Gıda alerjisi mi? Gıda intoleransı mı?

 

Ülkemizde de diğer toplumlarda olduğu gibi insanların en az %15-20’sinin alınan bir besinin alımından sonra gıdaya bağlı olarak şikayetlerin oluştuğu belirtilmektedir. Bu şikayetleri tümü gıda alerjisi olarak değerlendirilse de gıda alerjilerinin sıklığı toplumların gıda alışkanlıklarına göre değişmekle birlikte genelde çocuklarda %2-8 arasında yetişkinlerde % 1-2 civarındadır.  Tüm nüfusta oranıysa %2 oranında görülmektedir. Dünyada yapılan birçok çalışmada her geçen yıl besin alerjilerinde artış olduğu görülmektedir.

Her gün aldığımız besinlerin bazılarının neden olduğu her türlü olumsuz etkiyi besin alerjisi olarak tanımlamak yanlıştır. Besinleri aldığımız da besinin kendisinin ya da besinlerle birlikte alınan katkı maddelerinin de dahil olmak üzere, bağışıklık sistemimiz üzerinde etkisi olsun veya olmasın oluşturduğu tüm şikayetler besin reaksiyonları başlığı altında toplamak doğru olur.

Besin reaksiyonları iki başlık altında toplanabilir bunlar besin alerjisi (gıda alerjisi ) ve besin intoleransı ( gıda intoleransı ) olarak adlandırmak gerekir.

Besin alerjisi besinleri aldıktan sonra besinlerin içindeki alerjenlerin bağışıklık sistemimiz içinde yol açmış olduğu tepkiler sonucunda ortaya çıkar. Bu yol genellikle IgE ve IgE’den bağımsız olan bir yolu kullanarak şikayetlere yol açar.

Besin alerjilerinde kullanılan yola bağlı olarak en sık karşılaştığımız hastalıklar Ürtiker, anjioödem, anafilaksi, egzama, kontakt dermatit, atopik dermatit, dermatitis herpetiformis, besin proteininin neden olduğu eosinofilik gastrit, kolit, proktokolit ve enteropati sendromu ve çölyak ( celiac )olarak karşımıza çıkar.

Besin intoleransıysa besinler içinde taşıdıkları alerjenlerle bağışıklık sistemi üzerinden etkilerini göstermez. Gıda veya gıda bileşenlerinin yapısal özelliklerine, farmakolojik etkilerine, kimyasal yapılarına veya gıdaları parçalayan enzim eksikliklerine, enzim hatalarına bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Gıda intoleransı olanların çoğunda sindirim sistemi ile ilgili şikayetler görülür. Fonksiyonel gastrointestinal bozuklukları olan hastalara en sık görülen irritabl bağırsak sendromunda (IBS) şikayetlerin % 50-84’ü gıda intoleransı ile ilişkili olduğunu görülmektedir.

Sindirim sistemi ile ilgili olarak artmış gaz, karın ağrısı, şişkinlik veya ishal gibi şikayetlere yol açar.

Migren, Baş ağrısı, Öksürük, Burun akması, fenalık hissetmek gibi sindirim sistemi dışında şikayetlere de yol açabilir.

Gıda intoleransına bağlı şikayetleri bazen çok ciddi olsa da gıda alerjileri gibi anafilaktik şoka neden olmaz gıda alerjileri tanısını koymak bu yüzden çok önemlidir. Gıda alerjilerinde ortaya çıkan şikayetleri giderek artabilir yani vücutta kaşıntı kızarıklık gibi başlayan şikayetler gıda alımına devam edildikçe daha fazla artış gösterebilir. Alerjik şok gıda alerjilerinde en korkulan hayatı tehdit eden reaksiyonlardır bu yüzden hastaların bilgilendirilmesi gerekir.

Besin alerjisi tanısı konulduğunda hastaların yanlarında taşıması için adrenalin oto-enjektörü yazılması ve hastanın bu konuda eğitim alması gereklidir.

Gıda intoleransın oluşan reaksiyon daha ciddi sorunlara yol açmadan kaybolabilir. Anafilaksi gibi ciddi hayatı tehdit eden reaksiyonlar yol açmaz bu yüzden ikisinin ayırt edilmesi son derece önemlidir.

0 cevaplar

Cevapla

Yorum yazmak istermisiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir