Astımda Beslenme : Astım Dostu Mutfak

Astım, hava yollarının kronik (müzmin, devam eden)  inflamasyonu (yangısı) ile görülen bir hastalıktır. Hava yolları kızarık ve şiştir ve bu durum nefes almayı zorlaştırır. Astıma yol açan en önemli neden hava yollarındaki bu inflamasyon olduğundan anti-inflamatuar (yani yangıyı önleyen) yiyecekler hava yollarındaki bu şişlik ve kızarıklığı azaltabilir. Aynı zamanda bu yangı sırasında  oksidatif hasar meydana gelir. Bu hasarı azaltmaya yönelik besinlerin astımı olan hastaların diyetinde yer alması önemlidir. Ancak astımlı hastalarda da besin alerjisi eşlik edebileceğinden diyet listesini astım açısından izleyen çocuk alerji hekiminize danışınız.

Beslenme ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar ırka, kişilerdeki emilim farklılığına, diyet listelerinin doğruluğuna bağlı olduğu ve bazı besinlerin kan ölçümlerinin yapılmasının zor olması ya da mümkün olmaması nedeniyle yorumlanması zordur. Ancak astımlı hastalar özellikle aşağıdaki besin gruplarının olduğu dengeli ve en önemlisi obeziteye neden olmayacak şekilde beslenmelidir.

 

Hangi Besinler Çocuğumun Diyetinde Olmalı?

 

1-Vitamin B6 ( piridoksin) açısından zengin diyet astıma yönelik beslenmenin önemli bir bileşenidir. Piridoksinin astım ataklarının süre ve yoğunluğunu azalttığı gösterilmiştir.  Astımda bronş düz kasları kasılarak hava yolları daralır. Piridoksin bronş düz kaslarının gevşemesine katkıda bulunan adenozin trifosfat(ATP) ve adenozin monofosfat (AMP) üretiminde kritik rol oynar. Piridoksin birçok besinde bulunmakla birlikte muz bu vitaminin en önemli kaynağıdır.

 

2-Vitamin C ve E içeren besinleri arttırmak önemlidir. Güçlü anti-oksidan içeriği ile vitamin C astımdaki yangı sırasında ortaya çıkan ve hava yollarına zarar veren serbest radikallerin temizlenmesine katkıda bulunur. Bu serbest radikaller hava yollarındaki düz kasların kasılmasına neden olur. Bu kasılma nedeniyle astımlı hastalar nefes darlığı yaşarlar. Çalışmalarda yüksek doz vitamin C’nin histamin (alerjik reaksiyonlara neden olan bileşen) salınımını azalttığı ve histaminin yıkılımını arttırdığı görülmüştür. Histamin, astımlı hastalarda vücuttaki inflamasyonu (yangıyı) arttırır ve hava yollarının etrafındaki düz kaslarda kasılmaya neden olur. Vitamin E bir diğer anti-oksidandır ve nefes darlığı, öksürük, hırıltı gibi astım bulgularının düzelmesine katkıda bulunur. Vitamin C ve Vitamin E’nin birlikte tüketilmesi daha etkilidir. C vitamini içeren besinler; portakal, greyfurt, mandalina, limon, kivi; E vitamini içeren besinler; badem, ay çekirdeği, kabak çekirdeğidir.

  1. Quercetin içeren yiyeceklere yer verilmelidir. Quercetin güçlü anti-oksidan, anti-histamin ve anti-inflamatuar özellikleri olan bir bioflavonoiddir. Astımlı hastalarda astım ve alerjik hastalık belirtilerini azalttığına dair deneysel ve klinik çalışmalar vardır. Diyetteki iyi quercetin kaynakları elma, sarı ve kırmızı soğan, kapari, brokoli, kırmızı üzüm, kiraz, turunçgiller, çay, ahududu ve kızılcıktır.

4- Omega-6 tüketimini azaltırken Omega-3 tüketimi artırılmalıdır. Omega-6 yağ asitleri vücut için gerekli esansiyel yağ asitleridir. Ancak fazlalığı astımda görülen inflamasyonu (yangıyı) artırabilir. Ancak batı tipi beslenmede Omega-6 yağ asitlerinin miktarı yüksekken Omega-3 yağ asitleri yeterli ölçüde tüketilmez. Diyetteki omega-3 miktarını arttırmak özellikle egzersiz ile tetiklenen astımda etkili bulunmuştur. Diyetteki omega-3 miktarını arttırmak için aşağıdaki yiyeceklerin tüketimi arttırılmalıdır. Ancak hayvansal kaynaklı omega-3’ün bitkisel kaynaklı olanlardan vücutta çok daha iyi emildiği unutulmamalıdır.

  • Ceviz (7 adet ceviz, 28 gram, 2542 mg)
  • Keten tohumu (1 yemek kaşığı, 2338mg)
  • Somon balığı (Norveç(Atlantik somonu)derisi parlak, eti turuncu renkte ve serttir, 100 gramda 2230 gram Omega-3)
  • Sardalye (100 gram, 1480 mg)
  1. Rozmarinik asit yönünden zengin baharatları tüketin. Rozmarinik asit astım belirtilerine iyi gelebilecek anti-inflamatuar ve anti-oksidan etkinliği olan bir maddedir. Rozmarinik asidin anti-oksidan aktivitesi vitamin E’den yüksektir. Rozmarinik asit astımda hava yollarının açılmasını ve daha rahat nefes almasını sağlayan prostasiklinlerin artmasını sağlar.

