Astım ve Alerji-Cem Tv

Nurcan Arslan: Evet. Sevgili seyirciler Profösör doktor Ahmet Akçay ile birlikte çocuklarda astım alerjisi, bronşit, zatüre bütün her şeyi konuşuyoruz. Hocam bronşite de değinmek istiyorum. Çocuklarda bu üşütmelerden sonra bronşit oldu veya bronşit başlangıcı deniliyor daha sonra da işte zatüreye doğru gitti deniliyor. Bunlara bir değinebilir miyiz?

Ahmet Akçay: Şimdi tabi enfeksiyon bronşları etkiliyor. Buna bağlı tabi ki bronşit olabilir. Çocuklarda genelde viral yani gribal enfeksiyona bağlı bronşit daha çok oluyor. Şimdi bunun antibiyotik tedavisi gerekip gerekmediğini biz nasıl anlıyoruz? Çocuğun bir kere şikayetleri önemli. Çocukta nezle var mı? Nezle varsa burnu akıyorsa ve beyaz renkli değilse bu daha çok gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali daha yüksektir. Eğer ateşi 38.5 ‘un altında kalmışsa bu çocukta da yine gribal enfeksiyona bağlı bronşit olma ihtimali yüksektir. Ve muayene bulgularına baktığımız zaman eğer iki tarafta da aynı sesler duyuluyorsa yine gribal enfeksiyona bağlı olma ihtimali yüksektir. Ama ateş 38.5’ un üzerine çıkmış, akciğer dinleme bulguları kötü, tek taraflı bir dinleme bulgusu varsa ve kanda yapılan testlerde de mikrop seviyesi yüksek olduğu ortaya çıkmışsa işte bunda mikrobik olma ihtimali yüksektir ve bunda antibiyotik gerekebiliyor. Onun için bu ayrımın iyi yapılması lazım. Sadece öksürüyor diye hemen antibiyotik verdiğimiz zaman gereksiz yere antibiyotik kullanmış oluyoruz. Zatüreye de aynı şekilde zatüre demek illa ki mikrobik olacak diye bir şey yok. Tabi ki gribal enfeksiyon da mikroptur ama gribal enfeksiyonda antibiyotik gerekmeden kendi kendine düzelebilen bir enfeksiyon olur. Ne derler? İlaç verirsen bir hafta da vermezsen yedi günde derler. Yani farketmiyor onun için daha çok rahatlatıcı tedaviler vermek lazım. Bu bronşlar gribal enfeksiyondan dolayı daraldığı için onu açıp rahatlatmak gerekiyor. Eğer açıp rahatlatmazsak bu sefer kapalı olan bronşlarda bu sefer mikroba da bir eğilimlik bakterilere de bir eğilimlik olduğu için daha sonra ilk başta gribal olan enfeksiyon daha sonra bakteriler devreye girerek antibiyotiklik bir durum ortaya çıkartabiliyor. Onun için rahatlatmak, çocuğun nefes sıkışıklığını açmak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Şimdi zatüre denilince aman Allahım diye korkuyoruz. Çocuğumuz zatüre oldu, ciğerleri su topladı. Zatüre dediğimizde zatüre= hastane yatış diye çoğumuz biliyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi zatüre denildiğinde illa ki her çocuk hastaneye yatar diye bir şey yok. Eğer yaşı küçükse özellikle üç aydan küçükse tabi ki bunu yatırarak tedavi yapmak lazım. Çünkü küçük çocukların bronşları çok dar, bronşları çok küçük. Çabuk  ilerleyebiliyor ondan dolayı hastanede yatırarak tedavi etmekte fayda var . Ama bakıyoruz çocuk da zatüreye teşhisi koyduk çocuğun yaşı büyük, nefes sıkışıklığı yok o zaman hastaneye yatmasına gerek yok. Hastaneye yatması gerekmesi için bir kere büyük çocukların özellikle nefes sıkışıklığının olması gerekiyor, hızlı hızlı nefes alıp vermesi gerekiyor ki hastaneye yatıralım. Yani akciğer yetmezliğini gösteriyor çünkü. Yoksa nefes sıkışıklığı yok, çocuğun genel durumu iyi, beslenmesi iyi çocuğu o zaman neden hastaneye yatıralım. Evde antibiyotik tedavisiyle tedavi olabilir.

Nurcan Arslan: Rahatlatıcı tedaviler derken? Yani antibiyotikten çok ateşi çok yükselmediyse rahatlatıcı tedaviler de olabilir dediniz. Benim burada hemen diğer bir konu aklıma geldi. Buhar veriliyor çocuklara

Ahmet Akçay: Evet onlarla rahatlatıyoruz. Şimdi küçük bebeklerde daha çok nebülizatör denilen cihazlarla makinelerle buhar veriyoruz. O buharlar ne yapıyor? Broşlara gidip bronşları yavaş yavaş genişletiyor. Çünkü bronş daraldığı zaman sıkıntı oluyor. Bazen o kadar çok daralıyor ki buhar bile gitmiyor bronşlara. O zaman ne yapmak gerekiyor? İçeriden açıcı ilaç tedavileri vermek gerekiyor ki bronşlarında açılması gerekiyor. Bu nedenle dikkatli olmak gerekiyor. Küçük çocuklarda buhar makineleriyle, üç dört yaşından büyüklerde de hazne dediğimiz cihazlarla sprey tedavisi veriyoruz. Bu spreyler bu cihaz yardımıyla akciğerlere gitsin istiyoruz. Yoksa spreyleri büyük insanlara gibi küçük çocuklar ağızlarına sıkamıyor. Bazı aileler var ağzına sıkıyor. Şimdi ağzına sıktığı zamanda bu ağızdan emilerek tedavi olmuyor. Akciğerlere gitmesi lazım ki faydası olsun. Akciğere gitmesi için de doğru kullanmak gerekiyor bu hazneleri. Bir kez sprey yapıp beş defa derin ve yavaş nefes alıp vermesi gerekiyor. Biz bu tür çocuklarda bir eğitim veriyoruz. Muhakkak yapabiliyor mu yapamıyor mu görüyoruz. Hemşiremizin eğitim vermesi gerekiyor ve gerçekten doğru yapabiliyorsa o tedaviyi vermemiz gerekiyor. Yoksa yapamıyorsa da bu buhar makinelerinin de tedavi etmek gerekebiliyor. Yoksa gereksiz yere hem ağzına sprey yapmış oluyoruz hem de ağızda afta neden oluruz. Çocuğa faydalı olmaya çalışırken zarar veririz

Nurcan Arslan: Aft yani uçuk oluyor ağzı

Ahmet Akçay: Evet zarar veririz.

Nurcan Arslan: Peki biorezonans bunu da çok soruyorlar biorezonans. Bunu öneriyor musunuz?

Ahmet Akçay: Şimdi biz biorezonans maalesef önermiyoruz. Şimdi biz bilim insanıyız.

Nurcan Arslan: Bu nedir? Bunu biraz açabilir miyiz?

Ahmet Akçay: Biorezonans manyetik dalgalarla teşhis koyup tedavi yapmaya çalışılıyor ama bir literala baktığımız zaman uluslararası dergilere baktığınız zaman bu alerjik hastalıklarda faydalı olabileceğini gösteren bir tane çalışma göremiyorsunuz. Bilim insanı sadece bilime göre hareket etmesi gerekiyor. Yoksa eskiler gibi şunu verirsen iyi olur bunu yaparsan iyi olur deyip umut tacirliği yapmak tabi ki bir bilim insanını aynı örtüşmüyor. Onun için bir bilim insanı muhakkak ne yapması lazım? Bu çalışmaların yapılması lazım faydası olup olmadığının kanıtlanması gerekiyor kanıtlandıktan sonra bu tedavilerin uygulanabilecek gibiyse uygulanması gerekiyor. Yoksa buna faydalı olacağına inanıp insanları boşu boşuna da zamanlarını almamak gerekiyor.

Nurcan Arslan: Zamanlarını almamak gerekiyor. Şimdi bazen bu antibiyotiğe başvurmamak veya doktora götürmüyorlar çocuklarını. Şöyle diyorlar işte balgam söktürmesi için bal, limon veya bıldırcın yumurtaları buraya not da almışım zaten en çok gelen maillerde daha önceden zencefil gibi bitkisel karışımlar yapıp çocuklarına vermeye çalışıyorlar. Bu da hem nefesi açacağına hem de o hırıltıyı giderip balgam söktüreceğine inanıyorlar. Böyle şeyleri şimdi tasrif ediyor musunuz desem ben etmiyorum ama size soruyorum

Ahmet Akçay: Şimdi yani yapılan çalışmalarda bilimsel çalışmalarda bu bitkisel tedavi bir çok şeye şunu yapıyor bunu yapıyor bunu doğrusu olmayan bir çok şey söyleniyor. Fakat bilimsel olarak en çok çalışılan bitkisel tedavi bal . Balın özellikle kara buğday balı denilen kara buğdayla beslenen arıların ballarından elde edilen bal bir çok çalışma var böyle. Faydalı bulan çalışmalar var faydasız olanlarda var ama faydalı olan çalışmalar var. Eğer öksürüğe faydalı olabilecek diye bir bitkisel tedavi vermek istiyorsak çocuk öksürdüğü zamanlarda belki bir tatlı kaşığı çocuğa günde bir tatlı kaşığı vermek faydalı olabilir. Yani bilimsel olarak bunu gösteren çalışmalar var. Balın antibakteriyel antienflamatuar yani orada ki iltihabın düzelmesi için etkisi olduğundan dolayı bunun faydalı olabileceğini gösteren bilimsel yazılar var. Bunun dışında zencefil zencefilinde aynı şekilde bronşları genişlettiğini gösteren bilimsel çalışmalar var. Şimdi şundan dolayı bir tatlı kaşığı belki bal içine bir çay kaşığı zencefille karıştırıp günde bir kere bu verilebilinir. Eğer illaki bitkisel tedavi vereceksek bu uygulamalar, diğerlerinin bakıyorum çok büyük bir faydası olmuyor. Yani belki bitkisel çay ile ıhlamur çayı gibi böyle yumuşatıcı onları kullan çünkü bunların zararı yok. Ama biz faydasından çok zararı da olabiliyor bazı tedavilerin. Adam diyor ki şu şeyi kullanın diyor. Kullanıyorsunuz çoğu bunların tarım bakanlığından ruhsatı alınan ilaçlar sağlık bakanlığından değil.

Nurcan Arslan: Şimdi hocam besin alerjisini de tetikler demiştiniz ilk bölümde. Şimdi hani bunları veriyorlar tamam rahatlatıcı çalışmalar olabilir. Ama bu seferde bilmeden o çocuklara da zarar vermiş olmaz mıyız? Zencefil örneğin bizde evde zencefil, bal hatta tarçında yumuşatıyor göğsümüzü falan evde yaparız boğaz ağrılarına falan. Ama yine de bir danışılması gerekmez mi astım hastasından bahsediyoruz.

Ahmet Akçay: Şimdi bir yaşından önce zaten bal çocuklara verilmiyor. Bir yaşından sonra dediğim gibi besin alerjisi olanlarda zaten bir nelere karşı alerjisi olduğunu araştırmadan zaten biz gıda vermiyoruz

Nurcan Arslan: İşte size gelmemişse yaptırmamışsa?

Ahmet Akçay: Yaptırmamışsa eğer zaten astım da bu besinlere karşı alerji tabi biraz düşük oluyor. Yani % 5, %6 civarında besin alerjisi olabiliyor. O da genelde belirtilerinde vücudun da kaşınma vücudunda kızarıklık veya egzama gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Çünkü aileler genelde bu alternatif dediğimiz tamamlayıcı tedavi diyoruz biz buna tamamlayıcı tedavilere biraz ilgisi fazla onun için bizde zararsız olan faydalı olabilecek öneriler sunmak zorundayız. Bunları kullanabiliyor ama bunun yerine mesela geceleri mesela aileler süt veriyorlar mesela bu çok sakıncalı. Geceleri artık süt kalktı o eskidendi gece yatmadan önce sütünü içtin mi? Daha çok sabah öneriyoruz. Neden? Gece içilen süt reflüyü arttırıyor. O da sakıncalı onu belki ne bileyim önermemek gerekiyor. Ve aileler bakıyorum o kadar bu tamamlayıcı tedavilere ilgisi var ki gidiyorlar tuz lambası alıyorlar. Niye aldınız diyorum. Hocam tuz lambasının faydası varmış diyor.

Nurcan Arslan: Onu da soracaktım. Çok fazla satılıyor böyle özellikle tatil bölgelerinde her yerde de var marketlerde de var, aktarlarda da var. Tuz lambası astıma, bronşite bire bir.

Ahmet Akçay: Şimdi bunlara biz artık yani biz tasrif etmiyoruz. Neden tasrif etmiyoruz? Yani orada iyonlarla işte etkili olduğu söyleniyor ama bunun bilimsel kanıtı yok . bunun bir bilimsel faydası yok. Ama bakıyorum diyorum almışsın çok güzel bir dekor olabilir diyorum güzel bir dekor oraya koyabilirsin. Yoksa bunun karşıya koyduğunuz bir lambanın çocuğun akciğerlerine nasıl faydası olsun? Kaç tane astımlı çocuk da tedavi yaptınız? Kaç tanesine uyguladınız? Yani bir bilim demek faydalı olduğunu göstermek için önce yüz tane astımlıya tuz lambası vereceksiniz yüz taneye vermeyeceksiniz o yüz tane tuz lambası kullanan çocuklarda belirgin derecede faydalı olduğu ortaya çıkacak ki bizde diyeceğiz ki bakınız işte burada deyip tuz lambasını önerelim. E öyle bir şey yok ama biz tuz lambasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Nurcan Arslan: Hocam ben klinik psikolojisinde yaşlıların depresyonunu ölçerken canım çıkmıştı yani Alzheimer demans olmayacaktı. Üç yüz huzur evinde yaşayan yaşlı ve üç yüz sağlıklı evinde beraberinde oğlu geliniyle yaşayan yaşlıyı araştırdık. Üç yüz yani en az üç yüzdü ve bu anket çalışmaları bile hani bunu yapıp da ölçeklendirme de bir kanıya bir doğruluğa varabilmek adınaydı. Yoksa bunlar evet çok doğru söylüyorsunuz bilim adına falan değil. Bir şey satılıyor sonuç çok iyi deniliyor ucuz şeylerde değil bunlar. İnsanlarda çare diye her şeyi alıyorlar. O kadar yıllarınızı veriyorsunuz ve profösör olmak çok kolay bir şey değil bunu biliyorum ve saygı duyuyorum.Emek veriyorsunuz ve hala araştırıyorsunuz ve öğretim görevlisisiniz ve doğru bilgilerinizle insanlara eğitim veriyorsunuz ve çoğu insanları bu mesleğe kazandırıyorsunuz ayrıca teşekkür ederim. O yüzden hani doğru ellerde doğru bilgilerin sunulması çok önemli sorulması çok önemli. Bir de bunlarla uğraşıyorsunuz  yanlış bir şeylerle . Hani şunu yapayım mı bunu yapayım mı gibilerden de sorulara da maruz kalıyorsunuz. O yüzden işiniz e zor diye bakıyorum yani.

Ahmet Akçay: Zor ama şimdi bizde yeterince bu da belki bizim eksikliğimiz. Biz bunlara dikkat çekmediğimiz için öteki de buradan faydalı olacağını düşünüyorum deyip oradan şu şu sebepten dolayı faydalıdır diyor oradan pazarlama yapılıyor. İnanın ki benim bile sosyal medyamdan bir astımla alakalı haber paylaşıyorum. Hemen altında tuz lambası faydalıdır hemen paylaşılıyor. Sen benim orada nasıl bir reklam yapabilirsin yani bu nasıl bir şey böyle reklamlarla karşı karşıya kalıyoruz maalesef. Ama burada bir denetleme mekanizmasının olması gerekiyor. Çünkü sağlıkla uğraşıyoruz. İnsanlar umut duyuyorlar insanların umutlarını da bizim kötüye kullanmamamız gerekiyor. Eğer faydalı olduğunu düşünüyorsanız bunun çalışmasını yaptıracaksınız . tuz lambası diyelim ki faydalı olabilir faydalı olduğunu düşünüyorsanız mekanizması ürününüze güveniyorsanız o zaman ne yaptıracaksınız astımlı hastalarda çalışma yaptıracaksınız bilimsel. Bilimsel yaptırırken de siz e bilmeyeceksiniz doktor da bilmeyecek hangisinin tuz lambası olup olmadığını. İki taraf da bilmeyecek. O veriler gelecek o veriler analiz olacak. Analiz olduktan sonra da faydalı olduğunun ortaya çıkması gerekiyor. Faydalı olduğu ortaya çıkmadan ben tuz lambasının faydalı olduğunu düşünüyorum. Yok böyle bir şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki diğer şeylerde aldığım sorularda da hocam kaz tüyü yastıklar veya çocukların kullandığı yastıklarda da genelde tama yatak ama yastıkta da bire bir nefes aldıkları içinde ebeveynler çok merak ediyorlar. Yastıktan da o şeyi alabilir mi? Ne yapacağız? Ya orada da bir bakteri varsa ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Şimdi insanlar o kadar da korkmasınlar. Yani şimdi bir kere genetik eğilimi olanlarda ailesinde anne de baba da alerjik hastalığı olanlarda bir kere çarşafların kılıflarını 60 derecede yıkamaları yeterli ve çift durulama yapmaları yeterli. Bunun dışında gidip de çok da fazla tedirgin olup bazı önlemler almaya da gerek yok. Bazı şeyler mitea karşı değil alerjikse zaten biz onlara anti alerjik kılıf veriyoruz. Anti alerjik kılıf nedir? Sıkı dokunmuştur ve o mikroplar o tozların içinde sekiz bacaklı olan gözle görülemeyecek kadar küçük mitelar yüzeye çıkmasını engelleyecek kadar sıkı dokunmuş oluyor. Önce onları geçirttiriyoruz yastığa yatağa ve yorgana. Onun üzerine normal nevresimlerim geçirttiriyoruz normal nevresimi haftada bir anti alerji kılıfı altı ayda bir 60 derece yıkatıyoruz. Yani bu tür önlemler alabiliyoruz onun için yani ben şu yastık da yatarsam sıkıntı olur bunda yatarsam şey olur diye bu tür gereksiz yere para harcamaya gerek yok. Bakıyorsun bazı aileler diyor ki anti bakteriyel ben yatak aldım diyor pardon anti alerjik aldım diyor. Bakıyorsun anti alerjik yatak demek dokunmayla alerjisi olmayan demek yani onun için bu kadar yani o miteların yaşamasını engellemiyor anti alerjik olan.

Nurcan Arslan: Şimdi orada ki düşünüyorum ebeveynleri de düşünüyorum çocukları da mini minicik astım hastalığıyla deyince anne baba çok üzülüyor. Yani kendi çocuğumuza bir şey olduğu zaman aman ben hasta olayım onun yerine falan diye düşünüyoruz. Şimdi onlarda kendince tedavi ettirse bile işte ekten ne yapabiliriz işte şunu yapalım şu bitki iyi gelir mi bu böyle yapalım. Kendilerini iyi hissedebilmek için her halde onlarla mücadele etmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Evet vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar.

Nurcan Arslan: Vicdan rahatlatmaya çalışıyorlar psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmeye çalışıyorlar

Ahmet Akçay: Çocuklar her şey

Nurcan Arslan: Kesinlikle. Peki hocam bunların krizlerinde dönemsel krizler falan olabilir mi? İleri aşamaları olabilir mi?

Ahmet Akçay: Neyin?

Nurcan Arslan: Astımın

Ahmet Akçay: Astımın tabi ki krizler bazen çok ilerleyebiliyor. Tedavi olmazsan eğer tabi ki ilerleyebiliyor. Sık sık öksürmeler nefes sıkışmaları spor yapamama gibi durumlar olabiliyor. Onun için doğru tedavi çok önemli. Bu tedavide de öncelikle korunma tedavisi, ilaç tedavisi ve alerji aşısı tedavisinin eğer gerekliyse alerjisi varsa aşı tedavisi yapılması gerekiyor. Ve burada da alerji aşılarına bakıyoruz tedavide çok etkili oluyor özellikle alerjik nezle de alerjik astım da faydalı oluyor fakat burada maalesef bunun uzmanı olmayan yani 18 yaşına kadar olanlarda normalde çocuk alerji uzmanları, 18 yaşından büyüklerde de yetişkin alerji uzmanlarının bu kararı vermesi gerekiyor. Ama bakıyorsunuz hiçbir alerji ile alakalı bu konu da eğitimi olmayan bir çok hekim de aşı tedavisi vermeye çalışıyor bu sefer ne oluyor? Gereksiz olan kişilere alerji aşı tedavisi veriliyor bir faydası olmuyor veya yanlış karışımlar ayarlanıyor yine olmuyor. Çünkü bunun çok düzgün bir elde kararının verilmesi tedavisinin planlanması hangi aşının yapılacağına kararının verilmesi gerekiyor. Ondan sonra tedavi de başarı elde etmek gerekiyor. Ve alerji aşılarının astımlarda %70 ‘e yakın faydası oluyor ve alerjik nezlelerde %90’ a yakın faydası oluyor. Çünkü alerji aşıları şikayetleri engelliyor, ilaç ihtiyacını azaltıyor ve hayat kalitesini muazzam derece de rahatlatıyor. Düşünün polenlere bağlı öksürüyorsun nefesin sıkışıyor şuanda bahar herkes geziyor dışarı da sizin polenlere alerjiniz var dışarıya çıkamıyorsunuz nasıl olacak bu?

Nurcan Arslan: Evet bu bahar alerjisi

Ahmet Akçay: Evet bahar alerjisi nasıl olacak ki? Yani bunu ne yapıyoruz? İşte biz bir korunma tedavisi öneriyoruz diyoruz ki dışarı çıkarken gözlük takın, burnunuzdan nefes alıp verin. Bunun dışında eve gidince akşam muhakkak duş alın, kıyafetlerinizi değiştirin ki kıyafetlere de polenler yapışıyor bunlara önem veriyoruz bunun dışında evin havalandırılmasını gün battıktan sonra yapın ki diyoruz polenler çünkü gündüzleri en fazla oluyor. Özellikle havanın sıcak olduğu zamanlarda havalandırmayın diyoruz ve ilaç tedavisi veriyoruz ve alerji aşıları verip artık polenlere karşı dil altı tablet aşılar var. Dil altı tablet aşısını veriyorsunuz o kendi kendine eriyor artık iki dakika da ve bunu düzenli olarak kullandığı zaman artık ne şikayetiniz oluyor çimenlerde geziyorsunuz problem olmuyor yatıyorsunuz problem olmuyor ve ilaç ihtiyacınız ortadan kalkıyor ve de hayat kaliteniz son derece düzeliyor. Çünkü okula giden çocuğu düşünün okula gidiyor sınav çözecek bahar mevsiminde sınava girmiş burnu akıp duruyor o çocuk nasıl soruları düşünsün? Veya akşamları burun tıkanıklığından dolayı uyuyamamış sabah kalkmış uyku sersemi nasıl ders dinlesin sabah? Yani bütün bunların için doğru teşhis, doğru korunma, doğru ilaç tedavisi ve alerji aşısı gerekiyorsa alerji aşısı. Bakıyorsun polenler çıktığı zamanlar şikayeti olmuyor ama alerji testinde polen alerjisi çıkmış gidiyor ona aşı tedavisi uyguluyor bir faydası yok ki. Bahar döneminde şikayeti olmayan bir çocuğa nasıl tedavi verebilir? Tedavi ancak şikayet oluyorsa vermek lazım.

Nurcan Arslan: Örneğin bahar döneminde şikayeti var o zaman her bahar döneminde bu aşı yapılacak mı? Bir kere mi yapılıyor bu aşı?

Ahmet Akçay: Ne yapılıyor? Bu bahar alerjileri oluyorsa çeşitli yöntemler var. Dil altı tablet aşısı kullanılacaksa mesela ne yapıyoruz? Üç yıl boyunca dil altına her gün sabahları aç karnına bir tane koydurtturuyoruz veya enjeksiyon aşıları bahar öncesi olan var yıl boyu olan formlar var. Bazen mevsim öncesi iki ay boyunca ne yapıyoruz? Ocağın başında başlıyoruz marta kadar işte bu dönemde alerji aşısını enjeksiyon aşı yapıyoruz ve bahar döneminde şikayetlerinin olmasını engelliyoruz böyle üç yıl üst üste yapılan böyle bir fayda elde edebiliyoruz. Hayat kalitesi artıyor çünkü çocukların immün sistemi her geçen gün düzeliyor ve 12 yaşında olgun hale geliyor onun için bu olgun hale gelinceye kadar alerji aşılarıyla belki iyi tarafa kaydırma şansımız oluyor. Çünkü çocuklar daha çok fayda görüyor yetişkinlerde fayda görüyor ama çocuklar daha da fazla fayda görüyor

Nurcan Arslan: Hocam ismini vermek istemeyen bir izleyicimiz telefonla bağlanmış ve size sormamızı istemiş. Tansiyonla da astım alerjisinin alakası var mı?

Ahmet Akçay: Ney ile?

Nurcan Arslan: Tansiyon. Yüksek tansiyonun astım alerjisinin her hangi bir ilişkisi var mıdır? Tetikler mi?

Ahmet Akçay: Yüksek tansiyon stresten dolayı etkileyebilir. Yüksek tansiyon olunca ne oluyor? Tabi stres oluyor ondan dolayı astım hastalığında sıkıntı olabilir. Tansiyon olan da stres de fazla olur ondan dolayı etkilenebilir çünkü astımı tetikleyen faktörlerden biri de psikolojik nedenler. Psikolojik nedenlerde etkili oluyor. Heyecan, aşırı stres, aşırı sıkıntı, fazla gülme bunlarda etkiliyor.

Nurcan Arslan: Fazla gülmek de?

Ahmet Akçay: Fazla gülmek de evet fazla gülmekte etkileyebiliyor çünkü mutlulukta etkileyebiliyor

Nurcan Arslan: Her şey etkileyebiliyor evet zengin hastalığımı ne?

Ahmet Akçay: Sosyete hastalığı narin

Nurcan Arslan: Peki hocam biz bu hastalığı ömür billah mı çekeceğiz? Yüksek, düşük seviyelerde ne yapacağız?

Ahmet Akçay: Astım hastalığını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir ama bu astım hastalığı doğru teşhis koymak gerekiyor birçok astım hastalığı teşhisi konulan hasta var ki çoğu gerçek astım hastalığı değil. Bakıyorsun iki kere öksüren hastalığa hemen astım teşhisi konulup ne solunum testi yapılmış ne alerji testi yapılmış ne kan testi yapılmış astım diye gezen torbalarca ilaçla gezen dünya kadar insan var. Onun için doğru teşhis doğru ilaç tedavisi vermek için önce bir iyice incelenmesi gerekiyor.

Nurcan Arslan. Çok doğru. O zaman kişiler doğru noktalarda kimlere gidecek? Hangi bölümlere gidecekler?

Ahmet Akçay: Şimdi bir kere çocuğumuzda alerjik bir durum düşünüyorsak doğumdan 18 yaşına kadar olanlarda bunun uzmanlığı çocuk alerji uzmanı. Çocuk alerji uzmanı kimlerdir? Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olduktan sonra alerji konusu immünoloji konusunda i

Üst ihtisas yapıp bu konuda uzmanlık diploması alan uzmanlarımız çocuk alerji uzmanı diyoruz. Hem çocuk hastalıkları uzmanı olacak hem de dediğim gibi üzerine bir üst ihtisas daha yapması gerekiyor bir uzmanlık diploması alması gerekiyor. Yetişkin alerji uzmanı yani 18 yaşından büyüklerde iç hastalıkları uzmanı, dermatoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanlarından üst ihtisas olarak alerji ihtisası alerji immünoloji ihtisası yapıp bunun uzmanlık diploması alması gerekiyor ve genelde de bunların diplomaları olduğu için genelde mühürlerinde de alerji uzmanı diye yazar zaten

Nurcan Arslan: Peki şimdi çocuklar için olanını konuşalım. Çocuklar için olanlar ihtisaslarını da yaptıkları kişilere alerji uzmanları gidiyorlar. Peki bu alanlarda gribe de işte bronşit çok sık oluyorsa zatüre çok sık oluyorsa ve astım şüpheleri varsa her bir şeyde bu alan bakıyor zaten

Ahmet Akçay: Evet. Bunlara çözüm bulunması gerekiyor zaten. Daha sonrasında çözüm teşhis bulunduktan sonra ondan sonra çocuk doktorları bunu takip edebilir. Birlikte çocuk alerji uzmanlarıyla çocuk doktorları birlikte takip edebilir. Her zaman çocuk alerji uzmanları devamlı takip olmasına gerek yok. Çünkü artık teşhis konulmuş tedavisi planlanmış o zaman daha az oranda çocuk alerji uzmanlarına daha sık zamanlarda da çocuk doktorlarına takipte olabilirler. Çünkü burada önemli olan teşhisin konulması tedavinin planlanması gerekiyor. Çünkü çocuk doktorları genelde yetişkinler ne yapıyorlar? Çocuk alerji bölümünde bir iki ay kadar bir rotasyon yapılıyor. Rotasyon döneminde hangi birini öğrensinler ama çocuk alerji ve immünoloji uzmanları bütün şeylerinde bunun eğitimini alıyorlar ve bitirdikten sonra sadece alerji ve immünoloji hastalıkları üzerine gelişmeleri takip ediyorlar ondan dolayı muazzam derecede bir fark oluyor arada. Onun için bu gözdenin yani her şeyin bir doğrusu iki kere iki dört etmiyor. Onun için iyi değerlendirmek gerekiyor onu değerlendirmek için de tecrübe çok önemli ve eğitim çok önemli. Bu alerji aşılarının eğitimi sadece çocuk alerji uzmanları alıyor. Hiçbir uzmanlık normalde almıyor onun için bunu en iyi yapanda çocuk alerji uzmanlarıdır.

Nurcan Arslan. Peki hocam şöyle mantıklı değil mi o zaman. Çocuğumuz doğduğu an itibaren hastalanıyorsa hırıltıları varsa işte gribal bir şey varsa direk size getirmek mantıksız değil mi? Zaten siz yönlendirmişsiniz.

Ahmet Akçay: Biz ne yapıyoruz? Üç veya daha fazla hırlama atağı oluyorsa sık sık öksürüyorsa, nefes sıkışmaları oluyorsa, çocukta egzama oluyorsa, besin alerjisi oluyorsa, alerjik nezle oluyorsa, ilaç alerjisi oluyorsa, kurdeşen oluyorsa, temasa bağlı cildinde alerji oluyorsa bunları zaten çocuk alerji uzmanlarının incelemesi gerekiyor teşhis koyması gerekiyor. Çünkü bunların asıl konuları bu

Nurcan Arslan: İşte bende o yüzden diyorum ki sizlere gelmeleri en doğru siz zaten gereken yerde doğru yönlendirirsiniz. Çünkü çocuklara antibiyotik hemen başlanılıp yüklenmesi ve onların sağlığını da diğer organları da tehlikeye düşürtecek işlem yapılmasını engelleyecek diyoruz

Ahmet Akçay: Evet

Nurcan Arslan: Hocam çok teşekkür ederim

Ahmet Akçay: Biz teşekkür ediyoruz

Nurcan Arslan: Bilgilerinizden dolayı çok zevkli bir programdı. Sevgili izleyiciler yarın görüşmek üzere sevgiyle kalın.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir