedikten sonra. Eğer biz kivi yemişsek, elmayı tüketmişsek yemişsek kavun, karpuz veya portakal yemişsek ve ağız etrafında da her seferinde kızarıklık, şişlik oluyorsa o zaman yine polen alerjisi aklımıza gelmesi lazım. Neden? Çünkü polen alerjisi olanlarda bu çapraz reaksiyonlardan dolayı bir sendrom diyoruz biz buna ağız alerji sendromu ağız polen sendromu diye bir durum var o olabiliyor. Onun için polen alerjisi açısından değerlendirmek gerekiyor. Polen mevsiminde hapşırmaları, burunda kaşınmaları, nezleleri geniz akıntısı oluyor mu olmuyor mu diye sorgulamamız lazım.

Ece Erken: Peki hocam hiç tedavi ettirmedik kendimizi alerjimizde var işte mesela astımımızda var hiç tedavi ettirmedik nedir bunun sonucu?

Ahmet Akçay: O zaman çocuklarımızda niye derslerinde başarısızsın demeye hakkımız yok o zaman.

Ece Erken: O kadar etkiliyor yani?

Ahmet Akçay: Neden? Çünkü burunu tıkalı ondan sonra nezlesi var çocuk gece uyuyamamış sabah kalkmış uyku sersemi, okula gitmiş uyumuş, dersleri dinleyememiş o zaman da neden zayıf aldın demeye hakkımız var mı? Çünkü bu okul başarısını da etkiliyor. Burun tıkalıyken çocuk dersleri, testleri nasıl çözsün? Çocuk sınava giriyor burun tıkalı durmadan akıyor, durmadan geniz akıntısı gece uyumamış zaten..

Ece Erken: Doğru doğru hocam

Ahmet Akçay: Yani. Ne oluyor? Bunun dışında akciğerlerde sık sık zatüre olur, enfeksiyon olur ve akciğerlerde kalıcı harabiyet olur. Bu seferde ömür boyu da hadi  bakalım öksür dur.

Ece Erken: Ömür boyu da öksürüyor.

Ahmet Akçay: Yani ondan sonra balgam bir taraftan öksürük bir taraftan.

Ece Erken: Ay Allah korusun valla. Yaşayan bilir bir buçuk aydır öksürüğüm geçmemiş biliyorsunuz. Hocam şimdi neye geçtik süt ve süt ürünleri. Tavuğumuz var burada etimiz var işte konserve gıdalar var bunlarla ilgili neler söylersiniz bize?

Ahmet Akçay: Şimdi çocuklarda alerjilerden besin alerjenleri en sık besin alerjileri süt alerjisi. Bu süt alerjileri olanlar genelde ne yapıyorlar? Gidiyorlar benim süte alerjim var diyorlar inek sütü alerjisi deniliyor genelde ,süt alerjisi denilmiyor inek sütü alerjisi deniliyor gidiyor aile keçi sütü alıyor bak sen şimdi.

Ece Erken: Ama anne sütüne de en yakın keçi sütü diyorlar. O acaba ona alerjisi olmaz mı diyorlar ama oluyor.

Ahmet Akçay: Ama yanlış. Çünkü inek sütüne alerjisi olan bir çocukta %80 %90 keçi sütüne de alerjisi var demektir. Şimdi ve birde biz bazen inek sütüne karşı öyle alerjiler yakalıyoruz ki altıktan beş on dakika içerisinde çocuğun hayatını tehlikeye sokan, ölüme götürebilen ciddi alerjik reaksiyonlar. Yani alerjik şok dediğimiz bir alerji durumuna neden olabiliyor. O durumda siz gidip de süt yerine keçi sütüne sadece dilini dokundursanız bile çocuğun hayatını tehlikeye sokabilirsiniz.

Ece Erken: Ay çok önemli bilgiler veriyorsunuz hocam. Şimdi biz süte alerjisi olduğunu nasıl anlayacağız? İlk belirti nedir?

Ahmet Akçay: Şimdi süt alerjisi genelde küçük bebeklerde yüzünde egzama olarak kendini gösterebiliyor. Genelde yüzünde kızarıklıklar oluyor, eklem yerlerinde kızarıklıklar, vücutta kızarıklıklar oluyor ve genelde de bu ilk yüzde kızarıklıklar olduğu için çocuğun öpmeye bağlı olduğunu genelde söylüyorlar. Çok öptün , sen öptün sen öptün derken bakarlar o öpmemeye başlar ama yine devam eder. Bakar ki sonra kollarına geçer ve eklem yerlerinde olur. Egzama bu besin alerjilerinin önemli belirtilerinden bir tanesi. Bunun dışında süt alımından sonra dudak etrafında  kızarıklık, vücutta kızarıklık kurdeşen dediğimiz bir durum ortaya çıkabilir. Süt alımından sonra bebeklerde kakada sümüklenme, kakada kan görülmesi, kusma görülmesi, bunun dışında ishal görülmesi, kabızlık görülmesi bunlarda alerjinin belirtileridir

Ece Erken: Peki hocam süt de alması gerekiyor o besinden de alması gerekiyor peynirden veremiyor muyuz?

Ahmet Akçay: Şimdi süt ürünleri olan her şeyi yasaklıyoruz. Şimdi bakın burada süt alerjisi olan bir annenin eğer sadece anne sütü alıyorsa bir kere annenin de diyet yapması lazım. Çocuk ilk altı ay sadece anne sütü alıyor onun için annenin diyet yapması lazım. Neleri tüketmemesi gerekiyor süt alerjisi olanın? Bir kere peynir, ayran, kefir gibi süt içeren tüm ürünleri yasaklıyoruz. Tereyağ, margarin yasak, dana eti onu da yasaklıyoruz. Çünkü bunlarda çapraz reaksiyon var bunlarda. Yani süte alerjisi olan %10 oranında da dana etine alerjisi olabiliyor. Onun için genelde kuzu eti öneriyoruz. Eğer yumurta alerjisi yoksa tavuk eti tüketebilir. Ama yumurta alerjisi olan kişilerde de yirmi kişiden bir tanesinde tavuğa da alerjsi olabiliyor onun için tavuğu da vermiyoruz yumurta alerjisi olanlarda.

Ece Erken: Ne yiyeceğiz hocam?

Ahmet Akçay: Çünkü ne yapıyoruz bu gıdaları işte biz süt içermeyen gıdalardan anneye bir diyet öneriyoruz ki süt içeren gıdaları tüketmeyelim. Tereyağ, margarin tüketmeyelim. Tarhana çorbası çok faydalı diye tüketmeyelim çünkü içinde yoğurt var.

Ece Erken: Yaaa. Hocam bir telefonumuzda var hemen alalım. Buyurun efendim hoşgeldiniz İyi Fikir’e

Telefon konuşması: Alo iyi günler.

Ece Erken: İyi günler. Buyurun. Konuğumuzu tekrar söylememe gerek yok. Ama tekrar söyleyeyim. Sayın doktorumuz Ahmet Akçay bizlerle birlikte. Sorunuzu alabiliriz.

Telefon konuşması: Hocama ben şey soracaktım da. Ben beş aylık hamileyim üçüncü bebeğim. Alerjik astımım var. Bebeklerimde de doğunca oluyor. Bunun için şimdi bir şey yapabilir miyim hamileyken.

Ahmet Akçay: Keşke öyle bir şeyimiz olsa imkanımız olsa. Yani hamileyken kendimizi biliyoruz çocuğumuzda da biliyoruz ki alerjik astım veya başka bir alerjik hastalık olma ihtimali %30 ile %50 arasındadır. Eğer eşiniz de varsa bu %80 e kadar çıkıyor. Keşke tabi ki böyle bir önlemle çocuğumuza alerji olmamasını sağlasak .Böyle kesin bir çözüm yok ancak ne yapabiliriz? Çocuk doğduktan sonra doğumdan sonra bir kere çocuğun cildini güzelce nemlendirelim düzenli olarak. Çünkü cilt bariyeri çok önemli . Yattığı yatakta ki çarşafları eğer deniz kenarı olan bir şehirde yaşıyorsanız, nemli bir şehirde yaşıyorsanız muhakkak çarşaflarını en az 60 derece e haftada bir yıkayalım. Çocuğun odasında halı, kilim bulundurmayalım ve pelüş oyuncakları tercih etmeyelim. Genelde de kokusuz ürünler tercih edelim ki çocuk  kokudan rahatsız olmasın. Çünkü bunlar alerjiye eğilimi arttırıyor. Eğer İstanbul’ da yaşayan bir kişide çocuğun alerji olması astım olma durumu en çok mitelara bağlı yani ev tozlarına bağlı olabiliyor. Onun için bunlara karşı önlem almak lazım ve çocuklara fazla kilo aldırmamak lazım. Çünkü fazla kilo astıma ve alerjik hastalıklara neden oluyor. Gereksiz antibiyotik kullanmamanız gerekiyor çünkü gereksiz yere kullanılan antibiyotik de alerjik hastalıklara neden oluyor ve doğumunuzu da mümkünse normal doğum tercih edin, sezeryan tercih etmemeye gayret gösterin. Çünkü sezeryan doğumda alerjiyi artırabiliyor.

Ece Erken: Valla doktorlarımıza kızmasınlar ama hocam normal doğum bende sürekli normal doğum normal doğum ama mutlaka bir şey bulunuyor ya. Ya kafası büyük deniliyor. Sezeryana doğru bizi itiyor doktorlarımız da yani.

Ahmet Akçay: On yıl önce %97 normal doğumken şimdi bakıyorsun %97 sezeryan doğum oluyor. Evet maalesef.

Ece Erken: Gerçekten buradan seslenelim de kızmasınlar herkes demiyorum tabi ki ama yani normal doğum adı üzerinde normal ya Allah bizi böyle yaratmış normal doğum yapabiliriz yani ama sezeryan işte çok gerekli durumlarda yapmak lazım hocam. Teşekkür ederim destek verdiğiniz için.

Ahmet Akçay: Ne demek efendim.

Ece Erken: Devam ediyoruz şimdi. Hocam yumurta peki şimdi süte alerjimiz var işte bunları tüketemiyoruz. Yumurta?

Ahmet Akçay: İşte bizim besin alerjileri inanın ki ilk bebeklerde ilk bir yaşındaki bebeklerde en büyük sorunlardan bir tanesi şimdi süt alerjisi çıkıyor birde yanında yumurta alerjisi çıkıyor genelde. Çünkü çocuklarda bebeklerde en sık gıda alerjisine neden olan en önemli sekiz tane gıda var.

Ece Erken: İlki hangisi?

Ahmet Akçay: En önemlisi süt.

Ece Erken: Sonra yumurta mı geliyor?

Ahmet Akçay: Sonra yumurta geliyor.

Ece Erken: Bal?

Ahmet Akçay: Bal gelmiyor. Ama zaten bir yaşından önce biz bal vermiyoruz.

Ece Erken: Evet. Bala alerjisi olan oluyor mu?

Ahmet Akçay: Bala alerji olan polenle alerji olanlarda bal reaksiyon gösteriyor. Eğer polene alerjimiz varsa o zaman bal zarar veriyorsa bize tüketmememiz gerekiyor. Ama yumurta alerjisi önemli çünkü yumurta alerjisi olan da bazı gıdaları tüketmemesi gerekiyor.

Ece Erken: Mesela?

Ahmet Akçay: Mayonez tüketemez anne. Bunun dışında bisküvi tüketemez, makarna tüketemez, tatlı tüketemez. Çünkü bunlarda da hep yumurta içeren maddeler olduğu için onun için bunları tüketemiyoruz yani tatlı ihtiyacımızı gidermek için bizim tercihimiz genelde kabak tatlısı olabiliyor, ayva tatlısı olabiliyor veya hoşaf olabiliyor ama diğer maalesef tatlıları tüketemiyoruz. Süt alerjimiz var süt tatlılarını tüketemiyoruz. Yumurtaya alerjimiz var diğer tatlıları tüketemiyoruz böyle sorunlarımız var ve yumurtaya alerjisi olan tavuk da tüketemeyecek bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bazen anneler diyor ki şu kadar tüketsem ne olur? Canım çekti yedim. Olmuyor yani bu oruç tutmaya benziyor.

Ece Erken: Şu kadardan bile hocam küçücük bir parçadan bile sorun oluyor.

Ahmet Akçay: Yani bazen aileler diyor ki niye yediniz diyorum diyor ki canım çekti yedim diyor. Ama ne oluyor? Sonra onun sıkıntısı problem. Çünkü bir parça bile yeseniz onun etkisi bazen bir hafta bile devam ediyor. Onun için biz diyete dikkat ediyoruz ve genelde böyle kutuyla pakette olan konserve gıdaları genelde tükettirmiyoruz bunlara önem veriyoruz.

Ece Erken: Kısa bir aradan sonra devam ediyoruz. Efendim bir aramız var sonrasında tekrar buradayız.

Ece Erken: Efendim yavaş yavaş programımızın sonuna geldik aradan sonra veda ediyoruz normalde ama son bir sorum var Prof. Dr. Ahmet Akçay’ a çocuk alerji uzmanımıza. Şimdi mevsim tabi ki değişiklikleri polen artık çok fazla göreceğiz. Polen alerjisinden korunmak için ne yapmalıyız hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Polen alerjisi olanların bir kere özellikle çocukların dışarı çıkarken bir güneş gözlüğü çocuğun sevdiği bir güneş gözlüğünü takmasında fayda var, çünkü polenlerin göze yapışmasını engelleyebiliriz. Bunun dışında hava çok sıcakken özellikle nisan, mayıs aylarında polen alerjisi olan çocukların mümkün olduğu kadar hava sıcakken dışarıda kalmamaları veya sıcakken kalmışsa da eve girince muhakkak kıyafetlerini değiştirip bir duş almalarında fayda var. Çünkü polenler kıyafetlere yapışıyor ve ayakkabıları da evin dışında çıkarmaya adet edinelim.

Ece Erken: Hocam çok teşekkür ediyoruz.

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Ece Erken: Önümüzde ki günlerde yine bekliyoruz efendim arayı lütfen uzatmayalım bu kadar fazla.

Ece Erken: Tabi ki tabi ki efendim

Ahmet Akçay: Efendim hocamız ne güzel yine tane tane gülen yüzüyle çok güzel bilgiler verdi bize kendisine İyi Fikir ailesi olarak teşekkür ediyoruz, yarın saat 09:30’ da yine lütfen ekranda olun, bizler burada sizleri bekliyor olacağız. Hoşçakalın , sevgiyle kalın..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Ahmet Akçay Show Tv’de

Anneler babalar ekran başına!!!

Neden çocuklarımız alerjik doğuyor?

Sık hasta olan çocuklar astım tehditi altında mı?

Hangi öksürük astım belirtisi?

Çocuklar soğuk havalarda nasıl korunmalı

ÇOCUK ALERJİ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI PROF. DR. AHMET AKÇAY canlı yayında anlatıyor. Şimdi stüdyomuzda

Zahide Yetiş: Ahmet bey hoş geldiniz çok şıksınız, çok fitsiniz bir de ben sizi bildim bileli hep böylesiniz.

Ahmet Akçay: Çok teşekkür ederim.

Zahide Yetiş: Çocuk alerji ve göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay. İnstagrama attım videolarımızı, lütfen sorularınızı yazmaya hemen başlayın. Bende hemen sorularıma başlayayım. Şimdi neden çocuklarımız alerji oluyor ya da neden alerjik doğuyor? Biz mi bir şeyleri yanlış yapıyoruz?

Ahmet Akçay: Tabi ki alerjinin birçok nedeni var ama en önemlisi genetik. Yani anne de veya babada alerjik bir durum varsa çocukta da olma şansı yüksek. Sadece anne de varsa %30, %50. Hem anne de hem baba da varsa %80’e kadar çıkıyor.

Zahide Yetiş: Evlenmeden önce alerjik misin diye sorsak mı acaba?

Ahmet Akçay: Bir bahar ayında gezmek lazım. Sümüğü akıyor mu hapşırıyor mu? Varsa demek ki onda alerji var.

Zahide Yetiş: Hiç romantizm kalmadı ama hayat böyle. Çocuk yapacaksanız bakacaksınız.

Ahmet Akçay: Bunun dışında tabi ki çevresel faktörler var. Bunlardan bir tanesi de obezite. Çünkü yağ hücreleri alerji yapan maddeler salıyor. Aynı zamanda bronşları daraltıyor, aşırı bir hassasiyet yapıyor. Bu da astıma neden olabiliyor. Bunun dışında tabi ki çevremizde ki alerjenler var. Bunlardan özellikle deniz kenarında olan İstanbul gibi şehirlerde en önemli alerjenler mitelar. Mitelar ev tozu içinde yaşıyorlar, gözle görülemeyecek kadar küçük sekiz bacaklı canlılar. Ve bunların dışkıları tozun içine bulaşıyor, havaya kalkınca burnumuzdan, akciğerlerimizden girip akciğerlerde ve burunda enflamasyon dediğimiz iltihaplanma yapıyor ve astıma neden olabiliyor

Zahide Yetiş: Ay onlar için süpürge mi almadı benim izleyicilerim bir sürü bir sürü böyle temizlikler, kaynatmalar yeter ki onlar ölsün diye gerçekten ne yapmak gerekiyor?

Ahmet Akçay: En çok nerede yaşıyor? Yatak odasında yaşıyor. Neden? Çünkü bunlar insanların deri döküntüsü, kıllarıyla besleniyorlar.

Zahide Yetiş: Gece bizi yiyorlar mı?

Ahmet Akçay: Bir yatakta beş on milyon mite var. Bu derecede yani yalnız yatmıyoruz, onlarla yatıyoruz ve halıları, kilimleri bu nedenle kaldırmak gerekiyor.

Zahide Yetiş: Ay ben duş alıyorum çok temizim çok titizim, bunun sizin temizlik, titizlikle ilginiz yok. Mutlaka en temizim diyenin evinde bile mutlaka var.

Ahmet Akçay: Var. Onun için çarşafları en az 60 derece de yıkamak, ütülemek lazım. Tabi bunu herkes yapacak diye bir şey yok. Ailesinde alerjik hastalık olan veya çocuğunda egzaması olan kişilerin daha dikkatli olması, bu önlemleri almasında fayda var.

Zahide Yetiş: Egzama deyince Şehriye hanım mı? Evet, dört aylık kızı varmış, egzaması varmış doktor et ve süt ürünlerine dikkat et demişti. Şimdi süt alerjisi de çıktı. Hocam ne önerir diyor size? Profesörüm ne dersiniz?

Ahmet Akçay: Egzamaların %40 nedeni gıda alerjisi, besin alerjisi. %60 nedeni cildin yapısındaki bozukluklar yani suyu az yağı az. Bu kişide süt alerjisi çıkmışsa tabi ki süt içeren gıdaları tüketmemesi gerekiyor. Nedir bunlar? Tereyağ, margarin, hayvansal yağlar ve bir de çapraz reaksiyonlar yaptığı için dana etinden de sakınmak gerekiyor. Dana eti de tüketmemesi gerekiyor özellikle annenin. Çünkü anneden geçen sütlerde, süt de etkiliyor. Onun için eğer emziriyorsa annenin bu diyeti yapması gerekiyor, çocuğa da süt içermeyen Formulalarla beslemesi gerekiyor. Bazı anneler diyor ki inek sütüne alerjisi var keçi sütü vereyim diyor. Keçi sütüne de %80 alerji çıkar inek sütüne de alerjisi varsa.

Zahide Yetiş: Öyle mi? Hepsi mi öyle?

Ahmet Akçay: Ne keçi sütü ne diğer sütler. Hiçbirini önermiyoruz. Çünkü eğer özellikle vermek istiyorsak tabi ki eşek sütünde, deve sütünde daha az alerji yapıyor ama onu da test yapıp alerji yoksa verilebilinir. Yoksa gidip de inek sütü alerjisi var deve sütü verebilirim diye onları vermemek gerekiyor, manda sütü vermemek gerekiyor.

Zahide Yetiş: Hem çok pahalı, hem nereden bulacağız? Sütün yerine geçebilecek olan şeylerle yine süt vermeden de sağlıklı besleyebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Evet. Süt içermeyen mamalar var. O mamalarla beslemek gerekiyor. Bunun dışında süt içermeyen gıdalarla beslemek gerekiyor bu şekilde diyetini ayarlamak gerekiyor hem bebeğin hem annenin. Ve biz bunları diyet listesiyle de kontrol ediyoruz. Acaba çapraz reaksiyon yapan gıdaları tüketmiş mi?

Zahide Yetiş: O ne demek?

Ahmet Akçay: Örneğin süt alerjisi olanlar dana etine karşı da alerjisi olabiliyor çapraz reaksiyondan dolayı. Bunun dışında bazı aileler de annelerde bazen yanlışlık yapıyor. Örneğin tarhana çorbası içiyor.

Zahide Yetiş: Ay çok güzel tarhana çorbası.

Ahmet Akçay: çok güzel ama içinde yoğurt var.

Zahide Yetiş: Aaa bak!  Süt alerjisi oradan buldu bizi.

Ahmet Akçay: İşte onun için biz diyet listesinde onları tutturuyoruz yazdırıyoruz. Tarhana çorbasını görünce bak diyorum bunda yoğurt var bunu tüketmemen lazım, ben nereden bileyim diyor.

Zahide Yetiş: Süpersiniz. Ne olur bunları söyleyin. Bakın aklımıza hiç gelmez tarhana. Doğru, yoğurtta var. Demek ki yoğurtsuz yapacağız eğer böyle bir sorunumuz varsa.

Ahmet Akçay: Ancak süt alerjisi varsa. Yoksa problem yok.

Zahide Yetiş: Peki. Burcu’ da diyor ki çocuğumun fındığa alerjisi var, diğer kuruyemişleri yiyebilir mi? Bu arada biz size de sorduk görüntüleri göstereceğiz ama fındığa alerjisi varmış diğerlerinde olabilir mi?

Ahmet Akçay: Fındığa alerji olan diğer çerezlere de %50 alerji olma riski vardır. Onun için fındığa alerjisi varsa biraz çerez tüketmemek gerekiyor.

Zahide Yetiş: Tek, tek yiyip de bakmak mı gerekiyor? Mesela bademi verdiniz çocuğunuza bir baktınız alerjik reaksiyon var mı ertesi güne kadar.

Ahmet Akçay: Sakın sakın! Neden? Eğer fındığa alerjisi varsa, önemli bir alerjisi varsa fındığa dili dokunduğu an alerjik şok gibi hayatı tehlikeye sokan, ölüme neden olabilen reaksiyona neden olabiliriz.

Zahide Yetiş: Ne diyorsunuz?

Ahmet Akçay: Evet. Onun için eğer fındığa karşı ciddi bir alerjik reaksiyon varsa kesinlikle, hatta uçakta yanımızda birisi fındık paketini açtığı zaman oradan çıkan o toz bile o kişide alerjik reaksiyon yapabilir. Havadan uçağın inmesine bile neden olabilirsiniz.

Zahide Yetiş: O kadar. Ben bir film seyretmiştim kayınvalide öğreniyordu gelin adayının fıstık alerjisi olduğunu, finalde fıstıklı tatlı ikram ediyordu. Kız kendini nasıl atacağını bilemedi yani böyle.

Ahmet Akçay: Fıstık alerjisi olanda inanın ki fıstıktan pasta yapılmış bir tencere de bile iyi yıkanmamışsa onda yapılan pastayı yine etkiliyor o kadar önemli.

Zahide Yetiş: Bu alerji ne kadar beter bir şey. Peki çocuğunuzun alerjisi var mı? Siz farkında mısınız? Ve ne yapıyorsunuz? Sorduk size sonra da profesörümüze. Süper bir sohbet oluyor, çok teşekkür ediyorum, çok bilgi ediniyoruz. Soracağız efendim. Buyurun.

Spiker: Efendim çocuğumuzun her hangi bir şeye alerjisi var mı?

İzleyici: Evet var.

Spiker: Neye var?

İzleyici: Muz.

Spiker: Muz alerjisi var. Kaç aylık kaç yaşında?

İzleyici: Bir yaşında

Spiker: Bir yaşında, muz alerjisi var. Ne oluyor muz yediği zaman? Nasıl tepki veriyor?

İzleyici: Kızarıyor yüzü. Yüzünde kızartılar oluyor sivilceler oluyor küçük küçük.

Spiker: Sivilceler oluyor, kızarıklıklar oluyor ne yapıyorsunuz bu durumda?

İzleyici: Hiç bir şey yapmıyorum. Doktora götürdüm. Doktor muz vermeyin dedi o yüzden muz vermiyorum.

Spiker: Besin alerjisi var

İzleyici: Evet

Zahide Yetiş: Rüya ve Hakan’a teşekkür ediyorum. Sordum onlara aradınız mı böyle alerjik reaksiyon olanlara çok mu sordunuz? Diye. Hayır Zahide Hanım dediler, kime uzattıysak alerjisi çıktı. Yani bu kadar ciddi bir sıkıntıdan bahsediyoruz. O yüzden lütfen sorularınızı sormaya devam edin. Elimde telefon, instagrama  bakıyorum hiç merak etmeyin. Yalnız hocam çok ezber bozan ve enteresan şeyler söylüyor. Alerjiyle ilgili konuşmaya devam edeceğiz ama süt ile ilgili çok önemli bir şey söylediniz. Gece çocuklarınızı uyuturken süt veriyor musunuz? Ne güzel değil mi böyle süt veriyorsunuz alerjik bir reaksiyon yok ama bakın hocam ne diyor

Ahmet Akçay: Artık gece sütlerini önermiyoruz. Çünkü gece içilen sütler reflü yapıyor. Onun için gece artık süt içmesini önermiyoruz, sabah kahvaltı da öneriyoruz. Özellikle sık sık öksüren, astımı olan çocukların gece süt içmemesi özellikle tavsiye ediyoruz.

Zahide Yetiş: Allah allah bak astımı varsa çocuğunuzun.

Ahmet Akçay: Evet, sık sık öksürüyorsa kesinlikle vermiyoruz. Çünkü neden? Süt reflüyü arttırıyor ve reflüde mideden yemek borusuna geçen o süt oradaki sinirler vasıtasıyla bronşlarda daralma yapıyor ve öksürüğü tetikliyor.

Zahide Yetiş: Allah Allah. Ne kadar çok ayrıntı var.

Ahmet Akçay: Evet. Gün geçtikçe her şey yeni yeni şeyler çıkıyor tabi ki

Zahide Yetiş: Oğlum dört yaşında diyor Meryem Yıldız alerjisi var fındık gibi şişiyor neye alerjisi var bilmiyorum diyor.

Ahmet Akçay: Kaç yaşında?

Zahide Yetiş: Dört yaşında.

Ahmet Akçay: Dört yaşındaysa bir kere bu tekrarlıyor mu tekrarlamıyor mu o önemli. Eğer tekrarlıyorsa araştırıyoruz, tekrarlamıyorsa o zaman her çocukta , dört çocuğun birinde böyle kaşınmalar, kızarmalar, şişlikler olabiliyor. Onu tedavi ediyoruz bekliyoruz ama tekrarlıyorsa her yediği bir gıdaya karşı oluyorsa onu araştırıyoruz. Alerjisi gerçekten var mı ciddi mi değil mi onu testlerle öğreniyoruz.

Zahide Yetiş: Testlerle de ilgili bir soru var. Burcu Sarıoğlu diyor ki merhaba üç yaşında oğluma alerji testi yaptırdım. Polen, kedi tüyü, ağaç polen, zeytin ağacı ve pelin ağaçlarına karşı alerjisi çıktı, aşılama yaptırmam lazım mı? Aşılama ne demek?

Ahmet Akçay: Evet. Alerji aşılarından bahsediyor. Alerji aşıları ile hastalığı kökünden tedavi etmek, çocuğu rahatlatmak mümkün olabiliyor. Çünkü biz ilaçlarla tedavi ediyoruz ama o tekrarlıyor, tedavi ediyoruz tekrarlıyor. Durmadan ilaç ihtiyacı oluyor. Daha ilaç kullanmak yerine belirli bir yaştan sonra özellikle beş yaşından sonra dil altı tablet aşı veya enjeksiyon aşı olarak biz alerjen veriyoruz, vücudu alıştırıyoruz ve bağışıklık sistemini o alerjene karşı kuvvetlendirip ilaç ihtiyacını azaltıyoruz ve hayat kalitesini arttırıyoruz. Çocuk sınava hazırlanacak burnu tıkanıyor, gece uyuyamıyor. Daha sonra deniliyor ki çocuk başarısız oldu. Çocuğun alerjik nezlesi var ondan dolayı başarısız oluyor, nefes alamadı, burunu aktı. Onun için tedavi etmek gerekiyor, alerji aşıları bu konuda çok faydalı olabiliyor. Alerjik nezle de %90 a kadar tedavide cevap alabiliyoruz. Onun için çok önemli tedavi.

Zahide Yetiş: Peki bu aşıyı biraz daha konuşalım. Kimler aşı olabilir diye de konuşalım. Burcu Hanım demiş ki: ben astımım, altı aylık da hamileyim. Kızımın astım doğma ihtimali nedir. Sağ selamet dünyaya getirin inşallah. Bu sezon programda daha da mutluyum. Niye? Üç kişinin hamilelik haberini verdim programda. Dördüncü de inşallah Allahım yolda olacak. Bir de İnci’ miz vardı ona da emriyo koyuldu, transferi yapıldı bakalım inşallah iyi haberler veririz size. Herşey  Allahtan ama. Altı aylık hamileymiş ama, bu da hassas bir durum

Ahmet Akçay: Çocuğunda alerji olma şansı biraz yüksek. Kendisinde var. Şimdi ne yapmak gerekiyor bu çocukta doğduktan sonra? Eğer bir kere hayvan besleyeceksek evcil hayvan olarak şimdiden alalım.

Zahide Yetiş: Ne yapalım?

Ahmet Akçay: Evcil hayvan besleyecek şimdiden alalım.

Zahide Yetiş: Yada evde olan dursun

Ahmet Akçay: Evde olan dursun. Neden? Doğduktan sonra alırsak bu kişide o kediye karşı yada köpeğe karşı alerji olma ihtimali çok yüksek olur. Onun için doğumdan önce varsa alerji gelişme riski daha az. Ondan dolayı ne yapacağız? Evcil hayvan alacaksa şimdiden alsın

Zahide Yetiş: Tamam.

Ahmet Akçay: doğduktan sonra ne yapmamız lazım? Gereksiz antibiyotik kullanmaması gerekiyor özellikle ilk iki yaşta. Neden? Antibiyotikler faydalı mikropları da öldürüyor. Faydalı mikroplar ölünce bağışıklıklar da zayıflıyor. Çünkü iki tane sistem var vücutta. Alerji yapan bağışıklık sistemi ve mikroplardan koruyan bağışıklık sistemi.  Bu ikisi denge halinde. Eğer biz mikroplara karşı bağışıklığı arttırırsak, kuvvetlendirirsek alerji zayıf kalır ama biz sık sık antibiyotik verir bağışıklık istemini zayıflatırsak alerji ortaya çıkar. Karşımızda alerji. Onun için gereksiz yere antibiyotik kullanmamız lazım. Öksürüğe faydası olmaz eğer iltihap yoksa. Bunun dışında gribe faydası olmaz antibiyotiğin.

Zahide Yetiş: İşte doktorlar veriyor, içiyoruz. Gerçi antibiyotik kullanımı git gide azalıyor zaten artık antibiyotekler de işe yarıyor mu yaramıyor mu bilmiyorum onlar bizden akıllı. Onlar da kendi çözümlerini üretiyorlar.

Ahmet Akçay: Boğaz enfeksiyonunun %85’i normaldir gribal enfeksiyona bağlı. Hemen antibiyotik vermek kolay olmuyor, doğru değil aslında.

Zahide Yetiş: Yani ilaç alırsanız da yedi gün almazsanız da bir hafta da geçiyor zaten.

Ahmet Akçay: Geçiyor. Onun için gereksiz antibiyotik kullanmak şişmanlatmaması gerekiyor doğumdan sonra. Neden? Çünkü obezite dedik biraz önce astıma eğilimi arttırıyor. Bunun dışında sigara dumanına maruz kalmaması gerekiyor.

Zahide Yetiş: Çocuğun yanında içmiyorum, balkonda içiyorum

Ahmet Akçay: Ohh.. yok öyle bir şey. Üzerinize sinen kokular ne oluyor?

Zahide Yetiş: Geldin saçın kokuyor üzerinde ki kokuyor

Ahmet Akçay: Madem bırakamıyorsunuz. Ne  yapacaksınız? Eve gelince duş alıp kıyafetleri değiştirip, dişleri fırçalayıp ondan sonra çocukla temasa geçeceksiniz. Balkonda içecekseniz de bir önlük giyip önlükle içeceksiniz ki üzerinize koku sinmesin. Veya ki o çocuğu en iyisi evlatlık verin sigara içmeye devam edecekseniz.

Zahide Yetiş: Ay ne diyorsunuz. Bak bu kadar profösörüm bu kadar ciddi bir şeyden bahsediyor yani.

Ahmet Akçay: Çünkü sigarayı çocuğu olmuş hala daha sigara içiyor. Yani ne işi var? Evlatlık ver daha iyi

Zahide Yetiş: Kendinizi düşünmüyorsunuz çocuğunuzu düşünün. Yani bu kadar ciddi. Aman bir şey olmaz bizimkiler içti de ne oldu? Ee onlar sonradan çıkıyor işte bir yerden çıkıyor.

Ahmet Akçay: Bunun dışında işte koku

Zahide Yetiş: Ay bu kul hakkına girer mi acaba ya? Bunu hocaya sorayım ben. Unutturmayın Cuma günü sorayım. Çünkü çocuğun hakkını gasp ediyorsun. Yaşama ve sağlıklı olma hakkını gasp ediyorsun

Ahmet Akçay: Ondan sonra öksürüyor diyor. Öksürük düzelir mi sen sigara içerken? Mümkün değil yani öyle bir şey olamaz.

Zahide Yetiş: Valla hiç kızmayın bize. Bazıları biliyorum bırakmakta çok zorluk çekiyor ama ne olur deneyin. Sağlığa zararlı ve lütfen içmeyin. İsmini vermemiş İstanbul’ dan aramış. Günaydın efendim Merhaba.

Telefon Bağlantısı: Alo günaydın.

Zahide Yetiş: Günaydın. Buyurun .Allah bağışlasın dört aylıkmış evladınız.

Telefon Bağlantısı: Evet. Çok sağolun. Dört aylık bebeğim var. Yaklaşık üçüncü ayından beri geçmeyen bir öksürük. Arada bir geçiyor ama yine tekrarlıyor. Genelde sabaha karşı oluyor ve burunu tıkalı uyanıyor. Yani ne yapabilirim?

Zahide Yetiş: Kıyamam. Uyuyamıyor da demek ki zaten. Ne dersiniz hocam?

Ahmet Akçay: Şimdi dört aylık çocuk değil mi?

Zahide Yetiş: Bebek.

Ahmet Akçay: Bebek. Dört aylık bebekte en sık öksürük nedenlerinden biri reflü. Az önce bahsetmiştik reflünün  öksürüğe neden olduğunu. Çünkü reflü  genelde her çocukta az veya çok reflü olur. Genelde bir yaşından sonra bunların çoğu düzelir. Ama çocukta sık sık hırlama veya öksürük oluyorsa,  kilo alımı yeterli değilse, çok ciddi kusmaları oluyorsa o zaman tedavi veriyoruz. Ne yapıyoruz? Bu reflüyü engelleyen tedavi veriyoruz ki bu şikayetleri ortadan kalksın. Çünkü biraz önce bahsetmiştik. Reflü mideden yukarı çıkarak yemek borusundaki sinirlere temasla akciğerlerde bronşları daraltıp öksürük ve hırlama yapıyor. Bundan dolayı bu çocukta özellikle reflüyü araştırmak gerekiyor. Bunun dışında bazı hastalıklar var. Kistik fibrozis gibi. Veya akciğerde bir enfeksiyon gibi. Bu durumlarında bir değerlendirelim. Muayene ederek değerlendirilmesi ortaya çıkarılması gerekiyor.

Zahide Yetiş: Peki. Aylin hanım instagramdan sormuş. Dört aylık kızımda çoklu besin alerjisi çıktı. Anne sütünü kestik. Özel mama veriyoruz. Bütün vücudu kızarıyor. Büyüdükçe düzelir mi?

Ahmet Akçay: Merak etmeyin. Genelde besin alerjisi olanlarda iyi bir haber. Bunlar genelde düzeliyor.

Zahide Yetiş: Ay inşallah. Büyüdükçe geçiyor.

Ahmet Akçay. Büyüdükçe geçiyor genelde. Eğer ciltte alerji testi çıkmamışsa ve sadece gizli alerji varsa çünkü alerjiler tip 1 ve tip 2 diye ikiye ayrılıyor. Yani birisi ani reaksiyon gösteren birisi  gizli alerji. Eğer alerji çıkmamışsa sadece yediği zaman aldığı zaman problem oluyorsa onlar genelde çok erken geçiyor bir yaşına kadar düzeliyor. Ama alerjide çıksa genelde bunlar üç yaş en fazla beş yaşına kadar devam ediyor. Beş yaşına kadar bunların çoğu düzeliyor.

Zahide Yetiş: İyi bari. İyi  bir haber. Tuana şöyle sormuş. Oğlum 13 yaşında elma, fındık, havuç alerjisi varmış. Benimde var diyor. Acaba bu ırsi mi? Benim geçmedi acaba oğlumun geçer mi?

Ahmet Akçay: Alerjik hastalıklar genetik dedik. Yani annede babada ailede varsa böyle alerjik hastalık çocukta oma riski de tabi ki artıyor. Burada bir iyi haber bir kötü haber. Tabi ki bu elmaya karşı havuca karşı alerji düzelir ancak fındığa karşı alerji için gerçek alerji varsa onun için iyi şeyler söyleyemeyeceğim. Çünkü % 90 düzelmeyecektir. %10 da düzelme şansı var.

Zahide Yetiş: Peki hocam sizi öne alayım. Ahmet getir onu kuzum. Hocam buyurun böyle. Şöyle şimdi çoluğu çocuğu dışarı giderken. Senin de mi sorun var? Sor kuzum. Ahmetciğim koy onu öyle. Hocam buyurun  böyle. Diğer tarafa alayım sizi. Sor kuzum neymiş sorun?

Seyirci: Alerji hapı kullanıyorum

Zahide Yetiş: Neye alerjin var?

Seyirci: Benimde Rüzgara, toza

Zahide Yetiş: Hep rüzgar hep toz var sen nasıl yaşıyorsun?

Seyirci: Evet. Hemen hapşırıyorum şişiyorum birde. Kilo aldırıyor diyorlar da hocam onu soracaktım. Aldırıyor mu acaba?

Ahmet Akçay: Kullanılan ilaçlar normalde aşırı bir kilo aldırmıyor aslında. İnsanlarda tabi kortizona karşı bir fobi var. Ama doğru kullanılırsa doğru dozlarda kullanılırsa genelde kilo aldırmıyor. Ama tabi ki diyet yapmak gerekiyor. Kilo dediğimiz gibi bu alerjik hastalıkları artırıyor alevlendiriyor.

Zahide Yetiş. Bu arada gördüğünüz gibi stüdyo da gördüğünüz gibi arkada bir kedimiz var. Aslında onun benim yerimde gözü var. Bazen geliyorum stüdyoya bir bakıyorum bu böyle oturmuş izleyiciyi seyrediyor. Diyorum ki eline mikrofon versem konuşacak. Şimdi burada bir çocuğumuz var. Çocuğumuzu öyle bir giydirmişiz ki maşallah çocuk kimin belli değil yani. Doğru mu yapmışız yanlış mı? Hocam o tarafa doğru dönün.

Ahmet Akçay: Çocuğumuz da astım varsa veya akciğerlerinde bir hassasiyet varsa o zaman soğuğa çıkarken bazı önlemler almamız lazım. Özellikle astımlı çocukların akciğerlerinde aşırı bir hassasiyet vardır. Yani soğuk havaya çıkınca doğrudan akciğerlere soğuk hava temas edince hemen öksürür. Bundan dolayı ne yapmak lazım? Dışarıya çıkarken soğuk doğrudan akciğerlerimize girmesini engellemek için ya atkıyla ağzını gözünü kapatmamız lazım veya ağzını böyle kapatan bir maske takmak gerekiyor. Burnumuzdan ağzımızdan doğrudan şöyle bir atkıyla kapatın.

Zahide Yetiş: Yani ağzını burnunu kapatmakta fayda var.

Ahmet Akçay: Doğrudan soğuğun akciğerlere buruna gelmesini engelleyeceğiz. Ki  soğuk hava bronşları daraltır bronş daralınca da öksürük yapar. Ondan dolayı buna önem vermemiz gerekiyor. Yani doğrudan soğuğun temasını engelliyoruz özellikle soğuk havalarda, karlı havalarda.

Zahide Yetiş: Karda buzda bir sürü. Memleketin bir tarafı da kar kış kıyamet. Sorun mu var kuzum? Al mikrofonu söyle.

Seyirci :Demire karşı alerjim var.

Zahide Yetiş: Demire karşı alerji nasıl oluyor?

Seyirci: Bilmiyorum elleyince böyle kabarıyor

Zahide Yetiş: Demire dokunduğun zaman. Dokundun mesela bir demir bir yere denk geldin demir tutamağa tutuverdin. Ne kadar  sonra oluyor?

Seyirci: Beş dakika sonra oluyor.

Zahide Yetiş: Hemen.

Seyirci: Evet. Hemen parça parça

Zahide Yetiş: Ne yapıyorsun?

Seyirci: Kaşıya kaşıya yıkaya yıkaya geçiyor.

Zahide Yetiş: Ne kadar sonra geçiyor?

Seyirci: Yarım saat sonra.

Zahide Yetiş: O beş dakikada bir başlıyor yarım saat seni mahvediyor. Demir alerjisi. Allah allah.

Ahmet Akçay: Bu temasa bağlı metal alerjilerine giriyor bu. Temasa bağlı bir alerji iyi bir haber bir kere demir takı size hediye edemeyecekler daha kaliteli hediyeler gelecek. Kötü haber maalesef demire karşı alerji düzelmeyecek hiçbir zaman demir takamayacaksınız.

Zahide Yetiş: Denk gelmeyeceksin dikkat edeceksin demek ki kuzum. Neyse tek derdimiz o olsun ama bak neler varmış demek ki demire karşı alerji ilk defa duyuyorum.

Ahmet Akçay. Metal  alerjisi.

Zahide Yetiş: Peki şimdi bu belirtiler çok önemli lütfen dikkatle dinleyin. Çocuğunuzun göğsünde özellikle nefes verme sırasında hırıltılı bir ses duyuyorsanız sık öksürüyor, öksürüğünü geceleri arttırıyor ve uykudan uyandırıyorsa, çocuğunuzda sık ve tekrarlayan nefes sıkışması oluyorsa özellikle haraketin artması halinde yani koştu, yürüdü, terledi öksürük ve hırıltı daha da arttı. Bu ne? Damar mı?

Ahmet Akçay: Bronş

Zahide Yetiş: Bronşlar bunlar. Bronşları da şişer ya hep çocukların. Peki hocam. Sık sık gribal enfeksiyon sonrası öksürük ve nefes sıkışmaları oluyor. İki haftadan uzun sürüyorsa çocukta egzama ve alerjik nezle görülüyorsa çocuğumuz ne olabilir?

Ahmet Akçay: Astım olabilir.

Zahide Yetiş: Eyvahlar olsun astım olabilir.

Ahmet Akçay: Çok güzel belirtileri açıkladınız bu belirtiler varsa bir kere öksürüğün özelliği koştuğu zaman oluyorsa tekrarlıyorsa gece uykudan uyandırıyorsa, gece hemen uyuyunca değil de bir iki saat geçtikten sonra öksürük başlıyorsa, sabah kalkınca öksürük oluyorsa ve iki haftadan uzun sürüyorsa çocuğumuz okula başladı durmadan öksürük oluyor, gribal enfeksiyonlar akciğerlere iniyor ve iki haftadan uzun süren öksürükler oluyorsa aklımıza astım gelmeli.

Zahide Yetiş: Peki kuru öksürük en çok sorulan şey astıma da ne yapacağız diye konuşalım ama kuru öksürük ne bileyim mesela bal, zencefil ne tavsiye edersiniz?

Ahmet Akçay: Şimdi yapılan araştırmalarda bilimsel araştırmalarda birçok tabi bitkiler şey yapılıyor ama yapılan araştırmalarda en zararsız ve faydalı olabilecek bitkisel bal. Onu öneriyoruz. Neden öneriyoruz? Antibakteriyel , antienflamatuvar özelliğinden dolayı faydalı olabileceğine yönelik bulgular var.

Zahide Yetiş: Ben ne yapıyorum biliyor musunuz? Tabi çocuklar için bilmiyorum ama ben kendim eğer burada hafif bir gıdıklanma başladıysa artık yavaş yavaş ben soğuk havayla temas ettiysem sıkıntı olacaksa, balı alıyorum toz karabiber koyuyorum karıştırıyorum ilk yediğim sabah bundan bir parça hafif de yakıyor burayı ve akşam da yatmadan önce son yediğim o ballı karabiberli karışım oluyor. Ben ne yapıyorum?

Ahmet Akçay: Karabiber yerine zencefil olsa daha iyi olur.

Zahide Yetişi: Nedense karabiberle öğrenmişim öyle gidiyor. Birazda yakıyor gerçi zencefilde öyle

Ahmet Akçay: Çocuklara da sıkıntılı olur zaten karabiber vermek. Zencefilin bilimsel olarak bronşları genişletici özelliği var. Ondan dolayı astımlılarda önerilebilinir. Ama bunu dışında böyle birçok alternatif metotlar öneriliyor ama onların çok büyük bir faydası bilimsel olarak bir faydası olmuyor maalesef.

Zahide Yetiş: Siz çocukları büyüttünüz herhalde. Yani siz ne yapıyordunuz diye soracağım da ne bileyim bizde böyle pratik bayılıyoruz böyle şeyler yapmaya ve daha da kolay geliyor. Elbette doktora gidelim tabi .Bal ve zencefil.

Ahmet Akçay: Evet

Zahide Yetiş: Peki şimdi bu arada size bir gerçeği söyleyeyim hocamdan öğrendim profösörümden öğrendim. Sekiz çocuktan biri türkiye de astım. Sekiz çocuktan biri ne demek? Çoğumuzun çocuğu astım yani

Ahmet Akçay: Çoğumuzun çocuğu astım. Evet.

Zahide Yetiş: Ne yazık ki öyle.

Ahmet Akçay: Dünya da da öyle. Giderek artıyor

Zahide Yetiş: Peki sık hasta olma sebebi astım olabilir mi çocukların?

Ahmet Akçay: Olabilir. Eğer sık sık öksürüyorsa bunun altında astım olabilir. Biz bunu araştırıyoruz sık sık hasta oluyorsa

Zahide Yetiş: Sık hasta oluyorsa belki de çocuğunuz astım. Peki hangi öksürük astım yani farklı öksürükler farklı hastalıklar mı demek?

Ahmet Akçay: Evet.

Zahide Yetiş: Öksürük çeşitlerini anlatır mısınız?

Ahmet Akçay: Balgamlı öksürük varsa beraberinde de ateş varsa akciğerde bir iltihap vardır. Onun için bir doktor tarafından muayene edilmesi  değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle zatüre açısından. Bunun dışında balgamlı öksürük varsa bir kere akciğerde yapısal bozukluklar bronşlarda problem olabilir. Bunun dışında kistikfibrioz gibi hastalıklar olabilir. Ama balgamsız bir öksürük varsa normal bir enfeksiyonda olabilir altında astımda olabilir yabancı cisimde olabilir reflüde olabilir birçok neden olabilir. Birde bunların yanında psikojenik öksürük var. Psikojenik öksürüğün tipik özelliği şudur. Eğer bir çocukta gündüzleri öksürük oluyor insanlar olduğu zaman öksürük oluyor. Gece uykuda da hiç öksürük olmuyorsa işte o psikojenik bir öksürüktür. Ruhu öksürüyor ruhun öksürüğü diyoruz biz buna.

Zahide Yetiş: Yani fiziksel bir şey olsa gece de devam eder diyorsunuz

Ahmet Akçay: Evet.

Zahide Yetiş: Demek ki bu daha uyanıkken düşündüğü bir şeyden ötürü sıkıldığı, problem ettiği.

Ahmet Akçay: Yani bakıyorsun ediyorsun çocuğum muayenesi normal ateşi yok nezlesi yok bunun dışında kulakları normal akciğer dinleme sesleri normal. Bakıyorsunuz gündüz öksürük var. Öyle bir abartıyor ki öksürüğü böyle sanki boğulacakmış gibi öksürüyor. Sonra bakıyorsun böyle bir şey yok. Gece de uykuda yoksa işte bu psikolojiktir.

Zahide Yetiş: Öğrenelim bunları bak çocuklarımızın pencereleri bunlar. Peki Asiye Hanım diyor ki dokuz yaşında oğlu varmış sinüzit, şeker alerjisi var ikinci alerjisi çıkar mı? Artık bu kadar yeter başka da bir şey çıkar mı diyor yani hocam?

Ahmet Akçay: Şimdi alerji tabi ki hep aynı kalan bir şey değil. Yani diyelim bir iki sene geçtikten sonra alerjiler değişebiliyor. Farklı alerjiler ortaya çıkabiliyor. Alerjik hastalıklar genelde birlikte olmaya eğilimlidir. Eğer bir çocukta astım varsa beraberinde alerjik nezle olma şansı yüksek.

Zahide Yetiş: Bu bizim içinde geçerli mi?

Ahmet Akçay: Hepimiz için geçerli

Zahide Yetiş: Yani sadece çocuk dediğine bakmayın aslında hepimiz için geçerli

Ahmet Akçay: Hepimiz için geçerli. Eğer bir astım varsa alerjik nezle olma ihtimalimiz yüksek. Bunun dışında egzamanın birlikte olma riski yüksek özellikle eklem yerlerinde, bileklerde, diz arkalarında egzamatit lezyonlar varsa kaşıntılı bölgeler varsa yüzde, boyunda oluyorsa o zaman alerjik hastalıklardan astım alerji nezle de olma ihtimali yüksek. Yani genelde birlikte olmaya eğilimliler.

Zahide Yetiş: Alerjiniz yoksa oturup kalkıp dua edin yani ne kadar zor bir şeymiş fındık alerjisi bile top gibi şişiriyor çocuğumu dedi anne kıyamam. Şifa benim editörümün adı da Şifa editörlerimin birinin adı da Şifa dur öbürünü söylemezsem şimdi yukarıda çıngar çıkmasın. Birinin adı da Özlem . Bayılıyorum size, sizi seviyorum kızlar. Güneşe çıkınca ciğer gibi kızarıyorum otuz yaşındayım ne yapabilirim diyor

Ahmet Akçay: Eyvah!

Zahide Yetiş: Eyvah gerçekten ne yapsın?

Ahmet Akçay: Şimdi güneş alerjisi eğer ilk otuz dakikada

Zahide Yetiş: Getir kuzum zencefili ben onu bir balla karıştırayım da hocam anlatmışken yapayım. Evet

Ahmet Akçay: Evet ilk otuz dakikada oluyorsa tabi ki güneşe bağlı alerji olabilir. Güneş alerjisi varsa bir kere güneşten güneş koruyucu yüksek faktörlü güneş koruyucu kremler kullanmalı.

Zahide Yetiş: Bunsuz sokağa çıkmayacak yaz, kış

Ahmet Akçay: Evet

Zahide Yetiş: Güneşin etkisinden her türkü sakınacak.

Ahmet Akçay: Evet

Zahide Yetiş: Nursel Hanım’ da diyor ki yedi yaşında ki kızım iki yıldır ev tozu alerjisi aşısı oluyor. Aşı bitince geçer mi? Nasıl bir sistemmiş o aşı yani? Her sene mi oluyor?

Ahmet Akçay: Şimdi enjeksiyon aşı ve dil altı damla aşı ve tablet aşılar var. Enjeksiyon aşılar ilk üç ay haftada bir daha sonra ayda bir ve toplam süre üç yıl süreyle enjeksiyon aşı yapıyoruz. Cilt altına enjeksiyon yapıyoruz küçük iğneleri var onun çocuğun canını yakan bir iğne değil. Onunla o vücudun bağışıklığını kuvvetlendiriyoruz, artırıyoruz o alerjiden kurtarıyoruz.

Zahide Yetiş: Peki. Bal ve zencefil yapalım. Hocam sizden bir şey rica etsem bunu böyle sabit tutar mısınız?

Ahmet Akçay: tabi

Zahide Yetiş: Diğer elinizle tutun lütfen. Sabit kalsın lütfen. Şimdi profösörümden öğrendiğimi uygulayayım. Ben bunu karabiberle yapıyordum ama dediğim gibi hocam dedi ki bunu siz en güzeli zencefille yapın. Peki  böyle bir uygulamayı ne zaman yapalım?

Ahmet Akçay: Öksürük olduğu dönemlerde. Ve birde bir yaşından büyük olması gerekiyor. Biliyorsunuz bir yaşına kadar bal kullanmıyoruz.

Zahide Yetiş: Ha bir yaşına kadar bal yok.

Ahmet Akçay: Evet bir yaşına kadar olan çocuklarda bal yasak.

Zahide Yetiş: Dur deyin lütfen. Ne kadar atayım?

Ahmet Akçay: Yeter o kadar.

Zahide Yetiş: Bu kadar yeter. Peki. Teşekkür ediyorum hocam. Bal ve zencefil. Bu da yakar mı acaba.? Bir de su içirtir gibime geliyor sonrasında.

Ahmet Akçay: Evet

Zahide Yetiş: Benim dediğim taktik doğru mu? Yani sabah ilk akşam son yediğim şey idi bu. Aynı şeyi yapalım mı yine

Ahmet Akçay: Yani öksürdüğü dönemlerde küçük çocuklarda bir çay kaşığı büyük çocuklarda bir tatlı kaşığı verilebilinir.

Zahide Yetiş: Bir tatlı kaşığı işte bu kadar

Ahmet Akçay: Gibi

Zahide Yetiş: Peki. Bir tadayım şunu ben. Hocama telefon ve sorularda devam ediyor. Aşı konusunu biraz daha konuşalım istiyorum. Herkes aşı olabilir mi? Yani mesela demire alerjisi var hanım efendinin. Demirle ilgili bir aşı var mı?

Ahmet Akçay: Demirle ilgili maalesef aşı yok

Zahide Yetiş: Nelere var?

Ahmet Akçay: Alerjik nezle varsa, astım varsa, arıya karşı alerji varsa bakın en faydalı olan aşı aslında arıya karşı olan alerjidir. Arı soktuktan sonra alerjik şok gelişen kişilerde alerji aşısı yapılabiliyor

Zahide Yetiş: Kötü bir şey anlatıyorsunuz ama bunun tadı çok lezzetli oldu. Yani bunu bir deneyin

Ahmet Akçay: Tavsiye ediyoruz.

Zahide Yetiş: Kesinlikle deneyin. Valla benim alerjim falan yok ama ben bunu yine de tüketirim. Ne yaptık? Zencefil ve bal. Tatlı ihtiyacı için nefis bir şey bu arada . canınız çikolata mı çekti mikrofonu ver kuzum ablama. Canınız çikolata mı çekti valla bunlarla değerlendirin bak balın ne kadar faydalı olduğunu biliyoruz zencefilde faydalı. Karıştır ikisini. Süpersiniz. Söyle annem hoş geldin

Seyirci: Hoşbuldum. Ben Ankara’ dan geldim

Zahide Yetiş: Hoşgeldiniz.

Ahmet Akçay: Benim torunum on günde bir zatüreye yakalanıyor hocam

Ahmet Akçay: Evet

Zahide Yetiş: On günde bir nasıl yakalanıyor? Ne yapıyorsun çocuğa?

Seyirci: Göğüs kafesi yok

Zahide yetiş: Nasıl yok.

Seyirci: Doğuştan göğüs kafesi yok

Zahide Yetiş: Kemik mi yok?

Seyirci: Evet

Zahide Yetiş: Vardır canım

Seyirci: Ameliyat olacak yedi yaşında. Kökük . Kalbi sol tarafa kayma yapmış. On gün duruyor zatüreye yakalanıyor hocam. Çok sık hastaneye yatıyor

Zahide Yetiş: Çok geçmiş olsun öncelikle

Ahmet Akçay: Bir kere tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarında en sık sebeplerden bir tanesi astım. Astım yönünden araştırılması gerekiyor. Bunun dışında göğüs deformiteside tetikleyebilir. Onun için bu göğüs deformitesiylede ilişkisi olup olmadığı incelenmeli. Eğer göğüs deformitesiyle lakası varsa bu da tedavi edilmesi gerekiyor ama tekrarlayan akciğer enfeksiyonu bir inceleme yapıyoruz. Bir kere bağışıklık sistemine de bakıyoruz. Belki mikroplara karşı bağışıklığı zayıf ondan dolayı durmadan enfeksiyon oluyor. bu tekrarlayan akciğer enfeksiyonu bir çok nedeni var. Kistikfibrosizden tutunda bir çok nedene kadar nedenlerinin araştırılması gerekiyor

Seyirci: Yedi yaşında ameliyat edeceğiz dediler.

Zahide Yetiş: Biraz daha büyüsün. Şimdi kaç yaşında?

Ahmet Akçay: Biraz daha büyüsün

Seyirci: Dört yaşında.

Zahide Yetiş: Üç senesi var

Seyirci: Anaokuluna gidiyor. Bir hafta haşlanıyor on – on beş gün geçmiyor.

Ahmet Akçay: Ona aşı önermek lazım. Gribe karşı aşı ve zatüreye karşı aşı yapılması gerekiyor o çocuğun

Seyirci: Tamam hocam teşekkür ederim.

Zahide Yetiş: Sen anneanne misin babaanne misin?

Seyirci: Anneanneyim de babaanneyim de ekiz tane torunum var

Zahide Yetiş: Hay maşallah. Anneannelerin babaannelerin ellerinden öpüyoruz. Sevgiyle kucaklıyoruz.

Seyirci: Allah razı olsun. Teşekkür ediyorum

Zahide Yetiş: İyi ki sizler varsınız

Seyirci: Bende seni çok seviyorum. Özellikle sizin için geldim

Zahide Yetiş: Teşekkür ederim iyi ki geldin. Dur reklamda sarılırız bol bol.

Seyirci: Tamam teşekkür ederim

Zahide Yetiş: Ben teşekkür ederim. Peki bir sorumuz daha var. Söyle kuzum.

Seyirci: Hocam alerjisi olan bu zencefille bal karışımını yiyebilir mi?

Ahmet Akçay: Çok güzel bir soru

Zahide Yetiş: Süpersiniz

Ahmet Akçay: Şimdi eğer polene alerjiniz varsa bal sakıncalı olabilir. Onların içinde de polen olabiliyor. Reaksiyon yapabiliyor. Onun için eper bal tüketince öksürüğümüz artıyorsa şikayetlerimiz artıyorsa polen alerjisi olanlar kullanmaması gerekiyor.

Zahide Yetiş: Derya Hanım diyor ki instagram soruları. Kızım beş yaşında rutubete karşı alerjisi var benimde vardı geçti onunda geçer mi?. Ne kadar enteresan alerji çeşitleri var

Ahmet Akçay: Bir kere rutubete karşı alerji değil küfe karşı alerjisi var ve ya ev tozuna karşı alerjisi var. Bir kere bunun küf mü mite mı neye bağlı alerjisi olduğu ortaya çıkarılması gerekiyor. Eğer alerjisi ciddiyse o kendi kendine düzelmesi zor ama bakıyoruz çok hafif bir alerjisi var. Genelde ergenlikle birlikte 9 ile 14 yaş arasında genelde düzeliyor.

Zahide Yetiş: Ay inşallah düzelir.

Ahmet Akçay: Evet

Zahide Yetiş: Alerjik reaksiyonlar herkeste farklı farklı kimisinde kızarıklık kimisinde şişme kimisinde kaşıntı değil mi? Başka var mı?

Ahmet Akçay: Farklı farklı çeşitli vücudunda şişmeler olabiliyor. Kaşıntılar, kızarıklar, nefes sıkışması, burunda tıkanma bunu dışında bazen arılar sokmasından sonra alerjik şok gibi problemlere neden olabiliyor. Yani alerji deyip de geçmemek lazım ölüme bile neden olabilen bir çok  alerjik reaksiyonlar var.

Zahide Yetiş: Sizinle konuştukça ne kadar ciddi bu konuyu anladığımı daha da konuştuğumuzu daha da iyi anlıyorum. Fatma Hanım diyor ki kardeşinde varmış problem. Kardeşim cips ve çikolata yedikten sonra elleri kabarıyor ve soyuluyor. Kediyle de oynuyor acaba alerji midir?

Ahmet Akçay: Evet. Bir kere çikolataya karşı eğer alerjisi varsa tabi katkı maddelerine bağlı olabiliyor veya süt veya çerez gibi gıdalara karşı alerji olabiliyor. Onun için hangi gıdaya alerjisi olup olmadığı araştırılmalı. Kedi de alerji yapabiliyor.

Zahide Yetiş: Kedi niye alerji yapıyor?

Ahmet Akçay: Burada kedi gördüm. Kediye karşı alerjisi olan birisi varsa hapşırmaya başlar

Zahide Yetiş: Yok Allaha şükür.

Ahmet Akçay: Hapşırmadığına göre kimse yok her halde. Çünkü kedi alerjenleri öyle yapışkan ki biz burayı boyatalım biz kediyi gönderelim burayı boyatalım bu kedinin alerjenini buradan temizleyemeyiz

Zahide Yetiş: O kadar yani

Ahmet Akçay: Bir buçuk yıl devam eder göndersek burayı boyatsak bile. Onun için kedi alerjisi olanlar önemli

Zahide Yetiş: Niye peki? Mesela ben kedileri çok seviyorum. İyi ki alerjim yok yani. Bütün hayvanları çok seviyorum da.

Ahmet Akçay: İyi ki alerjiniz yok

Zahide Yetiş: İyi ki alerjim yok. Yoksa uzaktan sevecektim. Peki  Nesrin Hanım on yaşında kızım gündüz ve geceleri öksürük nöbeti geçiriyor

Ahmet Akçay: Evet gündüz ve gece öksürük nöbeti geçiriyorsa işte bu bizim konumuz astım yönünden incelenmesi gerekiyor öncelikle

Zahide Yetiş: Peki astım çok ciddi bir şey olabilir yani benim çocuğumda da astım var diyebilirsiniz de bir de astım krizini bilmek lazım her halde. Allah korusun kriz anında neyi yanlış yaparsak nasıl bir sonuç olur?

Ahmet Akçay: Şimdi diyelim ki çocuğumuz astım ve bir baktık ki öksürük başladı nefesi sıkıştı ve sık sık öksürmeye başladı biz bunda ne diyoruz astım krizi. Şimdi astım krizinde bir kere öncelikle evde eğer sprey kullanıyorsak

Zahide yetiş: Ne spreyi? Saç spreyi oda spreyi. Ha şöyle spreyler

Ahmet Akçay: Nefes açıcı spreyler var veya üç yaşından küçüklerde de buhar aletleri var. Onunla yirmi oyuz dakika aralıklara üç kez bunu uygulayacağız. Şimdi siz büyüklerde yani dört yaşından büyüklerde maskeyi çıkarıyoruz

Zahide Yetiş: Bu yok. Bu çocuklar için mi? Siz bana gösterin ben hiç kullanmadım.

Ahmet Akçay: Tamam. Öncelikle çalkalıyoruz nefes açıcı spreyi kapağını çıkarıyoruz. Kapağını çıkarmadan kullananlar var. Daha sonra altı üste gelecek şekilde yerleştiriyoruz. Daha sonra bunun kapağını çıkarıyoruz. Nefes alıp vermeye başlıyorsunuz nefes alıp vermeye başlarken tam nefesinizi verdiğiniz an bir kez sıkıp beş defa nefes alıp veriyoruz. Bir sprey beş defa nefes alıyoruz. Beş defa derin ve yavaş ağzımızdan alıyoruz burnumuzdan veriyoruz.

Zahide Yetiş: Reklama gidiyorum dönüşte buradayım

REKLAMLAR

Zahide Yetiş: Çocuk Alerjisi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay stüdyomuzda çocuklarımızı konuşuyoruz. En büyük dert anladım ki bu astım ve alerji çocuklarımızda. Aşıdan bahsetmiştik en son aşıdan da biraz bahsedelim. Kimler aşı olabiliyor? Aşıyla hangi alerjenleri geçirebiliyoruz?

Ahmet Akçay: Alerjik nezle, alerjik astım ve arı alerjisinde alerji aşısı uyguluyoruz

Zahide Yetiş: Alerji nezle, alerjik astım

Ahmet Akçay: Alerjik astım, alerjik nezle ve arı alerjisi. Nedenini bulabildiğimiz örneğin alerji astım ve alerjik nezlenin nedeni polense mite ise küf ise evcil hayvan ise bunlara karşı aşı yapabiliyoruz. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bu aşının bu konunun uzmanları çocuklarda çocuk alerji uzmanı yetişkinlerde de  yetişkin alerji uzmanlarının plan yapması hazırlaması ve uygulaması çok önemli

Zahide Yetiş: Yani böyle bir branş var

Ahmet Akçay: Branş var ve bunun eğitimini alan bu uzmanlar. Yoksa bu alerji aşıları hangi aşının uygulanacağı gelip de bu konu üzerine eğitim almadan yapılan aşıların çok büyük bir faydası olmuyor

Zahide Yetiş: Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. Hocam çok teşekkür ediyorum.

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz.

Zahide Yetiş: Sağolun efendim. Yarın tekrar karşınızdayız. Sizi çok seviyoruz çok özleyeceğiz. Görüşmek üzere efendim

 

 

Prof. Dr. Ahmet Akçay TRT 1’de

 

Prof. Dr. Ahmet Akçay TRT 1 kanalında Ece Erkenin sunduğu iyi Fikir Programında Astım ve korunma yöntemleri konuşuyor.

Uygun olmayan çocuk kıyafetleri astımı tetikler mi?

Çocukların odalarında neler alerji yapar?

Çocuk hastalıkları ve alerji uzmanı PROF. DR. AHMET AKÇAY İyi Fikir’ de bütün sorularınızı yanıtlıyor.

Yayın Akışı

Ece Erken: Hocam Hoşgeldiniz.

Ahmet Akçay:  Hoşbulduk

Ece Erken: Dün tam da sizden bahsettik.

Ahmet Akçay: Evet.

Ece Erken: Benim bir arkadaşımın böyle bir evladı var. Alerjik. Ve gerçekten çok şeyler çekiyor  yani hakikaten ne yapsam çünkü dışarıdan gelen eşi de mikrop getirebiliyor farkında olmadan. O hasta olmuyor ama çocuk bir anda hasta oluyor, nefesi kesiliyor. Sizden çok önemli alacağımız bilgiler var hocam alerjik çocuklarla ilgili.

Ahmet Akçay: Herkesin derdi alerji zaten bu günlerde, öksüren öksürene.

Ece Erken: Evet hocam biz şimdi sizinle nasıl korunacağımızı konuşalım. Ne yapmamız gerekir anne, baba olarak. Çocuklarda astım ve alerji üzerine sohbet edelim. Öncelikle astım nedir hocam?

Ahmet Akçay: Astım alerjiler ve çevremizdeki çeşitli nedenlerden dolayı akciğerlerde harabiyet enflamasyon dediğimiz bir iltihaplanma sonucu aşırı bir hassasiyet bu hassasiyet sonrasında da hırlama, öksürük, nefes sıkışması gibi belirtilerle giden hastalığa biz astım diyoruz.

Ece Erken: Belirtileri neydi hocam?

Ahmet Akçay: Öksürük, akciğerde hırlama, nefes sıkışması. Bu gibi belirtiler oluyorsa astımdan şüphelenmemiz gerekiyor.

Ece Erken: Çocukların hepsi öksürüyor, hangi öksürük? Belirli bir öksürük var mı astımın işareti?

Ahmet Akçay: Tabi ki her öksürük astım değil. Astımdan şüphelendiren öksürükler nasıl oluyor? Gece uykudan uyandırıyor mu? Uyandırıyorsa astımdan şüphelenilir. Sabaha doğru öksürük oluyor mu veya sabah kalkınca öksürük oluyor mu? Eğer oluyorsa yine şüphelenilir. Eğer uykudan hemen sonra değil de bir iki saat geçtikten sonra öksürmeye başlıyorsa yine astımdan şüphelenilir. Çocuğumuz oyun oynadıktan sonra veya top oynadıktan sonra, koştuktan sonra öksürük oluyorsa akciğerde hırlama oluyorsa yine astımdan şüphelenilir. Kokudan etkileniyorsa örneğin; temizlik yaptık, çamaşırları yıkadık. Kokularda güzel arkasından çocuğumuz öksürmeye başlıyorsa yine astımdan şüphelenmemiz gerekiyor. Bu gibi durumlarda öksürük oluyorsa aklımıza astım mutlaka gelmelidir.

Ece Erken: Astımı olan çocuğa karşı neler yapmalıyız?  Nelere dikkat etmemiz gerekir? Evimiz nasıl olmalıdır? Düzenimiz nasıl olmalıdır hocam? Peluş oyuncaklar astımı tetikler mi hocam?

Ahmet Akçay: Peluş oyuncaklar özellikle deniz kenarında olan şehirlerde ki çocuklar için büyük risk. Neden deniz kenarlarında ki şehirler için büyük risk? Çünkü buralarda yaşayanlarda astımın en sık nedeni mite alerjisi. Miteler tozların içinde yaşayan sekiz bacaklı gözle görülemeyecek kadar küçük olan canlılardır. Ve bunların dışkılarına karşı alerjik . Ve bunlarda tekstil ürünlerinde yaşıyor, insanların deri döküntüleriyle besleniyor. Ve çocukla beraber olduğu için de kumaşta tekstil ürünü olduğu için bunlarda da mite oluyor.

Ece Erken: Hocam peluş oyuncak almayacak mıyız çocuğumuza?

Ahmet Akçay: ben ideali bunları kaldırmak. Fakat baktık ki çocuk çok bağlanmış, onsuz yatmıyor, çok üzüleceğini de biliyoruz üzüntü de astımı tetikleyen bir faktör. O zaman ne yapabiliriz bazı önlemlerimiz var. Ya haftada bir kere 60 derecede yıkayacağız veya mite öldüren deterjanlarla yıkayabiliriz veya Deep freeze’ imize koyup 24 saat beklettikten sonra sudan geçireceğiz hafta da bir kez. Neden sudan geçireceğiz? Çünkü mitelar ölüyor fakat dışkıları ve mitelar öldüğü yerde kaldığı için sudan geçirmek gerekmektedir.

Ece Erken: Astım rahatsızlığı olan çocuğun yatağı, yorganı nasıl olmalıdır?

Ahmet Akçay: Çocuğun odasında tekstil ürünlerinin miktarı az olmalıdır. Odasındaki halı ve kilimler kaldırılmalıdır. Halıyı kilimi gönderdik. Baktık ki çocuğun ayağı üşüyor ne yapsak? Küçük bir kilim koysak mı? Eğer 60 derece sıcaklığa dayanabilen bir kilim bulabiliyorsa haftada bir yıkayabiliyorsa kullanılabilir. Fakat o özelliklerde halı ve kilim bulabilmek çok zor. Veya mite öldüren deterjanla haftada bir kez 60 derece de yıkayabiliyorsa belki olabilir. Fakat en ideali olmamasıdır. Çocuğumuzun yatağına ne yapacağız? Tabi ki çocuğun yattığı yatakta beş, on milyon mite var. Mitelarla yatıp kalkıyorlar çocuklar. Neden? Çünkü mitelar deri döküntüleriyle besleniyorlar ve tekstil ürünlerini seviyorlar ve tabi ki en çok deri döküntüsü çocuğun yattığı yerde. Onlarla besleniyorlar. Ve kışın daha da alevleniyor mitelar. Neden alevleniyor? Çünkü biliyoruz ki mitelar nemi ve sıcağı seviyorlar. Kış ayların da odanın içerisi sıcak olduğu için nem de olduğu için tabi ki mitelar artıyor.

Ece Erken: Neden doktorlarımız evin içerisinde üşüyün diyor bundan işte. Değil mi hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Ve bir de ne yapıyoruz biz? Evin içerisi kurudu diye peteklerin üzerine bez koyuyoruz bir de nem makinesini çalıştırıyoruz mitelar için daha da artması için alevlenmesi için ortam hazır.

Ece Erken: Hocam nem makinesini de mi çalıştırmayacağız?

Ahmet Akçay: Deniz kenarında olan yerlerde çalıştırmayacağız. Ama yine Konya’daki Antep’teki deniz kenarında olmayan yerlerde nem eğer düşmüşse onlar rahat.

Ece Erken: Konya geliyorum ben orda yaşayacağım.

Ahmet Akçay: Evet

Ece Erken: Hocam bir telefonumuz var, devam edeceğiz. Hoş geldiniz efendim. Hayırlı sabahlar

Telefon Konuşması: Hayırlı sabahlar.

Ece Erken: Buyrun sizi dinliyor hocamız.

Telefon Konuşması: Çocuğum bahar ayında hastalandıktan sonra astım teşhisi konuldu. Doktor Bey’in verdiği ilaçlar iyi gelmiyor. Ne yapmam gerek?

Ahmet Akçay: Çocuğumuz da astım belirtileri var, öksürük var, bronşitten şüpheleniyoruz. Ne yapmak gerekiyor? Tabi ki teşhis koymak gerekiyor. Nasıl teşhis koyuyoruz? Bir kere doğumdan 18 yaşına kadar olan çocuklarda eğer alerjik bir hastalıktan şüpheleniyorsak, astımdan şüpheleniyorsak bir çocuk alerji uzmanı veya çocuk alerji uzmanının olduğu bir bölümde değerlendirilmesi gerekiyor.

Ece Erken: Alerji testi mi yaptıracağız hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Bir alerji testi gerekebilir. Bunun dışında eğer 5,6 yaşından büyükse nefes testi yani solunum fonksiyon testi ile akciğerler değerlendirilebilir. Gerekli bazı testler yapılabilinir. Ve bütün bu testlerle çocukta astım teşhisi mi var yoksa başka bir neden mi var onun araştırılması gerekiyor. Yoksa sadece öksürüyor sadece astım belirtisi var diye hemen çocuğa astım teşhisi koymuyoruz.

Ece Erken: Belki de ondan dolayı o ilaç işe yaramadı mı?

Ahmet Akçay: Evet. Belki de mitelara karşı çocuğun alerjisi var. Çocuk 5,10 milyon mite ile yaşıyor ne verirseniz verin iyileşir mi? Zaten mitelara karşı alerjisi var durmadan tedavi veriyoruz ama tabi ki bunun faydası olmayacaktır.

Ece Erken :Hocam kortizonlu ilaçlarda olabiliyor.

Ahmet Akçay: Kortizonlu ilaçlarda verilebiliyor.

Ece Erken: hatta benim dün akşam arkadaşımın çocuğuna verildi. O anlık geçirdi hocam. Pul pul dökülmeler de oluyordu hocam onun vücudunda. Buradan izliyorsa Selin’e de sevgilerimi yolluyorum. Ve akşam iyiydi o ilaçtan sonra ama sabah yine olmuş sabah yine nefes daralmasıyla uyandı çocuk.

Ahmet Akçay: Evet. Bazen kortizonlu ilaçlar veriyoruz. Ancak bu kortizonlu ilaçlardan korkmuyoruz. Neden korkmuyoruz? Çünkü biz en düşük dozda veriyoruz. En düşük dozda verdiğimiz için ve genelde de akciğerden gidecek tedaviler veriyoruz. Doğrudan böyle tableti çok sık vermemeye çalışıyoruz. Akciğerlere gidip akciğerlerdeki o iltihabı düzeltsin diye tedaviler veriyoruz. O bizim verdiğimiz dozlarda da önemli bir sorun olmuyor çünkü dünyalarca binlerce çalışma var, çocukta önemli bir sorun yaratmıyor.

Ece Erken: Sorun yok ilaçta diyorsunuz yani?

Ahmet Akçay: Sorun yok merak etmeyelim. Sadece ilacı doğru kullanalım. Doğru kullanmaya da biraz sonra geleceğiz.

Ece Erken : Tamam hocam. O zaman burayı bitirelim. Sonra ilacı nasıl doğru kullanacağız bunu konuşacağız.

Ahmet Akçay: Evet şimdi çocuğun odasında beş,  on milyon mite var, durmadan öksürüyor diyor tedavi veriyorum diyor iyileşmiyor diyor. Bir kere öncelikle çocuğun odasındaki miteın sayısını azaltalım. Ne yapmamız lazım? Bir kere yatağın, yorganın, yastığın kılıflarını çıkartalım. Kılıflarını çıkardıktan sonra öncelikle buradaki miteları hapsedelim. Yataktaki,  yastıktaki yorgandaki miteları hapsedelim. Nasıl hapsediyoruz ? bir kere bu miteların yğzeye çıkmasını engelleyecek sıkı dokunmuş antialerjik kılıf kullanacağız.

Ece Erken: Antialerjik kılıf kullanıyoruz.

Ahmet Akçay: Antialerjik kılıfı mitelardan uzak durmak için yastığımıza bu şekilde geçiriyoruz. Geçirdikten sonra bu şekilde fermuarını kapatıyoruz.

Ece Erken: Yastık nasıl olsun hocam? Kaz tüyü mü olsun? Elyaf mı olsun?

Ahmet Akçay: Biz tüylü olanları tercih etmiyoruz, pamuklu olsun. Bunu kapatıyoruz. Kapattık hapsoldu. Şimdi artık bütün mitelar içinde. Bunun üzerine de normal kılıfı geçiriyoruz. Normal kılıfı bunun içine antialerjik kılıfa geçiriyoruz.

Ece Erken: Mite kılıfın üzerinde barınamıyor mu hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Neden bu kılıfı geçiriyoruz?

Ece Erken: Neden?

Ahmet Akçay: Çünkü çocuk bunun üzerinde yattığı için yine döküntüler oluyor yine mite birikiyor. Onun için bu bariyer oluşturduktan sonra haftada bir bu kılıfları yıkıyoruz.

Ece Erken: Hafta da bir kılıfları yıkıyoruz.

Ahmet Akçay: Evet bu antialerjik kılıfları ise altı ayda bir 60 derecede yıkıyoruz.

Ece Erken. Bir kere hocam tekrarlayalım bunu.

Ahmet Akçay: Evet antialerjik kılıfları altı ayda bir normal kılıfları haftada bir 60 derece de yıkıyoruz ve ütülüyoruz, çünkü miteları öldürüyoruz. Mitelara son.

Ece Erken: Mitelara son. Gıcık oldum şu mitelara. Hocam şimdi seyircimiz soruyormuş onu anlayamadım buyurun Sultan Hanım yünlü yastıkları soruyormuş izleyicimiz.

Ahmet Akçay: Yünlü yastıkları maalesef kullanamıyoruz. Neden? Yünlü yastıkları en çok seviyor mitelar yün onların sevdiği ürünler. Ama tabi ki antialerjik kılıfla tabi ki önlem alıyoruz faydası oluyor ama mümkün olduğu kadar pamuklu ürünler kullanıyoruz.

Ece Erken: Hadi onu kurtardık hocam. Yorgan?

Ahmet Akçay: Yorganında aynı kılıfları var, büyük kılıfları var onun da kılıfını geçiriyoruz, üzerine normal nevresim geçiriyoruz. Yatağı da tulum şeklinde antialerjik kılıfla onu da geçiriyoruz onun da üzerine normal çarşafları geçiriyoruz.

Ece Erken:  Peki güzel şimdi neler yapacağımızı tekrar hatırlayalım hocamla. Kilim, halı kullanmıyoruz çocuğun odasında.

Ahmet Akçay: Evet

Ece Erken: Çok kullanmak mı istiyorsunuz? O zaman 60 derecede yıkanan kilim bulacaksınız oda zor hocam.

Ahmet Akçay: O da zor veya mite öldürücü deterjanlarla yıkayacaklar haftada bir kez.

Ece Erken: Sonra çocuğumuzun pelüş oyuncaklarından genellikle vazgeçiyoruz. Ama çocuk vazgeçmediği takdirde ne yapıyoruz? Deep freeze koyuyoruz 24 saat sonra o deep frezeenden çıktıktan sonra hocam dedi ya mitelar ölüyor ama üzerinde sudan geçiriyoruz. Ama birde başka bir yöntemi daha vardı hocam neydi o?

Ahmet Akçay: Mite öldürücü deterjanlarla yıkayabiliriz.

Ece Erken: Peki ondan sonra yatağa geçtik. Yatağın yastığı nasıl olmalı? Yün olmayacak, mitelar en çok yün yastığı seviyor.

Ahmet Akçay: Yün yorganı seviyor, yün yatağı seviyor. Antialerjik kılıflarla bariyer oluşturuyoruz. Çünkü sıkı dokunmuş, yüzeye çıkmasını engelliyor bir bariyer oluşturuyor.

Ece Erken: Sonra da üzerine tekrar kılıfını koyuyoruz. Antialerjiği ayda bir, kılıfı hafta da bir yıkıyoruz.

Ahmet Akçay: Antialerjiği altı ayda bir kılıfı hafta da bir.

Ece Erken: Ben ayda bir yıkayacağım hocam. Altı ayda bir tamam

Ahmet Akçay: Çünkü dayanıklılığı azalıyor. Çünkü onlarında belirli bir yıkama şeyi var. Tabi ki yıkayabilirsiniz ama kısa süre de bir antialerjik kılıfa daha ihtiyacınız olur. Siz bilirsiniz.

Ece Erken: Evet. O yüzden ekonomi devri diyoruz altı ayda bir yıkıyoruz. Bir telefonumuz var alo diyelim. Hoş geldiniz efendim. Alo? Buyurun hoş geldiniz İyi Fikir’ deşiniz.

Telefon Konuşması: İyi günler efendim. Ben Bursa’ dan arıyorum. Benim üç yaşında bir torunum var. Benim torunumda bir ateş oluyor, boğazda hırlama oluyor. Doktora götürdük alerji testi yaptık hatta bir iki defa alerji testi yaptırdık ama aldığımız ilaçlardan çok fayda göremedik çocuk en ufak bir şey de hemen hasta oluyor. İlk torunumuz olduğu için ondan çok biz hasta oluyoruz yani ne yapabiliriz.

Ece Erken: Alerji testinde bir şey çıkmadı mı?

Telefon Konuşması: Çıktı. Birçok şeyden çıktı. Mesela kivi efendim birçok şeye vardı.

Ece Erken: Ona rağmen ilaç sonuç vermedi.

Telefon Konuşması: Bir fayda göremiyoruz aldığımız ilaçlardan. Aşırı bir ateş oluyor hasta olduğu zaman.

Ece Erken: Tamam soralım hemen.

Ahmet Akçay: Şimdi alerji testi yapılmış, alerji çıkmamış demek ki bunun akciğerlerinde başka nedenlerde olabilir. Biz bu nedenleri nasıl araştırıyoruz? Bir kere kistik fibrozis denilen bir hastalık var onun açısından incelenmesi gerekiyor. Akciğer filminde bir problem var mı yok mu, akciğerinde bir zatürre var mı yok mu ona bakıyoruz ve verem mikrobu var mı yok mu ona bakılması gerekiyor. Bağışıklık sisteminde bir problem var mı yok mu ona bakılması gerekiyor. Yani sadece alerji testinde bir şey çıkmayıp ondan sonra hemen tedaviye başlamıyoruz. Bazı sorunlar var mı yok mu diye gidişata göre özellikle tedaviye cevap vermeyen durumlarda inceliyoruz.

Ece Erken. Diğer testleri de yaptırmamız gerekiyor.

Ahmet Akçay. Mesela reflü olabilir. Reflü de öksürtür onun için bunların hepsinin araştırılması ve tedavinin de düzgün verilmesi gerekiyor.

Ece Erken: Hocam peki dün bana en çok işte Selin’in söylediği şey çok kafama takıldı mesela bir anne olarak. Çocuğu her şeyden koruyorum diyor, sizin yaptıklarınızı eminim yapıyordur evde ama, mesela babası dışarıdan geliyor farkında olmadan mikropla geliyor eve ve babası hastalanmıyor ama çocuğun o mikroptan nem kapıyor hemen hastalanıyor diyor. Ne yapacağız o durumlarda?

Ahmet Akçay: Şimdi genelde eğer baba riskli bir ortamda çalışıyorsa eve gelince doğrudan duş alıp kıyafetlerini değiştirmesinde fayda var. Özellikle sigara kullanan ebeveynler muhakkak eve girerken kıyafetlerini değişmesi gerekiyor. Çünkü üzerine sinen kokuda etkileyebiliyor ve dışarıdan gelen enfeksiyonlara karşı da tabi ki bir banyo yaparak kıyafetlerini değiştirerek önleyebiliriz.

Ece Erken: Biz de temizleneceğiz eve girerken.

Ahmet Akçay: Evet.

Ece Erken: Peki  hocam. Şimdi ben burayı alıyorum böyle aldım, ay olsun bir şey olmaz değil mi ne olacak? Canlı yayın. Tek başıma bu kadar. Hocam şimdi bu önümüzdekiler neler?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere çocuğumuzda astım belirtileri var ve teşhisi de koyduk. Alerji testini de yaptık. Bir kere alerji testinde yaş sorunumuz var. Herkes diyor ki küçük çocuklarda yapılmaz diyor. Acaba hangi yaşta yapılıyor.

Ece Erken: Hangi yaşta yapılıyor gerçekten?

Ahmet Akçay: Bir kere alerji testi her yaşta yapılabilir ancak genelde astım, alerjik nezle gibi hastalıklarda biz bir iki yaşından büyüklerde yapıyoruz.

Ece Erken. Bir mi hocam iki mi?

Ahmet Akçay. İki yaşından büyük olursa daha iyi olur. Ama bakıyorsun ki bazen belirtiler çok fazla astımdan çok büyük şüphe duyuyoruz. O zaman tabi ki bir yaşından sonra da yapılabilir. Bunun dışında eğer çocuğumuzda egzama da varsa beraberinde gıda alerjisi için de bir, iki aylıktan itibaren alerji testi yapılabilir. Onun için alerji testi küçük çocuklarda da yapılabilir. Alerji testi sonucu da bize iyi fikirler verebilir. Teşhisi koyduk. Tabi ki tedavi yapmamız gerekiyor. Tedavi de ne dedik? Korunma tedavisi, ilaç tedavisi ve alerji aşı tedavisi olarak üç tane tedavi yöntemimiz var.

Ece Erken: Üç tedavi yöntemimiz var. Neydi hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Bir tanesi korunma tedavisi, ilaç tedavisi, alerji aşı tedavisi birde tamamlayıcı tedavi dediğimiz alternatif bir şeyler verebilir miyiz? Beraberinde onları konuşacağız.

Ece Erken: Tamam hocam başlayalım.

Ahmet Akçay: Şimdi korunma tedavisini anlattık. Bu korunma tedavisinden sonra bir de ilaç tedavisinde ilaçların doğru kullanılması önemli. Tedavi de rahatlatıcı tedavi var bir de akciğerleri iyileştirici tedavi var. Rahatlatıcı tedaviler daha çok akciğerlerde ki bronşları genişleterek öksürüğü rahatlatıyor. Bunlar sadece öksürük rahatlatır.

Ece Erken: Bunu bir çocuğumuzun üzerinde uygulayabilir miyiz hocam?

Ahmet Akçay: Tabi ki uygulayabiliriz. Varsa bir çocuğumuz.

Ece Erken. Emir? Taha? Hanginiz gelecek. Emirciğim gel. Şimdi hocam Allah korusun yine. Emir bronşit diyelim. Tedavisi nasıl olacak şimdi? Emir’ in üzerinde gösterelim

Ahmet Akçay: Şimdi üç yaşından küçüklerde nebulizatör denilen ilaçlar kullanıyoruz ama çocuğumuz büyük olduğu için bu şekilde haznelerle kullanıyoruz. Neden haznelerle kullanıyoruz? Çünkü sprey kullanacağız. Spreyi çocuğumuzun akciğerlerine ulaştırması kolay olmuyor. Ondan dolayı bir kere bu spreyleri bu haznelerle kullanılması gerekiyor. Nasıl kullanıyoruz bu haznelerle? Önce çalkalıyoruz, çalkalamayı unutmuyoruz. Çalkaladıktan sonra kapağını açmayı unutmuyoruz. İnanın ki kapağını açmadan kullananlar var.

Ece Erken. Tabi tabi kapağını açıyoruz.

Ahmet Akçay: Kapağını açmadan spreyimiz gitmez. Bunu açıyoruz, daha sonra maskeli ve maskesiz olarak kullanılabiliyor. Genelde küçük çocuklarda maskeli tercih ediyoruz. Böyle oğlumuz gibi büyük çocuklarda ise maskeyi çıkarıyoruz.

Ece Erken: Kaç yaşındaydın sen?

Konuk Çocuk: 9

Ece Erken: Emir 9 yaşında

Ahmet Akçay: 4 yaşından ve daha büyüklerde genelde maskesiz kullanabiliyoruz, o beceride olabiliyorlar. Peki ne yapıyoruz öncelikle? Bunu kullanırken bu ağızlığından derin ve yavaş nefes alıp veriyor. Derin ve yavaş.

Ece Erken: Derin ve yavaş nefes alıp veriyor.

Ahmet Akçay: Kaç kez nefes alıp veriyor? Beş kez. Ama spreyden sonra beş kez

Ece Erken: Yani önce sprey alıyor ondan sonra beş kere derin nefes alıp veriyor.

Ahmet Akçay: Tabi ki bunun sıkma anını biz nefes alıp verirken, tam böyle nefesini verdi, alırken sıkmamız gerekiyor. Öncelikle nefes alıp verdiriyoruz.

Ece Erken: Hocam bir kez daha söyler misiniz o cümleyi?

Ahmet Akçay: Nefes alıp verirken tam nefesini verdiği an sıkıyoruz ki akciğerlerine bu sprey gitsin diye.

Ece Erken: Tam nefesini verdiği an.

Ahmet Akçay: Tam almaya başlarken sıkıyoruz. Öncelikle bu spreyi de bu haznenin arkasına altı üste gelecek şekilde yerleştiriyoruz. Altı üste gelecek şekilde ve bu şekilde ağzımızı açıyoruz, kapatıyoruz, nefes alıp veriyorsun şimdi derin ve yavaş. Nefesini al, ver. Tam verdiği an sıkıyoruz. Evet alıyoruz beş defa. Bir, iki, üç, dört ve beş işte bu kadar

Ece Erken: Hocam bronşit olmayan çocuğa zararı yok değil mi?

Ahmet Akçay: Hiçbir zararı yok, bu sadece nedir? Nefes açıcı bir spreydir. Bir zararı yoktur merak etmeyin

Ece Erken: Aferin sana ne güzel yaptın. Peki hocam, başka diğeri ney?

Ahmet Akçay: Şimdi bu spreyi yaptıktan sonra tabi ki daha bitmedi işimiz. Ne yapıyoruz? Özellikle kortizonlu spreylerde ağzımızı su ile çalkalıyoruz. Bu bir kortizon olmadığı için yapmayabilir belki ama kortizonlu ilaçlarda muhakkak yaptıktan sonra ağzını su ile çalkalıyor veya dişlerini fırçalıyor.

Ece Erken: Veya dişlerini fırçalıyor. Tamam hocam. Peki bunu günde ne kadar yapabiliyoruz?

Ahmet Akçay: Nefes açıcıları yani öksürük olduğu zaman kullanılan bu spreyleri günde en az dört sefer iki paf yapıyoruz.

Ece Erken: En az dört sefer, iki paf.

Ahmet Akçay: Ve iki pafıda üst üste sıkmıyoruz. Üst üste sıkarsak bu partiküller birleşiyor ve çöküyor. Faydası olmuyor. Onun için biz spreyi beş nefes bir dakika sonra yine bir sprey, beş nefes.

Ece Erken: Tamam hocam. Çok güzel anlatıyorsunuz gerçekten hepimizin aklında kalacak bir şekilde. Sonra diğeri hocam?

Ahmet Akçay: Şimdi bunu yaptık. Büyük çocuklarda bu şekilde uyguluyoruz. Tabi ki küçük çocuklarımız var. Üç yaşında ki çocuğa ben şimdi nefes al, ver diyebilir miyim?

Ece Erken: Hocam onu reklamlardan sonra anlatalım.

Ahmet Akçay: Tamam.

Ece Erken: Küçük çocuklara bakalım bunu nasıl uygulayacağız? Kısa bir aramız var. Reklamlardan sonra değerli hocam yine sizlerle birlikte olmaya devam edecek.

REKLAMLAR

Yayın Akışı

Ece Erken: Valla Prof. Dr. Ahmet Akçay’ ın sohbetine doyum olmadı. Neden? Çünkü çok önemli bilgiler verdi. Hocam son dakikamız artık. Bu aleti nasıl çocuklarımıza kullanacağımızı söyleyecektik. Bu aletin adı ney hocam?

Ahmet Akçay: Bu nebülizatör. Bu nebülizatörde kompresörlü olması önemli. Sessiz bir ultrasonik almıyoruz, kompresörlü olacak ki istediğimiz ölçüde parçalayabilsin. Çocuklar tabi ki küçük bebekler  bunu yapabilir mi? Yapamaz. Nefes al, ver diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Onun için bu aletle. Bu aletle ne yapıyoruz? Nefes açıcı ilaçları ne yapıyoruz? Buradan şeyini açıyoruz ve bu haznesine boşaltıyoruz ve bu kadarda serum fizyolojik dediğimiz seyreltici koyuyoruz, makineyi çalıştırıyoruz sonra bu şekilde buhar olarak veriyoruz.

Ece Erken: Peki. Burada kalmayacak. Çocuklarımızla ilgili her türlü soruyu, her türlü sorunu masaya yatıracağız hem de uzman konuklarımızla TRT 1 İyi Fikir olarak efendim. Doktorumuza da teşekkür ediyoruz. Tekrar saygılar, sevgiler.

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz.

Ece Erken: Ve bu konuya da devam edeceğiz önümüzde ki haftalarda ama bize ayrılan sürenin maalesef sonuna geldik. Yarın aynı saatte farklı konu ve konuklarla olmak dileğiyle. Hoşçakalın efendim.

 

 

Prof. Dr. Ahmet Akçay TRT 1 kanalında Ece Erkenin sunduğu iyi Fikir Programında Astım ve korunma yöntemlerini konuşuyor.

Uygun olmayan çocuk kıyafetleri astımı tetikler mi?

Çocukların odalarında neler alerji yapar?

Çocuk hastalıkları ve alerji uzmanı PROF. DR. AHMET AKÇAY İyi Fikir’ de bütün sorularınızı yanıtlıyor.

YAYIN AKIŞI

Ece Erken: Hocam Hoşgeldiniz.

Ahmet Akçay:  Hoşbulduk

Ece Erken: Dün tam da sizden bahsettik.

Ahmet Akçay: Evet.

Ece Erken: Benim bir arkadaşımın böyle bir evladı var. Alerjik. Ve gerçekten çok şeyler çekiyor  yani hakikaten ne yapsam çünkü dışarıdan gelen eşi de mikrop getirebiliyor farkında olmadan. O hasta olmuyor ama çocuk bir anda hasta oluyor, nefesi kesiliyor. Sizden çok önemli alacağımız bilgiler var hocam alerjik çocuklarla ilgili.

Ahmet Akçay: Herkesin derdi alerji zaten bu günlerde, öksüren öksürene.

Ece Erken: Evet hocam biz şimdi sizinle nasıl korunacağımızı konuşalım. Ne yapmamız gerekir anne, baba olarak. Çocuklarda astım ve alerji üzerine sohbet edelim. Öncelikle astım nedir hocam?

Ahmet Akçay: Astım alerjiler ve çevremizdeki çeşitli nedenlerden dolayı akciğerlerde harabiyet enflamasyon dediğimiz bir iltihaplanma sonucu aşırı bir hassasiyet bu hassasiyet sonrasında da hırlama, öksürük, nefes sıkışması gibi belirtilerle giden hastalığa biz astım diyoruz.

Astım Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Ece Erken: Belirtileri neydi hocam?

Ahmet Akçay: Öksürük, akciğerde hırlama, nefes sıkışması. Bu gibi belirtiler oluyorsa astımdan şüphelenmemiz gerekiyor.

Ece Erken: Çocukların hepsi öksürüyor, hangi öksürük? Belirli bir öksürük var mı astımın işareti?

Ahmet Akçay: Tabi ki her öksürük astım değil. Astımdan şüphelendiren öksürükler nasıl oluyor? Gece uykudan uyandırıyor mu? Uyandırıyorsa astımdan şüphelenilir. Sabaha doğru öksürük oluyor mu veya sabah kalkınca öksürük oluyor mu? Eğer oluyorsa yine şüphelenilir. Eğer uykudan hemen sonra değil de bir iki saat geçtikten sonra öksürmeye başlıyorsa yine astımdan şüphelenilir. Çocuğumuz oyun oynadıktan sonra veya top oynadıktan sonra, koştuktan sonra öksürük oluyorsa akciğerde hırlama oluyorsa yine astımdan şüphelenilir. Kokudan etkileniyorsa örneğin; temizlik yaptık, çamaşırları yıkadık. Kokularda güzel arkasından çocuğumuz öksürmeye başlıyorsa yine astımdan şüphelenmemiz gerekiyor. Bu gibi durumlarda öksürük oluyorsa aklımıza astım mutlaka gelmelidir.

Astımı Olan Kişiler Nasıl Önlem Almalıdır?

Ece Erken: Astımı olan çocuğa karşı neler yapmalıyız?  Nelere dikkat etmemiz gerekir? Evimiz nasıl olmalıdır? Düzenimiz nasıl olmalıdır hocam? Peluş oyuncaklar astımı tetikler mi hocam?

Ahmet Akçay: Peluş oyuncaklar özellikle deniz kenarında olan şehirlerde ki çocuklar için büyük risk. Neden deniz kenarlarında ki şehirler için büyük risk? Çünkü buralarda yaşayanlarda astımın en sık nedeni mite alerjisi. Miteler tozların içinde yaşayan sekiz bacaklı gözle görülemeyecek kadar küçük olan canlılardır. Ve bunların dışkılarına karşı alerjik . Ve bunlarda tekstil ürünlerinde yaşıyor, insanların deri döküntüleriyle besleniyor. Ve çocukla beraber olduğu için de kumaşta tekstil ürünü olduğu için bunlarda da mite oluyor.

Ece Erken: Hocam peluş oyuncak almayacak mıyız çocuğumuza?

Ahmet Akçay: Ben ideali bunları kaldırmak. Fakat baktık ki çocuk çok bağlanmış, onsuz yatmıyor, çok üzüleceğini de biliyoruz üzüntü de astımı tetikleyen bir faktör. O zaman ne yapabiliriz bazı önlemlerimiz var. Ya haftada bir kere 60 derecede yıkayacağız veya mite öldüren deterjanlarla yıkayabiliriz veya Deep freeze’ imize koyup 24 saat beklettikten sonra sudan geçireceğiz hafta da bir kez. Neden sudan geçireceğiz? Çünkü mitelar ölüyor fakat dışkıları ve mitelar öldüğü yerde kaldığı için sudan geçirmek gerekmektedir.

Ece Erken: Astım rahatsızlığı olan çocuğun yatağı, yorganı nasıl olmalıdır?

Ahmet Akçay: Çocuğun odasında tekstil ürünlerinin miktarı az olmalıdır. Odasındaki halı ve kilimler kaldırılmalıdır. Halıyı kilimi gönderdik. Baktık ki çocuğun ayağı üşüyor ne yapsak? Küçük bir kilim koysak mı? Eğer 60 derece sıcaklığa dayanabilen bir kilim bulabiliyorsa haftada bir yıkayabiliyorsa kullanılabilir. Fakat o özelliklerde halı ve kilim bulabilmek çok zor. Veya mite öldüren deterjanla haftada bir kez 60 derece de yıkayabiliyorsa belki olabilir. Fakat en ideali olmamasıdır. Çocuğumuzun yatağına ne yapacağız? Tabi ki çocuğun yattığı yatakta beş, on milyon mite var. Mitelarla yatıp kalkıyorlar çocuklar. Neden? Çünkü mitelar deri döküntüleriyle besleniyorlar ve tekstil ürünlerini seviyorlar ve tabi ki en çok deri döküntüsü çocuğun yattığı yerde. Onlarla besleniyorlar. Ve kışın daha da alevleniyor mitelar. Neden alevleniyor? Çünkü biliyoruz ki mitelar nemi ve sıcağı seviyorlar. Kış ayların da odanın içerisi sıcak olduğu için nem de olduğu için tabi ki mitelar artıyor.

Ece Erken: Neden doktorlarımız evin içerisinde üşüyün diyor bundan işte. Değil mi hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Ve bir de ne yapıyoruz biz? Evin içerisi kurudu diye peteklerin üzerine bez koyuyoruz bir de nem makinesini çalıştırıyoruz mitelar için daha da artması için alevlenmesi için ortam hazır.

Ece Erken: Hocam nem makinesini de mi çalıştırmayacağız?

Ahmet Akçay: Deniz kenarında olan yerlerde çalıştırmayacağız. Ama yine Konya’daki Antep’teki deniz kenarında olmayan yerlerde nem eğer düşmüşse onlar rahat.

Ece Erken: Konya geliyorum ben orda yaşayacağım.

Ahmet Akçay: Evet

Ece Erken: Hocam bir telefonumuz var, devam edeceğiz. Hoş geldiniz efendim. Hayırlı sabahlar

Telefon Konuşması: Hayırlı sabahlar.

Ece Erken: Buyrun sizi dinliyor hocamız.

Telefon Konuşması: Çocuğum bahar ayında hastalandıktan sonra astım teşhisi konuldu. Doktor Bey’in verdiği ilaçlar iyi gelmiyor. Ne yapmam gerek?

Ahmet Akçay: Çocuğumuz da astım belirtileri var, öksürük var, bronşitten şüpheleniyoruz. Ne yapmak gerekiyor? Tabi ki teşhis koymak gerekiyor. Nasıl teşhis koyuyoruz? Bir kere doğumdan 18 yaşına kadar olan çocuklarda eğer alerjik bir hastalıktan şüpheleniyorsak, astımdan şüpheleniyorsak bir çocuk alerji uzmanı veya çocuk alerji uzmanının olduğu bir bölümde değerlendirilmesi gerekiyor.

Astım Hastalığı Olan Kişilere Alerji Testi Gerekli Midir?

Ece Erken: Alerji testi mi yaptıracağız hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Bir alerji testi gerekebilir. Bunun dışında eğer 5,6 yaşından büyükse nefes testi yani solunum fonksiyon testi ile akciğerler değerlendirilebilir. Gerekli bazı testler yapılabilinir. Ve bütün bu testlerle çocukta astım teşhisi mi var yoksa başka bir neden mi var onun araştırılması gerekiyor. Yoksa sadece öksürüyor sadece astım belirtisi var diye hemen çocuğa astım teşhisi koymuyoruz.

Ece Erken: Belki de ondan dolayı o ilaç işe yaramadı mı?

Ahmet Akçay: Evet. Belki de mitelara karşı çocuğun alerjisi var. Çocuk 5,10 milyon mite ile yaşıyor ne verirseniz verin iyileşir mi? Zaten mitelara karşı alerjisi var durmadan tedavi veriyoruz ama tabi ki bunun faydası olmayacaktır.

Astım Hastalığı Olan Kişiler Kortizonlu İlaç Kullanmalı Mıdır?

Ece Erken :Hocam kortizonlu ilaçlarda olabiliyor.

Ahmet Akçay: Kortizonlu ilaçlarda verilebiliyor.

Ece Erken: Hatta benim dün akşam arkadaşımın çocuğuna verildi. O anlık geçirdi hocam. Pul pul dökülmeler de oluyordu hocam onun vücudunda. Buradan izliyorsa Selin’e de sevgilerimi yolluyorum. Ve akşam iyiydi o ilaçtan sonra ama sabah yine olmuş sabah yine nefes daralmasıyla uyandı çocuk.

Ahmet Akçay: Evet. Bazen kortizonlu ilaçlar veriyoruz. Ancak bu kortizonlu ilaçlardan korkmuyoruz. Neden korkmuyoruz? Çünkü biz en düşük dozda veriyoruz. En düşük dozda verdiğimiz için ve genelde de akciğerden gidecek tedaviler veriyoruz. Doğrudan böyle tableti çok sık vermemeye çalışıyoruz. Akciğerlere gidip akciğerlerdeki o iltihabı düzeltsin diye tedaviler veriyoruz. O bizim verdiğimiz dozlarda da önemli bir sorun olmuyor çünkü dünyalarca binlerce çalışma var, çocukta önemli bir sorun yaratmıyor.

Ece Erken: Sorun yok ilaçta diyorsunuz yani?

Ahmet Akçay: Sorun yok merak etmeyelim. Sadece ilacı doğru kullanalım. Doğru kullanmaya da biraz sonra geleceğiz.

Ece Erken : Tamam hocam. O zaman burayı bitirelim. Sonra ilacı nasıl doğru kullanacağız bunu konuşacağız.

Mitelardan Korunmak için Antialerjik kılıflar kullanmalı mıyız?

Ahmet Akçay: Evet şimdi çocuğun odasında beş,  on milyon mite var, durmadan öksürüyor diyor tedavi veriyorum diyor iyileşmiyor diyor. Bir kere öncelikle çocuğun odasındaki miteın sayısını azaltalım. Ne yapmamız lazım? Bir kere yatağın, yorganın, yastığın kılıflarını çıkartalım. Kılıflarını çıkardıktan sonra öncelikle buradaki miteları hapsedelim. Yataktaki,  yastıktaki yorgandaki miteları hapsedelim. Nasıl hapsediyoruz ? bir kere bu miteların yüzeye çıkmasını engelleyecek sıkı dokunmuş antialerjik kılıf kullanacağız.

Ece Erken: Antialerjik kılıf kullanıyoruz.

Ahmet Akçay: Antialerjik kılıfı mitelardan uzak durmak için yastığımıza bu şekilde geçiriyoruz. Geçirdikten sonra bu şekilde fermuarını kapatıyoruz.

Ece Erken: Yastık nasıl olsun hocam? Kaz tüyü mü olsun? Elyaf mı olsun?

Ahmet Akçay: Biz tüylü olanları tercih etmiyoruz, pamuklu olsun. Bunu kapatıyoruz. Kapattık hapsoldu. Şimdi artık bütün mitelar içinde. Bunun üzerine de normal kılıfı geçiriyoruz. Normal kılıfı bunun içine antialerjik kılıfa geçiriyoruz.

Ece Erken: Mite kılıfın üzerinde barınamıyor mu hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Neden bu kılıfı geçiriyoruz?

Ece Erken: Neden?

Antialerjik Kılıfların Temizliği Nasıl Olmalıdır?

Ahmet Akçay: Çünkü çocuk bunun üzerinde yattığı için yine döküntüler oluyor yine mite birikiyor. Onun için bu bariyer oluşturduktan sonra haftada bir bu kılıfları yıkıyoruz.

Ece Erken: Hafta da bir kılıfları yıkıyoruz.

Ahmet Akçay: Evet bu antialerjik kılıfları ise altı ayda bir 60 derecede yıkıyoruz.

Ece Erken. Bir kere hocam tekrarlayalım bunu.

Ahmet Akçay: Evet antialerjik kılıfları altı ayda bir normal kılıfları haftada bir 60 derece de yıkıyoruz ve ütülüyoruz, çünkü miteları öldürüyoruz. Mitelara son.

Ece Erken: Mitelara son. Gıcık oldum şu mitelara. Hocam şimdi seyircimiz soruyormuş onu anlayamadım buyurun Sultan Hanım yünlü yastıkları soruyormuş izleyicimiz.

Ahmet Akçay: Yünlü yastıkları maalesef kullanamıyoruz. Neden? Yünlü yastıkları en çok seviyor mitelar yün onların sevdiği ürünler. Ama tabi ki antialerjik kılıfla tabi ki önlem alıyoruz faydası oluyor ama mümkün olduğu kadar pamuklu ürünler kullanıyoruz.

Ece Erken: Hadi onu kurtardık hocam. Yorgan?

Ahmet Akçay: Yorganında aynı kılıfları var, büyük kılıfları var onun da kılıfını geçiriyoruz, üzerine normal nevresim geçiriyoruz. Yatağı da tulum şeklinde antialerjik kılıfla onu da geçiriyoruz onun da üzerine normal çarşafları geçiriyoruz.

Ece Erken:  Peki güzel şimdi neler yapacağımızı tekrar hatırlayalım hocamla. Kilim, halı kullanmıyoruz çocuğun odasında.

Ahmet Akçay: Evet

Ece Erken: Çok kullanmak mı istiyorsunuz? O zaman 60 derecede yıkanan kilim bulacaksınız oda zor hocam.

Ahmet Akçay: O da zor veya mite öldürücü deterjanlarla yıkayacaklar haftada bir kez.

Ece Erken: Sonra çocuğumuzun pelüş oyuncaklarından genellikle vazgeçiyoruz. Ama çocuk vazgeçmediği takdirde ne yapıyoruz? Deep freeze koyuyoruz 24 saat sonra o deep frezeenden çıktıktan sonra hocam dedi ya mitelar ölüyor ama üzerinde sudan geçiriyoruz. Ama birde başka bir yöntemi daha vardı hocam neydi o?

Ahmet Akçay: Mite öldürücü deterjanlarla yıkayabiliriz.

Ece Erken: Peki ondan sonra yatağa geçtik. Yatağın yastığı nasıl olmalı? Yün olmayacak, mitelar en çok yün yastığı seviyor.

Ahmet Akçay: Yün yorganı seviyor, yün yatağı seviyor. Antialerjik kılıflarla bariyer oluşturuyoruz. Çünkü sıkı dokunmuş, yüzeye çıkmasını engelliyor bir bariyer oluşturuyor.

Ece Erken: Sonra da üzerine tekrar kılıfını koyuyoruz. Antialerjiği ayda bir, kılıfı hafta da bir yıkıyoruz.

Ahmet Akçay: Antialerjiği altı ayda bir kılıfı hafta da bir.

Ece Erken: Ben ayda bir yıkayacağım hocam. Altı ayda bir tamam

Ahmet Akçay: Çünkü dayanıklılığı azalıyor. Çünkü onlarında belirli bir yıkama şeyi var. Tabi ki yıkayabilirsiniz ama kısa süre de bir antialerjik kılıfa daha ihtiyacınız olur. Siz bilirsiniz.

Ece Erken: Evet. O yüzden ekonomi devri diyoruz altı ayda bir yıkıyoruz. Bir telefonumuz var alo diyelim. Hoş geldiniz efendim. Alo? Buyurun hoş geldiniz İyi Fikir’ deşiniz.

Telefon Konuşması: İyi günler efendim. Ben Bursa’ dan arıyorum. Benim üç yaşında bir torunum var. Benim torunumda bir ateş oluyor, boğazda hırlama oluyor. Doktora götürdük alerji testi yaptık hatta bir iki defa alerji testi yaptırdık ama aldığımız ilaçlardan çok fayda göremedik çocuk en ufak bir şey de hemen hasta oluyor. İlk torunumuz olduğu için ondan çok biz hasta oluyoruz yani ne yapabiliriz.

Ece Erken: Alerji testinde bir şey çıkmadı mı?

Telefon Konuşması: Çıktı. Birçok şeyden çıktı. Mesela kivi efendim birçok şeye vardı.

Ece Erken: Ona rağmen ilaç sonuç vermedi.

Telefon Konuşması: Bir fayda göremiyoruz aldığımız ilaçlardan. Aşırı bir ateş oluyor hasta olduğu zaman.

Ece Erken: Tamam soralım hemen.

Tedavi İçin Alerji Testi Yeterli Midir?

Ahmet Akçay: Şimdi alerji testi yapılmış, alerji çıkmamış demek ki bunun akciğerlerinde başka nedenlerde olabilir. Biz bu nedenleri nasıl araştırıyoruz? Bir kere kistik fibrozis denilen bir hastalık var onun açısından incelenmesi gerekiyor. Akciğer filminde bir problem var mı yok mu, akciğerinde bir zatürre var mı yok mu ona bakıyoruz ve verem mikrobu var mı yok mu ona bakılması gerekiyor. Bağışıklık sisteminde bir problem var mı yok mu ona bakılması gerekiyor. Yani sadece alerji testinde bir şey çıkmayıp ondan sonra hemen tedaviye başlamıyoruz. Bazı sorunlar var mı yok mu diye gidişata göre özellikle tedaviye cevap vermeyen durumlarda inceliyoruz.

Ece Erken. Diğer testleri de yaptırmamız gerekiyor.

Ahmet Akçay. Mesela reflü olabilir. Reflü de öksürtür onun için bunların hepsinin araştırılması ve tedavinin de düzgün verilmesi gerekiyor.

Ece Erken: Hocam peki dün bana en çok işte Selin’in söylediği şey çok kafama takıldı mesela bir anne olarak. Çocuğu her şeyden koruyorum diyor, sizin yaptıklarınızı eminim yapıyordur evde ama, mesela babası dışarıdan geliyor farkında olmadan mikropla geliyor eve ve babası hastalanmıyor ama çocuğun o mikroptan nem kapıyor hemen hastalanıyor diyor. Ne yapacağız o durumlarda?

Astım Hastalığı Olan Çocuklar İçin Aileler Nasıl Önlem Almalıdır?

Ahmet Akçay: Şimdi genelde eğer baba riskli bir ortamda çalışıyorsa eve gelince doğrudan duş alıp kıyafetlerini değiştirmesinde fayda var. Özellikle sigara kullanan ebeveynler muhakkak eve girerken kıyafetlerini değişmesi gerekiyor. Çünkü üzerine sinen kokuda etkileyebiliyor ve dışarıdan gelen enfeksiyonlara karşı da tabi ki bir banyo yaparak kıyafetlerini değiştirerek önleyebiliriz.

Ece Erken: Biz de temizleneceğiz eve girerken.

Ahmet Akçay: Evet.

Ece Erken: Peki  hocam. Şimdi ben burayı alıyorum böyle aldım, ay olsun bir şey olmaz değil mi ne olacak? Canlı yayın. Tek başıma bu kadar. Hocam şimdi bu önümüzdekiler neler?

Alerji Testi Kaç Yaşından İtibaren Yapılabilir?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere çocuğumuzda astım belirtileri var ve teşhisi de koyduk. Alerji testini de yaptık. Bir kere alerji testinde yaş sorunumuz var. Herkes diyor ki küçük çocuklarda yapılmaz diyor. Acaba hangi yaşta yapılıyor.

Ece Erken: Hangi yaşta yapılıyor gerçekten?

Ahmet Akçay: Bir kere alerji testi her yaşta yapılabilir ancak genelde astım, alerjik nezle gibi hastalıklarda biz bir iki yaşından büyüklerde yapıyoruz.

Ece Erken. Bir mi hocam iki mi?

Kaç Çeşit Tedavi Yöntemi Vardır?

Ahmet Akçay. İki yaşından büyük olursa daha iyi olur. Ama bakıyorsun ki bazen belirtiler çok fazla astımdan çok büyük şüphe duyuyoruz. O zaman tabi ki bir yaşından sonra da yapılabilir. Bunun dışında eğer çocuğumuzda egzama da varsa beraberinde gıda alerjisi için de bir, iki aylıktan itibaren alerji testi yapılabilir. Onun için alerji testi küçük çocuklarda da yapılabilir. Alerji testi sonucu da bize iyi fikirler verebilir. Teşhisi koyduk. Tabi ki tedavi yapmamız gerekiyor. Tedavi de ne dedik? Korunma tedavisi, ilaç tedavisi ve alerji aşı tedavisi olarak üç tane tedavi yöntemimiz var.

Ece Erken: Üç tedavi yöntemimiz var. Neydi hocam?

Ahmet Akçay: Evet. Bir tanesi korunma tedavisi, ilaç tedavisi, alerji aşı tedavisi birde tamamlayıcı tedavi dediğimiz alternatif bir şeyler verebilir miyiz? Beraberinde onları konuşacağız.

Ece Erken: Tamam hocam başlayalım.

Ahmet Akçay: Şimdi korunma tedavisini anlattık. Bu korunma tedavisinden sonra bir de ilaç tedavisinde ilaçların doğru kullanılması önemli. Tedavi de rahatlatıcı tedavi var bir de akciğerleri iyileştirici tedavi var. Rahatlatıcı tedaviler daha çok akciğerlerde ki bronşları genişleterek öksürüğü rahatlatıyor. Bunlar sadece öksürük rahatlatır.

Ece Erken: Bunu bir çocuğumuzun üzerinde uygulayabilir miyiz hocam?

Ahmet Akçay: Tabi ki uygulayabiliriz. Varsa bir çocuğumuz.

Ece Erken. Emir? Taha? Hanginiz gelecek. Emirciğim gel. Şimdi hocam Allah korusun yine. Emir bronşit diyelim. Tedavisi nasıl olacak şimdi? Emir’ in üzerinde gösterelim.

Astım İlaçları Nasıl Kullanılır?

Ahmet Akçay: Şimdi üç yaşından küçüklerde nebulizatör denilen ilaçlar kullanıyoruz ama çocuğumuz büyük olduğu için bu şekilde haznelerle kullanıyoruz. Neden haznelerle kullanıyoruz? Çünkü sprey kullanacağız. Spreyi çocuğumuzun akciğerlerine ulaştırması kolay olmuyor. Ondan dolayı bir kere bu spreyleri bu haznelerle kullanılması gerekiyor. Nasıl kullanıyoruz bu haznelerle? Önce çalkalıyoruz, çalkalamayı unutmuyoruz. Çalkaladıktan sonra kapağını açmayı unutmuyoruz. İnanın ki kapağını açmadan kullananlar var.

Ece Erken. Tabi tabi kapağını açıyoruz.

Ahmet Akçay: Kapağını açmadan spreyimiz gitmez. Bunu açıyoruz, daha sonra maskeli ve maskesiz olarak kullanılabiliyor. Genelde küçük çocuklarda maskeli tercih ediyoruz. Böyle oğlumuz gibi büyük çocuklarda ise maskeyi çıkarıyoruz.

Ece Erken: Kaç yaşındaydın sen?

Konuk Çocuk: 9

Ece Erken: Emir 9 yaşında

Ahmet Akçay: 4 yaşından ve daha büyüklerde genelde maskesiz kullanabiliyoruz, o beceride olabiliyorlar. Peki ne yapıyoruz öncelikle? Bunu kullanırken bu ağızlığından derin ve yavaş nefes alıp veriyor. Derin ve yavaş.

Ece Erken: Derin ve yavaş nefes alıp veriyor.

Ahmet Akçay: Kaç kez nefes alıp veriyor? Beş kez. Ama spreyden sonra beş kez

Ece Erken: Yani önce sprey alıyor ondan sonra beş kere derin nefes alıp veriyor.

Ahmet Akçay: Tabi ki bunun sıkma anını biz nefes alıp verirken, tam böyle nefesini verdi, alırken sıkmamız gerekiyor. Öncelikle nefes alıp verdiriyoruz.

Ece Erken: Hocam bir kez daha söyler misiniz o cümleyi?

Ahmet Akçay: Nefes alıp verirken tam nefesini verdiği an sıkıyoruz ki akciğerlerine bu sprey gitsin diye.

Ece Erken: Tam nefesini verdiği an.

Ahmet Akçay: Tam almaya başlarken sıkıyoruz. Öncelikle bu spreyi de bu haznenin arkasına altı üste gelecek şekilde yerleştiriyoruz. Altı üste gelecek şekilde ve bu şekilde ağzımızı açıyoruz, kapatıyoruz, nefes alıp veriyorsun şimdi derin ve yavaş. Nefesini al, ver. Tam verdiği an sıkıyoruz. Evet alıyoruz beş defa. Bir, iki, üç, dört ve beş işte bu kadar

Ece Erken: Hocam bronşit olmayan çocuğa zararı yok değil mi?

Ahmet Akçay: Hiçbir zararı yok, bu sadece nedir? Nefes açıcı bir spreydir. Bir zararı yoktur merak etmeyin

Ece Erken: Aferin sana ne güzel yaptın. Peki hocam, başka diğeri ney?

Ahmet Akçay: Şimdi bu spreyi yaptıktan sonra tabi ki daha bitmedi işimiz. Ne yapıyoruz? Özellikle kortizonlu spreylerde ağzımızı su ile çalkalıyoruz. Bu bir kortizon olmadığı için yapmayabilir belki ama kortizonlu ilaçlarda muhakkak yaptıktan sonra ağzını su ile çalkalıyor veya dişlerini fırçalıyor.

Ece Erken: Veya dişlerini fırçalıyor. Tamam hocam. Peki bunu günde ne kadar yapabiliyoruz?

Ahmet Akçay: Nefes açıcıları yani öksürük olduğu zaman kullanılan bu spreyleri günde en az dört sefer iki paf yapıyoruz.

Ece Erken: En az dört sefer, iki paf.

Ahmet Akçay: Ve iki pafıda üst üste sıkmıyoruz. Üst üste sıkarsak bu partiküller birleşiyor ve çöküyor. Faydası olmuyor. Onun için biz spreyi beş nefes bir dakika sonra yine bir sprey, beş nefes.

Ece Erken: Tamam hocam. Çok güzel anlatıyorsunuz gerçekten hepimizin aklında kalacak bir şekilde. Sonra diğeri hocam?

Ahmet Akçay: Şimdi bunu yaptık. Büyük çocuklarda bu şekilde uyguluyoruz. Tabi ki küçük çocuklarımız var. Üç yaşında ki çocuğa ben şimdi nefes al, ver diyebilir miyim?

Ece Erken: Hocam onu reklamlardan sonra anlatalım.

Ahmet Akçay: Tamam.

Ece Erken: Küçük çocuklara bakalım bunu nasıl uygulayacağız? Kısa bir aramız var. Reklamlardan sonra değerli hocam yine sizlerle birlikte olmaya devam edecek.

REKLAMLAR

Yayın Akışı

Ece Erken: Valla Prof. Dr. Ahmet Akçay’ ın sohbetine doyum olmadı. Neden? Çünkü çok önemli bilgiler verdi. Hocam son dakikamız artık. Bu aleti nasıl çocuklarımıza kullanacağımızı söyleyecektik. Bu aletin adı ney hocam?

Nebülizatör Nedir? Nasıl Kullanılır?

Ahmet Akçay: Bu nebülizatör. Bu nebülizatörde kompresörlü olması önemli. Sessiz bir ultrasonik almıyoruz, kompresörlü olacak ki istediğimiz ölçüde parçalayabilsin. Çocuklar tabi ki küçük bebekler  bunu yapabilir mi? Yapamaz. Nefes al, ver diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Onun için bu aletle. Bu aletle ne yapıyoruz? Nefes açıcı ilaçları ne yapıyoruz? Buradan şeyini açıyoruz ve bu haznesine boşaltıyoruz ve bu kadarda serum fizyolojik dediğimiz seyreltici koyuyoruz, makineyi çalıştırıyoruz sonra bu şekilde buhar olarak veriyoruz.

Ece Erken: Peki. Burada kalmayacak. Çocuklarımızla ilgili her türlü soruyu, her türlü sorunu masaya yatıracağız hem de uzman konuklarımızla TRT 1 İyi Fikir olarak efendim. Doktorumuza da teşekkür ediyoruz. Tekrar saygılar, sevgiler.

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz.

Ece Erken: Ve bu konuya da devam edeceğiz önümüzde ki haftalarda ama bize ayrılan sürenin maalesef sonuna geldik. Yarın aynı saatte farklı konu ve konuklarla olmak dileğiyle. Hoşçakalın efendim

 

Dr. Ahmet Akçay Atv Ana Haberde

Haber Sunucusu: Son yıllarda biraz da çevresel etkilerle birlikte çocuklarda astım hastalığının görülme sıklığı arttı. Doktorlar astımla ilgili çok önemli bir uyarı yapıyor. Başta nezle gibi görülen belirtilerin astımın işaretçisi olabileceğini söylüyorlar.

Ahmet Akçay: Derince nefes alalım üfle evet derin nefes alalım üfle

Haber Sunucusu: Eylül yedi yaşında bebekliğinden bu yana alerjik astım hastası ama ailesi maalesef iki ay önce öğrendi hastalığını

Hastanın Annesi: Şu ana kadar verilen tedavilerin hepsi normal grip tedavileri yönündeydi. Sadece antibiyotikler tedavisi çok uzun sürdüğünde geçiremediklerinde kortizon iğnelerle düzeltmeye çalıştılar

Haber Sunucusu: Eylül’ ün ailesi en sonunda bir alerji uzmanının yolunu tuttu ona testler yapıldı. Genellikle genetik olan alerjik astım teşhisi konuldu hemen tedaviye başlandı

Hasta: Koşmuyorum artık bıraktım. Artık koşmayacağım kendimi daha iyi hissediyorum şimdi

Ahmet Akçay: Aşı planlanıyor ve bu aşının da dil altına uygulanan ve cilt altına enjeksiyon şekilde yapılan olmak üzere iki tane tedavi var. Bu aşıyla çocuklarda da tedavisi yapılıyor ve genelde yüz güldürücü oluyor.

Haber Sunucusu: Akciğerler geliştiği için bundan sonra alerjik astım azalıyor ancak Doç. Dr. Ahmet Akçay ailelere alerjik astım belirtilerine karşı uyarıyor.

Ahmet Akçay: Türkiye de on çocuktan birinde astım hastalığı görülüyor. Bizim İstanbul’ da yaptığımız çalışmalarda ise yedi çocuktan birinde astım hastalığı görülüyor onun için astım belirtilerinin çok dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekiyor. Her gribal enfeksiyondan sonra eğer öksürük oluyor ve iki haftadan daha uzun sürüyor ise koştuktan sonra öksürük oluyorsa, sabah kalktığı zaman öksürük oluyorsa, gece uykudan kaldıran ir öksürük oluyorsa muhakkak astım yönünden değerlendirilmesi gerekiyor

Dr. Ahmet Akçay NTV Canım Doktor’da

Ahmet Akçay: Öncelikle neye karşı alerjisi olduğunu bilelim. Ev tozuna karşı ev tozu mitelarına karşı alerjisi varsa mitelara karşı önlem alalım. Polenlere karşı alerjisi varsa polenlere önlem alalım

Spiker: Şöyle bir anlatıverelim

Ahmet Akçay: Mitelar tozların içinde yaşayan gözle görülmeyecek kadar küçük sekiz bacaklı haşereler ve bunların asıl dışkıları alerjik. Bu dışkıları tozla karışır ve daha sonra havaya karışıp burnumuzdan girer, ağzımızdan girer akciğerde inflamasyon iltihap dediğimiz sorunlar yaratır.

Spiker: İnsanın olduğu her yerde var. İnsanın derisi dökülüyor

Ahmet Akçay: Evet bunlar insanların deri döküntüleriyle kıl döküntüleriyle besleniyorlar ve nemli bölgelerde yaşıyorlar. Özellikle deniz kenarı olan şehirlerde yaşıyorlar çünkü deniz kenarı olan yerlerde nem vardır. %55’ in üzerinde nem varsa tehlike var demektir. Ve tekstil ürünlerinin olduğu yerlerde özellikle güneş görmeyen yatak odalarında en fazla vardır. Bir yakata beş on milyon mite vardır

Spiker: Hocam mitelarla yatıyoruz mitelarla kalkıyoruzne yapacağız biz bu mitelarla. Ne yapacağız bir çare söyleyin

Ahmet Akçay: Evet mitelarla yatıyoruz. Ne yapmamız lazım? Tekstil ürünlerini en aza indirelim. Bir ere yatak odasında mite alerjisi varsa halıyı kaldıralım hemen

Spiker: Halıyı kaldırdık güzel

Ahmet Akçay: Daha sonra özellikle bu yatakta ki yastıkta ki yorganda ki miteları hapsedelim. Nasıl hapsediyoruz? Bunların sıkı dokunmuş miteların yüzeye çıkamayacak kadar sıkı dokunmuş kılıflar vardır. Bunlara biz antialerjik kılıf diyoruz. Bu kılıflarla örneğin şu yastıkta yaklaşık bir iki milyon mite var. Ne yapıyoruz? Hemen bunun içine sokuyoruz yastığın kılıfın içine sokuyoruz ve bunu hapsediyoruz

Spiker: Hocam da alışık valla

Ahmet Akçay: Ve kapatıyoruz. İşte mitelar hapsoldu

Spiker: Bir dakika bunun diğer kılıflardan ne farkı var?

Ahmet Akçay: Sıkı dokunmuş çok sıkı dokunmuş yüzeye çıkamıyor daha sonra kılıfı üzerine geçiriyoruz normal kılıfı daha sonra üzerine geçiyoruz çünkü bu kılıfları da haftada bir kere 60 derece en az 50-60 derece de yıkayıp ütülememiz gerekiyor ki hafta da bir üzerimizden dökülen mitelarda yüzeyde mitelara yem olmasın bu sebepten dolayı böyle önlem alıyoruz

Spiker: Hocam egzamayı da biraz anlattılar egzamadan nasıl korunacağız hadi bakalım zor bir soru?

Ahmet Akçay: Egzama da en çok sebepleri özellikle iki yaşından küçüklerde en sık sebeplerinden bir tanesi besin alerjisidir. Onun için neye alerjisi varsa ona özellikle iki yaşından önce örneğin süte alerjisi var sütten korunacağız, yumurtaya alerjisi var yumurtadan korunacağız

Spiker: Hocam inek sütüne alerjisi olan keçi sütüne alerji olur mu olmayabilir mi?

Ahmet Akçay: İnek alerjisi olanda %80 keçi sütü alerjisi de var. Onun için tercih etmiyoruz. İnek sütüne alerjisi var keçi sütü de olmuyor

Spiker: Yoğurtta mı yedirmeyeceğim? Peynir de mi yedirmeyeceğim?

Ahmet Akçay: İnek sütü içeren her şeyi yiyemiyoruz. Yoğurt, ayran bunun dışında peynir altı suyu, tereyağı, margarin hatta ve hatta dana etini de yiyemiyoruz

Spiker: Öyle mi?

Ahmet Akçay: Çünkü süte alerjisi olanların bir kısmının dana etine de alerjisi oluyor

Spiker: O zaman anneler duyuyorsunuz değil mi bu şeyleri egzamalar o kaşıntılar Elif hocanın anlattığı ama birlikte başak bulguları da vardı

Ahmet Akçay: Tabi cilt bariyerini de korumamız lazım. Bir de cilt bariyerini bozan nedenlerden de uzak durmamız lazım. Kimyasal içeren ürünler kullanmamız lazım. Cildi kurutan ürünler kullanmamız lazım.  pH’ı yüksek ürünler kullanmamız lazım ve yünlü kıyafet giymememiz lazım, sıkı kıyafet giymememiz lazım terlemeyi de önlemememiz lazım çünkü çocukların egzamalı çocukların cildi kuru yağı az eğer terletirsek daha da kurur daha da kaşınır onun için terlemeyi azaltmamız gerekiyor

Spiker: Aman hocam o zaman şuan bir dakika çocuğu üşüteceğiz sonra hasta edeceğiz bir taraftan yapmam derken başak taraf da boğulmayalım?

Ahmet Akçay: Boğulmayız ve kış döneminde gün ışığı yaz döneminde de her gün yıkamamız lazım. banyo yapılması lazım çünkü egzamalı çocukların ciltlerinde mikrop kaynıyor %90 mikrop var o mikropların temizlenmesi lazım bu mikroplar cilt bariyerini bozuyor cilt bariyeri bozulunca ilerde astım ve alerjik nezleye eğilim yaratıyor çünkü yattığı yatakta ki mitelar o bozuk cilt bariyerinden girip çocuk da ev tozuna karşı mitelara karşı alerji yapıyor. Bir bakıyorsunuz ki ileri ki yaşta beş altı yaşında alerjik nezle olmuş, astım olmuş

Spiker: Peki hocam banyo yapıyorsun dedik. Banyo yaparken de bir iki özellik söyleyeceksiniz herhalde? Şimdi mite dedin mikrop dedin mikrop öldüren sabunlardan mı sürsünler vücuduna iyice?

Ahmet Akçay: Nasıl temizleyelim? Öncelikle banyo da bir beş dakika önce leğen içinde veya küvet içinde mısır nişastası, buğday nişastası, pirinç nişastası suyun içerisine koyup daha sonra beş dakika içerisinde oyun oynayabilirse bunu bir iki çorba kaşığı bununla bunun içerisine karıştıracağız ılık suyun içerisinde daha sonra çocuğun önüne de bir tane oyuncak verelim oynasın içerisinde ki çünkü ciltteki o kaşıntıları rahatlatsın özellikle o kaşıntılı dönemde rahatlatsın kaşınması azalsın cildin su tutma kapasitesi artsın suyu biraz artsın ve çocuk rahatlasın daha sonrasında da kimyasal içermeyen ürünlerle de banyosunu yaptıralım banyosunu yaptırdıktan sonra da

Spiker: Hocam kimyasal içermeyen ürün dedi bir dakika ben bakayım bir. Kimyasal içermeyen ürün şampuan içerir mi?

Ahmet Akçay: Şampuanlardan işte böyle egzamalara uygun cildi kurutmayan pH değeri düşük olan yüksek olmaması gerekiyor çünkü bu ürünlerde çocuğu yıkayalım, yıkadıktan sonra da kurularken önemli bir püf nokta var

Spiker: Kurulayın bakalım?

Ahmet Akçay: Banyodan çıktı ne yapmamız gerekiyor? Gidip de böyle silmek yok. Neden? Çünkü cilt bariyeri bizim için önemli korumamız lazım. Tamponlayarak kuruluyoruz daha sonra tamponladıktan sonra biraz nemliyken cilt bariyerini daha da kuvvetlendirmemiz lazım nemlendirici kullanmamız lazım. Neden? Çünkü egzamalıların cilt bariyeri zayıf, kuru. Nemlendiriciyi kullanmamız gerekiyor. Bunu çıkarmamız lazım güzelce nemlendirmemiz lazım

Spiker: Ahmet hocam bütün bunlara dikkat ettik mitelardan uzaklaştırdık bariyerimizi kurduk ama yine de hasta geldi yine kaşınıyor ediyor ne yapıyorsunuz ne veriyorsunuz?

Ahmet Akçay: Kaşıntı da ne yapmamız gerekiyor? Bir kere kaşıntıyı azaltıcı ilaçlar veriyoruz cilt bariyerini kuvvetlendiriyoruz alerjik olan gıdadan sakındırıyoruz ve kaşınan yerlere de iyileştirici kremler veriyoruz o kızarık bölgelere ve onu verirken de öncelikle kortizon içermeyenleri tercih ediyoruz eğer onunla geçiremezsek mecbur kalırsak o zaman kortizonlu kremler kullanıyoruz.

Spiker: O zaman komşunun lafı değil eğer çocuğumda alerji varsa çocuk göğüs hastalıkları uzmanına gidecek

Ahmet Akçay: Çocuk alerji uzmanlarına gidecek

Spiker: Çocuk alerji uzmanlarına gidecek ve onun önerilerini tutacak çünkü ilaçları var sürülecek merhemler var nasıl yıkanılacağını falan idare ettik bir çoğumuz kurtardık  ama peki bunu da hallettik. Sura geldi çocuğun astımla ilgili kullandığı diğer ilaçlar

Ahmet Akçay: Evet. Egzamalar dedik ki daha sonrasın da astım ve alerjik nezle gelişebilir. Bir kere astımın tedavisinde korunma tedavisi dışında ilaç tedavisi var, alerji aşıları tedavisi var. İlaç tedavisinde de bir rahatlatıcı tedavi var  bir de iyileştirici tedavi var

Spiker: İyileştirici tedavi var rahatlatıcı tedavi var

Ahmet Akçay: İyileştirici tedavi var rahatlatıcı tedavi var. Rahatlatıcı tedavi sadece öksürük olduğu zaman, nefes sıkışması olduğu zaman belirti olduğu zaman kullanılır sadece çocuğu rahatlatır

Spiker: O şikayetlerin ağırlaştığı dönemde kullanılıyor rahatlatıcı tedaviler.

Ahmet Akçay: Bronşlar daralmışken çünkü belirti ortaya çıkıyor demek ki bronş daralmış o bronşları açmamız gerekiyor, rahatlatmamız gerekiyor daha sonra da iyileştirici tedavi daha sonra bu sıkışmalar olmasın diye o akciğerde ki hassasiyeti azaltmak için bir de iyileştirici tedavi vermek gerekiyor. Bunlarında akciğerlerimize ulaşması lazım ağza sıkmayla bu gitmez . aynı böyle maskeyle hazneyle sıkıp akciğerlere ulaştırmak gerekiyor. Çünkü çocuklar ağza sıkarak nefesini çekmesi çok zor oluyor ondan dolayı böyle hazneler kullanıyoruz. Hazne kullanmadan sakın ola ki ağızlarına sıkmasınlar

Spiker: Yetişkinlerde fısfıs vardır da çocuklarda bu biraz daha farklı

Ahmet Akçay: Farklı kullanılıyor ve bunu kullanırken buna dikkat etmek gerekiyor daha küçük bebeklerde de nebülizatör denilen cihazlar var o cihazlarda buhar oluşturup akciğerlere ulaştırmamız gerekiyor. Akciğerlere ulaşmayan tedavinin başarı şansı yok

Spiker: Ve bunlar iyileştirici tedaviler atakta da kullanıyorsunuz ama

Ahmet Akçay: Evet atakta da kullanıyoruz. Atakta ki tedavileri de böyle kullanıyoruz hazneyle kullanıyoruz. Rahatlatıcı ve iyileştiriciyi de bu haznelerle kullanıyoruz

Spiker: Peki çok güzel ilaçları da öğrendik. Hocam geldi şu aşılardan da bahsedin artık bize. Bir de ne yapıyorsunuz?

Ahmet Akçay: Şimdi bir taraftan iyileştiriyoruz

Spiker: Şu fısfısları öğrendik şu maskeleri gördük ama burada hala elimde bir şeyler var.

Ahmet Akçay: Alerji aşılarımız var. Şimdi biz koruduk ilaç tedavisi verdik ama alerjenlerde bir taraftan zarar veriyor biz iyileştiriyoruz o zarar veriyor, biz iyileştiriyoruz o zarar veriyor. Neden zarar veriyor? Çünkü her taraf da mite var her taraf da polen var onlar vücuda zarar veriyor. Ne yapmamız gerekiyor? Onun zarar vermemesini sağlamamız gerekiyor onun içinde alerjiye karşı bağışıklık sistemini arttırmamız gerekiyor bunun içinde işte çocuk alerji uzmanları tarafından neye alerjisi olduğu saptanıp hangi aşının olacağı karar verilip ondan sonra da bu aşının verilmesi gerekiyor. Öncelikle dil altı aşı tedavisi veriyoruz. Neden? Çünkü dil altı aşı tedavisi daha az yan etkisi az enjeksiyon aşıya göre ve daha kolay ve bu dil altı aşısı küçükçe cebimizde taşıyoruz. Çıkarıyoruz bunun kapağını ve dilimizin altına sıkıyoruz

Spiker: Aaa bu kadar mı?

Ahmet Akçay: Evet bu kadar. Her gün bunun en azından bir üç yıl kullanıldığı zaman ona karşı bağışıklık sistemi artıyor ve bir de tablet var. Tablet aşıyı da ne yapıyoruz? Tablet aşıyı da çıkarıyoruz kapağından. Görüyorsunuz şuradan dilimizin altına koyuyoruz iki dakika da eriyor ve bu şekilde de her gün çocuklara bunları yapıyoruz.

Spiker: Son derece kolay

Ahmet Akçay: Özellikle beş yaşından büyük çocuklarda sprey aşılar, üç yaşından büyük çocuklarda uygulanabiliyor

Spiker: Harika

Ahmet Akçay: Eğer bundan başarı elde edemezsek enjeksiyona geçeriz

Spiker: Sadece iğne iğne değil yani. Alerji değince iğne mi dedik?

Ahmet Akçay: Evet artık yeni gelişmelerde artık dil altı aşılarının faydası bayağı iyi. Enjeksiyon aşıyı ne zaman yapıyoruz? Baktık ki başarı elde edemiyoruz o zaman ne yapıyoruz tabi ki enjeksiyon aşının sonucu daha etkili. O zaman yine çocuk alerji uzmanları bunun alerji aşılarının enjeksiyon şeklinde yapıyor ve bağışıklık sistemini bu alerjenlere karşı geliştirip artık zarar vermesine engelleyerek ilaç ihtiyacını azaltıyor

Spiker: Prof. Dr. Ahmet Akçay muhteşem kısa zamanda bütün tedavi özelliklerini anlattınız. Çok çok teşekkür ediyorum

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Spiker: Sağolun

Ahmet Akçay: Siz sağolun

Spiker: Biraz sonra günün özetiyle hepsini birden bir daha değerlendireceğiz