Rozmarinik asit biberiye, adaçayı, mercanköşk, nane ve kekikte bulunur.

Dikkat: Baharatlar bakteri ve küf ile kontamine olabilirler. Baharatlar satışa sunulmadan önce ısıl işlem  veya etilen oksid gaz (EtO) ile temizlendikten sonra satışa sunulurlar. Baharatların üzerinde bulunan bu bakteri ve mantarların temizlenmesi bunlardan doğabilecek enfeksiyonları önlemek için şarttır. Ancak baharat satın almadan önce astımlı hastalarda kimyasallar önemli olduğu için buharla sterilizasyon yönteminin kullanılmış olması daha iyi bit alternatif olabilir.

6-Karotenoidden zengin gıdaların tüketilmesi önemlidir. Astımda havayolu düz kaslarında kasılmaya yol açan serbest radikallerin azalmasını sağlar. Vitamin A’da vücutta beta-karotenden üretilen güçlü bir anti-oksidandır. Diyetteki iyi beta-karoten kaynakları sarı/turuncu ve yeşil sebzeler, ıspanak, havuç, tatlı patates, mango, kavun ve kayısıdır. Likopen yine güçlü anti-oksidan aktiviteye sahip bir karotenoiddir ve egzersizle tetiklenen astımda kısmi olarak etkili olduğu gösterilmiştir. Diyetteki likopen kaynakları domates, kayısı, pembe greyfurt, karpuzdur.

7-Magnezyum ve potasyum yönünden zengin bir diyet tüketilmelidir. Magnezyum hava yollarındaki düz kaslarda gevşeme sağlar. Aynı zamanda potasyumun yeteri seviyelerde olması için de gereklidir. Potasyum ise akciğer fonksiyonlarında önemlidir. Potasyum içeren yiyecekler kök sebzelerdir.

8-Kefir tüketimini arttırın. Çocuklarda alerjik astım ya da alerjik hastalık gelişiminin bağırsaktaki bakterilerle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri probiyotik içeren yiyeceklerdir. Probiyotikler bağırsak sağlığı için önemli canlı mikroorganizmalardır. Hayatın erken döneminde antibiyotik kullanmakta bu yararlı bakterilerin oranını azaltarak alerjik hastalıklara yatkınlık sağlar. Yine farelerde yapılan çalışmalarda ağızdan kefir verilen grupta su ve fermente olmayan süt ile beslenenlere göre kandaki alerjik belirteçler azalmıştır. Çocuğunuzun süt ürünlerini fermente şekilde (kefir, yoğurt) olarak tüketmesini sağlayın.

9- Zerdeçalın astımda görülen yangıyı ve astımın uzun dönem etkilerini azaltan pek çok klinik ve deneysel çalışma vardır. Ancak zerdeçalın ağızdan emilimi yeterli değildir. Emilimini arttırmak için mutlaka karabiber ve zeytinyağı ile tüketilmesi gerekir.

 

Hangi Besinler Çocuğumun Diyetinde Olmamalı?

1-Yüksek tuz (sodyum) alımı hava yollarının alerjenlere duyarlılığını arttırarak astım bulgularını arttırabilir. Tuz tüketiminin arttığı bölgelerde astım görülme sıklığı da artmıştır. Yiyeceklerdeki ’gizli’ tuza da dikkat etmek gerekir. Özellikle paketlenmiş ve işlenmiş ürünler tüketmemeye dikkat edilmelidir.

2- Bazı hastalarda bazı besin katkıları ve koruyucularının astımı tetiklediği gösterilmiştir. Astım semptomlarını kötüleştirebilen bazı maddeler benzoat, tartrazin, monosodium glutamat ve sülfitlerdir. Benzoatlar birçok üründe özellikle de içeceklerde kullanılan koruyucu bir antimikrobiyaldir. Tartrazin şekerleme, içecekler, soslar, pirinç, makarna, tereyağı ve salamuralarda kullanılan bir renklendiricidir. Monosodyum glutamat veya MSG sıklıkla Çin restoranlarında kullanılan bir tat arttırıcıdır. Sülfitler ise birçok paketlenmiş gıdada bulunabilen bir koruyucudur. Tüm bu maddelerden kaçınmanın en akılcı yolu işlenmemiş ve olabildiğince organik besin tüketmektir. Astımlı çocuklarda belki de dikkat edilmesi gereken en önemli nokta katkı maddelerinin olduğu, paketli ve raf ömrü uzun yiyeceklerin tüketimini engellemektir.

 

Sonuç olarak,

Astım tanısı alan hastanın obez olması dengeli bir diyetle önlenmelidir

Astım hastalığı olan çocukların diyeti olabildiğince mevsimine uygun sebze ve meyve içermelidir.

Yukarıda anlatılanlar genel önerilerdir. Astıma besin alerjisi de eşlik edebildiğinden mutlaka izleyen çocuk alerji hekiminden çocuğunuzun diyeti ile ilgili görüş alınız.

 

 

Önemli not

Çocuklardaki immünolojik-alerjik hastalıklar için çocuk alerji-immünoloji uzmanları, yetişkinlerde yetişkin alerji-immünoloji uzmanları üst ihtisas yapmışlardır ve bu konuda deneyimli olan ve diploması olan doktorlardır. Grip aşısı için alerjik açıdan sakınca düşünülen hastaların bir immünoloji ve alerji hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

 

0 cevaplar

Cevapla

Yorum yazmak istermisiniz?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir